# Grup önerisi hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kerem Altun (AK Parti, Van)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim
- **Tarih:** 25 Nisan 2010
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kerem-altun-23-2010-04-25-grup-onerisi-hk

> Kerem Altun (AK Parti), 25 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ HK.); konuşma 806 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KEREM ALTUN (Van) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin üniversite öğrencilerinin barınma sorunlarıyla ilgili grup önerisinin aleyhinde AK PARTİ Grubu adına söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

İlk önce, eğitimi ve yükseköğretimi konuşacağımıza göre, mümkün olduğu kadar pedagojik ve akademik yaklaşımla konuya bakmak lazım. İlk önce, neden yükseköğretim önemli, neden eğitim önemli? Bunun hiç tartışması yok. Bu ülkenin nüfusunun yüzde 50’si yirmi sekiz yaşın altında. Dolayısıyla eğer biz bu nüfusu çağın bilgi ve becerisiyle donatırsak, her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilirsek, başvurduğumuz ve nüfusu gittikçe ihtiyarlayan Avrupa karşısında bu bizim için çok önemli bir avantaj olacaktır. Dolayısıyla, muhalefetin eğitimle ilgili bu konudaki hassasiyetinin bir belirtisi olarak böyle bir önergeyi getirmelerini de önemsiyoruz doğrusu.

Ülkeler, kendi yükseköğretim sistemini ve bu sistemleri oluşturan kurumların, millî ihtiyaçları dikkate alarak, ulusal kalkınmaya etkin bir biçimde katkıda bulunulmasına yardımcı olacak önlemleri almak zorundadır. Hükûmetimiz, genç bir nüfusun ihtiyaç ve talebini karşılayabilmek amacıyla yükseköğrenimi nitelik ve nicelik yönünden desteklemektedir.

Adalet ve Kalkınma Partisi, sekiz yıldır iktidardadır ve bu dönemde Türkiye’yi her alanda ileriye taşıyacak, insanımızın refahını, huzurunu artıracak birçok hizmete imza attı. Eğitimi en önemli alanlarımızdan biri olarak belirledik. Merkezî bütçeden en büyük payı ilk defa eğitime ayırdık. 2002 yılında 7,5 milyar TL olan Millî Eğitim Bakanlığı bütçesini 2010 yılında 28,24 milyar TL’ye yükselttik ve böylece 2002’ye göre yüzde 278’lik bir artış sağladık. Buna paralel olarak, 2002 yılında 2,5 milyar TL olan yükseköğrenim bütçesini yüzde 275 artırarak 9,4 milyar TL’ye çıkardık.

Değerli milletvekilleri, üniversite öğrencilerinin 2003 yılındaki birtakım bilgileri rakamlarla vermek istiyorum: 2003 yılında 45 TL olan kredi miktarı, 2010 yılında yüzde 344 artışla 200 TL’ye ulaşmıştır. Yüksek lisans öğrencileri, bunun 2 katı, 400 TL almaktadır. Doktora öğrencilerine ve amatör millî sporcu olan öğrencilere 600 TL burs ödenmektedir. Bakınız, 2003 yılında 451 bin öğrenciye burs, kredi verilirken, bugün 2010 yılında kredi alan öğrenci sayısı 960 bine ulaşmıştır. 2003 yılından itibaren, isteyen her öğrenciye durumuna göre burs veya öğrenim kredisi verilmektedir.

2003 yılında 188 bin olan yurt kapasitesi bugün itibarıyla 230 bine ulaşmıştır. 2003 yılından itibaren 50.387 yatak kapasiteli 130 adet yurt blok hizmete girmiştir. 2010 yılından itibaren yatırım programına devam edilen 79 adet, 60.150 yatak kapasiteli yurt projeleri bulunmaktadır. Bunlardan 16 bin kapasiteli 20 adet yurt önümüzdeki öğretim dönemi hizmete girecektir, diğerleri ise inşaat ihalesi ve sözleşme aşamasındadır.

Değerli milletvekilleri, verilen önerge önemlidir, biraz önce söyledim. Ancak önemli bir başka konu da Meclisimizin gündemindedir. Anayasa’nın kısmi değişikliğini yapıyoruz. Elbette yeri geldikçe, bizim de önemsediğimiz bu konu enine boyuna tartışılacaktır. Millî Egemenlik Haftası’nda görüştüğümüz Anayasa değişikliği bize 1920 yılındaki Birinci Kurucu Meclisi hatırlatmaktadır.

