# Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** M. Nuri Yaman (Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim
- **Tarih:** 2 Aralık 2010
- **Gündem:** SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2010-12-02-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510

> M. Nuri Yaman, 2 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)); konuşma 896 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BDP GRUBU ADINA M. NURİ YAMAN (Muş) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 510 sıra sayılı Sayıştay Kanunu Teklifi’nin üçüncü bölümüyle ilgili Barış ve Demokrasi Partisi adına söz almış bulunuyorum, bu nedenle hepinizi en içten duygularla selamlarım.

Açıkça ifade etmem gerekirse bu yeni Sayıştay Kanunu Teklifi eski kanunun eleştirilen pek çok yönünü düzeltme şansını ne yazık ki kaçırmış ve kullanamamıştır. Yeni teklifin performans denetimi konusundaki yaklaşımları ve düzenlemeleri ise deyim yerindeyse ilgili çevrelerce bir şok etkisi yaratılmıştır.

Öncelikle performans denetimiyle ilgili bazı hatırlatmaları yapma ihtiyacı duymaktayım. INTOSAI Performans Denetimi Uygulama Rehberine göre performans denetimi; devlet faaliyetleri, programları veya organizasyonlarının verimliliğinin ve etkinliğinin ekonomik ve iyileştirmelere yol açma amacı gözetilerek bağımsız bir biçimde incelenmesi demektir. Performans denetiminin amacı da hesap verme sorumluluğunu geliştirmek, kurum faaliyetlerinin performansının geliştirilmesini desteklemek, idari ve mali reformları teşvik ederek Parlamentoya ve kamuoyuna objektif performans bilgisini de sunmaktır.

Performans denetiminin Türkiye’deki pratiğine baktığımızda da 832 sayılı Kanun’un 1996 yılındaki değişikliği ile bu konuda denetime tabi tutulan kurum ve kuruluşların kaynaklarının verimli, etkin ve tutumlu kullanılıp kullanılmadıklarını denetleyerek denetim sonuçlarını Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlarla sunma görevi yetkisi verilmesi sağlanmıştı. Bu kapsamda, Sayıştay tarafından bugüne kadar 15 performans denetimi çalışması tamamlanmış, 2 pilot çalışma hariç tamamı Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur. 6 performans denetim çalışması da hâlen devam etmektedir. Sayıştayın on dört yıllık performans denetimi uygulaması bugüne değin uluslararası uygulamalarda da tam bir uyum içinde yürütülmüşken bugün bundan vazgeçilmesi, burada dile getirildiği gibi, birçok hatibin değindiği gibi, büyük bir eksiklik olarak grubumuz tarafından da karşılanmaktadır.

Denetimin her aşamasında yönetimin onayı alınmakta, önemli her gelişme hakkında yönetime anında haber verilmekte ve yönetim uygun görüşü doğrultusunda da hareket edilmesi bu şekilde sağlanmıştı. Oysa, yeni teklifle öngörülen performans denetim modeli kamu idaresini kendisi tarafından yapılan performans ölçme işleminin Sayıştay tarafından yeniden yapılmasına dayandırılmaktadır. Yeni teklif bununla da yetinmemekte, ülkemizde ve dünyada bir ilki gerçekleştirerek “Sayıştay tarafından yerindelik denetimi yapılamaz, idarenin takdir yetkisini sınırlayacak ve ortadan kaldıracak karar alınamaz.” hükmünü de hayata geçirmiştir. Bu da önemli bir eksiklik olarak tarafımızdan değerlendirilmektedir.

Değerli arkadaşlar, kanuna hüküm konularak “Performans denetimi şöyle yapılsın, böyle yapılsın.” demek eşyanın da tabiatına aykırı bir durumdur çünkü denetim rasyonel bir faaliyettir. Denetimin nasıl yapılacağı denetim standartlarında ve rehberlerinde yazılıdır. Yani söz konusu sürece ve etkinliklere denetçilerin müdahalesi son derece sınırlıdır.

Teklifin bu hâliyle “performans denetimi” adı altında performans denetimiyle hiçbir bağı olmayan bir faaliyeti düzenlerken, gerçekte ise performans denetimi faaliyetlerine son vermektedir. Hepimiz bilmekteyiz ki, on dört yıllık Sayıştay performansı denetimi ve birikimi ülkemizin yüzünü ağartan bir birikimdir ancak görünen o ki bu birikim küçük hesaplara bugün feda edilerek bundan vazgeçilmiştir.

