# Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.: 565)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemalettin Nalcı (MHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim
- **Tarih:** 8 Aralık 2010
- **Gündem:** TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.: 565)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemalettin-nalci-23-2010-12-08-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-565

> Kemalettin Nalcı (MHP), 8 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.: 565)); konuşma 1.032 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 565 sıra sayılı Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Veysi Kaynak’ın; Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 3’üncü maddesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, görevi kötüye kullanma 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257’nci maddesinde düzenlenmiştir. Şimdi de bu teklif ile yasalaştığında görevi kötüye kullanmanın kriteri olan “kazanç” elde etme “menfaat” olarak değiştirilecek, görevini kötüye kullanarak haksız kazanç sağlayanlara verilen "bir yıldan üç yıla kadar" hapis cezası "altı aydan iki yıla kadar" hapis cezası olarak uygulanacaktır.

Yine, görevinde ihmal ve gecikme gösteren kamu görevlilerinin "altı aydan iki yıla kadar" olan kamu cezası "üç aydan bir yıla kadar" indirilmekte, üçüncü fıkrasında yer alan ceza hükmü de "bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile" şeklinde değişmektedir. Böylece, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine ve kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi cezaevine girmekten kurtulacaktır.

Görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için, gerçekleştirilecek fiilin kamu görevlisinin görev alanına giren bir hususla ilgisi olması gerekir. Kamu görevinin gereklerine aykırı olan bir fiili cezai yaptırım altına almak, suç ve ceza siyasetinin esaslarıyla bağdaşmamaktadır. Bu nedenle, görevin gereklerine aykırı davranışın belli koşulları taşıması hâlinde, görevi kötüye kullanma suçunun oluşabileceği kabul edilmiştir. Buna göre, kamu görevinin gereklerine aykırı davranışın, kişilerin mağduriyetiyle sonuçlanmış olması veya kamunun ekonomik bakımdan zararına neden olması ya da kişilere haksız bir kazanç sağlanmış olması hâlinde görevi kötüye kullanma suçu işlenmiş olmaktadır.

Değerli milletvekilleri, suçu oluşturan fiil, fail olan kamu görevlisinin görev alanındaki iş ve işlemlerden biri ile ilgili olmalıdır. Bu fiillerin nitelikleri ve gerçekleştirilme şekillerine göre farklı hükümler yerine 257’nci madde hükmü ile ihtiyaç karşılanmaya çalışılmıştır. 765 sayılı Yasa’daki 228, 230, 240’ıncı maddelerin içeriği fiillerin hepsi bu madde kapsamına alınmıştır. Bu yapılırken kişilerin mağduriyeti, kamunun zararı, haksız kazanç sağlama unsurları getirilerek kapsam daraltılmıştır.

Değerli milletvekilleri, görevi kötüye kullanma suçu, genel ve tamamlayıcı bir suç tipidir. Bu nedenle görevin gereklerine aykırı davranışın başka bir suçu oluşturmadığı hâllerde kamu görevlisini bu suça istinaden cezalandırmak gerekir. Bu nitelikteki davranışlar Türk Ceza Kanunu’nun veya başka bir özel yasada bağımsız suç olarak düzenlenmişse 257’nci maddedeki suç oluşmayacaktır.

257’nci maddede yer alan görevinin gereklerine aykırı hareket etmekten söz edebilmek için kamu görevlisinin kamu görevini kötüye kullanmış olması gerekmektedir.

Değerli milletvekilleri, maddenin üçüncü fıkrasına göre kamu görevlisinin görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu nedenle kişilerden kendisine veya bir başkasına çıkar sağlaması bazı hâllerde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacaktır ancak bunun için fiilin icbar, zorlama suretiyle irtikap suçunu oluşturmaması gerekmektedir.

257’nci maddenin son fıkrası ile kamu görevlisinin görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu nedenle kişilerden kendisine veya bir başkasına çıkar sağlaması bazı hâllerde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacaktır.

Değerli milletvekilleri, teklife göre, yargılanan kamu görevlilerine verilen cezalar erteleme kapsamına girecektir; belediye başkanları alt sınıra yakın cezalar alırsa başkanlıklar düşecektir.

