# Doğu ve güneydoğu anadolu bölgelerinde son günlerde yaşanan olaylar hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Köksal Toptan (AK Parti, Zonguldak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim
- **Tarih:** 4 Nisan 2006
- **Gündem:** DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGELERİNDE SON GÜNLERDE YAŞANAN OLAYLAR HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/koksal-toptan-22-2006-04-04-dogu-ve-guneydogu-anadolu-bolgelerinde-son-gunlerde-yasanan-olaylar-ha

> Köksal Toptan (AK Parti), 4 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGELERİNDE SON GÜNLERDE YAŞANAN OLAYLAR HAKKINDA); konuşma 907 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA KÖKSAL TOPTAN (Zonguldak) - Sayın Başkan, Yüce Meclisimizin çok değerli üyeleri; son günlerde, Türkiyemizin değişik yerlerinde meydana gelen terör olaylarıyla ilgili Sayın İçişleri Bakanının Yüce Genel Kurula vermiş olduğu bilgi üzerinde Adalet ve Kalkınma Partisinin görüşlerini ifade etmek için huzurunuzdayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlarken, bu olaylarda hayatını kaybeden 5'i, 6'sı çocuk, bütün vatandaşlarımıza Cenabı Allah'tan rahmet niyaz ediyor, onların yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum.

Sayın milletvekilleri, gelişen olaylarla ilgili yapılan değerlendirmelerde, bunun bir kalkışma olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve güvenlik kuvvetlerine karşı bir kalkışma olduğu, hükümetin olaylar karşısında seyirci kaldığı gibi birtakım değerlendirmelere hiç kuşku yok ki katılmak mümkün değildir. Küçük çocukların kullanıldığı, esnafın zorla işyerlerini kapatmaya mecbur edildiği; ama, bütün illerimizde bu olaylara karışanların sayısının 1 500'ü geçmediği, bu sayının da yüzde 80'inin çocuklar olduğu dikkate alınırsa, gerçekten, terör örgütünün bir konsept değişikliğine gittiğini, yeni birtakım yol ve yöntemlerle, gerçek hedefi olan Türkiye'nin üniter yapısını bozmaya niyetli hareketlerini sürdürdüğünü görmekteyiz, tespit etmekteyiz. Bu anlamda, Sayın Baykal'ın değerlendirmelerine elbette biz de katılmaktayız.

Değerli milletvekilleri, Türkiyemiz, bölücü terör örgütüyle yeni tanışıyor değildir. Yirmi yılı aşkın süren bu mücadelede, terör mücadelesinde Türkiye 5-6 bini şehit olmak üzere, güvenlik görevlisi olmak üzere, 30 000 insanımızın ölümüne, 100 milyar dolarlarla ifade edilen parasal kayıplara neden olmuştur.

Kanla, kinle, nefretle beslenen ve dünyanın neresinde olursa olsun böylesi ortak bir özelliği olan terör, hiç kuşku yok ki, asrın önemli sorunlarının başında gelmektedir. Bizdeyken önemsenmeyen, dudak bükülen terör olayları ne zaman ki küresel bir boyut kazandı, dikkate alınmaya, dünyada, başlanmış; ancak, bu sefer de "benim terörüm kötü, senin terörün iyidir" ikilemi ve ikiyüzlülüğüne tanık olmaya başlamıştır. Terör olaylarının sürekli olarak dünya gündeminde olmasına ve bütün olan bitenlere rağmen, bazı Batılı ülkelerin söz ve davranışlarının hâlâ bu anlamda devam ediyor olması, söylediğimizin bir kanıtı ve bu mantığın bir sonucudur.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, yerel bazı sorunlarla beraber, asrın yükselen değerleri olarak nitelendirilen etnik duyguları okşayıp tahrik ederek, gayri nizamî ve gayri insanî bütün yol ve yöntemleri acımasızca kullanabilen terörle mücadele, kuşku yok ki, kolay değildir.

Terörün önünde hak ve hukuk engeli yoktur; ama, onunla mücadele edenler, hukuk devletinin güvenlik gücü olduğunu unutamazlar. Terör, kin ve nefret saçar; ama, siz, sosyal bir hukuk devleti olduğunuzu aklınızdan çıkaramazsınız. Terör acımaz; ama, siz, insan hak ve özgürlüklerini gözetmek durumundasınız. Terör, amacı için her aracı kullanır; ama, siz, demokratik bir devlet olarak meşru yol ve silahlarla karşılık verecek durumdasınız. Terör, herkesi hedef alabilir; ama, siz, masum vatandaş ile teröristi ayırt etmek ve teröristi marjinalize etmek durumundasınız. Terör, duyguları okşar, hayal hedefler gösterir, herkesi kullanır; ama, siz, bir yandan masum vatandaşın incinmesini ve zarar görmesini önlemek, öte yandan da böylesi bir mücadele için canını ortaya koyan güvenlik güçlerinin moral motivasyonunu sağlamak ve bu güçlerin siyasî sorumluluğunu üzerinize almak durumundasınız. Bunu, geçen hükümetler de böyle yapmıştır, şimdiki hükümet de, AK Parti Hükümeti de böyle yapmaktadır, böyle yapmaya devam edecektir.

