# 2009 yılında istanbul şehrinde yapılacak beşinci dünya su forumunun organizasyonu ile katma değer vergisi kanununa bir geçici madda eklenmesi (s.s. 214)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemalettin Nalcı (MHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim
- **Tarih:** 9 Ekim 2008
- **Gündem:** 2009 YILINDA İSTANBUL ŞEHRİNDE YAPILACAK BEŞİNCİ DÜNYA SU FORUMUNUN ORGANİZASYONU İLE KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNUNA BİR GEÇİCİ MADDA EKLENMESİ (S.S. 214)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemalettin-nalci-23-2008-10-09-2009-yilinda-istanbul-sehrinde-yapilacak-besinci-dunya-su-forumunun-or

> Kemalettin Nalcı (MHP), 9 Ekim 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILINDA İSTANBUL ŞEHRİNDE YAPILACAK BEŞİNCİ DÜNYA SU FORUMUNUN ORGANİZASYONU İLE KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNUNA BİR GEÇİCİ MADDA EKLENMESİ (S.S. 214)); konuşma 950 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce dün Diyarbakır’da, geçen hafta da Aktütün’de şehit olan güvenlik güçlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin başı sağ olsun dileklerimi sunuyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2009 Yılında İstanbul Şehrinde Yapılacak Beşinci Dünya Su Forumunun Organizasyonu ile Katma Değer Vergisi Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi’nin 1’inci maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım.

Değerli milletvekilleri, biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak İstanbul’da yapılacak olan bu Dünya Su Forumunu destekliyoruz ve bununla ilgili yapılacak organizasyonun da destekçisi olduğumuzu başta belirtmek istiyorum ama bazı prosedürlerin de doğru dürüst yapılması için sizlere gerekli telkinleri vermek de bizim görevimiz.

Tabii burada, çıkan değerli milletvekillerimiz, muhalefetiyle iktidarıyla, suyla ilgili tüm konuları gündeme getirdi. Bilindiği gibi, dünya üzerinde bulunan suyun ancak yüzde 1’ini kullanabiliyoruz. Türkiye’ye geldiğimiz zaman -hem burada sayın milletvekillerimiz, Bakanımız da konuştuğu zaman- 501 milyar metreküp su rezervimizin -düşen yağıştan dolayı elde edip- sadece 234 milyar metreküplük kısmı brüt su rezervimiz. Bunun 110 milyar metreküplük kısmını ancak biz kullanabiliyoruz, kullanımımızda. Bunların hepsini biliyoruz. Bunlar bu Mecliste çok konuşuldu, çok dile getirildi.

Sayın milletvekilleri, su problemine baktığımız zaman, şimdi Dünya Su Platformunda konuşulacak üç temel unsur var. Bir: Küresel ısınma. Küresel ısınmayı artık hepimiz burada öğrenmiş bulunmaktayız. Nedir küresel ısınmanın temelinde yatan konu? 1940-50 yıllarından bu tarafa sanayi kuruluşlarının çoğalmasından dolayı doğaya salınım verilen karbondioksit gazı. Isınmayla ilgili, yani konutlarımızda ısınmayla ilgili vermiş olduğumuz ısılar, ulaşımla ilgili vermiş olduğumuz salınımlar, enerjiyle, enerji santralleri, enerji elde etmek için kurmuş olduğumuz tesislerin salınımları.

İkinci konu: Bu küresel ısınmanın getirmiş olduğu etki nedir? Demin burada Sayın Mustafa Hocam da değindi konuya. Dünyanın ısınması, ısınmasından dolayı rejim değişiklikleri ve buna bağlı olarak belli bölgelerde kuraklıkların meydana gelmesi. Ama bunlardan daha önemli bir konu var: Mevcut su kaynaklarını verimsiz kullanmamız. Bu mevcut su kaynaklarımızdan bugün kullanılabilir suyun yüzde 74’ünü tarımda kullanıyoruz ve vahşi sulamalarla kullanıyoruz. Ancak yüzde 6’lık kısmını biz yaşamsal alanda kullanıyoruz yani 6 milyar metreküplük kısmını biz yaşamımız için… Ne yazık ki bunun da yarısını belediyelerin hem altyapı yetersizlikleri hem de siyasi tutumlarından dolayı şebekeye vermiş oldukları suyun ancak yüzde 50’sini faturalandırabiliyorlar. Baştan bunun önüne geçilmesi lazım. Eğer temiz su ve istenilebilen su halka ulaştırılacaksa “yüzde 50” demek, parasını ödeyen vatandaşın yüzde 50 fazla para ödemesi anlamına gelir.

Değerli milletvekilleri, Dünya Su Forumunda konuşulacak önemli bu üçüncü konu: Bu suyun hizmetini verirken maliyeti. Demin burada bunlar konuşuldu yani su ve finans konusu.

Şimdi, 1992 yılından sonra, su, kamu hizmeti olmaktan çıkmış, bir ticari materyal hâline gelmiştir. Tabii bugün bizim ülkemizde suyu belediyeler işlettiği için -yüzde 85-90 ölçüsünde- buralarda bile farklılıklar çıkmaktadır.

Ben size kendi bölgemden örnek vermek istiyorum. Silivri bölgesinde bundan önce su 1,5-2 milyona belediye tarafından karşılanırken su yönetimi İSKİ’ye geçtikten sonra bu rakam 2,5’dan 3,5 milyon YTL’ye dönüşmüştür.

