# Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** M. Nuri Yaman (Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim
- **Tarih:** 10 Şubat 2011
- **Gündem:** BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2011-02-10-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen

> M. Nuri Yaman, 10 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 821 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BDP GRUBU ADINA M. NURİ YAMAN (Muş) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bazılarının “tuğla”, bazılarının “çorba”, bazılarının da gerçekten “torba” dedikleri, “çuval” dedikleri bu kanunun artık görüşmelerinin sonuna geldik. Şimdi yedinci bölümdeyiz.

Yedinci bölümle ilgili, başlıklarına baktığımız zaman, yaklaşık on iki farklı yasada yirmi sekiz madde ile bir sürü değişikliklere gidiliyor. Fakat bu değişikliklere de yine göz attığımızda, can alıcı çok önemli iki maddeyle ilgili Barış ve Demokrasi Partisinin görüşlerini sizinle paylaşmak istiyorum.

Bu maddelerden birisi, 170’inci maddeyle getirilen düzenlemedir. Bu düzenleme ile mahallî idarelerin ihtiyaç fazlası işçileriyle ilgili bir düzenlemeye gidilmekte ve ikinci düzenleme de yine önemli bir düzenleme, 177’nci maddeyle Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklikle bir nevi af sistemine gidilmektedir.

Şimdi, mahallî idarelerin ihtiyaç fazlası işçilerine ilişkin hükümleri değerlendirdiğimizde, gerçekten, bu konuda, bir hukuk devletinde olmaması gereken, bir hukuk devletinde uygulanmaması gereken birtakım uygulamaları ve hukuk dışına çıkmayla ilgili kazanılmış hakların nasıl ortadan kaldırıldığını sizlerle birlikte göreceğiz.

Bir defa, biliyorsunuz, ülkemizde iki bin dokuz yüz elli üç adet belediye var ve bu belediyelerden büyükşehir belediyelerini, il belediyelerini çıkarırsanız büyük bir oranda da belde belediyeleri ve nüfusu genelde 50 binin altında olan belediyeler çoğunlukta. Bu belediyelerle ilgili olarak kendi öz kaynaklarını yaratmanın yerinde ve belediyeleri bulundukları beldenin imarı, bulundukları beldenin insanca yaşanacak bir ortama kavuşturulması ile ilgili, onlara devletin sağladığı imkânları daha rasyonel bir şekilde dizayn edilmesi hâlinde bu işlemlerin nasıl yapılacağıyla ilgili düşüncelerimi sizinle paylaşmak istiyorum.

Bilindiği gibi belediyelerin bu öz kaynaklarının yerine getirilmesiyle ilgili evvela kendi belde hudutları içindeki birtakım gelir kaynaklarının muhakkak belediye vergi ve harçlarıyla ilgili düzenlemelerin arttırılması gerekir.

Yine genel bütçe vergi gelirlerinden alınan paylardaki artışın da bazı belediyelerde şimdiki uygulamadaki aslan payını alan büyükşehir belediyelerinin imkânlarının geri kalmışlık ve bölgesel dengesizliği giderecek şekilde, daha ziyade nüfusu 50 binin altında olan belediyelerle beldelere aktarılması.

Yine vergi dışı gelirleri olmayan ve borçlanma imkânı bulunmayan bu beldelere de yeni İller Bankasının İlbank adıyla yeni oluşan düzenlemeyle bunlara hem bankanın kârlarından hem de yeni düzenlemelerden imkânlar sağlanması gerekir.

Bakın bu ihtiyaç fazlası işçilerin bu bölümlerden, bu yerel yönetimlerden başka kamunun diğer bölümlerine aktarılmalarıyla ilgili dayatmaya dayalı düzenlemeyi nasıl yapıyorsunuz? Bu yasa hemen çıktıktan sonra kırk beş gün içinde ihtiyaç fazlası işçilerin tespitiyle ilgili kamunun ildeki temsilcisi olan vali veya yardımcısının başkanlığında 9 kişiden oluşan bir komisyon oluşturuyorsunuz. Tabii bu komisyon bu ihtiyaç fazlasını hangi kriterlere göre düzenleyecek? Hangi kriterlere göre diyecek ki şu belediyedeki kadrolu işçi sayısı fazla? Hangi kriterlere göre de diyecek ki falan il özel idaresindeki işçileri kadro fazlası olarak değerlendirecek? Bir defa, bunlar işçilerin rızası dışında yapılacak olan işlemler olduğu için, bunların kazanılmış birtakım sözleşmelere dayalı haklarını gasbediyor ve ortadan kaldırıyorsunuz.

