# Ceza ve tedbirlerin infazı hk.(s.s.710

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mahmut Durdu (AK Parti, Gaziantep)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim
- **Tarih:** 13 Aralık 2004
- **Gündem:** CEZA VE TEDBİRLERİN İNFAZI HK.(S.S.710
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-durdu-22-2004-12-13-ceza-ve-tedbirlerin-infazi-hk-s-s-710

> Mahmut Durdu (AK Parti), 13 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA VE TEDBİRLERİN İNFAZI HK.(S.S.710); konuşma 1.477 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA MAHMUT DURDU (Gaziantep) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun Tasarısının genel takdimini yapmak üzere, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun sözcüsü olarak söz aldım; hepinizi, saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım -tekrarında fayda var diye düşünüyorum- Âdem'den bu yana, insanlar ve insanlık, ekmek ve hürriyet üzerine koşagelmiştir. Ekmeği ve hürriyetini bulduğu zaman mutlu, bulamadığı zaman mutsuz olmuştur, kargaşa olmuştur; fert bazında bu böyledir; toplum ve uluslar bazında da, kimi zaman savaşlara dönüşmüştür. Bir tespit daha yapmak istiyorum. Gerek semavî dinlerde gerek beşerî dinlerde gerekse felsefî düşünce sisteminde, insanlar, insanları tarif etmişlerdir. İnsanlar, kabiliyet ve melekeleri itibariyle iyiyi güzeli de yapabilirler, kötüyü çirkini de yapabilirler; kabiliyet ve melekeleri her iki kutba da müsaittir; yani, insan iki ufukludur. İnsanlar kimi zaman iradî kimi zaman kusura müstenit olarak suçlar da işlerler ve bundan dolayıdır ki, insanlar, toplumlar, uluslar, bir ceza ve adalet sistemine doğru yol almışlardır.

İşte, biz de Türkiye'de, bu ceza ve adalet sistemi üzerindeki çalışmalarımızı yaparken, maruf babında, insanlığın aklının ortak ürünleri olarak ceza ve adalet sisteminin bazı öğelerini, sonuçlarını incelemek mecburiyetinde kaldık. Bu bapta, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesini, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin kararlarını, Almanya'nın ve Fransa'nın ceza ve adalet sistemi üzerindeki çalışmalarını, insanlığın ortak akıl ürünleri olarak değerlendirdik, inceledik ve sizin huzurunuza, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasa Tasarısını getirdik.

Adalet Komisyonunda iki metin önümüze getirildi; bir tanesi, yürürlükten kaldırılan Ceza Kanunu muvacehesinde hazırlanmış metin, ikincisi ise siz saygıdeğer milletvekillerimizin çaba ve gayretleriyle çıkarılmış yeni Türk Ceza Kanununa göre hazırlanmış metin. Muhteva itibariyle farklar olduğu gibi, ibareler bakımından da farklılık olduğu müşahede edilince, Cumhuriyet Halk Partili komisyon üyesi arkadaşlarımızın ve Adalet ve Kalkınma Partili komisyon üyesi arkadaşlarımızın müşterek istemi üzerine, bunu, uzun süre madde madde kendi aramızda tasrih ederek önergelerle düzeltmek yerine, altkomisyona göndermeye karar verdik. Alt komisyonda, Adalet ve Kalkınma Partisinden Hakkı Köylü, Bekir Bozdağ ve Enver Yılmaz arkadaşlarımız; Cumhuriyet Halk Partisinden ise, Orhan Eraslan ve Mehmet Nuri Saygun arkadaşlarımızın, çok kısa bir süre içinde, gece gündüz, zamanla yarışarak çalışmaları sonucu, Adalet ve Kalkınma Partisinin ve Cumhuriyet Halk Partisinin tavsiye ve önergeleri, uzmanlar muvacehesinde değerlendirilerek tamamlandı ve tekrar esas komisyonumuza getirildi. Esas komisyonumuzda da, biz bunları müzakere ettik ve bu metni önünüze getirdik.

