# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Lokman Ayva (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim
- **Tarih:** 15 Mayıs 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/lokman-ayva-22-2003-05-15-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73

> Lokman Ayva (AK Parti), 15 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 478 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

LOKMAN AYVA (İstanbul) - Sayın Başkan, aziz milletimin pek kıymetli vekilleri; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlamak istiyorum.

Bu maddede söz almak istememin nedeni şu: Ceza kavramından hoşlanmamamız; ama, birtakım yanlış anlamaları da düzeltme konusunda, aranızda bulunabilme şerefine eriştiğim, bu bilgileri sizlere arz etmemin gerekli olduğunu, benim yükümlülüğüm olduğunu düşündüğüm içindir efendim.

Şimdi, her ay, çalıştırılmayan özürlü her eleman için 750 000 000 lira ceza ödenmektedir. Öncelikle bu ceza ne zaman tahakkuk eder; bu cezanın tahakkuk etmesi için sayın milletvekillerimiz, önce işyerinin 50 kişiden az olmaması lazım. Bir başka zorunluluk: İşverenin talebine uygun vasıflardaki özürlü elemanı Türkiye İş Kurumunun gönderebilmesi lazım. O zaman, bu ceza tahakkuk etmez. Mesela, vasıflar derken neleri kastediyoruz; çalışamayacak şekildeki özürlüyü almayabilir işveren, böyle bir özgürlüğü var her zaman olduğu gibi; sınav yapma, deneme süresi, benzeri her türlü özgürlüğe sahiptir; yani, İş-Kurun gönderdiği her elemanı almak zorunda değildir. Bunu özellikle vurguluyorum; zannediliyor ki, bu zorunluluktan dolayı, her özürlü, âdeta çalışmaya değil, oraya yatmaya gidiyor. Ben, bütün özürlü arkadaşlarıma, aldıkları sorumlulukları yerine getirebileceklerine dair güveniyorum ve teminat veriyorum; çünkü, bizim en büyük problemimiz, özürlü insanların en büyük problemi şu sayın milletvekillerimiz: Önyargı. Özürlüleri tanımayan insanlar, önyargılarının mahkûmu olarak özürlü insanlara fırsat vermemeye gayret ediyorlar. Ha, bu kötü niyet değil, yıllardır oluşmuş bir paradigmanın sonucu; ama, biz, insanların hayatlarını, insanların geleceklerini, basit, bilmemeden kaynaklanan paradigmalara teslim edemeyiz. O açıdan, bu müeyyide bundan dolayı üretilmiş bir müeyyidedir. Ya üretilmeseydi; yani, böyle bir müeyyide olmasaydı ne olurdu; işte, bakınız, bir örnek vereceğim: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 53 üncü maddesinde özürlü çalıştırma zorunluluğu var -yüzde 3'tür yine- fakat, 41 000 açık var; çünkü, çalıştırmadığı için cezaî müeyyidesi yok. Bizde, bunlar, ne hikmetse, cezaî müeyyidesi olmayınca olmuyor. Mesela, sokakları, kaldırımları, bina girişlerini belediyelerin yapma zorunluluğu var; ama, nerede, hangisi uygun!? O yüzden, müeyyide olmayınca bunlardan sonuç alamıyoruz.

Peki, yüksek midir; hayır, çünkü, müeyyideyi almaya göre değil, almamaya göre şartlanmak lazım. Yani, mesela, Bingöl'de deprem oldu -kaybettiklerimize Allah rahmet eylesin, yaralılara acil şifalar, kalanlara da sıhhat, afiyet ve versin- ve burada sakat kaldı insanlar; iki üç çocuğu var; bu insan ne yapacak şimdi?! Özürlü, çalışamaz!.. Bir önyargının sonucunda, bu arkadaşımız ne yapacak?!. İşte, bundan kurtulmak için çok iyi bir fırsattır. Eğer, bu maddeler olmamış olsa, insanların bu konuda yardımcı olmaları çok kolay olmayabiliyor. Ben, cezanın, gerekmedikçe uygulanmayacağını biliyorum; hatta bazı suiistimaller de oluyor. Mesela, deniliyor ki:"Ben, öyle bir özürlü istiyorum ki, 6 yabancı dil bilsin; santral memuru yapacağım ve asgarî ücret vereceğim." Yani, adama sorarlar, nerede bu yoğurdun bolluğu diye. O bakımdan, cezalar, mümkün olduğu kadar hak edene uygulanmalıdır. Şu anda, 13 000 özel sektörde, 812 kamu sektöründe açık olmasına rağmen, kesilen ceza miktarı 1 trilyon 500 küsur milyar liradır 30 Nisan sonu itibariyle.

Evet, benim, sizlerin de amin diyebileceğiniz bir temennim var, onu arz etmek istiyorum: Diliyorum ki, hiçbir işverenimiz, hem kamu hem özel sektörde hiçbir işveren vekilimiz, bu cezayı hak edip, ödemek zorunda kalmasın.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Lokman Ayva (AK Parti, İstanbul). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 15 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/lokman-ayva-22-2003-05-15-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