Bunu şöyle bir açmak istiyorum değerli milletvekilleri: Bugün, Devlet İhale Kanunu’na göre yapılan ihalelerde, hepimiz de biliyoruz ki, belediye başkanları, bu ihale kanunlarını ve imar düzenlemelerini kendi çıkarlarına ve yandaşlarının çıkarlarına göre tanzim edebilmektedir ve bunlar oluşturulduğu zaman yapılan denetimlerde ortaya çıktığı zaman bunlar iki kapsamda ele alınmaktadır. Birinci kapsam, menfaat sağlamak için suç örgütü kurmak, yani ihaleye fesat karıştırmak; ikinci kapsam ise görevi kötüye kullanmak. Bugün doğrudan temin, yani ihalelerdeki -ki şu anda ben kendi bölgemde en azından beş belediye, bunlardan Kapaklı Belediyesi başta olmak üzere beş belediye- görevi kötüye kullanmadan dolayı en azından 30-35 trilyonluk haksız bir harcamadan dolayı mahkemede. Bunları kurtarıyorsunuz Sayın Bakanım. Ondan sonra Sayın Veysi Kaynak çıkıyor buraya: “Bu kanun bir af kanunu değildir.” diyor. O zaman af kanunu değilse bu kanunun ne gereği var? Ne gereği var o zaman?

Bakıyoruz yine...

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Ceza indirimi kanunu.

KEMALETTİN NALCI (Devamla) – Bakın, o zaman hiçbir gereği yoksa, burada ben size daha çok örnek verebilirim. Görevi kötüye kullanmanın… Bakın, bir belediye başkanı düşünün, başka bir insanın, partilerin hakkını gasbediyor. Bunu yargılayabileceğiniz tek husus var: O da görevi kötüye kullanmak. Başka bir şey var mı? Hayır, hiçbir şey yok.

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Kanunu yerinden mi kaldırıyoruz? Yerinde duruyor, yerinde.

KEMALETTİN NALCI (Devamla) – Görevi kötüye kullanmak veya bir devlet memuruna yapabileceğiniz tek bir konu, bunu iyi bir hukukçuyla konuşun, iyi bir hukukçuyla konuşun...

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Kim o iyi hukukçu?

KEMALETTİN NALCI (Devamla) – Lütfen iyi bir hukukçuyla konuşun. Çünkü ben bu davaları çok iyi biliyorum, ben bu işi yapıyorum Sayın Veysi Bey.

Artı, bunları, zaten bu şekilde yargılayabileceğiniz görevlileri, belediye başkanını, bu işi yapabilecek insanları tek kanun maddesi olarak görevi kötüye kullanmak…

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Duruyor yerinde, maddeyi mi kaldırıyoruz?

KEMALETTİN NALCI (Devamla) – Peki, ben size şunu soruyorum: Doğrudan…

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Maddeyi mi kaldırıyoruz? Madde yerinde duruyor.

KEMALETTİN NALCI (Devamla) – Ama, bakın, siz altı aya indirmekle neyi yapıyorsunuz?

Ben şunu burada size söylemek istiyorum: Ben kaldırıp kaldırmadığınızı değil… Cezayı, sadece belediye veya kamuda ceza alma süresini geriye çekerek bu insanların görev yapma şansını ortaya çıkartıyorsunuz, görevde kalma şansını ortaya çıkartıyorsunuz. Ki kendi bölgemde yine aynı şeyden bahsedebilirim. Belediye başkanları, Kapaklı başta bunda, her şey, görevi kötüye kullanmaktan, ihaleye fesat karıştırmaktan hepsi belliyken şu anda yargılama devam ediyor ve görevi kötüye kullanmaya çevrilerek, sizin bu çıkartmış olduğunuz yasadan faydalanarak görevinin başında kalmaya devam edecek.

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Ne kadar ceza verileceğini nereden biliyorsun? Yargılamada ne kadar ceza verileceğini nereden biliyorsun?

KEMALETTİN NALCI (Devamla) – Efendim, bir adamı vurmuşsunuz, adam ölmüş. Ölmüşse bunun cezası bellidir yani on yıldan otuz yıla kadar. Bunun cezası da altı ay değildir ki. Ki “Bunun cezasını nereden biliyorsunuz?” demek bile yanlış. Bu ülkeyi soyan insanlardan hesap sormak sizin de, bizim de görevimiz. Bunlara yol vermek görevimiz değil ve burada karşılıklı tartışmak da değil.

Buradaki bu kanunun bize göre, muhalefete göre en büyük şeyi, bu kanundan dolayı, suç işlemiş olan insanların bu kanunlara sığınarak kurtulacak olmaları. Yoksa ben size şunu şöyle yapıyorsunuz, buna böyle yapıyorsunuz demiyorum. Ama çok iyi biliyorum ki bu kanun uygulamaya geçtiği zaman minimum on bin dosya yargıdan düşecek. Peki, bu arada mağdur olanlar ne olacak, devletin zararları ne olacak? Makam mevkilerini kullanarak, devletin vermiş olduğu yetkileri kullanarak haksız yere kişileri zor durumda bırakan veya haksız kazanç sağlayan insanların yaptıkları yanına kâr mı kalacak? Bizim görevimiz bunu mu yapmak?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kemalettin Nalcı (MHP, Tekirdağ). “Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.: 565)”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 8 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemalettin-nalci-23-2010-12-08-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-565 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
