# İzmit büyükşehir belediyesi kentsel ve endüstriyel su temin projesi ile ilgili iddiaların araştırılması (s.s.265)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kürşad Tüzmen (AK Parti, Gaziantep)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim
- **Tarih:** 12 Kasım 2003
- **Gündem:** İZMİT BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL VE ENDÜSTRİYEL SU TEMİN PROJESİ İLE İLGİLİ İDDİALARIN ARAŞTIRILMASI (S.S.265)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kursad-tuzmen-22-2003-11-12-izmit-buyuksehir-belediyesi-kentsel-ve-endustriyel-su-temin-projesi-il

> Kürşad Tüzmen (AK Parti), 12 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İZMİT BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL VE ENDÜSTRİYEL SU TEMİN PROJESİ İLE İLGİLİ İDDİALARIN ARAŞTIRILMASI (S.S.265)); konuşma 612 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Gaziantep)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çanakkale Milletvekili Sayın Ahmet Küçük'ün, Gökçeada'da deniz ulaşımında meydana gelen aksaklıklar ve ulaşım sorununun çözülmeyişinin insan sağlığına etkileriyle ilgili gündemdışı konuşmasına cevap vermek üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Ancak, hazır kürsüye gelmişken, Sayın Mevlüt Aslanoğlu'nun Tekel'in özelleştirilmesinin yaratacağı sorunlar ve son günlerde çalışanlara yönelik zorunlu emeklilik uygulamasıyla ilgili gündemdışı konuşmasının da üzerinde biraz yorum yapmak istiyorum.

Bugün, özelleştirme, gelişmiş ülkelerde, gelişmekte olan ülkelerde, hatta, eski Doğu Bloku ülkelerinde de bir gündem maddesi olmaktan çıkmıştır. Globalleşen dünyada ve günümüzün ekonomik konjonktüründe ülkemizde hâlâ özelleştirmeyi tartışıyor olmak, gerçekten, hepimiz adına büyük bir şanssızlıktır. bir şanssızlıktır.

Ülkemizdeki özelleştirme son yirmi yıldır gündemde olmakla birlikte, bırakınız enerji, telekomünikasyon ve benzeri temel sektörlerdeki özelleştirmeyi, tamamen ticarî nitelikli, yani, piyasa şartlarında sürdürülmesi gereken alanlarda dahi, özelleştirmede arzu edilen mesafe maalesef henüz kaydedilememiştir. Bunun, ekonomik, sosyal ve siyasal birçok nedeni vardır.

Hükümetimiz, özelleştirmenin en temel şartı olan siyasî iradeyi beyan etmenin yanında, sürdürmekte olduğu başarılı ekonomi politikalarıyla da özelleştirmenin altyapısını sağlamıştır. Bu çerçevede, 2003 yılında, ilk kez kapsamlı bir özelleştirme programını kamuoyuna sunmuştur. Tekel özelleştirmesi de programın en önemli unsurlarından birini oluşturmaktadır.

Tekel, ismi dışında hiçbir tekel özelliği taşımayan, yaklaşık onbeş yıl önce tekel vasfını yitirmiş bir kamu iktisadî işletmesidir; bugün, yaprak tütün üretiminden sigara dağıtımına kadar üretim zincirinin her halkasında rekabet kuralları içerisinde rahatlıkla faaliyetini sürdürebilmektedir.

Tekel özelleştirmesindeki temel amaç, bu faaliyetlerin daha etkin ve verimli sürdürülebilmesinin teminidir. Böylelikle, ekonomideki verimliliğin artırılması sağlanırken, aynı zamanda, kamu kaynaklarının rasyonel olarak değerlendirilmesi de mümkün olacaktır.