Yine, idarenin tek taraflı yaptığı bu düzenlemeyle, bunların daha önceki sözleşmelerine ve sözleşme şartlarına dayalı olan ve bu kazanılmış haklarını, bir hukuk devletinde göz ardı ederek tamamıyla ayaklar altına alıyorsunuz. Belli ölçü ve kriterler de koymadığınız için, bu komisyon, 9 kişilik komisyon kendi yaklaşımları içinde böyle bir düzenlemeye gidecek.

Yine belediyelerdeki bu işçileri, bulundukları yerden Türkiye’nin herhangi bir yerine bu kırk beş günlük süre içinde atadığınız zaman, bu insanların aile birliği, eşlerinin çalışma durumu, çocuklarının okutulması ve şu anda, yıllardır o belediyenin hudutları içinde, o beldede veya o ilde, o ilçede çalışan o kişilerin aile birliğinin, anayasal olarak korunan o birliğin çok kısa bir sürede, bir bomba atılmış gibi nasıl paramparça olacağını, bilmiyorum, hiç gözlerinizin önüne getiriyor musunuz. Bakın, çok daha radikal ve çok daha güzel birtakım yöntemlerle bu işçilerin kendi bulundukları yerlerde çalıştırılması mümkün.

Biliyorsunuz, belediyelerin bu eskiye dayalı kamuya olan borçları 2005 yılında bir yapılandırmaya gidildi. Bu yapılandırmayla bir sürü belediye şu anda, kesintilerden dolayı, hele bu aylarda kesintilerden dolayı -bilhassa belde belediyeleri- kendi çalışanlarının maaşını dahi ödeyemeyecek konuma geldi. Ancak, bunun yanında yıllardır devlet hazinesi garantisiyle, devletin zamanı gelmiş borçlanmalarını ödemesini sağlayan bir Ankara Büyükşehir Belediyesinin, 6,5 milyar dolarlık bütün yerel yönetim alacakları içinde yüzde 65’ini karşılayan 4,5 milyar dolarlık borcunu devlet olarak üstlendiniz. İşte, size diyorum ki: Böyle bir üstlenmeyi yapan bu devlet herhâlde kendi belediyelileriyle ilgili de çok rahat yeni bir düzenlemeyle bu borçları da düzenlerse bu belediyelerde çalışan bu işçiler bir bakıma mağdur edilmeyecek.

Yine sözlerimin başında belirttiğim gibi, 177’nci maddeyle değiştirilen geçici 58’inci maddeyle de bir YÖK affı getiriyorsunuz ama ne var ki bu YÖK affıyla getirdiğiniz öğrenci affında bir eklemeyle “Terör suçluları hariç” diyerek bir noktada tam anlamıyla bir ayrımcılığa, bir hukuk dışılığına çıkıyorsunuz. Size sormak istiyorum: 1980’lerde o gözaltına alınan her türlü düşüncedeki insanlar terör suçlusu olarak yargılanmadılar mı? Onların büyük bir kısmı bugün bu Parlamentoda, o işkencelerden geçerek bu haklarını tekrar alıp buralara gelmediler mi? Ve sözüm ona, Sayın Başbakan iki yıldır tutturduğu bir demokratik açılım, Kürt sorununun çözümüyle ilgili, dağın yolunu keseceğini söylüyor. Şimdi, siz, Trabzon Teknik Üniversitesinde, Sakarya’da, Muğla Üniversitesinde okuyan Kürt öğrencilerle ilgili oralardaki emniyet birimlerince düzenlenen tutanaklara dayalı olarak bu okullardan ilişkisi kesilen bu insanları, bu kapsamda terör suçlusu olarak değerlendirir ve bunların eğitiminin önünü açmazsanız, bu dağın yolunu nasıl keseceksiniz? Sizce bu sorunun çözümü böyle bir ayrımcılıkla mümkün mü diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** M. Nuri Yaman (Muş). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 10 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2011-02-10-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
