# Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, İzmir Milletvekili Atila Sertel'in ve İzmir Milletvekili Musa Çam'ın sataşma nedeniyle yaptıkları konuşmalarındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** Lütfi Elvan (AK Parti, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim
- **Tarih:** 27 Şubat 2016
- **Gündem:** Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, İzmir Milletvekili Atila Sertel'in ve İzmir Milletvekili Musa Çam'ın sataşma nedeniyle yaptıkları konuşmalarındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=45072
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/lutfi-elvan-26-2016-02-27-manisa-milletvekili-erkan-akcay-in-izmir-milletvekili-atila-sertel-in

> Lütfi Elvan (AK Parti), 27 Şubat 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, İzmir Milletvekili Atila Sertel'in ve İzmir Milletvekili Musa Çam'ın sataşma nedeniyle yaptıkları konuşmalarındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması); konuşma 2.077 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Mersin) – Evet, çok haklısınız.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başbakanlığın 2016 yılı bütçe kanun tasarısının görüşülmesi vesilesiyle heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Eski Başbakanlarımızdan Profesör Doktor Necmettin Erbakan’ı da rahmetle anıyorum.

Bugün burada Başbakanlık, Millî İstihbarat Teşkilatı, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye İnsan Hakları Kurumu ile Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansını temsilen konuşmamı yapacağım.

Türkiye, son on dört yılda her alanda çok büyük başarılara imza atmıştır. Ekonomiden demokratik hak ve özgürlüklere, eğitimden sağlığa, kamu yönetiminden sosyal politikalara kadar pek çok alanda çok önemli gelişmeler sağlanmıştır. Kronik olarak bilinen ve yıllarca konuşulan, özellikle AK PARTİ hükûmetleri öncesi yıllarca konuşulan birçok mesele yine hükûmetlerimiz döneminde çözülmüştür.

AK PARTİ hükûmetleri, cumhuriyet tarihinde hiçbir partiye nasip olmamış bir kurumsal sürekliliğe, reform hafızasına ve tecrübesine sahiptir. Hükûmetimiz, bu engin ve sağlam tecrübeden hareketle Türkiye’nin 2023 hedeflerine doğru hızla ilerlemesini sağlamaktadır. Önümüzdeki dönemde de ülkemizi zenginleştiren, demokratik standartlarını yükselten, ülkemizin itibarını daha da artıran politikalarla daha güçlü bir Türkiye için milletimizden aldığımız yetkiyi yine milletimizin huzuru, saadeti ve refahına yönelik hizmetlerde kullanacağız. 64’üncü Hükûmet olarak, dünyanın ve ülkemizin değişen şartları ve 2023 vizyonumuz çerçevesinde kritik alanlarda yapacağımız reformlarla milletimizin bize verdiği emanete en güçlü şekilde sahip çıkacağız. Bugünün ihtiyaçlarına cevap vermenin ötesinde, geleceğin Türkiye’sini inşa etmek için çaba sarf edeceğiz. Reformlarımız sonucunda daha özgür, daha demokratik, daha rekabetçi ve insan odaklı bir anlayış içerisinde refahını yükselten ve daha adil bir gelir dağılımına sahip bir Türkiye’ye ulaşma idealini sürdüreceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 64’üncü Hükûmet Programı’nda açıkladığımız gibi, demokratikleşme ve adalet, eğitim, kamu yönetimi, kamu mali yönetimi ve reel ekonomide köklü dönüşüm ile öncelikli dönüşüm programları olmak üzere altı temel alanda reformlarımızı yoğunlaştıracağız. Hükûmetlerimiz döneminde en önemli reform alanlarından biri olarak görülen demokratikleşme konusunda Türkiye’nin kronikleşmiş pek çok meselesi milletimizin beklenti ve ihtiyaçları doğrultusunda çözümlenmiş, güçlü bir hukuk devleti olma yolunda önemli adımlar atılmıştır. Antidemokratik uygulamalar, hukuksuzluk, temel insan haklarına karşı işlenen cürümler, millî irade ve Meclisimizin üzerinde tesis edilen vesayetler ortadan kaldırılmıştır. Önümüzdeki dönemde de herkesin inandığı gibi yaşayabileceği, fikirlerini özgürce ifade edebileceği, refaha katkıda bulunduğu ve refahtan hak ettiği payı aldığı, emniyet ve huzur içerisinde yaşayan, şeffaflığın ve hesap verebilirliğin esas alındığı bir toplum olma yolunda var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