Bu ceza ve adalet sistemi içinde, çok kısa bir zaman öncesinde, Türk Ceza Kanunu Tasarısını, akabinde Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu Tasarısını ve şimdi de bunları tamamlayıcı bir yasa olarak Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun Tasarısını getirmiş oluyoruz.

Muhterem arkadaşlarım, bu tasarıların hazırlanmasında bazı şeylere dikkat ettik. Özellikle bazı ibarelerin üzerinde durduk "muhakeme" dedik. Bir bilgi olsun diye söylemek istiyorum. Muhakeme, Arapça menşeli olup, faale babının mufaale babından bir müşareket bildirir, bir katılımcılığı, bir ortaklığı ifade eder.

Malumuâliniz, bir muhakeme işleminde üç unsur vardır; bir tanesi iddia makamı, cumhuriyet savcısının temsil ettiği makam; bir tanesi savunma makamı, sanık, müdafi ve vekilin temsil ettiği makam; bir tanesi de karar makamıdır. İddia makamı, farzımuhal, şunu "bardak" diye ısrar eder, böyle karar verilmesini ister; savunma makamı "doğrudur, bardaktır; ama, içinde su var, beri tarafında da yazı yazılmıştır, bunu da dikkate alın" der; karar makamı da kararını "bardak, içi su dolu, kenarına yazı yazılıdır" diye verir. İşlev budur, Ceza Usul Yasasında "muhakeme" tabirinin kanunun başına geçmesi bunun için olmuştur; buna dikkat çekilmesi için olmuştur.

Şunu demek istiyorum: Arkadaşlarımız, noktasına, virgülüne kadar bu yasalar üzerinde çalışırlarken, sizin hassasiyetlerinizi, toplumumuzun hassasiyetlerini dikkate almışlardır.

Şu huzurunuza gelen yasa tasarısı metnini inceliyorsunuz. Burada 2 tane kitap olarak takdimi yapılmış. Birinci Kitapta 5 kısım, Birinci Kısımda 2 bölüm, İkinci Kısımda 9 bölüm, Üçüncü Kısımda 2 bölüm, Dördüncü Kısımda 8 bölüm, Beşinci Kısımda 2 bölüm bulunmaktadır. İkinci Kitaptaysa 2 Kısım bulunmaktadır; Birinci Kısımda 2 bölüm, İkinci Kısımda ise 4 bölüm bulunmaktadır.

Daha önce konuşan hatip arkadaşım Orhan Eraslan'ın dediği gibi, burada iyileştirme, sosyalleştirme, sanık ve suçluları topluma kazandırma gibi bazı çalışmalar yapılmıştır.

Bu tasarının, Birinci Kitabının yanılmıyorsam Dördüncü Kısmında, bölümlerde, tadadî şekilde sayılmış maddeler bulacaksınız. İçerideki hükümlülerin eylemleri ve bu eylemlere taalluk eden disiplin cezaları madde madde yazılmıştır. Bunlar, Avrupa'daki infaz sistemlerinde -kimi ülkelerde- yönetmelik ve tüzüklere bırakılmıştır. Gerek Cumhuriyet Halk Partisi Grubundaki arkadaşlarımızın gerekse Adalet ve Kalkınma Partisi Grubundaki milletvekili arkadaşlarımızın istemi doğrultusunda, biz bunları kanun metni şeklinde yazmayı uygun gördük; çünkü, geçmişte, Türkiye'de, cezaevlerinde şikâyetlerin yükseldiği konular, bu yönetmelik ve tüzüklerdeki tadadî olarak yazılmış olan hususlara taalluk etmekteydi. Bunları, bu İnfaz Yasası Tasarısında, madde madde tasrih etmeyi uygun gördük. Bunu fark edeceksiniz. Bence doğrusunu yaptık; ama, ne kadar doğru da yapsak ne kadar gayret de göstersek, netice itibariyle bu beşer mahsulü bir yasa metnidir, eksiklikler olabilir ve bu eksiklikleri, önümüzdeki zaman süreci içerisinde düzeltmek, her zaman mümkündür.