Yine, teklif hazırlanırken, meslek mensuplarının, sivil toplum örgütlerinin ve Sayıştay Denetçi Derneğinin görüşlerine hiç önem verilmemiş, bu konuda birikimlerinden de yararlanılmamıştır. Öncelikle Sayıştay üyeliği süresinin on iki yıl olarak sınırlandırılması, Sayıştay üyeliği seçim sürecine tüm meslek mensuplarının dâhil edilmesi, denetçinin doğrudan temyiz talebinde bulunabilmesi, “Performans denetimleri mali ve hukuki sonuç doğurmaz.” hükmünün kaldırılması, meslek mensupları için mesleki kıdem esasının getirilmesi, en üst meslek unvanının uzman denetçi yerine başdenetçi olarak değiştirilmesi gibi temel isteklerinin de değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Değerli arkadaşlar, bu yasayla ilgili önemli bir konu da silahlı kuvvetlerin askerî harcamalar ve denetimleri konusunda sivil iradeye hesap vermeye yanaşmaması ve askerî harcamaların ülkenin en önemli gider kalemlerinden birisini teşkil etmesine rağmen kapsam dışında kalmasıdır. Askerî harcamaların bu örtülü harcamalarla birlikte Millî Eğitim Bütçesinden daha fazla olduğunu hepinizin bilgisine sunmak isterim. AB’ye uyum çerçevesinde Hükûmetin önündeki çözüm bekleyen problemlerden biri de bu sürecin gizlilikten çıkarılması konusundaki her yıl yinelenen tutumudur. Nitekim, 2002 yılından beri Avrupa Birliği ilerleme raporlarında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin denetim dışılığı ve şeffaf olmaması konusu her zaman söz konusu edilip bugüne kadar taşınmıştır.

Yasanın Silahlı Kuvvetler bütçesi ve harcamaları üzerindeki denetiminin güçlendirilmesiyle ilgili olarak hiçbir ilerleme kaydedilmemiştir. Askerî harcamaların denetimi konusunda harcama sonrası dış denetim, Anayasa’ya göre Sayıştay tarafından yapılabilmektedir. Ancak bu denetim, muhasebe kayıtlarına dayanmaktadır ve masabaşı incelemeleri şeklinde yürütülmektedir. Denetçilerin yerinde inceleme yapmasına bugüne kadar izin verilmemektedir.

Değerli arkadaşlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin harcamaları konusunda bu yıl ilki Bilgi Üniversitesine, diğer ise TESEV’e ait hazırlanan çok önemli iki rapor bulunmaktadır. Her iki raporda da dikkat çekilen en önemli husus, Türk Silahlı Kuvvetlerinin harcamalarının şeffaf olmaması ve denetime tabi tutulmamasıdır. Eleştirilen en önemli noktalardan biri de ordudaki vergi muafiyetidir. OYAK’a bağlı şirketler vergilerini ödemekteyken OYAK’ın kendisi her türlü vergiden, gelir, kurumlar, veraset ve intikal vergileri, damga vergisi gibi birtakım vergilerden muaf tutulmaktadır.

Askerî harcamaların önemli bir ayağı da bütçe dışı harcamalardan oluşmaktadır. Ancak bunda da gizlilik esası alındığından gerekli biçimde bu konu da incelenmemektedir. Bilgi Üniversitesi Kamu Harcamaları İzleme Platformu’nun hazırladığı rapora göre, Türkiye, hâlâ yüksek askerî harcama yapan ülkeler kategorisinde ilk sıralarda yer almaktadır.

Yine TESEV’in raporlarına göre, bütün kamu kurumlarının harcamaları Sayıştay denetiminden geçerken Türk Silahlı Kuvvetleri yıllardır bu denetimden muaf tutulmuştur. Önce 12 Martta, ardından 12 Eylül ve sonrasında yapılan değişikliklerle askerî malların ve harcamaların denetlenmesi de bu yolla engellenmiştir.

Yine Bilgi Üniversitesinin raporunda, Türk Silahlı Kuvvetleri Vakfına ait tam on altı şirketin hiçbir şekilde, bugüne değin denetlenmediği bildirilmektedir. Her şeyden önce şunu net ve açık olarak belirtmek isterim: Hem Türk Silahlı Kuvvetlerinin hem de bu kurumun vakıflarının ve bağlı bütçe ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı gibi kuruluşlarının fonlarıyla beraber, kamu denetimi yapan tek kuruluşumuz olan Sayıştay denetiminin dışında bırakılması, bu ülkenin vesayetçi demokrasiden kurtulmayacağının en belirgin özelliklerinden birisidir.

Yine, Sayıştay denetimi dışında bırakılan örtülü ödeneklerle ilgili harcamaların da nasıl yapıldığı ve bu harcamalarla ilgili kamuoyuna ve ilgili basın yayın kurumlarına yansıyan bilgileri de hafızalarımızda değerlendirdiğimizde…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** M. Nuri Yaman (Muş). “Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 2 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2010-12-02-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