Önemli reform alanlarımızdan bir tanesi de eğitim. İktidarlarımız döneminde eğitim alanındaki temel altyapı ve erişim sorunları önemli ölçüde çözülmüştür. Eğitim, insani kalkınma hedefimizin temelini oluşturmaktadır. Hükûmet olarak eğitimi uzun vadeli bir bakış açısıyla geleceğimize yatırım yapmak olarak kabul ediyor, insanımızın yaşam kalitesini yükselten, ülkemizin insan kaynağını çağdaş dünyayla rekabet edebilir donanıma kavuşturan ve hayat boyu süren bir süreç olarak görüyoruz.

Kamu yönetiminde de yine önemli düzenlemelerimiz ve yeni dönemde söz konusu olacak olan çalışmalarımız var. İyi işleyen, şeffaf ve hesap verme sorumluluğu olan kamu yönetimi, aynı zamanda ekonominin ve sivil toplumun da gelişimine öncülük eder. Önümüzdeki dönem her alanda olduğu gibi kamu yönetimi alanında da kalitenin ön plana çıktığı bir dönem olacaktır.

Kamu mali yönetimi de önemli alanlarımızdan biridir. Bu alanda da önemli reformları gerçekleştireceğiz. Bugüne kadar gerçekleştirilen yapısal reformlar ve güçlü düzenlemelerle bir yandan ekonominin kırılganlığı azaltılırken diğer yandan da piyasaların rekabetçi bir ortamda serbestçe işleyişi sağlanmıştır. Son on dört yılda mali disiplinin, güçlü büyüme performansının ve enflasyondaki düşüşün eş zamanlı olarak gerçekleştirilebileceği ortaya konulmuştur. Bu başarının devam ettirilebilmesi için kamu kaynaklarının kullanımında verimlilik ve etkinliğin artırılması ve mali disiplinin sağlanması zorunlu olan hususlardır. Bu çerçevede çok sayıda tedbir alınmış, ayrıca yapısal reformlar da aşamalı olarak uygulanmaya başlanmıştır.

Reel ekonomide köklü dönüşüm bir başka reform alanımız. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ekonomide hedefimiz güven ve istikrar olacaktır. Önümüzdeki yıllarda sağlayacağımız yüksek büyümenin öncüsü yine özel sektörümüz olacaktır. Hükûmet olarak özel sektörümüzün önünü açacak politikaları uygulamaya devam edeceğiz. Bunun için makroekonomik istikrarın yanında mal ve hizmet sektörlerinde verimlilik artışlarını getirecek, kalite ve rekabet gücünü artıracak reformlarımızı sürdüreceğiz. Her alanda olduğu gibi ekonomi alanında da yeni bir döneme giriyoruz. Bu dönemde bir yandan makroekonomik istikrar ve kazanımlarımızı güçlendirirken diğer yandan da mikroekonomik ve sektörel dönüşümlere odaklanacağız. Son on dört yılda üst-orta gelir grubuna yükselttiğimiz ülkemizin, yüksek gelir grubu ülkeler arasına girmesi de temel hedeflerimiz arasında yer almaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1 Kasım seçimleri öncesi Hükûmetimiz, daha doğrusu AK PARTİ tarafından vatandaşlarımıza, milletimize vaatlerimiz söz konusu oldu. Bunları seçim meydanlarında vatandaşlarımızla, milletimizle paylaştık ve bunların her birini 1 Kasım seçimleri sonrası Hükûmetimiz kurulur kurulmaz, 10 Aralık tarihi itibarıyla, Sayın Başbakanımız açıkladı ve bir takvim programı çerçevesinde açıkladı. Bir yıl içerisinde gerçekleştireceğimiz vaatlerimizi ve reformlarımızı teker teker ortaya koydu. Aslında biz şunu söylemek istedik, dedik ki: “Evet, biz milletimize sözümüzü verdik, ne vadetmişsek, neyi söylemişsek sonuna kadar arkasındayız ve o vaatlerimizi teker teker hem de üç aylık kısa bir süre içerisinde gerçekleştireceğiz.” Ve neticede, 21 Aralık itibarıyla eylem planımız yürürlüğe girdi. Aşağı yukarı iki aylık süre içerisinde, seçim mahallinde vermiş olduğumuz vaatlerin yüzde 82’sini şu an itibarıyla tamamlamış durumdayız. Evet, iki aylık süre içerisinde vaatlerimizin yüzde 82’sini tamamladık ve bu ay sonu itibarıyla, daha doğrusu mart ayı sonu itibarıyla kalan yüzde 18’lik kısmını da tamamlayacağız ve üç aylık süre içerisinde, söz vermiş olduğumuz ne varsa hepsini yerine getirmiş olacağız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Diğer bir alan ise reformlarımız. Evet, aslında yapacağımız reformlar dört yıllık bir süreci kapsıyor ancak bir yılda gerçekleştireceğimiz reformları biz eylem planımıza koyduk. Üç ayda, altı ayda ve bir yıllık süreçte hangi reformları gerçekleştireceğiz, hangi eylemlerimiz söz konusu olacak bunları teker teker kamuoyuyla paylaştık.

