# Nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanmına dair türkiye cumhuriyeti hükümeti ile rusya federasyonu hükümeti arasında işbirliği anlaşması hakkında (s.s.541)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** M. Nuri Yaman (Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim
- **Tarih:** 3 Kasım 2010
- **Gündem:** NÜKLEER ENERJİNİN BARIŞÇIL AMAÇLARLA KULLANMINA DAİR TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE RUSYA FEDERASYONU HÜKÜMETİ ARASINDA İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI HAKKINDA (S.S.541)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2010-11-03-nukleer-enerjinin-bariscil-amaclarla-kullanmina-dair-turkiye-cumhuriye

> M. Nuri Yaman, 3 Kasım 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NÜKLEER ENERJİNİN BARIŞÇIL AMAÇLARLA KULLANMINA DAİR TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE RUSYA FEDERASYONU HÜKÜMETİ ARASINDA İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI HAKKINDA (S.S.541)); konuşma 509 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

M. NURİ YAMAN (Muş) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 12 Eylül mağduru memurların Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu son kararı karşısındaki durumları hakkında gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Bu nedenle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

12 Eylül darbesinin Türkiye toplumunda yarattığı yıkımı artık hepimiz ayrıntılarıyla bilmekteyiz. Ancak aradan geçen otuz yıla rağmen darbenin kara lekelerini hâlâ üzerimizden silip atabilmiş değiliz.

Rakamlarla ifade etmem gerekirse, bu süreçte 650 bin kişi gözaltına alınmış, 1 milyon 683 bin kişi fişlenmiş, 71 bin kişi TCK’nın 141, 142 ve 163’üncü maddelerinden, 98 bin kişi örgüt üyeliğinden olmak üzere, toplam 210 bin davada 230 bin kişi yargılanmış, 7 bin kişi için idam cezası istenmiş; 517 kişiye idam cezası verilmiş ve bu kişilerden maalesef 50’si ise idam edilmiştir. Yani bu toplumun can damarları âdeta tek tek kesilmiş, devamında yürütülen korku, sindirme ve baskı politikalarıyla ülkenin ilerici aydın ve demokrat güçleri, solcuları, sosyalistleri, Alevileri, Kürtleri, bütün muhalif güçleri yok edilmeye çalışılmıştır.

Değerli milletvekilleri, darbenin kanayan yaralarından birisi de kamuoyunda “1402'likler” diye bilenen kişilerin durumudur. İsmini 1402 Sayılı Sıkıyönetim Kanunu'ndan alan ve devlet memurlarının işlerinden atılmasına neden olan bu durum, istifa etmek zorunda bırakılanlarla birlikte 20 binden fazla kişinin mağduriyetine yol açmıştır. Edinmiş olduğum bilgilere göre, 3 bin 854 öğretmen, 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verilmiştir.

Bu mağduriyet sadece işinden atılanlarla ilgili değildir. Yukarıda da bahsettiğim gibi, istifa etmek zorunda bırakılanların yanında, ayrıca birçok kişi, mesnetsiz sebeplerle resen emekliye sevk edilmiştir. Resen emekliliğe sevk edilen, çoğu sol görüşlü kişilerden, 33 tanesi vali, 43 tanesi de kaymakam olarak İçişleri Bakanlığından görevine son verilmiştir.

Görevden alınan ya da resen emekliye sevk edilen kamu çalışanlarının ve görev değişikliği ile başka bakanlık ve görevlere atanan binlerce kamu görevlisinin bir kısmı 1990 yılı sonrasında açtıkları davalarla ancak geri dönebilmişlerdir. Bu kişilerin çektikleri sıkıntıları anlatmaya insanın dili varmıyor.

Bu olayı gerçekleştiren de, aynı zamanda, Emekli Sandığı Kanunu’nda yapılan 14’üncü maddeyle ilgili bir değişiklik sonucunda kamuda çalışan binlerce kişi mağdur edilerek, işlerinden güçlerinden edilerek çalışamaz durumda kalmışlardır.

Bu kişilerden eski Antalya ve Elâzığ Valisi Sayın Güngör Aydın, darbeye karşı yürütmüş olduğu bu hukuk mücadelesine bir yenisini daha çok yakın bir tarihte katmıştır. 11 Aralık 2001’de İçişleri Bakanlığı ve Başbakanlığa başvurarak resen emekliliğe sevk kararı işleminin iptalini istemiş ancak talebi reddedilen Aydın, 29 Aralık 2002'de konunun Danıştay aracılığıyla Anayasa Mahkemesine götürülmesini sağlamıştır. Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu on gün önceki, 23 Ekim 2010 tarihindeki Resmî Gazete’de yayınlanan kararında, bu kararın Anayasa'nın 2’nci maddesine aykırılık ile “Hukuk Devleti” vurgusuna değinmiş, 7’nci maddesiyle aykırılık ile yasama yetkisinin sadece Millet Meclisinde olduğunu belirtmiş ve nihayet 128’inci madde ile de özellikle "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir." hükmünü esas alarak maddeyi iptal etmiştir.

Bu karar, Sayın Vali Güngör Aydın'ın 12 Eylül yönetimi ve güçlerine karşı yılmak nedir bilmeden yürütülen yirmi sekiz yıllık bir mücadelesinin ürünüdür. Bu karar, başta bugünkü İktidar olmak üzere bugüne değin gelmiş geçmiş bütün iktidarların, yasama ve yargının yani bütünüyle ülkenin gerçek bir hesaplaşmaya gidememiş olduğu düşünüldüğünde bir sürü hukuksuzluklarla hesaplaşmanın kararıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** M. Nuri Yaman (Muş). “Nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanmına dair türkiye cumhuriyeti hükümeti ile rusya federasyonu hükümeti arasında işbirliği anlaşması hakkında (s.s.541)”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 3 Kasım 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2010-11-03-nukleer-enerjinin-bariscil-amaclarla-kullanmina-dair-turkiye-cumhuriye (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
