# Sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarısı ve sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler hk. (s.s.1102)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mahfuz Güler (AK Parti, Bingöl)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim
- **Tarih:** 13 Nisan 2006
- **Gündem:** SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNU TASARISI VE SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER HK. (S.S.1102)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mahfuz-guler-22-2006-04-13-sosyal-guvenlik-kurumu-kanunu-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sos

> Mahfuz Güler (AK Parti), 13 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNU TASARISI VE SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER HK. (S.S.1102)); konuşma 1.086 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sosyal Güvenlik Kurumu Yasa Tasarısının İkinci Bölümü üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, 3 Kasım seçimlerinden sonra iktidara gelen Partimiz, sosyal güvenlik alanında, hiçbir hükümete nasip olmayan hizmetler vermiştir. Bildiğiniz gibi, ülkemizin en büyük sosyal güvenlik kuruluşları olan SSK, Bağ-Kur ve İŞKUR, teşkilat yasaları olmadan idare edilmeye çalışılmaktaydı. Bu kuruluşlar, âdeta kanunsuz bir şekilde, hiçbir yasal dayanağı olmadan ayakta durmaya çalışmışlar ve gerçekten de, bu dönemde çok kan kaybetmişlerdir. Biz, hükümet olur olmaz, ilk etapta, SSK, Bağ-Kur ve İŞKUR'u yasal bir statüye kavuşturduk ve sosyal güvenlik kuruluşlarımızın üçünün de teşkilat yasalarını çıkararak bu kanunsuz durumdan kurtardık ve yasal bir statüyü kazandırmış olduk.

Bundan birkaç gün önce çıkarılan yeni bir yasayla da SSK ve Bağ Kurlu sigortalıların yıllardan beri birikmiş borçları için ödemelerde kolaylık sağlanmış ve prim alacakları yeniden yapılandırılmıştır. Şimdi, süreç devam etmektedir, tüm SSK ve Bağ-Kura borcu olan mükellefler bu yeniden yapılandırmadan yararlanmaktadırlar.

Bugün görüştüğümüz tasarı, sosyal güvenlik reformu çerçevesinde ele alınan ve bizim üçlü sacayağı dediğimiz Sosyal Güvenlik Kurumu Yasa Tasarısıdır. Bu tasarı, ülkemizin, bugüne kadar yaptığı, özellikle sosyal güvenlik alanında yaptığı en büyük reformlardan biridir. Bugüne kadar hiçbir cumhuriyet hükümetine nasip olmamış bir düzenlemedir ve gerçek anlamda bir reformdur.

Öteden beri, biz sosyal güvenlikle ilgilenenler. "Avrupa Birliği standartlarında veya uluslararası norm ve standartlarda bir birlik sağlamak" tabirini kullanırız. Evet, özetle, bu tasarı -işte, tek bir cümleyle ifade edilebilirse- bu norm ve standart birliğini sağlamaktadır. Cumhuriyet tarihimizin en büyük reform paketini içeren bu tasarıyla, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kaldırılıyor, yerine tek bir çatı oluşturularak Sosyal Güvenlik Kurumu doğuyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu, 8.12.2005 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilmiş ve 2.3.2006 tarihinde komisyon çalışmaları bitirilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelmiştir. Tasarı, hemen hemen her oturumda, her safhada tartışılmış, Ekonomik ve Sosyal Konseyde tek gündem maddesi olarak enine boyuna tartışılmıştır. Sendikalarımızın, işverenlerimizin önerileri bütün detaylarıyla incelenmiş, hiçbir öneri, eleştiri ve uyarı gözardı edilmeden hazırladığımız sosyal güvenlik reform paketine yansımıştır.

