# Dısişleri bakanlıığının kuruluş ve ve görevleri hakkında (s.s.524)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** M. Nuri Yaman (Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim
- **Tarih:** 2 Temmuz 2010
- **Gündem:** DISİŞLERİ BAKANLIIĞININ KURULUŞ VE VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.524)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2010-07-02-disisleri-bakanliiginin-kurulus-ve-ve-gorevleri-hakkinda-s-s-524-2

> M. Nuri Yaman, 2 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DISİŞLERİ BAKANLIIĞININ KURULUŞ VE VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.524)); konuşma 384 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

M. NURİ YAMAN (Muş) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Verdiğimiz önerge, daha ziyade, uluslararası sözleşmeler ve uluslararası hukukun bütün dünyada uygulandığı gibi ülkemizde de uygulanmasına yöneliktir. Ancak, ben bu konuyla ilgili olarak, dış ilişkilerin, dış politikanın yürütülmesinde ilkeli bir dış politikanın tutarlı ve güvenli yürütülmesinin, her şeyden önce çok başlı olmamasıyla ancak mümkün olduğunu iddia ediyor ve inanıyorum.

Ne yazık ki son dönemlerde ülkemizde dış politikayla ilgili çok önemli sorunlarda, bana göre, kendi uğraşı alanı dışında bulanan bazı sayın bakanlarımızın da konan dış politikayla ilgili birtakım ilkeleri zedeleyecek biçimde açıklamaları bulunmaktadır. Bunun en son örneği de yine, Devlet Bakanı Sayın Hayati Yazıcı’nın hâlen hafızalardan silinmeyen bir açıklamasıdır. Bu açıklamayı tarihî süzgeç içinden geçirip değerlendirdiğimizde, Türkiye’deki birtakım sorunların çözümünde, bundan önce, cumhuriyetin kuruluş yıllarında Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesiyle örtüşmediği, bunu bir anlamıyla zedelediği ve bununla çeliştiği anlamı çıkıyor. Biz eğer bütün komşularımızla sıfır sorun ilkesi içinde bu coğrafyada yaşayacaksak, çevremizdeki ülkelerle ilgili söyleyeceğimiz sözlerde biraz daha dikkatli olmamız lazım.

Sayın Yazıcı bir konuşmasında “Irak ile Türkiye arasındaki sınırın değiştirilmesi tartışılabilir.” şeklinde bir beyanda bulunmuştur. Bu bizleri, ta 1934’lerdeki Mustafa Kemal Atatürk’ün İran’la olan Büyük Ağrı-Küçük Ağrı sınırlarıyla ilgili o dönemde meydana gelen birtakım Ağrı Dağı eteklerindeki kalkışmaların, isyanların çözümünde bir sonuç olarak değerlendirildi. Bildiğiniz gibi, 1934’te İran’la yapılan bu anlaşmayla, bugün İran’ın en önemli ovalarından biri hâlinde olan “Kotur” bölgesi tamamıyla bu kalkışmanın bedeli olarak yine İran’a verildi ama buna rağmen o sınırdaki durumlar hâlen devam ediyor.

Şimdi, eğer, Sayın Yazıcı buna gönderme yaparak bu Kuzey Irak’taki olayları bu yolla çözümleyip Türkiye’nin yaklaşık olarak 200 kilometre civarında -ki bu sınır Irak’la 311 kilometredir- 200 kilometrelik bir bölümünde, bu dağlık kesimin ovalara indirilmesi suretiyle yine Anadolu’nun o kutsal topraklarından, güneydeki Irak sınırına yakın olan o verimli toprakların değiş tokuş edilmesiyle bu sorunun çözüleceğini eğer düşünüyorsa bana göre yanılıyor.

Bu sorun otuz yıldır hepimizin bilgisi dâhilinde. Biz 2007 yılında Parlamentoya gelirken oradaki Kürt coğrafyasında yaşayan halkımızın temsilcisi olarak, Kürt milletvekilleri olarak bu sorunu çözmek üzere bu Meclise geldik ve bu halkın bu kürsüsünden de “Bu sorunun muhatabıyız.” diye yüzlerce kez dile getirdik ama ne yazık ki görmeyen kör gözler, duymayan sağır kulaklar bir türlü bu sorunun bu Mecliste çözümleneceğini ve bu sorunun çözüm yerinin buradaki bu halkın temsilcisi olan ben ve benim gibi arkadaşlarım olduğunu nedense kabullenmiyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** M. Nuri Yaman (Muş). “Dısişleri bakanlıığının kuruluş ve ve görevleri hakkında (s.s.524)”. TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim tutanağı, 2 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2010-07-02-disisleri-bakanliiginin-kurulus-ve-ve-gorevleri-hakkinda-s-s-524-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
