# Grup önerisi hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kerem Altun (AK Parti, Van)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim
- **Tarih:** 24 Kasım 2010
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kerem-altun-23-2010-11-24-grup-onerisi-hk

> Kerem Altun (AK Parti), 24 Kasım 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ HK.); konuşma 821 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KEREM ALTUN (Van) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; Milliyetçi Hareket Partisinin, öğretmen atamalarıyla ilgili Meclis araştırması açılması talebi üzerine aleyhte söz aldım. Konuşmama başlamadan önce, kısa bir süre önce aramızdan ayrılan, kendisini Türkiye’nin aydınlık geleceğine adamış bir sevgi insanı, bir gönül insanı değerli milletvekilimiz merhum Mustafa Kuş’u rahmetle, saygıyla anıyorum.

Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü. Öğretmene ve öğretmenlik mesleğine olan saygımdan dolayı, günün mehabetine uygun konuşmak istiyorum, karamsarlık pompalamayacağım, ancak bu Öğretmenler Günü’nde bir de teşekkür borcum var: Van Milletvekilimiz Sayın Kayhan Türkmenoğlu ve ailesi, ülkemizin en modern okullarından birini, bir Anadolu lisesini eğitime kazandırdılar. Kendilerine Van adına teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Öğretmen okullarının merdivenlerinin alınlarında “Mutluyum çünkü öğretmen olacağım.” sözünü her gün okuyarak havasını soluyan, her kademesinde onurla görev yapan bir öğretmen olarak, bütün öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlamanın engin heyecanını yaşıyor, konuşmamın başında, yüce Meclisi ve çok değerli öğretmenlerimi en derin sevgi ve saygıyla anıyorum, aynı zamanda selamlıyorum.

Geçmişten bugüne öğretmen yetiştiren kurumlarımız, öğretmenlerimize, vatan, millet, bayrak ve insan sevgisinin yanı sıra mesleki coşku ve bağlılığın kazandırıldığı, moral değerlerinin yükseltildiği, şartlar ne olursa olsun fedakârlık, heyecan ve kararlılıkla bu değerlere sahip çıkma bilincinin işlendiği bilim yuvaları olmuştur. Öğretmen, sabır ve cesaretiyle her türlü güçlüğü göğüslemeye, kardeşlik ve birlikten yana tavırlarıyla barışa, bilimsel aydınlanmaya sağladığı katkıyla da çağdaşlaşma yolundaki bütün çabalara öncülük etmiştir. Bu anlamlı günde, istikbal savaşı için hayatlarının en güzel yıllarını feda eden irfan ordusunun asil kurmaylarının, öğretmenlerimizin ve öğretmen olacak gençlerimizin yüreklerinde yeşerecek barış, dostluk ve sevgiye dair güzel duyguların daha da farklı bir anlam kazanacağına inanıyorum. Öğretmenlik gibi çok anlamlı, kutsal ve saygın olmanın yanı sıra, aynı ölçüde sorumluluk, fedakârlık ve sürekli çalışma gerektiren bir mesleğe yönelen ve tercihlerini bu yönde kullanan öğretmenlerimizi gönülden kutluyorum. Öğretmen, Türkiye’nin aydınlık geleceği, hepimizin umudu ve güven kaynağıdır.

Burada bulunan herkesin çok iyi bildiği gibi, eğitim, toplumsal hayatın ihmal edilemez, ertelenemez ve vazgeçilemez en dinamik süreçlerinden birisidir. Sayın Başbakanımızın bir konuşmasında ifade ettikleri gibi, eğitim, toprakta tohum, buğdayda başak, hamurda maya gibidir. Bu sebeple, eğitimin günün şartlarına uygun bir amaçla hizmete sunulmasında onun en temel unsurlarından biri olan öğretmenin elbette ki rolü tartışılamaz. Bu yönüyle, evrensel kabullerin ötesinde kültür hayatımız için daha farklı bir anlam taşıyan öğretmenlerimizin, ülke ve insan sevgisiyle donatılması, onların bu anlayış ve birikimle yetiştirilerek hizmete hazırlanması devletimizin sağladığı eğitim ortamı sayesinde mümkün olabilecektir.