Tabii globalleşen dünyamızda bu küresel ısınma ve akabinde gelen su sıkıntıları suyu ciddi bir ticari pazar hâline getirmiştir. Bu da global güçlerin iştahını kabartmış durumdadır.

Sayın milletvekilleri, bugün bile dünya üzerindeki su rezervinin yüzde 5’i ticari olarak şirketler tarafından yönetilmesine rağmen petrolden elde edilen gelirin yüzde 40’ı-45’i oranında ciro elde etmektedir. Öyle büyük bir pazardan bahsediyoruz ki ve yaşamsal bir pazardan bahsediyoruz.

Burada Dünya Su Forumundan çıkacak olan neticeler tabii ki küresel ısınma, suyun kötü yönetilmesi değil, bunu zaten biliyoruz. Burada sene başında kurulan küresel ısınma ve su kaynaklarının yönetilebilirliği komisyonunda gördüğünüz gibi ciddi bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışmanın içinde -ben de bu çalışmanın içindeydim- Türkiye Cumhuriyeti içinde bulunan her noktanın problemleri tek tek dile getirilmiş, tek tek de çözümleri burada verilmiştir. Bunun üstüne ilave edilecek pek bir şey ben göremiyorum. Lakin, burada, Dünya Su Forumunda ortaya çıkacak suların özelleştirilmesi ise suların özelleştirilmesinden önce çok ciddi bir şekilde bu ülkede su kanunları çıkması lazım. Su kanunları çıkmadığı sürece eğer bu ülkede özelleştirmeye gidersek biz vatandaşı mağdur duruma düşürürüz. Havza üretimlerini kurmadığımız sürece, havza ihtiyaçlarını belirlemediğimiz sürece, demin burada Sayın Milletvekilimizin de söylediği gibi, suyun bilançosunu çıkartmadığımız sürece, suyu özelleştirmeye eğer gidersek bugün Tekirdağ’ın yaşamış olduğu konuyu yaşarız. Demin Tekirdağ Milletvekilimiz burada Sayın Bakanımıza sordu şu soruyu: Istranca projelerinde… Ve arkasında bir de Rezve vardır. Rezve Deresi de bugün ihale edildi. Ama denizden suyu götürmenin maliyeti pahalı olmuyor da terfi istasyonlarından Tekirdağ’a bu suyun getirilmesi… İmkânsız diye hiçbir şey yok. İhtiyaca göre… Bugün bizim ihtiyacımız olmayabilir ama on sene sonra Tekirdağ’ın ihtiyacı olduğu zaman bu suyun Tekirdağ’a verilmesi, Sayın Bakanım, hiç de öyle imkânsız bir şey değil. Şu an için rantabl değil ama imkânsız diye bir şey söz konusu değil.

Sayın milletvekilleri, bizim burada asıl üstünde durmamız gereken bu kanunun ülkemize, yapılacak su platformunun ülkemize faydaları. Tabii, burada, ben affınıza sığınarak bir şeyi düzeltmek istiyorum. Buraya çıkan tüm milletvekillerimiz ve Sayın Bakanımız bir şeyde antant kaldık. Ben burada Sayın Mustafa Hocama da soracağım aynı soruyu: Bizler, bizim ülkemiz su kıtlığı çeken yani 1.600 metreküpe sahip olan bir ülkeyiz, ama burada, ne yazık ki, Plan ve Bütçe Komisyonunun sunumlarında bu bize -okuyorum size- sadece Türkiye’nin su zengini bir ülke olduğu… Bu, yanlış bir ifade. Bunun altını çizmemiz lazım. Biz, Türkiye olarak su zengini bir ülke değiliz. Su kıtlığı çeken bir ülkeyiz. Ciddi politikalar oluşturulmadığı sürece su fakiri ülkeler kısmına gireceğiz.

Bir de tabii bu 1.600 litreyi ülke genelinde nüfusa bölüyoruz. Bizim ülkemizdeki yoğunlaşma çok farklı. Bugün Marmara Bölgesi’ndeki yoğunlaşmayı ele aldığımız zaman bu kişi başına düşen su ihtiyacı, ne yazık ki, su kıtlığı çeken ülkelerin altına düşüyor, bin litrenin altında, buna İstanbul da dâhil. İstanbul ve Tekirdağ’ı aldığınız zaman 500-600 metreküp civarına düşüyor, doğrudur. Bizler 1.600 metreküpü ülke genelinde konuşuyoruz, ama nüfusun yoğun olduğu yerlerde, şu anda sulu tarım yapılmadığı için o bölgelerde bu sıkıntıyı göremiyoruz, ama sanayinin de kullanmış olduğu ve çevreyi kirletmiş olduğu bir bölgede, Trakya bölgesinde en önemli ve Türkiye’nin, dünyanın en büyük…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kemalettin Nalcı (MHP, Tekirdağ). “2009 yılında istanbul şehrinde yapılacak beşinci dünya su forumunun organizasyonu ile katma değer vergisi kanununa bir geçici madda eklenmesi (s.s. 214)”. TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim tutanağı, 9 Ekim 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemalettin-nalci-23-2008-10-09-2009-yilinda-istanbul-sehrinde-yapilacak-besinci-dunya-su-forumunun-or (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