Değerli arkadaşlar, mevcut sistem, ülkemizin ekonomisini tehdit edecek derecede, her yıl katlanarak finansman açığını oluşturan bir sistemdir. Üç sosyal güvenlik kurumu, SKK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı, nüfusumuzun yüzde 90'ına sosyal sigorta ve sağlık hizmeti sunmakta, kapsadığı sigortalıları sosyal risklere karşı korumaktadır. Bu üç kuruma 2005 yılı için bütçeden ayrılan pay, demin Sayın Bakanımızın da söylediği gibi, 23,3 milyar YTL'dir. Kişi başına ortalama 328 YTL düşmektedir. Yani, bir başka deyimle, devlet, bir yılda, her bir vatandaşına, 328 YTL'yle bir kişinin sosyal güvenlik hakkını, sağlık yardımıyla birlikte sağlamaktadır.

Kuşkusuz, bu sistemin tek sorunu finansman açığı değildir. Mevcut sosyal güvenlik sistemi, tüm vatandaşlarımızı kucaklayamayan, onlara eşit ve adil davranamayan, hatta, ayırımcılık yapan bir yapı arz etmektedir. Bilindiği gibi, sistemin en büyük özelliği, bürokrasiye göre düzenlenmiş olmasıdır. Şimdi, bu sistemi radikal bir değişime uğratıyoruz. Önceliğimiz, yalnız memur ya da işçi değil, bütün vatandaşlarımızdır. Bu ayırımı kaldırıyoruz.

Sosyal güvenlik reformu yapmak, gerçekten de, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de zordur. Biz, bunun bilincindeyiz ve reform yapabilmek için elinizi taşın altına koymazsanız, risk alamazsanız, bu reformu yapmak mümkün değildir. Risk alabilmek, gerçekten de, yürek ve cesaret ister.

Popülizmden uzak, ülkemiz gerçeklerine uygun bir reform paketi hazırlandı; çünkü, devlet ile toplum arasındaki yaralı alanları kapatmak zorundaydık. Bunu başarmaya mecburuz. Memuru, işçisi, Bağ-Kurlusu, esnafı ve çiftçisiyle toplumun bütün katmanlarına adil ve seviyeli hizmet vermek azmindeyiz. Yıllardır vatandaşlarımız arasında ayırımcılık yapan bu sistemin, artık, yürümediğini hep beraber gördük.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu reform paketinin dört ana ayağı vardır ve bu ayaklar birbirlerini tamamlamaktadırlar. Birincisi, tüm çalışanları kapsayan sosyal sigorta sistemi; ikincisi, genel sağlık sigortası; üçüncüsü, primsiz ödemelerin tek elde toplanması; dördüncüsü ise, bütün bu fonksiyonları yerine getirecek ve kurumları birleştirecek tek bir sosyal güvenlik kurumunun kurulmasıdır.

Otuz yıldan beri tartışılan bu paket, sendikalarımız, işveren örgütlerimiz, hatta, bütün sivil toplum kurumlarımız bu temel sorun üzerinde kafa yordu, öneriler getirdi, eleştirdi. Hemen hemen bütün siyasî partiler iktidarları boyunca sosyal güvenlik reformunu gerçekleştirmeyi planladıkları halde, hiçbiri bunu gerçekleştiremedi. Şimdi, bunu, biz gerçekleştiriyoruz.

Bu yasayla birlikte, bundan böyle, vatandaşlarımız, eşit haklara sahip bir ülkenin vatandaşı olduklarını hissedecekler. Yıllarca ihmal edilen ve herkes tarafından "düzeltilsin" denilmesine rağmen bir türlü yapılamayan sosyal güvenlik reformu, ülkemiz gerçekleri göz önüne alınarak gerçekleştirilmiştir. Bu reformun, artık, daha fazla geciktirilmeden, mutlaka, gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Sosyal güvenlik sistemimiz, her yıl, maalesef, katlanarak açık vermektedir. Zira, bugün, üç sosyal güvenlik kurumumuzun finansal açıkları, gayri safî millî hâsılanın yüzde 4,5'i seviyesine ulaşmış durumdadır.

