# Grup önerisi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** M. Nuri Yaman (Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim
- **Tarih:** 9 Aralık 2010
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2010-12-09-grup-onerisi

> M. Nuri Yaman, 9 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ); konuşma 939 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

M. NURİ YAMAN (Muş) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisinin vermiş olduğu Meclis araştırması önergesinin her ne kadar aleyhinde Barış ve Demokrasi Partisi adına söz almış isem de, bu önergenin öngördüğü konularda gerekli olduğuna ve bu araştırma önergesinin gereğinin yapılmasıyla ilgili konuşma yapacağımı belirterek, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu önerge kapsamında olan ve taşeron şirketlerin aracılığıyla hizmet alımı yoluyla çalıştırılan özel güvenlik görevlileriyle ilgili görüşlerimi ve bu grubun yaşadığı birtakım sorunları sizlerle paylaşmak istiyorum. Çünkü bu konuda da yine AKP’nin bir alicengiz oyunuyla karşı karşıya bulunduğumuzu da belirtmek isterim.

Bilindiği üzere, özel güvenlik görevlileriyle ilgili kanun teklifi İçişleri Komisyonunda oluşturulan alt komisyon tarafından görüşülmüş ve rapora bağlanmıştı, ancak hâlâ Komisyonda görüşülmesine bugüne kadar başlanılmadı. Bu Komisyonun üyesi olmam münasebetiyle konuyla ilgili sürekli olarak memleketim Muş’tan ve Türkiye'nin her tarafından bu özel güvenlik görevlileri ile ilgili telefonlarla aranmaktayım. Kamuoyunda teklifin aralık ayında yasalaşacağına dair bir beklenti oluşmuş olmasına rağmen, bugün itibarıyla Komisyon konuyla ilgili hâlâ herhangi bir toplantı yapmamıştır. Kamuoyunda oluşan bu beklentinin nedeni araştırıldığında da Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Veysi Kaynak’ın 1/10/2010 tarihinde Meclis Başkanlığına vermiş olduğu torba kanunda özel güvenlik görevlileriyle ilgili olarak da bazı düzenlemelere gidildiğini anlamış bulunmaktayız.

Takdir edersiniz ki söz konusu teklif torba kanun niteliğinde olduğunda asıl komisyon Plan ve Bütçe Komisyonu olmaktadır. İçişleri Komisyonu tali komisyondur ve maalesef teklif ve tasarılar çoğunlukla tali komisyonlarda ele alınmamakta ve görüşülmemektedir. Muhtemelen bu teklif de İçişleri Komisyonunda görüşülmeyecektir. Oysa asıl görüşülmesi gereken komisyon İçişleri Komisyonudur. Her zamanki gibi AKP’nin yangından mal kaçırır gibi gündemi işgal eden sorunları asıl tartışılması gereken komisyondan ve muhalefetten kaçırması durumuyla karşı karşıyayız. Oysa İçişleri Alt Komisyonu, Komisyonda görüşülmek üzere bir rapor bile hazırlamıştı.

Özel güvenlik sektörünün ve çalışanlarının birçok önemli sorunları vardır. Bu sorunların en temel nedenlerinden biri ilgili kanunun çok yeni olması ve sektörde lokomotif fonksiyonunu icra edecek kurumların henüz daha tam anlamıyla yerine getirilmemesinden dolayı sıkıntılar yaşanmaktadır.

Ayrıca sektörde çalışanların sorunlarının çözümüne yönelik bazı önemli talepleri de bulunmaktadır. Bu taleplerden en önemlisi, bu birimde çalışan özel güvenlik birimlerinin maaşlarının asgari ücretin en az 2 katına çıkarılması istekleridir. Üyesi bulunduğum Komisyonda bekleyen tekliften özel güvenlikçilerin ilk beklentisi özlük haklarıyla ilgili bu düzenlemedir. İşte, İçişleri Komisyonunda asıl tartışılması ve mutlaka çözüme kavuşturulması gereken birinci mesele bu özlük sorunudur. Oysa, torba kanunla yapılmak istenen düzenlemede bu konuya hiç değinilmemekte, hiçbir iyileştirmeye de gidilmemektedir. Var olan bu sorunu en iyi bilen kişiler o sorunu yaşayan kişilerdir ancak görünen o ki özel güvenlik görevlilerinin ne görüşüne başvurulmuştur ne de yaptıkları açıklamalar dikkate alınmıştır. İktidar, bu şekilde mi muktedir olacağını düşünmektedir?

