# İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Lokman Ayva (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 131. Birleşim
- **Tarih:** 8 Temmuz 2010
- **Gündem:** İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/lokman-ayva-23-2010-07-08-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda

> Lokman Ayva (AK Parti), 8 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 131. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 1.032 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

LOKMAN AYVA (İstanbul) – Sayın Başkanım, aziz milletimin kıymetli vekilleri; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bütün vatandaşlarımızın kandilini Meclisimizdeki sizler nezdinde tebrik ediyorum.

Efendim, aslında yanlış adam gibi bir şey oldu ama doğru yer çünkü başka bir önerim var özürlülerin meselelerinin araştırma önerisiyle gündeme gelmesi hususunda.

Öncelikle MHP Grubuna çok teşekkür ediyorum böyle bir konuyu gündeme getirdikleri için. Bu vesileyle bu görüşlerimizi de paylaşmış olacağız.

İkincisi, CHP’den arkadaşımız, Hocamız Sacid Yıldız Bey’e tespitleri ve katkıları için çok teşekkür ediyorum. Tabii ki Sibel Hanım’a, Kocaeli Milletvekilimize de özel olarak teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.

Burada şöyle bir gündeme gelmemiz gerektiğini müsaadenizle arz etmek istiyorum: Memleketimizde, biliyorsunuz, yüzyıllardır değişik faaliyetler, hizmetler yapıldı. Son yıllarda, son belki kırk elli yıldır hizmetten ziyade sözün, lafın çok olduğu bir dönem yaşandı. Şimdi artık sözün bitip hizmetin başlaması, insanların mutlu olması için bir şeylerin yapılması gerektiği dönem. Bu anlamda, bu dönemi başlatan, Belediye Başkanlığından beri başlatan kişilerin başında Sevgili Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan geliyor. 94’te başlattığı çok önemli bir hamle oldu Türkiye’de, yerel yönetimlerde başlattı. Daha sonra bu merkezî hükûmette de aynen devam etti, AK PARTİ’nin kuruluşu ve seçimlerden sonra Hükûmetin kuruluşundan sonra büyük bir şekilde devam etti.

Burada şunu çok önemli bir şekilde arz etmek istiyorum: Hakikaten hem geçen dönem yani 22’nci Dönemde hem de bu 23’üncü Dönemde gördüğünüz gibi, bu konu olduğunda ne kavga çıkıyor ne tartışma ne ciddi kalp kırma, hiçbir şey olmuyor. Yani Meclisimizin, siz değerli milletvekillerimizin hem geniş hoşgörüsü hem yardımseverliği hem de hamiyetperverliği bu konuyla örtüşen bir vaziyette. Bu anlamda, bu fırsatın Türkiye için çok önemli bir imkân olduğunu düşünüyorum ve bu imkânı da değerlendirmek lazım. Bu güzelliği bütün ülkemizin her iline, her ilçesine, her kasabasına, her köyüne yaymak ve insanlarımızı bu noktada mutlu etmek gerektiğini düşünüyorum.

Bu anlamda, şöyle bir genel olarak baktığımız zaman çok büyük değişiklikler olmuş son on yılda, inanılmaz değişiklikler olmuş. Şu anda Avrupa Konseyinde –işte, bendeniz de ülkemizi temsilen Konseye katılıyorum- özürlülere karşı ayrımcılığın suç olduğu yegâne birkaç ülkeden birisi Türkiye’dir. Bu çok önemli bir gelişme, dünya açısından da önemli bir gelişme. Körlerin imzasının geçerli olduğu birkaç Avrupa ülkesinden birisi Türkiye’dir. Bu çok önemli bir gelişmedir ve insanımız bu noktada, ülkemizle, sizlerle, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin çıkardığı bu kanunlarla ve bu hizmetleri veren Hükûmetimizle iftihar ediyor ve iftihar etmekte de son derece haklıdır.

Geçen pazar Türkiye’de çok önemli bir olay oldu, özürlüler bağlamında söylüyorum. Ülkemiz kuruldu kurulalı, cumhuriyetimiz kuruldu kurulalı bir anda 5 bin özürlünün istihdam edildiği, devlet memuru olarak istihdam edildiği yaşanmamıştır, bu çok büyük bir olay. Yani ben siyasi dar kalıplara girip de birbirimizin bu güzelliklerini görmezden gelmenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Bu, hepimizin iftihar edeceği bir olay, Türkiye’yi biz bu duruma getirdik.

Biliyor musunuz, şu anda bu 5 bin insandan bini öğretmen olarak görevlendirilecek. Daha çok yakın zamana kadar özürlülerin öğretmen olması bu memlekette yasaktı. Bu çok önemli bir değişimdir. Buna, Türkiye Büyük Millet Meclisindeki bütün partilerimizin Hükûmetimizin arkasında durarak katkıda bulunduğunu kabul etmeliyiz ve bence bu icraatla hepimiz iftihar etmeliyiz.