Biz kendimize güveniyoruz. Biz, neyin sözünü vermişsek her birini teker teker gerçekleştireceğiz. Üç aylık program kapsamında 20 eylemimiz bulunuyor, yine reform çerçevesinde yer alan 20 husus. Bunların 10 adedini bugün itibarıyla yine gerçekleştirmiş durumdayız. İnşallah, mart sonu itibarıyla bu reformlarımızın da tamamını gerçekleştirmiş olacağız.

Değerli arkadaşlar, yine bildiğiniz gibi, Hükûmetimizin hemen kurulmasından sonra, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez, yatırım ortamının iyileştirilmesinden ve reformlardan sorumlu bir başbakan yardımcılığı oluşturuldu ve bu görev bana Sayın Başbakanımız tarafından verildi, bu çerçevede de çalışmalarımızı yoğun bir şekilde yürütüyoruz. İlk iş olarak Reformların Koordinasyonu ve İzlenmesi Kurulunu oluşturduk. 9 bakanımızın yer aldığı bu Kurul, bugüne kadar tam 9 kez toplanmıştır ve -özellikle Meclisimize sevk etmiş olduğumuz kanun tasarıları da dâhil- çok sayıda kanun tasarısı üzerinde yoğun bir çaba ve çalışma sarf etmektedir.

Müsaade ederseniz, bu üç aylık program kapsamında gerçekleştirmiş olduğumuz reformlara ve hangi amaca yönelik olarak biz bu reformları gerçekleştirmek istiyoruz, bu konulara kısa da olsa değinmek istiyorum. En önemli alanlarımızdan bir tanesi, biliyorsunuz, imalat sanayi. Buradaki temel hedeflerimizden bir tanesi, özellikle gayrisafi yurt içi hasıla içerisindeki imalat sanayisinin payını daha da artırmak, daha da yükseltmek ki özellikle katma değeri yüksek ürünlerin ihracatını artırarak gerçekten Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşmasını sağlamak. Tabii, bu çerçevede özellikle sanayi işletmelerimizin rekabet gücünün artırılması, maliyetlerinin düşürülmesi ve üretim eksenli bir politika benimsenmesi temel amaçlarımız arasında yer alıyor. İşte, bu anlayış içeresinde, şu anda üretimi artırmaya yönelik üretim eksenli bir kanun tasarısını Hükûmetimiz hazırlıyor, önümüzdeki günlerde bunu sizlerin huzuruna getireceğiz.

Yine, özellikle sanayimiz açısından, yatırımcılarımız açısından, işletmecilerimiz açısından son derece önem arz eden bir başka önemli husus da kalkınma bankacılığı konusu. Özellikle yatırımın teşviki ve proje bazında finansman sağlayan mekanizmaların oluşturulması için biz kalkınma bankacılığına çok önem veriyoruz, Kalkınma Bankasını bu çerçevede yeniden yapılandıracağız ve özellikle yatırımcılarımızın önünü açabilecek bir finansman mekanizmasına inşallah dönüştüreceğiz.

Diğer taraftan, özellikle yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik önemli düzenlemelerimiz olacak. İnşallah önümüzdeki günlerde yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik bir paketi sizlerin huzuruna getireceğiz ve bu kapsamda şirket kurma, şirketlerin tasfiyesi, karar alma süreçlerinin hızlandırılması, özellikle arsa maliyetlerinin düşürülmesi, yatırım ortamının daha da iyileştirilmesine yönelik düzenlemelerimiz olacak. Bu düzenlemeleri de sizlerle paylaşacağız.

