# Engellilerle ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Lokman Ayva (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim
- **Tarih:** 2 Aralık 2003
- **Gündem:** ENGELLİLERLE İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/lokman-ayva-22-2003-12-02-engellilerle-ilgili

> Lokman Ayva (AK Parti), 2 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ENGELLİLERLE İLGİLİ); konuşma 579 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

LOKMAN AYVA (İstanbul) - Sayın Başkan, aziz milletimin kıymetli vekilleri; sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Öncelikle, bayram tatilinde trafik kazalarında vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, sakat kalanlara da Allah'tan yardım temenni ediyorum.

Benden önce konuşan milletvekilimizin de belirttiği gibi, yarın Dünya Özürlüler Günü ve Dünya Özürlüler Gününü, Türkiye, önemli bir dönüm noktası olarak geçirecektir diye ümit ediyor ve diliyoruz.

Bir tarlanın çerçöp içinde olması, zararlı bitki ile faydalı bitkinin birbirine karışmış olması, büyük ağaçların gölgesinde zayıf fidanların olması, o tarlayı işleten, o tarlayı yöneten, o tarlanın sahibi olan çiftçi hakkında bir nebze de olsa bilgi verir. İşte, ülkemizdeki özürlülerin durumu da, Türkiye'de, şimdiye kadar, neler olduğu veya neler olmadığı konusunda bir nebze de olsa bilgi vermektedir.

Biraz önce, milletvekilimizin de belirttiği gibi, eğitim konusunda, istihdam konusunda, sağlık ve diğer konularda, maalesef, hiç de iç açıcı bir tabloya sahip değiliz. Öyle günler, öyle geceler yaşanmaktadır ki bu ülkede, insanlar, çocuklarının ne yapacağını, yarın, öldükten sonra, onların ne olacağını veya ne olmayacağını bilememektedirler. Öyle kişiler vardır ki, hukuk fakültesini bitirir; fakat, santral memurluğu yapmaya mahkûm olur; çünkü, avukatlık yapamamasının önündeki yegâne neden olarak özrü gösterilmektedir. Öyle tablolar yaşanır ki ülkemizde, sırf özürlü olduğu için, sokaklarda kalmak zorunda olan insanlarımız vardır.

Elbette ki, bu duygular, daha şiddetli olarak yaşanmaktadır ve şu sözü özellikle vurgulamak istiyorum: Tabiat şartlarının kendilerine sunduğu imkânlardan dolayı güçlü olanlar, bu güçlerini, güçsüzlerin sıkıntılarını seyretmekle değil, güçsüzlerin de güçlü hale gelmeleri için, adalet gereği harcamalıdırlar. Eğer, biz, bu adaleti gerçekleştiremezsek, bütün toplumuna hizmet eden, bütün toplumunun eşit hizmet almasını sağlayamayan yönetimler olur ki, başarılı yönetimler, bütün toplumun eşit hizmet almasını sağlayan yönetimlerdir ve şu ana kadar, gelişmelerin aksine, hükümetimizin, bu konuda da büyük hizmetler vermeye aday olduğunu, büyük hizmetlerin gerçekleşmesini hepimize seyrettireceğini görüyoruz. Öyle ki, hükümetimizin hizmet bahçesinde ümit çiçekleri açmış ve dileğimiz, arzumuz, ümidimiz odur ki, bu çiçekler tez zamanda, lezzetli ve bol bereketli hizmet meyvelerine dönüşürler.

Kıymetli milletvekillerim, bizim, sizlerin, kamu görevlilerinin, bilim adamlarının, sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin, zenginlerin, fakirlerin arasında olduğu aziz milletimizden bir talebimiz var; talebimiz şudur: Kalbinizde bize, yani özürlü kardeşlerinize bir zerre de olsa yer vermeniz. Eğer daha fazlasını yapabiliriz diyorsanız, özürlü insanların meselelerinin doğru şekilde anlatılması ve anlaşılmasına destek olunuz. Eğer daha da fazlasını yapabileceğinizi düşünüyorsanız, dört hususta desteğinizi bekliyoruz:

1- Bizim kendi kendimize yetmemize, lütfen, destek olun.

2- Lütfen, bizim kültür ve bilgi düzeyimizin yükselmesine katkıda bulunun.

3- Hepimizin meslek sahibi olmasına, altın bilezik edinerek bir iş bulmasına destek olun.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

LOKMAN AYVA (Devamla) - 4- İnsanlarla sağlıklı ilişkiler kurabileceğimiz ortamların oluşmasına katkıda bulunun.

Sizlerin aracılığıyla, özürlü kardeşlerimin, özürlü vatandaşlarımın üç konuda mücadele etmelerini bekliyorum:

Birincisi, özürlü vatandaşlarımız ilkönce kendilerine karşı mücadele etmeliler; yani, eğitim imkânı bulamamalarına rağmen, tembelliklerini, güvensizliklerini, cehaletlerini, kendilerini aşarak topluma katılmalılar.

İkincisi, çevrelerindeki insanlara karşı ikna ve sevgiyle mücadele etmelerini bekliyorum. Anneleri, babaları başta olmak üzere kardeşlerine, akrabalarına ve bütün insanlara, üretebileceklerini, eğitim görebileceklerini ve topluma katkıda bulunabileceklerini anlatmalılar.

Üçüncüsü, şartlara karşı mücadele etmelerini bekliyorum. Yağmur, kış, soğuk; kaldırımlar, merdivenler; insanların bizi anlamaması gibi konular, kendilerini bu yaşam mücadelesinden alıkoymamalı ve bunlara karşı da gerekli mücadeleyi göstermeliler.

Aziz milletimin kıymetli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da, hiçbir siyasî görüş, bölge vesaire ayırımı yapmaksızın, özürlü kardeşlerinin, özürlü vatandaşlarının problemlerine el atacak ve onları bağrına basacaktır. İyi ki varsınız diyoruz. Şu ana kadar yapılan çalışmalardan dolayı da sizlerle gurur duyuyor, iftihar ediyor ve şükranlarımızı sunuyoruz ve dünyanın en iyi ve en güzel toplumuna selam ediyoruz.

Özürlüleriyle, özürsüzleriyle, mutlu ve muasır medeniyetin üzerinde bir Türkiye dileklerimle, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Lokman Ayva (AK Parti, İstanbul). “Engellilerle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 2 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/lokman-ayva-22-2003-12-02-engellilerle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
