# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kürşat Atılgan (MHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 5 Mayıs 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kursat-atilgan-23-2010-05-05-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2

> Kürşat Atılgan (MHP), 5 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 524 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KÜRŞAT ATILGAN (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa’mızın 157’nci maddesinde yapılan değişiklik üzerine vermiş olduğumuz önerge hakkında söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi ve sizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, 157’nci madde Askerî Yüksek İdare Mahkemesiyle ilgilidir. Bu anayasal kurumumuz 1972 yılının Temmuz ayında yürürlüğe giren bir kanunla kurulmuştur, yani otuz sekiz yıllık bir anayasal kurumdur. Kurulmasının asli sebebi “Danıştay Paşaları” diye adlandırılan olaydır. Askerî Şûra kararıyla emekliliğe ayrılan Silahlı Kuvvetlerdeki bazı generallerin Danıştaya başvurarak tekrar Silahlı Kuvvetlere dönmesi üzerine Silahlı Kuvvetlerde meydana gelen kargaşa ve disiplinsizlik nedeniyle böyle bir mahkemenin kurulmasına karar verilmiştir. Dolayısıyla, askerî konulara askerî bir mantık içinde karar verilmesi gerektiği nedeniyle bu tür, idarenin, yani askerî idarenin tasarruflarının Danıştay yerine Askerî Yüksek İdare Mahkemesi gibi bir kurumda değerlendirilmesi lüzumu ortaya çıktığı için bu kurum kurulmuştur. Bu nedenle, değerli arkadaşlarım, askerî yargı üzerinde yapılacak her türlü değişiklik çok dikkatlice yapılmak zorundadır. Silahlı Kuvvetlerin, bütün dünya ordularında olduğu gibi, en önemli iki özelliği disiplin ve itaattir. Dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin disiplinini zafiyete uğratacak herhangi bir değişikliği yaparken üzerinde çok dikkatlice düşünerek, çok itinayla düşünerek ve silahlı kuvvetlerin o konu hakkındaki görüşlerini de çok dikkate alarak bir değişik yapmak zorundayız.

Aslında bu Anayasa değişikliği nedeniyle askerî yargıda yapılan değişikliklerin çok büyük bir anlamı olduğunu da düşünmüyorum. Ama özellikle iktidar partisi arkadaşlarımızın amacı Türk Silahlı Kuvvetlerinin siyasete müdahalesini engellemekse, onun yolunun da bu olmadığını kesinlikle söylemek isterim. Onun birinci şartı, ülkeyi ve Silahlı Kuvvetleri iyi yönetebilme erkinden geçer. Emin olun ki ülkeyi ve Silahlı Kuvvetleri çok iyi yönetebildiğinizi söylemek mümkün değildir.

Eğer Silahlı Kuvvetler içinde herhangi bir müdahale heveslileri veya müdahale teşebbüsü veya nakıs teşebbüs veya müdahale hazırlığı varsa, o konuda da öncelikle millet iradesini yansıtan bu Meclisin bütün milletvekillerinin, bütün partilerinin ortak bir hareket tarzıyla milletin ve Millet Meclisinin gücünü muhafaza edecek şekilde hareket etmesi gerekir. Yoksa, silahlı kuvvetler bize dokunduğu zaman kötü, başkasına dokunduğu zaman iyi mantığıyla hareket ederseniz olmaz. “Bunu niye söylüyor?” derseniz, size yakın tarihimizde çok önemli bir olayı hatırlatmak için söylüyorum bu düşüncemi. Bildiğiniz gibi 2008 Mart ayında Kuzey Irak’a yapılan operasyondan sonra özellikle partimizin liderinin ve ana muhalefet partisinin liderinin neden operasyonun erken bittiği noktasında siyasete ve siyaset kurumuna yani Başbakana ve yürütmeye çok ciddi eleştirileri olmuştu ve bunun üzerine o zamanki Genelkurmay Başkanı, partimizin liderini, partimizi ve ana muhalefet partisini kastederek “Bunlar PKK’dan daha tehlikeli.” gibi laflar etmişti. İşte, bu laflar karşısında siz demokrasi havarisi kesilen AKP’li arkadaşlarımızın birçoğunun sevindiğini, alkışladığını hatta neredeyse zil takıp oynama noktasına geldiğini gördük. Değerli arkadaşlarım, bu davranışı, bir demokrasi havarisi kesilen sizlerin davranışını bu kürsüden kınamak istiyorum.

Diğer bir konu, yani bize dokunduğu zaman silahlı kuvvetler kötü, başkasına dokunduğu zaman iyi mantığı böyle her konuşmasında demokrasiyi gündeme getiren siz arkadaşlarımızın büyük bir ayıbı olarak tarihe geçmiştir. Bunu buradan tutanaklara geçmesi için söylüyorum.

Diğer bir konu ise, değerli arkadaşlarım, basına da yansıdığı şekliyle eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’in günlükleridir. Özden Örnek’in günlüklerinde, eğer bu günlükler doğruysa, milletin iradesiyle ilgili birtakım hazırlıkların olduğu görülmektedir. Günlüğün kendisine ait olduğu söylenen Deniz Kuvvetleri Komutanı, “Hayır, bu bana ait değildir.” diyerek reddetmektedir ama o zamanki Genelkurmay Başkanı “Var da diyemem, yok da diyemem.” demektedir, “Doğru da diyemem, yalan da diyemem.” demektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kürşat Atılgan (MHP, Adana). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kursat-atilgan-23-2010-05-05-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
