# Adli tıp kurumu kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı ve adalet komisyonu raporu (1/310) (s. sayısı: 51)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kerim Özkul (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim
- **Tarih:** 19 Şubat 2003
- **Gündem:** ADLİ TIP KURUMU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (1/310) (S. SAYISI: 51)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kerim-ozkul-22-2003-02-19-adli-tip-kurumu-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-tasarisi

> Kerim Özkul (AK Parti), 19 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ADLİ TIP KURUMU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (1/310) (S. SAYISI: 51)); konuşma 866 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA KERİM ÖZKUL (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Adlî Tıp Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısıyla ilgili olarak, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Grubum ve şahsım adına, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, adalet sistemimiz, ne yazık ki, ciddî sorunlarla boğuşmaktadır, özellikle davaların çözülme süreci, yoğunluk ve bürokrasi nedeniyle uzamaktadır. Hükümetimiz, bunun bilincindedir. Bu nedenle, yargıyı rahatlatacak bir dizi reformlar yapmayı planlamaktadır.

Yargının karar sürecinin hızlanması önemlidir; ancak, daha da önemlisi, bu kararların adil verilmesidir. Hiç şüphe yok ki, yargı kararları verilirken, bu kararların objektiflik esasına dayanması en büyük kriterdir. Bu nedenle, suç ve suç işleme yöntemlerini gözönünde bulundurduğumuzda ve bunların çözülme aşamasında, Adlî Tıp Kurumuna büyük görev düşmekte, bu tür suçların çözümü ancak Adlî Tıp Kurumunun çalışmalarıyla mümkün olmaktadır.

Değerli milletvekilleri, Adlî Tıp Kurumu, ilk kez 1839 yılında kurulmuş, o zamanlar Sağlık İşleri Genel Müdürlüğüne bağlı olarak hizmet verirken, 1917 yılında Adalet Bakanlığına bağlanmıştır. Adlî Tıp Kurumu, iş hacminin artması nedeniyle, 1926 yılında, 813 sayılı Tıbbı Adlî Müessesesi Kanununun kabulüyle "reislik" haline getirilmiştir. Zamanla 813 sayılı Kanunun da yetersiz kalmasıyla, 1953 yılında, 6119 sayılı Kanun kabul edilerek, teşkilat daha genişletilmiş, grafoloji ve balistik konularını araştıran fizik şubeleri eklenmiştir. 20 Nisan 1982 tarihinde kabul edilen ve 1 Mayıs 1982 tarihinde yürürlüğe giren 2659 sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanunuyla, kurum yapısında önemli değişiklikler yapılmıştır; ancak, bugün gelinen noktada, Adlî Tıp Kurumu Kanunu, yine, ihtiyaçlara cevap verememektedir. Kurum, bir taraftan imkânsızlıklarla boğuşurken, diğer yandan, görevini eksiksiz yapma mücadelesi vermektedir. Bugün, Adlî Tıp Kurumu gibi çok önemli bir kurumun personel sayısı, sadece 190'dır. Bu veri, kurumun içinde bulunduğu durumu biraz olsun gözler önüne sermektedir.

Adalet sisteminin işleyişinde yargılamanın hatasız bir şekilde yapılması çok büyük önem arz etmektedir. Adlî Tıp Kurumunun ise, bu doğrultuda, önemi her geçen gün önemi biraz daha artmaktadır.

Adlî Tıp'ın kuruluş felsefesi, adlî işlerde bilirkişilik yapmaktır. Bilirkişiler, mahkemeler, hâkimler ve cumhuriyet başsavcıları tarafından görevlendirilmektedir. Kurum, bu kişileri sağlar; bilirkişiler ise, bilim, teknik ve adlî tıpla ilgili konularda görüşlerini bildirmekle yükümlüdür. Her türlü davada delilleri en ince ayrıntısına kadar inceleyerek, adaletin doğru karar vermesi sürecinde önemli bir görev alırlar. Ancak, ülkemizde halen yeterli adlî tıp elemanı yetiştirilebilecek nitelikte eğitim verilememektedir. Bu durum ise, ortaya ciddî sorunlar çıkarmaktadır.

Adlî Tıp Kurumunun olmadığı yerlerde, sağlık ocağı hekimleri bilirkişi olarak tayin edilmektedir. Bu hekimlerin adlî olaylara gitmeyi kabul etmemeleri halinde, yasal yaptırımlar vardır; ancak, gittiklerinde ise trajik sonuçlara varan yanlış raporlar yazabilmektedirler. Ne yazık ki, buna benzer vakalardan dolayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidilmesi neticesinde, ülkemiz tazminat ödemek zorunda kalmaktadır. Buradan varılan netice ise, Kurumun mevcut yapısında yeniliklere gidilmesi ve ülke genelinde uygun şartlarda yaygınlaştırılması gerekliliğidir.