Daha da güzel bir tarafı şu: Millî Eğitim Bakanlığımıza, Sayın Bakanımıza ve ekibine çok teşekkür ediyorum, özürlülerle ilgili sınav organizasyonu yapmak çok zordur, görme özürlüye okuyucu bulacaksınız, tekerlekli sandalyenin girebileceği yer ayarlayacaksınız, sağır dilsiz arkadaşımıza işaret dili tercümanı bulacaksınız, bütün bunların organizasyonu çok zordur. Biliyor musunuz, danışmanlarım Mecliste nöbet tuttular, çağrı merkezi, bu 444 60 00’ı görevlendirdik, cumartesi pazar çalıştılar ama bir tane şikâyet gelmedi ve pazartesi günü ben bir özürlü annesinden, Amerika’da yaşarken Türkiye’ye gelmiş bir özürlü annesinden bir mail aldım, gerçekten duygulandım. O mektubu da aslında sizlere arz etmek istiyorum, yani anne diyor ki: “Ben ülkemle gurur duyuyorum. Amerika’da da yok, Avrupa’da da yok bu kadar kolay ve çabuk imkâna erişebilme durumu, şartları.” Bu çok önemli bir fırsat ve bizim, hepimizin gurur duyacağı bir ülkemiz var özürlüler açısından.

Peki, mimari engeller, fiziksel çevrenin uyumlanması, insanların bakış açıları, her şey bitti mi? Hayır, elbette ki bitmedi ve şu anda benim çağrıda bulunmak istediğim nokta burası. Bizim sizden şöyle bir talebimiz var özürlüler olarak: Gelin, partilerimize mensup belediyelerimize rica edelim, baskı yapalım ve fiziksel çevreyi düzeltme konusunda yarışa girsinler. AK PARTİ’li belediye başkanları, Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları, MHP’li belediye başkanları, BDP’li belediye başkanları, DSP, Demokrat Parti, neyse, bütün Türkiye’deki belediyelerimiz özürlüler noktasında fiziksel çevreyi düzeltmeyle ilgili yarışa girsinler. Bu konuda ben, özel olarak, yani oturup toplantılar yapmaktan, birbirimizin zamanını almaktansa bu tür bir çalışmaya girmenin çok daha faydalı, çok daha iyi sonuç vereceğini düşüyorum.

Bir başka talebim de şu: Eğer sizlerce de uygunsa partilerimiz, okula devam etmemiş özürlü kardeşlerimizi eğitime yönlendirsinler. Bu çok önemli bir şeydir. Çok büyük sivil toplum hareketleri sayılırız aynı zamanda biz partiler olarak. Dolayısıyla özürlü insanları eğitime yönlendirmek, mesleki eğitim kazanmaları noktasında teşvik etmek son derece etkili. Nasıl Tayyip Bey’in konuşması her konuda etkili olabildiği gibi özürlüler konusunda da tavsiyeleri etkili olacaktır, Devlet Bey’in de etkili olacaktır, Deniz Bey’in ve Kemal Bey’in de tavsiyeleri, Selahattin Bey’in de tavsiyeleri bütün sevenlerini etkileyecek ve eğitime, mesleki eğitime, altın bileziğe yönlendirecektir. Bu noktada çaba, gayret, tavsiye ve teşvik talep ediyorum. Bu anlamda, Türkiye'nin çok önemli bir değişimi de yaşayacağını düşünüyorum.

Özürlüler bağlamında, ülkemizde şöyle bir yeni bakış açısı doğmaya başladı: Yani farklı insanları tolere etmek. Hepimiz zaten farklıyız. Malumunuz, parmak izimizden tutun göz şeklimize kadar farklıyız ama bu farkımızın birbirimizin yok edileceği, yani bu farkları yok etmeye yönelik bir yapının, bir tasarımın olması doğru değil. Bu anlamda bu farklılıkların doğal olduğunu da artık anlamaya başlayacağız.

Ben, Türkiye’de bu farklılıkların tolere edilmesi, hatta farklılıklardan fayda üretilmesi, faydaya dönüştürülmesi noktasında da bu tür çalışmaların güzel bir vesile olacağını düşünüyorum.

Ben şu ana kadar bütün milletvekillerimizin yaptıkları katkıdan dolayı, Hükûmetimizin yaptığı katkıdan, hatta bütün kamu kuruluşlarında çalışan görevlilerimizin yaptığı katkıdan dolayı şükranlarımı sunuyorum.

Bence zaman aksiyon zamanı, eylem zamanı, hizmet zamanı, hizmette yarışma, hayırda, güzel şeylerde yarışma zamanı diye düşünüyorum ve bunu da şahsen kim ipi göğüslerse bu yarışta yani hizmet yarışında zaferin de başarının da taltifin, ödülün de onun olması gerektiğini düşünüyorum. Yani bu başarıyı yani AK PARTİ’li belediyeler kazanırsa AK PARTİ’li belediyeler seçmeninden ödülünü alacaktır, MHP’li belediyelerimiz kazanırsa onlar ödülünü alacaktır, Cumhuriyet Halk Partili veya BDP’li belediyeler kazanırsa ödüllerini alacaktır. Bu anlamda, çok önemli bir fırsatı verirsek milletimize, özürlü kardeşlerimize, özürlü vatandaşlarımıza çok önemli bir sorunu aşmış olacağız.

Ben tekrar teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Hepimize hayırlı uğurlu olsun diyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Lokman Ayva (AK Parti, İstanbul). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 131. Birleşim tutanağı, 8 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/lokman-ayva-23-2010-07-08-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