Müsaadenizle, örneklik bakımından biraz da Birinci Kurucu Meclisten bahsetmek istiyorum. O günlerin zor şartları içinde, bugün duvarında her gün birkaç kez okuduğumuz “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” düsturunun yazıldığı Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. O Meclis ki, bunca iş arasında 1921 Anayasası’nı hazırladı hem de Polatlı’da düşmanın top sesleri yankılanırken.

Değerli arkadaşlar, Birinci Meclisin üyeleri çeşitli tabakalardan gelmiş insanlardı. Aralarında hacılar, hocalar, gazeteciler, idareciler, köylüler, esnaflar, elçiler, yüksek rütbeli subaylar, fikir adamları vardı. Kılık kıyafetleri farklıydı, giyinişleri, zevkleri, hayat telakkileri farklıydı. Kimisi çarıklı, kimisi sarıklıydı, kimisi setre pantolonlu, kimisi şalvarlıydı; kimisi fes, kimisi kalpak, kimisi kasket, kimisi sarık taşıyordu. Kimisi Konya’dan, kimisi Cebelibereket’ten, kimisi Karesi’den, kimisi Erzurum’dan, kimisi doğudan, kimisi batıdan geliyordu. Bütün bu rengarenk, çeşit çeşit insanları birleştiren tek bir emel vardı: Vatanın ve milletin kurtulması. Hepsinin ideali, ihtirası, heyecanı buydu. Düşünceleri ihlas, kalpleri hamiyet doluydu. Cesurdular, inandıkları dava için dünyaya kafa tuttular. Nereleri varsa verdiler, neye inandılarsa onu söylediler. Eğilmediler, ezilmediler. Hak dediler, yürüdüler arkalarına bakmadan.

Birinci Meclis, milletimizin yiğit sesidir. Birinci Meclis, heyecanın, vatan sevgisinin mabedidir. Birinci Meclis, feragatin, fedakârlığın sembolüdür. Her şeyden önce, inandıkları için başardılar. Bu başarı, bu zafer, doğunun pek çok milleti için de kutup yıldızı olmuş ve mücadele yollarını aydınlatmıştır. Milletimizin istikbali için aynı ruh, aynı inanç ve aynı heyecanla görev yapan bu gazi Meclisimizin saygıdeğer milletvekillerinin de bu Millî Egemenlik Haftası’nda daha özgür, daha demokrat bir Türkiye için yoğun mesai harcadıklarına tanıklık ediyoruz, tarih tanıklık ediyor milletimizin ihtiyaç ve taleplerini karşılayacak daha sivil bir anayasa için.

Saygıdeğer milletvekilleri, ülkemiz geçmişte büyük travmalar yaşadı. Artık hükûmetlerin, partilerin, demokrasinin ve özgürlüklerin yasaklandığı dönemleri tarihin karanlığına bırakalım, hukuk ve adaletin ileri standardı için adımlar atalım. Bildik ezberlerden, millî iradeye vurulmak istenen prangalardan bir bir kurtulalım. Muhteşem maziyi muhteşem geleceğe bağlayacak sözden, sevgiden köprüler yapalım. Aziz milletimizden alacağımız ilham ve güçle aydınlık geleceğimizi birlikte inşa edelim. Demokrasinin nimetlerinden birisi olan eşitliği, kantarı kanun olan, kantar topu da ehliyet, hizmet, seçkinlik ve şahsiyet olarak belirlenen hakka ve adalete dayalı bir eşitlik için çaba sarf edelim. Unutmayalım ki demokrasi ancak bir hukuk devletinde yaşar, hepimize de lazımdır.

Bugün yüce Meclisimizin huzuruna gelen kısmi Anayasa değişikliği, temel hak ve özgürlüklere ilişkin bölümleri evrensel standartlara uygun, cumhuriyetimizin temel nitelikleri korunarak devlet yönetiminin esas hükümlerine yer veren, kuvvetler ayrılığı prensibi dikkate alınarak yasama, yürütme ve yargı erkleri arasında ilişkiler açık, net ve anlaşılır bir biçimde hazırlanmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kerem Altun (AK Parti, Van). “Grup önerisi hk”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 25 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kerem-altun-23-2010-04-25-grup-onerisi-hk (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
