# İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** M. Nuri Yaman (Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim
- **Tarih:** 1 Aralık 2010
- **Gündem:** İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2010-12-01-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda

> M. Nuri Yaman, 1 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 814 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

M. NURİ YAMAN (Muş) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Evet, ne yazık ki bizim de aynı konuda vermiş olduğumuz bir araştırma önergesinin buradaki Meclisin işleyişinden kaynaklı, lehinde konuşmamız gerektiği hâlde aleyhinde söz alma zorunda bırakılıyoruz. O nedenle, bizi burada dinleyecek olan insanlarımızın bu davranışımızdan dolayı bizi kınamamasını diliyorum.

Değerli arkadaşlar, ülkemizin yine önemli konularından biri, gerçekten yasal düzenleme yürürlüğe girdikten sonra dar gelirlilerin ve yoksulluğun ortadan kaldırılmasında, dar gelirlilerin konut sahibi olacağında umut bağladığı bir konuyla ilgili önemli bir araştırma önergesi üzerinde konuşuyoruz.

Toplu Konut İdaresi tarafından yapılan konutlarda sosyal devlet anlayışına ne kadar uyulduğunu ve bu konuda uygulanan projelerin çarpıklığı üzerinde durmadan önce, bu araştırma önergesinin de ne yazık ki biraz sonra oylanarak gündemden çıkarılacağına kesin bir inançla sözlerime başlamak istiyorum.

Biz de aynı konuda, hem KİT Komisyonundaki Barış ve Demokrasi Partisinin bir üyesi olarak üç yılı aşkın bir süredir bu çarpıklıkları, bu olumsuzlukları hep dile getirdik ama yandaş medya, taraflı medya hem görsel basında hem yazılı basında bu kuruluşun başındaki kişiyi hep şişirerek, hep dünyadaki örneklerinin sanki ilkini yerine getiriyormuş gibi çok önemli bir propagandayla Toplu Konutun olumlu yanlarını su yüzüne çıkardı. Bizim 13/4/2010 tarih ve 651 sayıyla verdiğimiz bu araştırma önergesiyle ilgili olarak benim titiz bir çalışma sonucunda hazırladığım ve rakamlara, Türkiye’deki örneklerine de dayalı bir çalışmam vardı. Dilerdim ki bu çalışmamı bizim önergemizin normal prosedürü içinde burada, bu araştırma önergesi gelsin ve hepimiz benzer önergelerimizi birleştirerek burada, bu konunun ülkemiz için olumsuzluklarını giderecek bir çözüm önerisini bulacak bir araştırma komisyonu oluşturalım ve bunu, bu sorunu çözüme kavuşturmak isterdik.

TOKİ, kuruluş amacında belirtilen dar gelirli ve ödeme zorluğu içinde bulunan insanları konut sahibi yapmaktan ziyade, hepinizin gördüğü gibi, rantiyeye dayalı ve kendisinin de bilhassa AKP Hükûmetinin uyguladığı bu proje ile kendisine oy getirecek yerlerde ve buna dayalı olarak da lüks inşaatlar yapmaya hâlen devam ediyor. KİT Komisyonunda, Sayın TOKİ Başkanı, sürekli 81 il, 432 ilçede TOKİ’nin konutlarının büyük bir hızla devam ettiğini ve TOKİ müteahhitlerini bu başarılı çalışmalarından dolayı da hep övgüyle dile getirdi. Biraz önce, benden önce konuşan Değerli Hatip, Gaziantep Milletvekili de çok iyi hatırlayacak ki biz o toplantılarda müteahhitlerle ilgili spesifik olarak şu inşattaki bu kişinin bu işteki yolsuzluğunu belgesiyle ortaya koyduğumuzda, Sayın Başkan orada verdiği yanıtta aynen şunu söylüyor: “Evet, bu kişinin sözleşmesi feshedildi, ceza uygulaması yapıldı.” Evet, Sayın AKP Grup Başkan Vekili, eğer zahmet ederseniz, üşenmezseniz, bu konularla ilgili bizlerin zaman zaman KİT Komisyonunda dile getirdiğimiz o tutanaklara geçen ve o müteahhitlerle ilgili olarak verdiğimiz ve öngördüğümüz soruların yanıtını okusunlar ve Sayın TOKİ İdaresi Başkanı da bu konularla mücadele ettiğini ve hatta can güvenliğinin dahi söz konusu olduğunu sık sık dile getirdi.