Yine, üç aylık reform programımız kapsamında bulunan ve sanayi işletmelerimiz için önem arz eden bir düzenlemeyi gerçekleştirdik. Nedir bu diyecek olursanız, özellikle sanayi işletmelerinin makine ve teçhizat için kullandıkları kredilerden alınan yüzde 5’lik banka ve sigorta muameleleri vergisini, yine bildiğiniz gibi, sizlerin de onayıyla kaldırdık. Bundan sonraki süreçte, elbette hem yatırım ortamının iyileştirilmesi hem de sanayimizin daha da güçlenmesi, katma değeri yüksek ürünlerin üretimine yönelik düzenlemeleri sizlerin huzuruna getireceğiz.

Yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik bir başka düzenleme daha yaptık, o da geçmişte müsteşarlar düzeyinde olan kurul üyeleri, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Kurul üyeleri bakanlar düzeyine çekildi ve bu kurulda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı, TÜSİAD Başkanı, MÜSİAD Başkanı, DEİG Başkanı, TİM Başkanı ve YASED Başkanı da kurul üyesi olarak yer aldı. Bu çerçevede, biz, bir taraftan kamu diğer taraftan özel kesim bir araya gelip yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik önemli kararlar alacağız ve sizlerin huzuruna getireceğiz.

Bir başka önemli düzenleme, İstanbul Tahkim Merkezinin faaliyete geçmesi. Yine, bu iki aylık program çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz bir başka eylem. Özellikle işletmelerimiz, tahkim için Londra’ya, birçok ülkenin başkentine gitmek zorunda kalıyorlardı. Tahkim, bir anlamda işletmelerimiz için yurt dışında gitmek zorunluluğunu gerektiriyordu ancak İstanbul Tahkim Merkezini kurduktan sonra -ki, faaliyete geçti- artık kamu kurumlarımız, işletmelerimiz, yatırımcılarımız yurt dışına gitmeden İstanbul Tahkim Merkezinde tahkimle ilgili problemleri için başvuruda bulunabilecekler ve tüm işlemleri İstanbul’da gerçekleştirebilecekler. Bu, sadece ülkemizde bulunan firmalara yönelik de değil, yurt dışında bulunan firmalar da İstanbul Tahkim Merkezine başvurabilecek. Nitekim, 18 Aralık 2015 tarihinde Dubai’de yerleşik bir şirketin ilk davasını İstanbul Tahkim Merkezi kabul etmiştir.

İhracatımız son derece önemli. On dört yıllık sürece baktığımızda, aşağı yukarı ihracatımızda 5 katlık bir artış olduğunu görüyoruz. Ancak bu ihracat rakamları bizler için elbette yeterli değil. Bizim hedefimiz çok daha büyük. Özellikle 2023 hedeflerini gerçekleştirme yönünde önemli adımlar atmamız gerekiyor. G20 zirvesinde alınan bir karar var, o karar da ticaretin kolaylaştırılmasına yönelik yapılan anlaşmanın ülkelerin, taraf olan ülkelerin parlamentolarında onaylanması. Evet, sizler de özellikle Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması’nı geçtiğimiz günlerde onayladınız. Bu anlaşmayla, özellikle ihracat sürelerinde ciddi azalmalar söz konusu olacak ve ihracat maliyetlerinde de yüzde 9 ile yüzde 23 arasında değişen yine düşüşler söz konusu olacak. Biz bu anlaşmayı çok önemsiyoruz, biz de tarafız, Türkiye Büyük Millet Meclisi de bu anlaşmayı onayladı, şu ana kadar 69 ülke bu anlaşmayı onaylamış durumda.

Bir başka önemli alanımız, tasarrufların artırılması konusu, ki hem iktidarıyla hem de muhalefetiyle sık sık konuştuğumuz, tartıştığımız meselelerden bir tanesi. Aşağı yukarı yüzde 15’ler seviyesinde olan tasarruf oranımızı yüzde 20’lerin üzerine çıkarmak zorundayız. Dolayısıyla, tasarruf oranımızı artırmaya yönelik de bazı tedbirlerimiz var. Bunların başında, bireysel emeklilikte otomatik katılım sisteminin uygulamaya konulması, ki bununla ilgili pilot çalışmamızı tamamladık. Altı aylık süreçte tamamlanması gereken bir eylemimiz, ancak çalışmalarımızı bu aşamada önemli ölçüde tamamlamış durumdayız.

