# Bilgi edinme hakkı kanunu tasarısı ile avrupa birliği uyum ve adalet komisyonu raporu (s:s:248)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Lokman Ayva (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim
- **Tarih:** 9 Ekim 2003
- **Gündem:** BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNU TASARISI İLE AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S:S:248)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/lokman-ayva-22-2003-10-09-bilgi-edinme-hakki-kanunu-tasarisi-ile-avrupa-birligi-uyum-ve-adalet-k

> Lokman Ayva (AK Parti), 9 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNU TASARISI İLE AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S:S:248)); konuşma 596 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

LOKMAN AYVA (İstanbul) - Sayın Başkan, aziz milletimin çok değerli vekilleri; hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Şimdi, Sayın Başkanın -Sayın Yakut'un- sözlerini duyunca aklıma Kayseri geldi. Kayseri deyince de... Pazartesi günü akşam, çok güzel bir tiyatro oyunu vardı. Kayseri'den zihinsel ve bedensel özürlü gençler -çocuklar daha doğrusu- Küçük Nasrettin diye çok güzel bir oyun sergilediler. Sayın Başbakanımızın ve Meclis Başkanımızın değerli eşleri ile Güldal Akşit Hanımefendi de iştirak ettiler. Çok hoş bir şeydi. Fakat, orada değişik bir şey daha öğrendim. Nasrettin Hoca, Kayserili tarafından oynanınca biraz değişiyor. Ben Konyalıyım, Nasrettin Hocayı bayağı iyi bilirim. Meğer, Nasrettin Hoca, bu oyuna göre, göle mayayı, satıp kâr etmek için çalmış. Bu fıkrayı, Sayın Başkanım, konuşmamızla ilgili biraz tolerans gösterir diye anlatıyorum.

Şimdi, bilgi edinme hakkı, son derece önemli; özellikle de dünyada "dezavantajlı gruplar" diye adlandırılan grupların haklarını, hukuklarını koruma noktasında, kendilerini vatandaş olarak iyi hissedebilmeleri noktasında son derece önemli bir kanun tasarısı. Açıkça söyleyeyim, bu kanun tasarısını Meclise getirebilmek büyük bir cesarettir. Hükümetimize, Adalet Bakanımıza, demokrasi ve özgürlük alanında yapılan bu mücadelelerde çok ciddî gayretleri olduğu için şükranlarımı arz etmek istiyorum.

Herhangi bir özürlü vatandaş, herhangi bir sıkıntısı olan insan, sokağa çıkıp problemle karşılaştığında bunu kamuya sorabilecek. Bu çok önemli bir şey. Adalet Komisyonumuzun da Avrupa birliği Komisyonumuzun da bu çalışmalar içerisinde olması son derece önemli. Çalışma son derece iyi bir noktaya gelmiş. Bu, tabiî, birazcık geçiş mahiyetinde. İnşallah daha iyileri de olacak. Türkiye, vatandaşıyla iç içe, sarmaş dolaş olabilmiş bir hale gelecek.

Ben dezavantajlı grupların bu kanunla ne kazanacaklarına ilişkin bir iki cümle söylemek istiyorum: Mesela, gittiniz bir kuruluşa; ilgilisi dedi ki "şunu yapmıyorum." Bununla ilgili bilgi isteyebileceksiniz; yani "bu niye böyle oldu?.." Milletvekili pozisyonuna yükseltiyoruz neredeyse vatandaşımızı.Bu, güçlü insanlar için çok önemli değil. Pozisyonları, siyasî pozisyonları, ekonomik durumları iyi olan insanlar için çok önemli bir şey değil bu. Onlar sorunlarını bir şekilde halledebilirler; ama, bir vatandaşın böyle bir hakkının olması muhteşem bir şey. Bu muhteşem durumu da bizim Türkiye'deki insanımız başaracaktır ve vatandaşımız, bu hakkını, bırakın suiistimal etmeyi, bunun âdeta üzerine titreyecek ve bu hakkını hem kullanacak hem de koruyacaktır; ama, bununla ilgili yeteri kadar ciddî bir kamuoyu oluşmadığını da maalesef görüyoruz Türkiye'de. Bununla ilgili kamuoyu oluşursa, vatandaşımız bu hakkının ne anlama geldiğini, nelerle ilgili nasıl çalışmalar yapacağını, ne tür şeyleri sorabileceğini anlar, öğrenirse çok daha verimli sonuçlar alabileceğiz.

Öbür taraftan, kurumlarımızın, keyfî, bilinmezlik perdesi arkasında kalmaları da mümkün olmayacak.

Bu 6 ncı madde ise, âdeta modern bir Türkiye'nin, bana göre, yaklaşım tarzını ifade ediyor. Yani, eskiden ille belli şekillere bağlı kalıyorduk ve hukuk sistemleri, maalesef, teknolojik, bilimsel gelişmelerin gerisinde kalabiliyordu; bu maddeyle, bu gelişmelerin önü açılmış oldu.

Bugün arıyorsunuz telefonla, bankacılık hizmetlerini görebiliyorsunuz, hizmetlerinizi alabiliyorsunuz, havale edebiliyorsunuz, her türlü işleminizi telefonla yapabiliyorsunuz. Bunun için ne imza gerekiyor ne kimlik göstermek gerekiyor. İnternetten aynı işleri yapabiliyorsunuz. Demek ki, dünya daha da güzel hale, daha da yaşanabilir hale geliyor. İşte, bu maddeyle daha da rahatlatabilecek. Birazdan teknik bir önerge de olacak. Bunun -Türkiye'nin, yaklaşım olarak da, dünyanın geldiği noktaya gelme arzusu- uygulanabilir bir halde olması neticesinde, inşallah daha rahat günlerimiz olacak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Ayva.

LOKMAN AYVA (Devamla) - Bu yasanın bir başka güzelliği de; dün, hemşerim Sayın Kart'ın da ifade ettiği bir husus vardı samimiyetle ilgili. Çok güzel bir nokta. Hükümetimizin de, bu konuda, yani uygulamalarda, sırf yasa çıkarmak değil, uygulamaları da denetleyip takibe alması, hem iktidarı hem muhalefetiyle, halkıyla, devletiyle bütünleşmiş bir Türkiye'yi gösteriyor; yani, bize de sadece, herhalde, bu net tablo karşısında mutlu olmak düşüyor.

Hem emeği geçenlere teşekkür ediyorum hem de bu kanunun vatandaşlarımızın hayatlarını daha da iyi bir şekilde kolaylaştırmasını diliyorum.

Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum efendim. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Lokman Ayva (AK Parti, İstanbul). “Bilgi edinme hakkı kanunu tasarısı ile avrupa birliği uyum ve adalet komisyonu raporu (s:s:248)”. TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim tutanağı, 9 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/lokman-ayva-22-2003-10-09-bilgi-edinme-hakki-kanunu-tasarisi-ile-avrupa-birligi-uyum-ve-adalet-k (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