Değerli milletvekilleri, bilim ve teknoloji hızla gelişmektedir. Teknolojinin gelişmesinin kuşkusuz olumlu yönleri vardır, bunu tartışmanın bile bir gereği yoktur; ancak, bir gerçek daha vardır ki, o da, bilimin ve teknolojinin gelişmesinin, ne yazık ki, suç işleme tekniklerinde de yenilikleri meydana getirmesidir. Bu durum gözönüne alındığında, adlî delillerin toplanarak uygun şartlarda incelenmesi ve daha da önemlisi, bu materyallerin hukuk terminolojisine uygun hale getirilmesi, şüphesiz yargının hızlı hareket etmesi ve adil davranması açısından önem arz etmektedir; bunu da, ancak adlî tıp kurumları sağlayacaktır.

Değerli arkadaşlar, adlî tıp kurumları, resmî bilirkişi kurumlarıdır. Öyleyse, adlî tıp kurumlarının her alanda bilimsel gelişmeleri takip etmesi gerekmektedir. Ayrıca, kurum, bu gelişmelere seyirci kalmamalı, kendisini bu gelişmeler doğrultusunda yenileyebilmelidir. Bu ise, ancak uygun bir örgütlenmeyle mümkün olabilecektir.

Burada, bizim dikkat çekmek istediğimiz nokta, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planında da vurgulanmış ve "Adlî Tıp Kurumunun çağdaş gelişmelere uygun bir teşkilat yapısına kavuşmamış olması, adlî tıp hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesine engel teşkil etmektedir" sözleriyle Adlî Tıp Kurumunun daha etkin ve yenilikçi bir teşkilat yapısına kavuşturulması gerektiği belirtilmiştir.

Bu tasarı yasalaşırsa, Adlî Tıp Kurumu daha çağdaş bir yapıya kavuşacaktır. Bu ise, Kurumun bilimsel gelişmeleri daha hızlı takip etmesini sağlayacaktır. Böylelikle, gelişmeleri yakından takip eden Kurum, kendisini gerektiği gibi yenileme fırsatını elde edecek, dinamik yapıya kavuşacaktır. Dolayısıyla, adaletin işlemesinde Adlî Tıp Kurumundan beklenen vazife en iyi şekilde yerine getirilmiş olacaktır.

Değerli arkadaşlar, Adlî Tıp Kurumu Yasa Tasarısının sağlamış olduğu en önemli yeniliklerden birisi de Kurumda halen görevlerine devam eden uzman personel ile üniversitelere mensup akademik personelin eşgüdüm içerisinde çalışmalarını sağlamasıdır. Ne yazık ki, bugünkü şekliyle Adlî Tıp, bilimsel gelişmelere uzak kalarak, Kurumun daha hızlı ve etkin çalışamamasına neden olmuştur. Kurumun bilimsel gelişmelerden uzak kalması, bu eşgüdümün sağlanamamasından kaynaklanmaktadır. Eşgüdüm sağlandığı takdirde, gerekli alanlarda uzman yetiştirme sorunu da ortadan kalkacaktır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; konuşmamızın başında belirttiğimiz gibi, yargı yeteri kadar hızlı karar verememektedir. Bunda adlî tıp kurumlarının gerekli yaygınlığının olmaması; yani, sınırlı sayıda olmasının payı büyüktür. Yine, bu tasarının getirmiş olduğu yeni düzenlemeyle adlî tıp kurumlarının ülke genelinde gereken yaygınlığa ulaşması hedeflenmektedir. Bunun sağlayacağı en önemli kolaylık ise, soruşturmaların tamamlanmasında hızlı davranılması ve olayların yerinde çözülmesi kolaylığıdır. Bu da, hiç kuşkusuz, adaletin daha seri ve daha doğru karar vermesini sağlayacaktır.

Değerli arkadaşlar, sonuç olarak, dünyada, tıpta ve bilimde hızlı değişmeler ve gelişmeler kaydedilmektedir. Öyleyse, görevi, yargının adil kararlar vermesi için yargıya ışık tutmak olan Adlî Tıp Kurumunun, bu gelişmelere seyirci kalması düşünülemez.

Bu nedenle, adalete daha iyi ve verimli hizmet sunması adına, Adlî Tıp Kurumunun yeniden yapılandırılması bir zorunluluktur. Bu zorunluluğun bir neticesi olarak, Yüce Meclisin huzuruna sunulan bu yasa tasarısına, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu olarak olumlu oy vereceğimizi belirtir; hepinize saygılar sunarım. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kerim Özkul (AK Parti, Konya). “Adli tıp kurumu kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı ve adalet komisyonu raporu (1/310) (s. sayısı: 51)”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 19 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kerim-ozkul-22-2003-02-19-adli-tip-kurumu-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-tasarisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
