# Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** M. Nuri Yaman (Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim
- **Tarih:** 11 Şubat 2011
- **Gündem:** BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2011-02-11-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen

> M. Nuri Yaman, 11 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 896 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BDP GRUBU ADINA M. NURİ YAMAN (Muş) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 606 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın sekizinci bölümü üzerinde Barış ve Demokrasi Partisi adına söz aldım. Yüce Meclisi bu nedenle saygıyla selamlıyorum.

Bu sekizinci bölümde yaklaşık olarak yirmi kanunda çeşitli değişiklikler öngörülmektedir. Tabii, bu değişikliklerin içinde en önemli bulduklarımızı sırasıyla sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunlar, Sağlık Bakanlığının ilgili birimlerindeki çalışanlara ilişkin verilecek olan döner sermaye ve bunun yanında Bakanlığın diğer birimlerinde, örneğin, aile hekimliğinde çalışanlara yapılan haksızlıklar ve bu önemli kurumun içinde bulunduğu duruma değineceğim.

Yine, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda KİT’lerde hep karşılaştığımız bir sürü kayırma ve yolsuzlukların devamını sağlamaya yönelik konulara değineceğim ve eğer zamanım yeterse de bu ülke için bu birimde, özel güvenlik kurumlarında çalışan özel güvenlik birimlerinin neden bu beklentilerini bu torba yasada dile getirmediğinizi ve içinde bulundukları kısaca, sorunlarına değineceğim.

Değerli milletvekilleri, bu torba yasasının bu bölümüyle ilgili yapılan önemli değişikliklerden biri de Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumları ile rehabilitasyon verilecek döner sermaye hakkındaki kanunda değişiklik yapılmış ancak bu değişiklikle yeni bu yılın sonu itibarıyla seksen bir ilde faaliyet gösteren aile hekimliğiyle ilgili önemli olumsuzlukları ve bu aile hekimliğinin içinde bulunduğu önemli sorunları da sizlerle paylaşacağım.

Bilindiği gibi, aile hekimliği uygulaması ilk kez 2005 yılında pilot uygulama olarak Düzce ilimizde başlamış ve 2000 yıl sonu itibarıyla da şu anda Türkiye’de seksen bir ilimizde aile hekimliği uygulanıyor. Bu aile hekimliğinden beklenen amaç ve karşılaşılan sıkıntılara göz attığımızda, amacı hastanelerdeki yığılmayı önlemek, herkese daha hızlı sağlıklı hizmet vermek olan aile hekimliği, ne yazık ki bu düzenlemeyle bugün bir hekime 3.500 kişi düşürecek şekilde geniş bir alanda sorumluluk toplum sağlığı merkezlerini yine işlevsiz hâle getirmiş ve haftalık çalışma saatlerini de kırk saatin üzerine sağlayacak şekilde o çalışan hekimleri bunalıma sokacak duruma sokmuştur. Şu anda aile hekimliği pozisyonunda olan ülkemizde 20.183 hekim, aile sağlığı merkezi olarak 6.380 aile sağlık merkezi ve toplum sağlık merkezi de 986 olarak görülmektedir.

Bu aile hekimi uzman açığı nedeniyle, alelacele bu uygulamayı hayata geçirmek için pratisyen hekimlere, dikkatinizi çekerim, bir haftalık bir eğitimle bir anda aile hekimi müessesi oluşturulmuştur. Yine, aynı süratle hizmet puanına ve görev ve aile hekimi uzmanlarına öncelik tanınarak il içinde bütün hekimlerin yerleri değiştirilmiş ve bununla hekimleri, deyim yerindeyse, bulundukları yerlerde alabora durumuna getirmişlerdir.

Yine, bu aile hekimliği sistemi içinde memuriyetten ayrılıp sözleşme yaparak bu durumu zorunlu olarak kabul etme dayatmasıyla bu hekimlerimiz karşı karşıya kalmışlardır. Bunlara yardımcılık hizmeti yapan aile sağlığı elemanları yani hemşireler, doktorlarla anlaşma yaparak sisteme dâhil olmuş ve bu da iş gücü sahibi hemşirelerin kendini bir hekime beğendirmek için bir sürü çaba sarf etmesi gibi gereksiz bir yola sürüklemiştir. Hekimler aile hekimi olduktan sonra bütün giderler üzerlerine devredilmiş ve bulundukları yerlerdeki birimlerin elektrik, su, telefon, İnternet, doğal gaz, bina kirası, tıbbi atık gideri, hizmetli program bedelleri, bunun içindeki eşyaların kirası, kırtasiye masrafları, gazlı bez, enjektör gibi tıbbi malzeme masrafları da bunların üzerine alınarak, kendilerine verilen 1.350 TL’lik bu fazla -sözüm ona- maaş bir bakıma bunlarla, bu işlemlerle geri alınmıştır. Bu merkezlere, bu giderlerin hekimlere verilmesi adil bir uygulama olarak değerlendirilmemektedir.

