# Küresel ısınma ve iç anadolu'da susuzluk hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemalettin Nalcı (MHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim
- **Tarih:** 4 Ekim 2007
- **Gündem:** KÜRESEL ISINMA VE İÇ ANADOLU'DA SUSUZLUK HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemalettin-nalci-23-2007-10-04-kuresel-isinma-ve-ic-anadolu-da-susuzluk-hakkinda

> Kemalettin Nalcı (MHP), 4 Ekim 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜRESEL ISINMA VE İÇ ANADOLU'DA SUSUZLUK HAKKINDA); konuşma 500 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce, Değerli Milletvekili diğer arkadaşımızın burada küresel ısınmayla ilgili söylediklerini hepimiz dinledik. Ben, bunlara daha çarpıcı örnekler vermek istiyorum.

Yaşadığımız dünya bize su konusunda fazla cömertçe davranmıyor. Mevcut, dünya üzerindeki su rezervlerinin yüzde 96’sı denizlerde tuzlu su olarak bulunmaktadır, diğer kalan yüzde 4’lük kısmın yüzde 3’ten daha fazla kısmı kutuplarda ve yer altında bulunmaktadır. Ancak, yenilenebilir, kullanılabilir su dediğimiz yüzde 1’lik kısım akarsular ve göletler sayesinde bizim kullanımımıza sunulmaktadır. Tabii, bu durumda, 1950 yılında başlayan sanayileşmenin getirmiş olduğu aşırı su tüketimiyle, 50’li yıllardan bugüne kadar su tüketimimiz 5,5 kat fazlalaşmıştır. Bunun üzerine, sera gazlarının da etkisiyle, demin milletvekili arkadaşımızın söylediği gibi küresel ısınmanın da getirmiş olduğu etkilerle dünyamız ve Türkiye’miz bu konulardan fazlasıyla etkilenmiştir.

Şimdi, ben şu konuya dikkat çekmek istiyorum: Türkiye, hiç de, bilindiği gibi su zengini bir ülke değil. Dünya standartlarında su zengini bir ülke sayılabilmek için, kişi başına düşen suyun 8 bin ile 10 bin metreküp olması gerekmekte. Bu, bizim ülkemizde 1.600 metreküp civarlarındadır ki 2030 yılında, Dünya Su Kurulunun vermiş olduğu raporlara göre, 54 ülkenin su sıkıntısı çekecek ülkeler arasında bulunması ve yaklaşık olarak dünya nüfusunun yüzde 40’ının sudan etkileneceği bilinmektedir. Ne yazık ki bizim ülkemiz de bu su kıtlığı çekecek ülkelerden birisidir.

Şimdi, ben burada suyun problemlerinden daha ziyade alınması gereken önlemler hakkında konuşmak istiyorum. Bir kere, suyun en önemli konularından birisi tasarruflu kullanmak. Bunu sağlayabilmek için millî bir politikamızın var olması lazım, çünkü su bir yaşam kaynağı ve medeniyettir. Bunların okullarda ders müfredatlarına girilmesi gerekiyor. Bugün, tasarrufla, şehirlerde kullanmış olduğumuz suyun yüzde 30’unu geri kazanabiliriz. Bunun yanında, şehirleşmenin getirmiş olduğu, sanayileşmenin getirmiş olduğu düzensizlikten, bilinçsizlikten akarsularımızı kirletmiş bulunmaktayız.

Bugün -bulunmuş olduğum bölgeden ben örnek vermek istiyorum- Tekirdağ’da hem beldeler, ilçeler, iller hem de sanayi bilinçsizce, arıtmalar yapılmadan Ergene Havzası’na suyunu boşaltmakta, mevcut olan suyu da kirletmekte ve yer altı su rezervleri de bu kirlilikten nasibini fazlasıyla almaktadır.

Değerli milletvekilleri, bu su konusuyla ilgili yapılması gereken en önemli konulardan birisi, yüzey sularımızı toplamamız lazım, göletlere çok fazlasıyla önem vermemiz lazım, bunun yanında, şehirlerde kullanmış olduğumuz suları arıtarak geri dönüşümlerini sağlamamız lazım. Yani, evsel atıklarımızı, arıtmalarla kullanılabilir su seviyesine getirip bunları ya sanayiye veya tarıma döndürmemiz lazım. Bugün, bunların, zaten ufak sitelerde, yazlık sitelerde veya Avrupa’nın her tarafında yapıldığını görüyoruz. Biz, suyu bir kere kullanıp doğaya bırakıyoruz ve kirletip doğaya bırakıyoruz, bu da bizim yaşamsal kaynağımızı bitirme noktasına getirmektedir.

Sayın milletvekilleri, ben, Trakya’daki… Bakın, Trakya, nüfus olarak 10 milyonu besliyor İstanbul’u da eğer Avrupa yakasına aldığımız zaman ve burada 4 milyar metreküp su rezervi var -Trakya’da- ve bu suyun da çok büyük bir bölümü Istranca projeleriyle İstanbul’a götürülmüş bulunmakta. Tekirdağ bölgesi… Tabii, bugün biz burada sadece İstanbul ve Ankara’daki su kıtlığını biliyoruz fakat demin de burada belirtildiği gibi Türkiye’nin her ili bu su sıkıntısıyla karşı karşıya ama öncelikli olarak sanayinin ağır olduğu Çerkezköy-Çorlu-Tekirdağ üçgeninde, artı, yaşamın kaymış olduğu Tekirdağ bölgesinde çok ciddi bir su problemi var. Dünya literatürüne göre, 1.000 metreküpün altında su kullanımı bulunan ülkeler…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kemalettin Nalcı (MHP, Tekirdağ). “Küresel ısınma ve iç anadolu'da susuzluk hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim tutanağı, 4 Ekim 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemalettin-nalci-23-2007-10-04-kuresel-isinma-ve-ic-anadolu-da-susuzluk-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
