# Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mahmut Dede (AK Parti, Nevşehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim
- **Tarih:** 10 Mart 2010
- **Gündem:** SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:471)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-dede-23-2010-03-10-sebze-ve-meyve-ticaretinin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-471

> Mahmut Dede (AK Parti), 10 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:471)); konuşma 478 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MAHMUT DEDE (Nevşehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce, 8 Mart 2010 tarihinde Elazığ’da meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza ve Hakkâri Şemdinli’de şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralanan vatandaşlarımıza ve askerlerimize de acil şifalar diliyorum.

471 sıra sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı üzerine şahsım adına söz almış bulunuyor ve yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, ülkemiz bulunduğu coğrafya ve sahip olduğu iklim özellikleriyle sebze ve meyve üretiminde ciddi rakamlara sahip bir ülke konumundadır. 2008 yılına ait rakamlara bakıldığında ülkemizde yaklaşık 27,2 milyon ton sebze ve 15,6 milyon ton da meyve üretimi gerçekleştirilmiştir. Üretilen bu sebze ve meyvenin işlem değeri de yaklaşık 40 milyar Türk lirası civarındadır. Bu rakamlar gösteriyor ki ülkemiz ciddi bir potansiyele sahiptir. Sebze ve meyve üretimimizin yüzde 5’ini ihraç ederken yüzde 95’ini de yurt içinde tüketmekteyiz. İşte, burada asıl sorun ise bu yüzde 95’lik kısmın sadece ve sadece yüzde 30’luk dilimi toptancı hallerinde kayıt altında piyasaya sürülmektedir. Kalan yüzde 70’lik kısım ise hiçbir kayda girmeksizin pazarlanmaktadır. Yani kayıt dışılık çok ciddi boyutlardadır. Hallerde işlem görmesi gereken malın toplam üretimdeki payı dikkate alındığında kayıt dışılık oranı 16 milyar Türk lirası civarındadır. Burada amaç, bu kayıt dışılığın önüne geçmek ve bununla beraber ürünlerin daha kaliteli ve modern bir şekilde tüketiciye sunulmasıdır.

Yine burada şunu özellikle belirtmek isterim ki kayıt dışılığın yanında ana sıkıntılarımız şunlardır: Malların haller üzerinden pazarlanma zorunluluğunun serbest rekabeti olumsuz yönde etkilemesidir, iç piyasada standart uygulamalarının bulunmaması ve üreticinin rekabet gücünün zayıf olmasıdır, üreticilerin mallarını pazarlama imkânlarının yetersiz olmasıdır, müzayede, depolama, tasnifleme ve ambalajlama tesisleri ile laboratuvarları bulunmayan çok sayıda toptancı halinin bulunmasıdır, sebze ve meyvelerin fiyat ile miktarlarına ilişkin bilgilere ulaşılamamasıdır, malların gıda güvenliği ve izlenilebilirliğinin sağlanmasına imkân veren mekanizmaların bulunmamasıdır. Anlaşmazlıkların kolay, hızlı ve düşük maliyetli çözümüne olanak veren etkin bir mekanizmanın oluşturulamaması gibi sorunlar yaşanmaktadır. İşte, bu sorunlara çözüm bulmak amacıyla bu tasarı hazırlanmıştır. Daha önce, 1995 yılında çıkarılan 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi için çeşitli önlemler alınmak istenmesine karşın maalesef istenen sonuç alınamamıştır.

Değerli milletvekilleri, bugün hâlihazırda 195 toptancı hali ve bu hallerde faaliyet gösteren 9.774 iş yeri ve komisyoncu bulunmaktadır. İlk basamaktaki üreticiden başlayıp son basamağa kadar olan süreç içerisinde aradaki diğer tüm geçişleri de kapsayan ve mevcut sorunların çözümünü kolaylaştıracak olan bu tasarıyla sektöre büyük katkı sağlanacaktır.

Yine, hedefimiz olan Avrupa Birliği ve müktesebatı çerçevesinde gerekli olan mevzuat değişiklilerinin yapılması da hasıl olmuştu. Bakınız, bugün Avrupa Birliği ülkelerindeki mallar, toptancı halleri, büyük mağazalar ve üretici birlikleri olmak üzere üç ana kanaldan tüketiciye ulaştırılmakta ve üreticilerin firma düzeyinde faaliyet göstermesi nedeniyle de kayıt dışılık yok denecek kadar azdır. Aynı ülkelerdeki haller, tecrübe sahibi kişiler arasından oluşturulan yönetim birimlerince idare edilmenin yanında, laboratuvarlara, atık ürünleri değerlendirme ünitelerine ve diğer sosyal tesislere de sahiptir. Gıda güvenliği ve hijyen konusunda da ciddi mekanizmalar işlerliğini muhafaza etmektedir. Bu konu da çok hassasiyetle durduğumuz bir konudur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mahmut Dede (AK Parti, Nevşehir). “Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-dede-23-2010-03-10-sebze-ve-meyve-ticaretinin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-471 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
