# Irak'ta yaşanan katliamlar hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mahmut Göksu (AK Parti, Adıyaman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim
- **Tarih:** 23 Kasım 2004
- **Gündem:** IRAK'TA YAŞANAN KATLİAMLAR HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-goksu-22-2004-11-23-irak-ta-yasanan-katliamlar-hakkinda

> Mahmut Göksu (AK Parti), 23 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: IRAK'TA YAŞANAN KATLİAMLAR HAKKINDA); konuşma 722 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MAHMUT GÖKSU (Adıyaman) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Irak'ta yaşanan olaylarla ilgili gündemdışı söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Son iki haftadır Felluce'de bir insanlık dramı yaşanıyor. Ramazanda başlayıp bayramda devam eden bu savaştaki katliamlar, hepimizin yüreğini yakmaktadır. Tarih, kültür ve inanç birliği olan komşumuz Irak'ta yaşanan bu insanlık trajedisine hiçbir insan kaygısız kalamaz. Nitekim, Sayın Başbakanımız ve Dışişleri Bakanımız da, halkımızın rahatsızlığını ve derin üzüntüsünü ilgili kişi ve kurumlara iletmişlerdir.

Ben de, milletin bir vekili olarak, halkımızı derinden yaralayan bu durumu sizlerle paylaşmak istedim.

Değerli arkadaşlar, insanlık tarihi savaşlarla doludur. Bu savaşlar, milyonlarca canın yitirilmesine ve milyonlarca masum kanın akmasına sebebiyet vermiştir; ancak, semavî dinler ve özellikle de Dinimiz, savaşta kadınlara, çocuklara, eli silah tutmayan yaşlılara, ibadethanelere sığınmış insanlara, hayvanlara, hatta, ağaçlara zarar verilmemesini telkin eder. Ne var ki, Irak'ta iki yıla yakın süredir devam eden işgalde, herhangi bir ayırım gözetmeksizin Irak Halkına reva görülen zulümler insanın kanını donduracak boyutlara ulaşmıştır. İşgal kuvvetleri, ileri teknolojik güç kullanarak, ramazan, Kadir Gecesi, bayram demeden, çocukları, kadınları, yaşlıları, herkesi katlediyor, camileri basıyor, evleri sakinlerine mezar ediyor, yerde inleyen yaralıları infaz ediyor. Bir yanda bu cinayetler işlenirken, öbür yanda bir yunus balığının yaralı kuyruğunu tedavi etmek için yüzbinlerce dolar harcayanlar, masum çocuklar, kadınlar ve ihtiyarlar bombalarla kolsuz kanatsız kalırken, görmezlikten gelebiliyorlar; buzula sıkışan balina için seferber olan süper dünya, kulaklarını tıkayıp, gözlerini kapatabiliyor.

Ya "her şey insanlık için" diyen hümanistler veya "kadın her şeyden üstündür" diyen feministler, ya sınır tanımayan o gazeteciler, doktorlar, insan hakları savunucuları, aydınlarımız; bütün bunlar nerede diye sormak istiyorum...

Birbirine bağlanarak namusları pâymal edilenleri, işkence altında insanlıkdışı muamelelere maruz bırakılan rehineleri, yok edilen aileleri, yerle bir edilen şehirleri, yıkılan kültür ve tarihî varlıkları, işgal edilen bu toprakları hangi gözle, hangi kalple seyrediyoruz?