Ülkemizin, dünya üzerindeki en büyük zenginliği olan genç nüfus yapımız, giderek, bu süreç içerisinde yaşlanma eğilimine girmiştir. Popülist davranarak bu reformun geciktirilmesi halinde, ülkemiz ekonomisi, devlet-toplum ilişkileri büyük yaralar alacaktır.

Bu tasarıyla, sosyal tarafların etkin bir şekilde katıldığı bir genel kurul yapısı oluşturulmuştur. Genel Kurul, 19 üyesi kamudan, 25 üyesi ise sosyal taraflardan olmak üzere, toplam 44 üyeden meydana gelmektedir. Tasarıda, Genel Kurul kararlarının öncelikle dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, Genel Kurulun üç yılda bir toplanacak olması nedeniyle, sosyal taraflarla yürütülecek sosyal diyaloğu sürekli kılmak için, ayrıca Sosyal Güvenlik Yüksek Danışma Kurulu oluşturulmuştur. Tasarıda, her üç sosyal güvenlik kurumunda var olan yönetim kurulu yapısı korunarak, ilk defa kamu ve sosyal taraf üye sayısı eşit olarak belirlenmiştir. Bilindiği gibi, halen bu sayılar; SSK'da 5 kamu görevlisi, 3 sosyal taraf, Bağ-Kurda 4 kamudan, 2 sosyal taraflardan, Emekli Sandığında ise 6 üyenin tamamı kamu temsilcisi olarak uygulanmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Güler.

MAHFUZ GÜLER (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

Yönetim kurulunda sosyal tarafların azamî temsilini sağlamak amacıyla mevcut yapıdaki temsilden herhangi bir kısıtlamaya gidilmemiş, işçi, işveren, kamu çalışanları, bağımsız çalışanlar ve emeklilerin yönetim kurulunda temsil edilmesi sağlanmıştır.

Sosyal güvenlik reformuyla, sosyal güvenlik kurumlarının denetim birimleri de birleştirilerek, denetim birimleri arasındaki yetki karmaşasına son verilmiştir. Koordinasyon eksikliğinin giderilmesi ve denetim maliyetinin düşürülmesi bununla amaçlanmaktadır. Bu birleşme, yapılmakta olan sosyal güvenlik reformunun ruhuna da uygun düşmüştür. Zira, sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında toplandığı reformda, denetim birimlerinin birleştirilerek tek birim olarak örgütlenmesi çok önemli ve yerinde bir düzenlemedir. Tüm zorlu şartlara rağmen denetim birimlerinin birleştirilmesini gerçekleştiren Sayın Bakana ve ilgili komisyon başkan ve üyelerine, Sosyal Sigortalar Kurumunu yakından tanıyan biri olarak, huzurlarınızda teşekkürlerimi sunuyorum.

Denetim biriminin tasarıda yer aldığı şekilde yasalaşmasıyla, kurum içinde, kaynak israfının önlenmesinde, kayıtdışı istihdamla mücadelede, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin en aza indirilmesinde, haksız çıkarların önlenip caydırıcılığın egemen kılınmasında, sigortalı, işveren ve kurum ilişkilerinin düzenlenmesinde, sosyal güvenliğin yaygınlaştırılmasında, haksız rekabetin önlenmesinde etkin, verimli ve caydırıcı bir denetim sistemi sağlanmış olacaktır.

Değerli arkadaşlar, sözlerime son verirken, bu büyük sosyal güvenlik reformunun SSK'lılara, Bağ-Kurlularımıza, Emekli Sandığı mensuplarımıza, emeklilerimize ve kısacası tüm ulusumuza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyor, Yüce Heyetinize tekrar saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mahfuz Güler (AK Parti, Bingöl). “Sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarısı ve sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler hk. (s.s.1102)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahfuz-guler-22-2006-04-13-sosyal-guvenlik-kurumu-kanunu-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sos (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
