# Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mahmut Tanal (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim
- **Tarih:** 10 Ekim 2018
- **Gündem:** Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=75609
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-tanal-27-2018-10-10-turkiye-kalkinma-bankasi-anonim-sirketi-hakkinda-kanun-teklifi-munaseb-2

> Mahmut Tanal (CHP), 10 Ekim 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 587 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

Ben, tabii, seçim meydanlarında değilim, hamaset bir konuşma yapmayacağım. Tamamen mevcut olan teklifle ilgili, gereken yasal mevzuatla ilgili eleştirilerimi dile getireceğim.

Şimdi, değerli arkadaşlar, sayın grup başkan vekili biraz önce konuşurken hep şuna değindi, dedi ki: “Türkiye Cumhuriyeti devleti bir hukuk devletidir.” Anayasa madde 2. Şimdi, bu Türkiye Büyük Millet Meclisinde şu anda 600 milletvekilinin içerisinden 10 milletvekilinin -onların da sizler gibi diplomatik pasaportları var- diplomatik pasaportları olduğu hâlde, bir mahkemenin yasaklama kararı olmadığı hâlde, çıkış yasağı kararı olmadığı hâlde kanun hükmünde kararnamelerle yurt dışına çıkamadıkları için ellerinde mevcut olan o diplomatik pasaport hiçbir işe yaramamakta. Onun için, hukuk devleti olan bir ülkede sayın grup başkan vekili, ilk önce bu diplomatik pasaportu olan 10 milletvekilinin yurt dışı çıkış yasağını kaldırın, mahkeme kararı olmadığı hâlde… Ne diyoruz biz? “Kişi, mahkûmiyet kararı kesinleşinceye kadar masumdur.” diyoruz. Mahkemenin bu konuda kararı da yok; bu, bir.

İkincisi: Mevcut olan bu teklifle ilgili baktığımız zaman biz hep şunu söyledik: Şimdi, siz 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olan kişileri 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi hâle getiriyorsunuz. Bu nedir? Hukuk güvenliğinin paspas edilmesidir. Eğer bir ülkede hukuk güvenliği yoksa o ülkede istihdam olmaz, yatırımcı yatırım yapmaz. Hukuk güvenliği neye benzer? Hukuk güvenliği bir güvercine benzer. Güvercin bir yere konduğu zaman dışarıdan gelebilecek olan tehditlerden korkar, çevresine bakar. Eğer hukuk güvenliği olmazsa para da hukuk güvenliğinin olmadığı bir ülkeye gitmez değerli arkadaşlar. İstihdam istiyorsak, yatırım istiyorsak, üretim istiyorsak… Yani değerli grup başkan vekili “20 bin dolara çıkacak.” dedi, keşke 50 bin dolar olsa. (CHP sıralarından alkışlar) Yani burada biz ülkemizin kalkınması için… Biz seviniriz, bizi mutlu eder ama burada afaki konuşmalarla bu iş yürümüyor arkadaşlar, lafla peynir gemisi yürümüyor. Gemiler diyorsunuz, bakın, devleti yöneten yöneticiler bu topluma örnek olmalı, devleti idare eden arkadaşlarımızın ailelerinin sahip olduğu gemiler Malta’nın bayraklarını taşıyorsa, az vergi versin diye yabancı bandıralı bayraklar takıyorsa, onunla gemiciklerin sahibi oluyorsa, o yöneticilerden hayır gelmez. İlk önce o yöneticilerin kendilerinin ve aile efradının sahip oldukları o gemilerin Türk Bayrağı’nı taşıması lazım. Türk Bayrağı’nı taşımayan bir yöneticiden milliyetçi de olmaz, devlet adamı da olmaz, ancak ve ancak bu ne olur biliyor musunuz? Açık ve net söyleyeyim, bu bir kabile devleti olur veya vatandaşı kandırma olur; dinle, vatanla, bayrakla aldatma ve kandırma olur.

Şimdi, bu açıdan baktığımız zaman, öncelikle hukuk güvenliği şart çünkü bir gecede Türkiye'deki 657’ye tabi olan tüm memurları işçi de yapabilirsiniz. Bu nedir? Bunun darbeden farkı yok ki arkadaşlar. Bu hukuk dışıdır. Bu insanların kazanılmış olan hakları vardır. Hukukta kazanılmış olan hak esastır, saygı gösterilmesi lazım.

Şimdi, şu anda, ben, burada bulunan bürokratlardan özür diliyorum, kişisel, şahsi anlamda onları ben hedef seçmiyorum. Şimdi aramızda bulunan sayın bakanlar var; Sayın Eker burada, Sayın Akdağ burada ve Sayın İsmet Bey burada. Daha önce bakan olarak bu sıralara oturdukları zaman arkasına kimler geliyordu biliyor musunuz? Bakanın kendisi vardı, bakan yardımcısı vardı, müsteşar vardı, genel müdür vardı, hukuk müşaviri vardı, diğer sıralı kamu personelleri de ayrıydı.

Bu neydi? Burada yasamaya, milletvekiline gösterilen bir saygının, bir itibarın ifadesiydi.

SALİH CORA (Trabzon) – Sistem değişti.

MAHMUT TANAL (Devamla) – Sistem değişti, tabii.

Şimdi bakıyorum, burada elimde katılanların listesi var. Katılanların listesinde Kalkınma Bankası Genel Müdür Yardımcısı -Genel Müdür de gelmiyor- 2 tane genel müdür yardımcısı gelmiş, 1 tane de İnsan Kaynakları Daire Başkanı gelmiş.

Değerli arkadaşlar, Genel Müdür bile gelmiyor sorulara cevap vermek için. Bakın, Meclisin ne kadar irtifa kaybettiğini, geldiği aşamayı gösteriyor.

İSMET YILMAZ (Sivas) – Çağırsak gelirler.

MAHMUT TANAL (Devamla) – Burada bana laf atacağınıza üzülmeniz lazım. Üzülmeniz lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mahmut Tanal (CHP, İstanbul). “Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 10 Ekim 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-tanal-27-2018-10-10-turkiye-kalkinma-bankasi-anonim-sirketi-hakkinda-kanun-teklifi-munaseb-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=75609

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