İzin verirseniz maaş sorunun yanında Hükûmetin kulağını tıkadığı özel güvenlik görevlilerinin yaşamış olduğu diğer sorunları ben de sizlerle paylaşmak istiyorum: İlgili kanunun “Tazminat” başlığı altında düzenlenen 15’inci maddesindeki düzenlemenin özel güvenlik görevlileri aleyhine var olan eşitsizliği giderecek şekilde değiştirilmesi şarttır. Bu maddeyle “Görevlerini yerine getirirken yaralanan, sakatlanan özel güvenlik görevlilerine veya hayatını kaybeden özel güvenlik görevlilerinin kanuni mirasçılarına iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen miktar ve esaslar çerçevesinde bağlı olduğu sosyal güvenlik kuruluşunca tazminat ödeneceğine.” Hükmedilmiştir. Dolayısıyla, kamuda çalışan 657’ye tabi güvenlik görevlileri 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinde belirtilen tazminat miktarlarından istifade edebilmektedir. Oysa, özel güvenlik görevlileri SSK’ya tabi olduklarından iş kazasına dair düzenlemeler gündeme gelmektedir fakat bu durum Anayasa’nın eşitlik ilkesine de aykırı düşmektedir.

Kamu kuruluşlarının çalışma hayatını düzenleyen İş Yasası hükümlerini görmezden gelmeyi ısrarla devam ettirmek istenmesini de anlamak mümkün değildir.

Diğer önemli bir sorunları da yıllık ücretli izin hakkı sorunlarıdır. Özel güvenlik görevlilerine yasayla tanınmış bu hak ne yazık ki hem özel hem de kamu kurumlarında göz ardı edilmekte, çalışanlar zor durumda bırakılmaktadır. Yasa dışılığın önüne geçilmesi açısından yıllık izin ücretinin bir yılda on dört gün şeklinde teklif fiyat bileşenleri arasında yer alması sağlanmalıdır.

Bunların yanında, özel güvenlik mali sorumluluk sigorta sisteminin daha işlevsel hâle getirilmesinin de bu kapsamda düşünülmesi gerekir. Bunun için de 28 Şubat 2005 tarih ve 25738 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan Özel Güvenlik Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yeniden düzenlenmeli, sigorta kapsamı genişletilerek özel güvenlik personelinin de yararlanmasına imkân tanınmalıdır.

Diğer sorunlarını da sıralamam gerekirse: Özel güvenlik şirketleri şartnamede verilmesi gereken malzemeleri hem eksik vermekte hem de gerçekte de vermemektedir. Örneğin, şartnamede “iki gömlek, iki pantolon” yazmasına rağmen, ancak bunların birer adediyle yetinilmektedir. Tek tip kıyafet sistemine geçilmesi ve emniyet mensupları gibi dışarıya resmî olarak çıkabilme hakkının verilmesi bunlar için de sağlanmalıdır. Yine, alışveriş merkezlerinde valilikten “10 kişi çalıştırılacak.” diye onay alınıp 5 kişi çalıştırılmaktadır. Bu yüzden sekiz saat çalışması gereken özel güvenlik görevlisi on iki-on üç saat gibi bir çalışmayla karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle fabrikalarda, belgesi olmayan kişilere güvenlik kıyafeti giydirilip özel güvenlikmiş gibi buralarda çalıştırılması uygulamasına son verilmelidir. Özel güvenlik görevlisinin evrak getir götür işine bakması yasak olduğu hâlde birçok kişi -işten çıkarılma korkusu ile- bu işleri de bu özel güvenlik birimlerine yaptıragelmektedirler. Yüzde 50 işitme sorunu olan bir polis memuru işine devam edebilmekte iken ve yıpranma payı alırken, özel güvenlik görevlisinin yüzde 10 işitme kaybı olsa bile işine hemen son verilmesi uygulaması derhâl durdurulmalıdır. Yine, özel güvenlik görevlileri, yapılan sınavla verilen özel güvenlik kimlik kartlarının ücretsiz olmasını ve verilen bir hakkın geri alınmamasını haklı olarak talep etmektedirler.

Ayrıca, ihale yenilenip girdi çıktı yapılmasını, tazminat haklarının yanmasını, ihale zamanı “Ahmet çıksın, Mehmet girsin.” korkusunu yaşamak istemediklerini ve bu uygulamaya son verilmesini istiyorlar.

Özel güvenlik görevlilerinin, bazılarını buradan ifade etmeye zaman bulmadığım çığ gibi çok büyük sorunları bulunmaktadır. İktidar, torba kanunlarla bu konuyu da bir çırpıda halledecek ve herkesi “Özel Güvenlik Yasası’nda kamuoyunun beklediği değişiklikleri yaptık.” diyerek kandırma yolunu seçmektedir. Oysa, her zamanki gibi Hükûmet bunun da içini bu şekilde boşaltarak, kamuda ve diğer kesimlerde çalışan ihale yoluyla gelen bu kişilerin sorunlarını bir araştırma önergesiyle oluşturulacak komisyonla ele alıp en kısa sürede çözmesinin…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** M. Nuri Yaman (Muş). “Grup önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2010-12-09-grup-onerisi (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
