# 2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kerem Altun (AK Parti, Van)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim
- **Tarih:** 20 Aralık 2008
- **Gündem:** 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kerem-altun-23-2008-12-20-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim

> Kerem Altun (AK Parti), 20 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 502 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KEREM ALTUN (Van) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Çevre ve Orman Bakanlığıyla Kültür ve Turizm Bakanlığımızın bütçeleri üzerinde lehte söz aldım. Bu vesileyle yüce Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

İki bakanlığımızın bütçelerinin hayırlı olmasını diliyorum. Zamanın darlığı sebebiyle sadece Kültür ve Turizm Bakanlığıyla ilgili çok özet görüşlerimi arz edeceğim.

Değerli milletvekilleri, kültür denince, en geniş anlamda, ilk insanla el değmemiş doğa arasına insanoğlunun üretip koyduğu değerler toplamını anlıyoruz. İnsanı doğaya egemen kılan ve toplumu düzenli kılan ana etken kültürdür. Hâliyle kültür, gelişme, ilerleme demektir; kültür, birikim ve büyüme demektir; olgunluk ve derinlik demektir. Bu nedenle “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür.” diyen Atatürk, doğru bir öncelik saptamıştır. Önce kültür diyebilenler, aslında en önemli değere, insana yatırım yapalım diyebilenlerdir. Önce insan diyen bir anlayışsa adaleti, barışı ve refahı istemiş olmaktadır. Çünkü, kültürün tek alıcısı ve tüketicisi insandır. Bu anlayışla insanı ve insana özgü olan kültürü önceleyen iktidarımız, kültürü siyasetin emrine veren tutucu şablon fikirlere kapalıdır. Bilakis, siyaseti kültürün emrine veren öz güvenli ve özgürlükçü bir anlayış taşımaktadır.

Millî kültür, bir toplumun ürettiği alamet-i farikasını oluşturan ortak ve özgün maddi, manevi değerler toplamıdır. Kültür de insan gibi canlıdır. Onu besleyen ana damarlar güçlenirse millî kültür canlanır. Milletleşme de böyle sağlanır. Dil, din, tarih, sanat, gelenekler bu damarlardandır. Millî kültürümüzü, küreselleşmenin getirdiği engellenemez kültürel yayılmalara maruz kaldığımız şu çağda kapanma değil açılım, yanlış savunma değil rekabetçi anlayışla geliştirmemiz, canlandırmamız lazım.

Kültürel gelişme kitleden önce bireyin konusudur. Demokrasilerin de erdemi bireyi öncelemesi değil midir? Demokratik tercih, birey iradesinin gelişmesi ölçüsünde tercih edilir. Cumhuriyetimizin içerisine daha çok demokrasi katarak kalite standardını yükseltmenin yolu bireylerin kültürel düzeylerini yükseltmekten geçmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kadim bir medeniyetin mirasçıları olarak topraklarında var olan bütün değerlerimizi, farklılıklarımızı bütüncül bir anlayışla sahiplenmek, çeşitliliği, demokrasi ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde ahenk, uyum ve hoşgörüyle, bir ebru güzelliğiyle kabul etmek ve geleceğe taşımak kültürel bakış açımızın esasını teşkil etmektedir.

Değerli milletvekilleri, doğum yerimiz neresi olursa olsun, hangi coğrafi bölgede yaşıyor olursak olalım, Aras’ın, Dicle’nin, Sakarya’nın ve Menderes’in bu topraklara bereket katarken gösterdikleri uyumlu işbirliğini unutmayalım. Urfa’daki sıra gecesiyle Çankırı’daki yâren gecesi arasındaki doku benzerliğinin, horon tepen Karadeniz uşağının, çayda çıra oynayan gakkoşun, bar tutan dadaşın, efeler gibi kükreyen zeybeğin meydanda dönerken ortaya koyduğu vakarlı duruşun; Neşet Ertaş’ın sazından, Kazancı Bedih’in sesinden, Aşık Veysel’in dilinden, Ercişli Emrah’ın sözünden dökülen sevda ezgilerinin, Mardinli Şeyhmus, Kahramanmaraşlı Ökkeş, Trabzonlu Temel’in askerlik yaparken ettikleri yeminini; uygarlığın beşiği Mardin’in, turizm cenneti Antalya’nın, peri bacalarının, Uludağ’ın, Balıklıgöl’ün, Ağrı Dağı’nın, Van Gölü’nün, Hasankeyf’in dört mevsimi aynı anda yaşayan ülkemizin doğal ve kültürel zenginliğine sağladığı zenginliğin; Mevlânânın, Hacı Bektaşî Veli’nin, Yunus Emre’nin, İbrahim Hakkı Hazretlerinin, Ahmedi Hani’nin, Fakiye Teyran’ın ve binlerce gönül dostunun ruh dünyamıza bıraktığı manevi mirasın omuz omuza vermemiz için yeterli ve başlı başına birer neden olduğunu hiçbir zaman hatırdan çıkaramayız, çıkarmamalıyız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Altun, devam ediniz efendim.

KEREM ALTUN (Devamla) – Değerli milletvekilleri, ülke bütünlüğü ve millî egemenliğe saygı çerçevesinde çoğulculuğa ve çok sesliliğe dayanan hoşgörülü yönetim anlayışı kültürümüzün bütüncül anlayışı içinde saklıdır.

Bu duygularla, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kerem Altun (AK Parti, Van). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kerem-altun-23-2008-12-20-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