Elbette, Tekel ölçeğinde bir işletmenin özelleştirilmesi, birçok köklü alışkanlığın da son bulması demektir; bunun bilincindeyiz. Dolayısıyla, bu tür bir özelleştirmede, başta yaprak tütün üreticilerinin korunması olmak üzere, yerli tütüne dayalı üretimin devamının sağlanmasına yönelik düzenlemeler büyük bir duyarlılıkla gerçekleştirilmiştir. Diğer taraftan, tüketici haklarının korunmasına yönelik düzenlemeler, Tütün Kurulu tarafından sürdürülmektedir. Bu nedenle, Tekel özelleştirmesinin yaratacağı sosyal sorunlardan bahsetmek mümkün değildir.

Zorunlu emeklilik kavramı, son derece haksız bir yakıştırmadan öte bir anlam ifade etmemektedir. Sadece, çalışma süreleri itibariyle kıdem aylığına hak kazanan çalışanların emeklilikleri söz konusudur. Bu tür emekli olan çalışanlarımız hiçbir malî kayba uğramadıkları gibi, malî açıdan daha avantajlı bir duruma gelmektedir.

Bunun yanında, kuruluşun istihdam düzeyinin daha rasyonel bir duruma gelmesi sağlanırken, ister özel sektörde olsun ister kamuda olsun, rekabet gücü ve değeri artmaktadır. Aksi takdirde, bu tür kuruluşlarımız, sadece belli sayıda kişiye istihdam imkânı sağlayan, verimlilikten ve etkinlikten uzak bir yapıda çalışmak zorunda kalacaktır. Esasen, buna çalışma denilmesi de son derece zordur. Sadece maaş ödemek durumunda olan ve zamanla, bu ödemelerin Hazine kaynaklarından finanse edildiği bir yapıyla karşılaşmak yerine, bu tür rasyonelleşme çalışmaları, bu kuruluşların varlıklarının devamı için gereklidir. Emekli olanların sayısı, toplam çalışanların yüzde 10'una dahi ulaşmadığı gibi, üretimin aksaması da söz konusu değildir.

Şimdi, Gökçeada deniz ulaşımında meydana gelen aksaklıklar ve ulaşım sorununun çözülemeyişinin, insan sağlığına etkileri konusuna geliyorum.

Bir kere, Gökçeada ulaşımı, Çanakkale'den feribot ve Kabatepe'den arabalı vapurla günde karşılıklı birer sefer yapılmak suretiyle, anakara bağlantısı, TDİ AŞ'ye ait gemilerle yaz kış düzenli bir şekilde sürdürülmektedir.

Gökçeada için Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ'nin günde yaklaşık 15 milyar zarar ederek, yaz kış en az iki gemiyle sefer yaptığı düşünülürse, bir ulaşım aksaklığından bahsedilmesi doğru değildir. Geçtiğimiz günlerde yaşanan hadise de, anlaşıldığı kadarıyla, deniz ulaşımına engel olacak derecede kötü hava koşullarının ortaya çıkardığı üzücü bir hadisedir. Ancak, bu tip acil durumlarda olması gereken, hava koşullarından bağımsız hareket edebilen tam donanımlı bir deniz ambulansı veya silahlı kuvvetlerin elinde bulunan helikopterlerdir. Acil durumlarda devletin tüm imkânları, mülkî amirler tarafından koordine edilmelidir, yerel yönetimler bu konuda gayret sarf etmelidir. Aksi halde, taşıma işini bu iş için donatılmamış bir gemiye ihale edip, sonra ulaşım aksaklığından bahsetmek, belediye otobüsüyle ambulans hizmeti vermek gibi olup, insafsız bir yaklaşımdır.

Konuyu bilgilerinize arz ediyorum, saygılar sunuyorum.(AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kürşad Tüzmen (AK Parti, Gaziantep). “İzmit büyükşehir belediyesi kentsel ve endüstriyel su temin projesi ile ilgili iddiaların araştırılması (s.s.265)”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 12 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kursad-tuzmen-22-2003-11-12-izmit-buyuksehir-belediyesi-kentsel-ve-endustriyel-su-temin-projesi-il (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