Diğer taraftan, yine bu iki aylık süreçte gerçekleştirdiğimiz tasarrufların artırılması için son derece önem arz eden iki husus var: Bunlardan bir tanesi konut hesabı uygulaması, diğeri ise çeyiz hesabı uygulaması. Konut hesabı uygulamasında, 15 bin liraya kadar, eğer herhangi bir vatandaşımız bankaya konut almak amacıyla bir hesap açtırır ve bankada belirli miktar bir para biriktirirse, bunun yüzde 20’sini devlet tarafından karşılayabileceğiz. Maksimum 15 bin liralık bir destek söz konusu olacak. Çeyiz hesabında da yine benzer yöntemle 5 bin liraya kadar devlet desteği verilebilecek ve bu şekilde, biz, özellikle tasarrufların artırılması konusunda önlemler almaya önümüzdeki günlerde de devam edeceğiz.

Değerli arkadaşlar, yine reform programımız kapsamında olan ve çok önem arz ettiğimiz bir başka konu da çalışma hayatı ve iş gücü piyasalarına yönelik. Yine, bildiğiniz gibi, özellikle istihdam oluşturma alanında, Türkiye dünyanın en başarılı ülkeleri arasında yer almıştır. Son yedi yılda 7 milyon ilave istihdam sağlayan ender ülkelerden bir tanesidir. Avrupa Birliğinin 28 ülkesine baktığınızda, son yedi yılda 28 ülkenin bütününe, tüm nüfus olarak baktığınızda, bırakın ilave istihdam sağlamayı, 350 bin civarında istihdamda bir azalma olduğunu görüyoruz. Sadece geçen yıl -dün Sayın Başbakanımız da ifade etti- 1 milyon ilave istihdam sağladık. Dolayısıyla, istihdam alanında son derece başarılı bir performans sergiliyoruz, elbette bugüne kadar almış olduğumuz tedbirlerin bunda önemi oldukça yüksek.

Çalışma hayatı ve iş gücü piyasalarına yönelik, aslında gündeme getirmem gereken bazı hususlar var. Bunlardan bir tanesi işletmelerimizin rekabet gücünün artırılması, olmazsa olmazlarımız arasında yer alan bir husus. İkinci önemli husus, tabii ki işçilerimizin hakkının korunması yani güvenceli istihdamın sağlanması hususu. Üçüncü olarak da elbette istihdamı artırmak. İşte, çalışma hayatı ve iş gücü piyasalarına yönelik bu üç temel ilke çerçevesinde çalışmalarımızı gerçekleştirdik.

Türkiye'yi gelişmiş ülkeler ve OECD ülkeleriyle kıyasladığımızda, özellikle iş gücü piyasalarında oldukça katı bir yapısı olduğunu görüyoruz yani esnekliğin oldukça düşük olduğunu görüyoruz. Özellikle kamuoyunda esnekliğin artırılmasının sanki işçilerimizin aleyhine bir gelişmeymiş gibi gösterilmesi de son derece anlamsız diye düşünüyorum. Çünkü, iş gücünde esneklik olarak getirilen düzenlemeler kayıt dışılığı azaltıcı, iş güvencesini artırıcı, hatta sendikalaşmayı artırıcı düzenlemelerdir.

MUSA ÇAM (İzmir) – Doğru değil Sayın Bakan.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) – Bunu her bir ortamda, her bir platformda çok açık ve net olarak sizlerle tartışmaya hazırım.

MUSA ÇAM (İzmir) – Biz de hazırız.

YAKUP AKKAYA (İstanbul) – Kiralık işçi işçi simsarlığı!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) – Kayıt dışılık konusunda ise şunu ifade edeyim: Bugüne kadar çok önemli başarılar elde ettik. Bakınız değerli arkadaşlar, 2002 yılında kayıt dışılık oranı yüzde 52,1’dir, bugün yani 2015 sonu itibarıyla kayıt dışılık oranı yüzde 32,6’dır.

---

**Kaynak gösterme:** Lütfi Elvan (AK Parti, Mersin). “Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, İzmir Milletvekili Atila Sertel'in ve İzmir Milletvekili Musa Çam'ın sataşma nedeniyle yaptıkları konuşmalarındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 27 Şubat 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/lutfi-elvan-26-2016-02-27-manisa-milletvekili-erkan-akcay-in-izmir-milletvekili-atila-sertel-in (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=45072

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