Hele, şu Birleşmiş Milletlere gelince; hiç düşündük mü, acaba ne işe yarıyor bu kurum? Bol ışıklı mutantan salonlarda yüzbinlerce insanın el kaldırıp indirdiği folklorik bu kurum hangi savaşı durdurmuş, hangi mazlumu kurtarmıştır acaba? Birleşmiş Milletlerin, ısrarla "yok" demesine rağmen, yine de Irak'a bu bahaneyle girmediler mi. Göz göre göre, Filistin'de, bir milletin etrafına işgalciler duvar çekmediler mi. Koca şehirleri bir cezaevi haline getirmediler mi. Ama, ne var ki, Birleşmiş Milletlerin sesi soluğu çıkmamaktadır. Şu anda bütün dünya ve özellikle Amerika İran'daki nükleer silahla ilgilenirken, Rusya çıkıp "ben atom bombası yaptım" dediği zaman, yine, Birleşmiş Milletlerin sesi çıkmamakta, yine, suspus olmakta. Bu silahın yapımı suç ise, Rusya, ABD, Çin, Fransa, İngiltere ve İsrail yapınca niçin suç değil, doğrusu, bunu anlamakta insan olarak zorlanıyoruz.

Değerli arkadaşlar, Amerika'nın uluslararası meşruiyet aramaksızın giriştiği işgalin hangi boyutlarda olduğunu ve gelecekte neyin habercisi olduğunu kavramak için şu dehşetli rakamlara bakmak gerekir: Savaş yorumcularına göre, Irak işgalinin başladığı 2003 Mart ayından bu yana, işgal kuvvetleri, direnişçiler hariç, 100 000 sivili katletti. Yine, uzmanlara göre, bu rakam, bir soykırımın hukukî tanımını karşılamaya yeter sayıdadır. Yine, The Sydney Morning Herald Gazetesinin haberine göre, Amerika, Irak'ta kimyasal ve biyolojik silah kullanmaktadır. Bunu bir albay da teyit etmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MAHMUT GÖKSU (Devamla) - Kısacası, kitle imha silahları var bahanesiyle gelen ABD, aynı silahları kullanmaktan çekinmiyor.

2004 Temmuzunda, ABD Senatosu İstihbarat Komitesi, Irak'la ilgili yayımladığı raporda, başta CIA olmak üzere, istihbarat servislerinin işgale gerekçe olarak gösterdikleri bütün bilgilerin sahte olduğunu açıkladı.

Kısacası, ne kitle imha silahı ne de Saddam'ın El Kaide örgütüyle ilişkisi tespit edildi. Hatta, New York Times ve Washington Post gazeteleri bir tür günah çıkararak, haksız ve adil olmayan bir işgale alet olduklarını, resmî kaynaklardan gelen asılsız bilgilerle kamuoyunu yanılttıklarını itiraf ettiler.

Yeni dönemde, eğer, Başkan Bush, çizgisinde ısrar edecek olursa -ki, öyle gözüküyor- çok daha vahim katliamların yaşanacağı, bu trajedi zincirinin başka ülkelerle de devam edeceği kanaatimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Amerika'nın bu işgalle nereye varmak istediği, mevcut stratejik hesapların ötesinde bir anlama sahiptir.

Eğer, sahiden, işgal ve katliamın gerçek sebepleri itiraf edilecek olsa, bugünlere rahmet okutacak çok daha vahim zamanların içerisinde olunacağı endişesini taşıyorum.

Değerli arkadaşlar, açık ve kamuoyunda hâkim olan kanaat şudur: İşgalin gerçek sebebi, ne petrol ne dikta rejiminin yıkılması ne de Irak'a demokrasinin getirilmesidir. Dünyaca ünlü filozof John Naisbitt bu görüşü destekliyor ve diyor ki: "Bush bu savaşı petrol için yapmıyor. Bush, köktendinci bir Hıristiyan ve onun dinî inançları çok kuvvetlidir." (AK Parti sıralarından alkışlar) Bu, aynı zamanda, öldürülen Kennedy'ye de danışmanlık yapmış bir filozoftur.

Başkan Bush'un, geçmişte yaptığı konuşmalarda iki kez haçlı savaşından bahsetmesi, bu yaşananlardan sonra bu ifadelerin bir dil sürçmesi olmadığını ortaya koymaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mahmut Göksu (AK Parti, Adıyaman). “Irak'ta yaşanan katliamlar hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 23 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-goksu-22-2004-11-23-irak-ta-yasanan-katliamlar-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