Şimdi, bu TOKİ inşaatlarının inşaat sektörüne de Türkiye’deki önemli bir yeri olan, yaratılan gayrisafi millî hasılanın yüzde 33’ünü oluşturan müteahhitlere de çok büyük bir zarar verdiğini ve devletin bu yasal düzenlemesindeki imkânları kullanarak bu sektörü de bir bakıma ortadan çıkardığını belirtmeden geçemeyeceğim.

Yine, biz, diğer inşaatlarda, kamunun ve özel sektörün inşaatlarında her ne kadar bağımsız denetim kurumlarının işlevini yerine getiriyorsak da TOKİ inşaatlarında kendisinin oluşturduğu yetersiz birtakım firmalara ihale etmek suretiyle yapmış olduğu bu denetimlerinde zaman zaman yaptığı inşaatlarda ortaya atılan ve basına da yansıyan haberlerden sizler de öyle sanıyorum ki haberdarsınız. Bu inşaatların kaliteleriyle ilgili, bu inşaatların geçici kabulleriyle ilgili, yine bu inşaatlarda gerçekten içine girdikten sonra kullanılamaz durumda bulunan altyapı eksiklikleriyle ilgili -yine KİT Komisyonunda bulunan değerli arkadaşlarım çok iyi hatırlayacaklar ki- bunları sık sık gündeme getirdik ve onlarda da her nedense böyle göstermelik de olarak bazı yerlerde hani yoksulların veya Sayın Başbakanın sık sık istismara yönelerek sanki 100 lira karşılığında konutları birtakım dar gelirlilere dağıtacağız projelerinin henüz hayata geçmediği o yapılarda nelerin olduğu, açılan pencerelerin ve açılan kapıların pervazlarıyla beraber ilgili şahısların yüzüne ve üstüne nasıl yıkıldığını hep örnek olaylarıyla bu komisyonlarda dile getirdik. Ancak buna rağmen TOKİ, ne yazık ki kuruluş amacında belirtilenlerin dışında, İstanbul gibi, Ankara gibi rant getirecek yerlerdeki bu lüks inşaatlarının yapımına hâlen devam ediyor.

Yine bu komisyonlarda hep dile getirdiğimiz kentsel dönüşüm ve değişim projeleri kapsamında yapılması gereken işlerle ilgili olarak da en başta ülkemizin deprem bölgesinde 1’inci sırada bulunması nedeniyle bu yerlerin öncelikle ele alınmasını istedik.

Değerli milletvekilleri, deprem açısından dünyanın en riskli merkezlerinden birisi de Türkiye’dir. Son yüz yılda meydana gelen depremlerle ilgili olarak Bayındırlık ve İskân Bakanlığının sitesine girerseniz orada 1903 yılından itibaren ülkemizde meydana gelen depremlerdeki ölü sayısı ile depremlerin kaç Richter ölçeğinde olduğunu göreceksiniz.

Yine, bu toplantılarda birinci sırada bulunan doğu fay hattı içindeki Malazgirt, Varto, Hınıs ve o bölgeyle ilgili, sürekli, buraların yasa gereği depremsel dönüşüm ve yapım bakımından bu bölgelerin bir projelendirilmesini istememize rağmen bugüne değin bu konuda herhangi bir mesafe alamadık.

En son örneğini de ben size Malazgirt’ten vereceğim: Bakın, Malazgirt’in tarihi bakımından, ülkemizde taşıdığı önemi bakımından bunları izah etmeme gerek yok. Üç yıldır bu Komisyonda olmama rağmen, Sayın Başkandan Malazgirt’te de muhakkak talep organizasyonuna dayalı ilçenin Kaymakamı ile Belediye Başkanının yapmış olduğu bu başvurunun gündeme alınmasını istememe rağmen sürekli çıkarılan bürokratik engellerle…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** M. Nuri Yaman (Muş). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 1 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2010-12-01-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