Yine, Ankara’daki bir, 300 civarındaki aile sağlığı merkezinin ancak 200 civarı -o da çoğunlukla (D) sınıfı olabilmiş- hastaların kayıtlı olmadıkları aile hekimlerine gitmelerinde, bunların hizmetleri verilmeyerek geri gönderilmelerine neden olmuştur.

Sağlık çalışanlarının izin veya hastalık raporu kullanması hâlinde, verilen bu 1.350 liralık maaşlarının kesilmesi de sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

Aşı, gebe ve çocuk takiplerinin tek bir doktor ve tek bir hemşireyle yürütülmüş olması da aile hekimliği bakımından uygulamanın ayrıca bir fiyaskosu olarak değerlendiriliyor.

Değerli milletvekilleri, tabii, bu aile hekimliği sorunları dışında, yine bu yasal düzenleme içinde, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda yapılan bir değişiklikle, bilhassa bu değişikliklerin ne kadar yersiz olduğunu bütün değerli milletvekilleri, Avrupa Birliği ilerleme raporlarının incelenmesinde sürekli eleştiri konusu olduğunu göreceklerdir. Bu son değişiklikle, özellikle kamu bankaları, Ziraat Bankası ve bunların bütün ortakları Kamu İhalesi Kurumu dışına çıkarılmıştır.

Yine, fakir ailelere dağıtılacak kömür ihalelerinin Türkiye Kömür İşletmelerince temin edilmesi de bu Kamu İhale Kanunu’nun dışına çıkarılan önemli bir konudur. KİT Komisyonunda çalışan arkadaşlarımız bilirler, dört yıla yakındır incelediğimiz TKİ’nin ve Türkiye Taşkömürü Kurumu ihalelerinin nasıl istismar edilerek, nasıl o ihale limitlerinin dışına çıkarılarak işlemlerin yürütüldüğü apaçık müfettiş raporlarına bağlanmasına rağmen, hâlen masumane bir gerekçeye dayanarak, fakir ailelere sanki bu yardımın yapılmasında daha iyi bir yöntem olarak düşünülen Kamu İhale Kanunu dışında bilhassa redevansla çalışan özel teşebbüse bana göre burada çok büyük bir ayrıcalık ve hukuksuzluk tanınmaktadır ve bunlarla ilgili hukuksuzlukların da, değindiğim gibi, KİT Komisyonunda soruşturma raporlarında bulunduğu herkesçe bilinen bir gerçektir.

Yine aylardır sürekli bizi arayan ve bugün Türkiye’de iç güvenlik birimlerine yardımcı olan özel güvenlik görevlilerinin sorunlarının da bugüne kadar hâlen İçişleri Komisyonunda bulunan bir çalışmada sonuçlanmamasından dolayı üzüntülerimi belirtmek istiyorum. Bizi arayan özel güvenlik birimleri sürekli olarak “Bu torba yasasında acaba bizimle ilgili bir yasal düzenleme var mıdır?” diye soruyorlar. Ben de büyük bir umutla bu özel güvenlik görevlilerinin bilhassa kıdem aylığı ve maaş sorunlarıyla ilgili çok acil durumlarının torba yasası kapsamı içinde bir madde ile yapılacak olan Özel Güvenlik Kanunu’ndaki değişiklikle bir iyileştirmeye gidileceği umudunu taşıdım ama ne yazık ki özel güvenlik birimlerine, o 160-170 bin kişiye buradan sesleniyorum: Sizin beklentileriniz iktidarın bu konuyu getirmemesinden dolayı maalesef bir dahaki bahara kaldı.

Bakın, bu arkadaşların çok önemli sorunları var. Bunların SSK primlerini -üç yüz altmış beş gün- ilgili sözleşmeli firmalar ödemiyor.

Yine, bu kişiler sekiz saatten fazla çalışıyorlar ve yıllık izinleri de on dört gündür.

Bu nedenle bununla ilgili bir önerge vereceğiz, bu önergenin iktidar tarafından kabul edilmesini diliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** M. Nuri Yaman (Muş). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 11 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/m-nuri-yaman-23-2011-02-11-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