Değerli arkadaşlarım, bizler bu yasaları, elbette ki, öncelikle Türk toplumunun ihtiyaçlarını gözönüne alarak hazırlıyoruz ve bir bakıma da, Avrupa Birliği süreci içinde, bu uyum yasalarını biraz da hızlandırarak çıkarmaya çalıştık.

Biz, şu Yüce Meclisin içinde elan milletvekilliği yapan arkadaşlarımızdan "Almanya Dostluk Grubu" adı altında 24 kişiyle birlikte Almanya'ya gittik. Almanya'da, gerek iktidardaki partinin temsilcileri gerekse muhalefetteki partinin temsilcileriyle görüştük. Bazı müşahedelerim var; onu, sizlere takdim etmek istiyorum. Biz, iki senelik bir zaman dilimi içinde, biraz gayret göstererek, performans koyarak, bazı şeyler yapmaya çalıştık. Rahatlıkla diyebilirim ki, makro hedefleri yakaladık, mikro hedeflerde eksikliklerimiz vardır, biliyorum. Şu uyum paketleriyle, biz, siyasî kriterleri de yerine getirdik. Şuna da inanıyorum: Müzakere tarihi bize verildikten sonra, önümüzdeki beş on yıllık zaman süreci içinde, şu iki yıl içinde yapmış olduğumuz çalışmanın yüzde 50 performansıyla çalışarak daha büyük şeyler yapacağımıza da inanıyorum; ama, ben, Avrupa'nın sıkıntıları olduğunu müşahede ettim, onu anlatmaya çalışıyorum. Bir kez, biz Avrupa'ya gittiğimizde, Almanya'ya gittiğimizde, henüz Anayasaları imzalanmamıştı, Anayasaları imzalandı. Anayasalarında, kurum ve kuruluşlar nasıl olacak, nasıl kurulacak, belirsiz. Bu kurum ve kuruluşlar arasındaki organizasyon, karar mekanizmaları nasıl çalışacak, belirsiz. Bugün, hümanitesi yüksek olan bazı siyasî partiler iktidarda, sosyaldemokratlar iktidarda, bakış tarzları farklı; ama, yapılan anketlerde, muhafazakâr demokratların da önümüzdeki yıllarda iktidara geleceği görülüyor; anketler böyle gösteriyor. Bunların bize bakış tarzı nasıl olacak? 25 üyeye ulaşmış Avrupa Birliği ülkelerinin karar mekanizmaları nasıl çalışacak? Bundan dolayı tereddütüm var.

Bundan on sene önce, yüksek seviyede görev yapmış bir arkadaşımla bir münakaşamız oldu. Ben kendisine bir şey sordum; dedim ki, arkadaşım, sen böyle konuşuyorsun, ama, ben sana bir şey soracağım; bana yeryüzünde bir ülke göster, bütün komşularıyla düşman olsun; sana ziyafet vereceğim. Düşünürken dedim ki, Libya'yı diyemezsin, çünkü Mısır'la dost; sen, İsrail diyemezsin, çünkü Mısır'la anlaşma yapmış; sen, şurayı diyemezsin, komşularıyla, filanla arası iyi; sadece ve sadece, komşularıyla kötü ilişkileri bulunan -tabiî ki, hatası Türkiye Cumhuriyetinde değil; ama, netice itibariyle söylüyorum- bütün komşularıyla ilişkisi kesilmiş bir Türkiye'yi bulabilirsiniz dedim. Bakınız, siz Anamuhalefet Partisi olarak, biz İktidar Partisi olarak, şurada, iki senelik bir zaman dilimi içinde komşularımızla ticaret anlaşmaları yapmaya başladık. Kapılar açılmaya başlandı. Bizim bakanlarımız hedef koymaya başladılar. Şu kadar milyar dolar ihracat yapacağım, şu kadar ithalat yapacağım durumuna geldik.