O nedenle, son günlerde meydana gelen terör olayları karşısında hükümetin seyirci kaldığı, birtakım terör örgütlerinin yahut örgüt mensuplarının sırtını sıvazladığı, güvenlik güçlerine moral verilmediği şeklindeki, Sayın Baykal'ın değerlendirmelerine kesinlikle katılmak mümkün değildir. Öte yandan, bu olaylar meydana gelirken Sayın Başbakanın Sudan'da olması, burada, Sayın Baykal'ın ifadesiyle "Türkiye'nin çok önemli bir sorununu tartıştığımız bu aşamada, Darfur'da yerel danslarla Sayın Başbakan karşılanıyor" ifadesi, doğrusunu isterseniz, ortaya konulan iddiayla ciddî şekilde çelişmektedir ve Sayın Baykal'a, Cumhuriyet Halk Partisine, doğrusunu isterseniz, yakışmamaktadır. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Sayın Baykal'ın, Sayın Başbakanla ilgili başka değerlendirmeleri var. Bunların bir kısmına ciddî şekilde üzüldüğümü ifade etmek istiyorum.

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Onu bırak sen; terör için ne yapacaksın onu söyle!

KÖKSAL TOPTAN (Devamla) - Biz, burada, hiçbirimiz, hiç kimse, bir başkasının büyük Türk Milletine mensubiyetini, büyük Türk Milletinin menfaatları için çalışmaya mecbur olduğunu, şu kürsüde yapılan yeminin gereği olarak onu her an aklında tuttuğunu tartışmamalı, tartışamaz; buna Sayın Baykal da dahildir, Sayın Başbakan da dahildir. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Vatanseverlik, Türk Milletinin refahı, Türk Milletinin kalkınması, Türk Milletinin asrın en büyük ülkelerinden biri haline getirilmesi heyecan ve gayreti içerisinde olan insanlara böyle nitelendirme yapmak, doğrusunu isterseniz, en azından haksızlıktır. Dünya, Türkiye'nin meydana getirdiği bu başarıları Sayın Başbakanın şahsında Türk Milletinin başarısı olarak anlatırken, dünyaya duyururken, kendi içimizde bunu anlamazlıktan gelmek, görmezlikten gelmek, bir siyasî kıskançlık değilse, bana göre ciddî şekilde yanlış bir değerlendirmedir. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Şunu bilmek lazım… (CHP sıralarından "bakan adayı konuştu!" sesleri)

AHMET YENİ (Samsun) - Dinleyin, dinleyin…

KÖKSAL TOPTAN (Devamla) - Ben, o hevesleri çok geride bıraktım sevgili arkadaşlarım. Bana laf atmayın. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, son olaylar, Türkiye'nin insan hak ve özgürlükleri, sivil demokrasi, düşünce özgürlüğü, katılımcı demokrasi alanlarında yaptığı büyük atılımların bir sonucu değildir veya başka bir şeyden, başka bir açıdan baktığımız zaman, belki onların sonucudur. İnsan hakları, özgürlükler, demokrasi alanında yapılanlar, ülkenin ve bölgenin ekonomik ve sosyal refahı için üretilen projeler terör örgütünün gerekçelerini elinden almış ve örgüt, bir anlamda, halk nezdinde bahanesiz kalmıştır.

V. HAŞİM ORAL (Denizli) - PKK, Hizbullah affı gibi…

KÖKSAL TOPTAN (Devamla) - Size bir tek örnek vermek istiyorum. Bu hükümetin en büyük projelerinden biri olan KÖYDES Projesi kapsamında, 2006 yılı içerisinde Diyarbakır'a gidecek olan para 58 trilyondur ve bu senenin sonuna gelindiği zaman, Diyarbakır köylerinin, mezralarının önemli bir bölümünün su ve yol sorunu çözülmüş olacaktır. Artık, PKK'nın o bölgede bu anlamda kullanacağı bir silah yoktur. Hep beraber, beraber bulunduğumuz hükümetlerde de, Türkiye'nin cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımı olarak nitelendirilen GAP Projesine, toplam bedeli 32 milyar dolar olan GAP Projesine, Türkiye şimdiye kadar 20 milyar dolar harcamıştır. Bölgede sağlık alanında, millî eğitim alanında, tarım alanında…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Köksal Toptan (AK Parti, Zonguldak). “Doğu ve güneydoğu anadolu bölgelerinde son günlerde yaşanan olaylar hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 4 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/koksal-toptan-22-2006-04-04-dogu-ve-guneydogu-anadolu-bolgelerinde-son-gunlerde-yasanan-olaylar-ha (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