Emanetinize verilen çocuk ve gençlerimize sevgiyle yaklaşarak sevmeyi, onurlu ve kişiliğiyle her şeyden önce bir insan olduğunu hatırlatarak kendine ve çevresine saygılı olmayı, onların ruhsal ve bedensel, zihinsel gelişimlerini sağlıklı bir şekilde tamamlayabilmesi konusunda her türlü çabayı sarf edeceğinizi, bilgiye ulaşmanın ve bunu paylaşmanın yollarını göstererek onları hayata ve geleceğe en iyi şekilde hazırlamanın gayreti içinde olacağınızı biliyoruz sevgili öğretmenim. Demokrasi yolunda büyük mücadeleler veren, bedeller ödeyen ülkemizde öğretmenlerimize bugün her zamankinden daha çok görevler düşmektedir.

Hayata dar şablonlarla bakmayan, sorgulayan, eleştirel bakabilen, haktan yana tavır koyan, demokratik cumhuriyete yürekten inanmış, millî iradeyi her şeyin üstünde tutan, Atatürk’ün “Öğretmenden, eğitimciden yoksun bir millet henüz millet yeteneğini kazanmamıştır, ona ‘gelişigüzel bir topluluk’ denir.” düsturunu kendisine şiar edinmiş nesiller yetiştirmeliyiz ki bu ülke gerçekten layık olduğu muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkabilsin.

Değerli milletvekilleri, öğretmenlerimizin mali haklarıyla ilgili birçok değerlendirme yapıldı. Tek bir örnek vereceğim: 9’un 1’inde olan bir öğretmenimiz 2002 yılında ek ders ücretleriyle beraber 635 lira alırken, 2010 yılında eline geçen -ek ders ücretiyle beraber- 1.809 TL olmuştur. Yeterli midir? Elbette, gönül daha çok almasını ister. Öğretmenlerin emek-ücret ilişkisi bütünlüğündeki aylık ve diğer özlük haklarında devletin ekonomik imkânları, kalkınma planları çerçevesinde dengeli bir iyileştirme yapıldığını biliyoruz. Onların bu anlayış ve birikimle yetiştirilerek “Ülkenin neresinde olursa olsun görev yaparım.” anlayışıyla hizmete hazırlanması, devletimizin sağladığı eğitim ortamı sayesinde mümkün olmuştur. Öğretmenler, ülkemizin uzak bir köşesinde kaybolup gidecek binlerce yeteneği -şair, yazar, sanatçı, bilim adamını- birer aydın olarak insanlığa kazandıran insanlardır.

Değerli milletvekilleri, Virginia Üniversitesinde bulunan bir güneş saatinin üzerinde yer aldığı söylenen ve beni de her zaman çok etkileyen bir sözü sizlerle paylaşmak istiyorum: “Zaman, bekleyenler için çok yavaş, korkaklar için çok hızlı, yas tutanlar için çok uzun, sevinenler için çok kısadır ama sevenler için sonsuzluktur.” Öğretmenlik mesleği de zamanı sonsuzlaştıran, daha doğrusu sonsuzlaştırması gereken bir meslektir. Teknolojideki onca gelişmeye rağmen, değerinden ve eğitim için taşıdığı önemden hiçbir şey kaybetmeyen; aksine, hızla mekanikleşen dünyada insan olma ve hep insan kalabilme meziyetinin kazandırılması konusunda yeri daha da belirginleşen öğretmenlerin özellikle, ülkemiz ve insanımız için daha farklı bir anlam taşıdığı bir gerçektir.

Değerli öğretmenlerim, millet mekteplerinin açılışı ve Atatürk’ün başöğretmenliğinin kabulünün bir yıl dönümünde daha Öğretmenler Günü’nü kutlamanın mutluluğunu yaşıyor, Öğretmenler Günü’nüzü en içten duygularımla kutluyorum; ebediyete intikal etmiş bütün öğretmen ve eğitimcileri rahmetle anıyorum; aileniz, çalışma arkadaşlarınız ve öğrencilerinizle daha mutlu, başarılı ve huzurlu olmanızı diliyorum. Siz, yalnızca 24 Kasımlarda değil, her zaman değerlisiniz ve öyle kalacaksınız.

YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – O iş lafla olmuyor.

KEREM ALTUN (Devamla) – Büyüyen her fidanda, açan her çiçekte kokunuz, geçmişte ve gelecekte iziniz var. Bilimin ve aklın ışığında sevgi dolu yolun açık olsun, bahtın açık olsun fedakâr öğretmenim.

Hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kerem Altun (AK Parti, Van). “Grup önerisi hk”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 24 Kasım 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kerem-altun-23-2010-11-24-grup-onerisi-hk (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