Şunun için söylüyorum: Eğer, bizler, şu çabamızı, şu gayretimizi aziz milletimizin yararına, hayrına devam ettirebilirsek, önümüzdeki süreçte, şu komşularımızla ilişkilerimizi güzel bir şekilde devam ettirebilirsek, ben, Türkiye Devletinin istikbalinin, milletin istikbalinin parlak olduğunu düşünüyorum ve saadet yollarının açılacağını düşünüyorum.

Şimdi, önünüze gelen yasanın bazı özellikleri üzerinde tespit ettiğim noktaları da takdim etmek istiyorum. Tasarının temel esasları: Ceza ve güvenlik tedbirleri nasıl uygulanacak? İyileştirmeyi nasıl yapacağız? Çift şeritli yaptırım esası kabul edildiği için, yaptırımlar, cezalar ve güvenlik tedbirleri olarak tasnif edilmiştir; bunları, nasıl uygulamaya sokacağız? Bunlar gözönüne alınarak tanzim edilmiştir ve burada dört tane fonksiyona da dikkatinizi çekmek istiyorum; önünüzdeki metinlerde de zaten bunlar var; tekrarında fayda gördüğüm için söylüyorum.

1- Hükümlülerin hıfzı, yani, kaçmalarını önlemek.

2- Düzenin sağlanması.

3- Hükümlülerin ıslahı, iyileştirilmesi, eğitimi.

4- Hükümlülerin işlem ve muamelelerinin adalet ölçülerinde olmasıdır.

Faruk Erem Hocamız vardı, derdi ki: "Bir hükümlüyü, bir suçluyu üzeri kül tutmuş bir köze benzetiniz, öyle kabul ediniz. Sizin, idareciler, insanlar olarak vazifeniz, bunun üstündeki külü almaktır; o özü, o közü ortaya çıkarmaktır."

Şimdi, yasa metnini incelediğiniz zaman göreceksiniz ki, bu düşünce sistemi hâkim olmuştur. Hükümlünün ıslahı için, toplumla tekrar yaşayabilecek nitelik ve vasıflara, kabiliyet ve melekelere ulaşması için yasada bazı çalışmalar var, iyileştirme çalışmaları; ama, burada bir nakısayı da söylemeden geçmeyeceğim. Biz, Ceza Usul Kanununun tanziminde bunu dile getirdik; fakat, kale alınmadı. 9-10 tane uyum paketi çıkardık, Avrupa standartlarını yakalayacağız adı altında gayret ettik. İnsan hak ve hürriyetlerinin korunması babından, özgürlüklerin korunması bakımından hassasiyetler gösterdik; fakat, Ceza Usul Kanununda -söylememize rağmen- buraya dikkat edilmedi. Avrupa mevzu hukukunda bir eylemin karşılığı üç sene ise, bizim Ceza Yasasında, biz, bunu onbeş senelere çıkarmışız. Dedim ki, şu uyum paketlerinde şu standartlara dikkat ettiğimiz gibi, Avrupa mevzu hukukunda bir eyleme müeyyide konulmuşsa, o müeyyidelerin nispetinde de dikkat etmemiz lazım. Bence, Ceza Kanununda biz yüksek cezalar verdik.

Değerli arkadaşlarım, bunlar ileride telafi edilebilecek olan hususlardır. Şimdi, bu infaz yasasının tatbiki için, yasanın muhtevası içinde derpiş edilen bazı hükümler var; bazı kurumların, izleme kurullarının çalışması. Bunların netice itibariyle bir maliyeti vardır. Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidarı döneminde, mâdame ki bu ceza ve adalet sistemini hassasiyetle gördük, mâdame ki bu ceza ve adalet sistemini önemsedik, öyleyse Adalet Bakanlığı bütçesinin buna göre dizayn edilmesi lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mahmut Durdu (AK Parti, Gaziantep). “Ceza ve tedbirlerin infazı hk.(s.s.710”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-durdu-22-2004-12-13-ceza-ve-tedbirlerin-infazi-hk-s-s-710 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
