# Nusret mayın gemisi ve tarihe karşı olan sorumluluğumuz konusunda

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mahmut Uğur Çetin (AK Parti, Niğde)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim
- **Tarih:** 26 Haziran 2003
- **Gündem:** NUSRET MAYIN GEMİSİ VE TARİHE KARŞI OLAN SORUMLULUĞUMUZ KONUSUNDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-ugur-cetin-22-2003-06-26-nusret-mayin-gemisi-ve-tarihe-karsi-olan-sorumlulugumuz-konusunda

> Mahmut Uğur Çetin (AK Parti), 26 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NUSRET MAYIN GEMİSİ VE TARİHE KARŞI OLAN SORUMLULUĞUMUZ KONUSUNDA); konuşma 728 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MAHMUT UĞUR ÇETİN (Niğde)- Sayın Başkan, Yüce Meclisimizin değerli üyeleri; Nusret Mayın Gemisi ve tarihe karşı sorumluluğumuz hakkında gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben, aslında, gündeme getirmekle, artık, pek fazla bir şey ifade etmeyeceğini, şu an itibariyle belki çok şeyi değiştirmeyeceğini bildiğim, ancak, hiç olmazsa, burada yapacağımız kısa süreli de olsa özeleştiri ve kendi kendimizi sorgulama ve yargılamanın -belki, gelecekte, millet olarak yapılabilecek bu türlü hata, yanlış, ihmalkârlık ve vefasızlık eğilimlerini engelleme ve önüne geçilmesi açısından- önemli olduğunu konuşmamın başında belirtmek istiyorum. Daha kısa bir süre öncesine kadar Mersin Limanında paslar içerisinde terk edilmiş gerçek bir vefasızlık örneği, Türk Milletinin kurtuluşuna imzasını atan, Çanakkale'yi geçilmez yapan Nusret Mayın Gemisinden bahsetmek istiyorum.

Bir dünya devi olma yolunda andiçmiş, modern, çağdaş, laik ve güçlü Türkiye'nin temellerini Boğaz'ın derinliklerine bırakmış olduğu mayınlarla atmış, gerçekten, şu anki büyük, laik ve güçlü Türkiye'nin oluşumunda tarihî bir rol oynamış; ancak, ona karşı düşmanın bile yapamadığını vefasızlığın yaptığını belirterek sözlerime devam etmek istiyorum.

Çanakkale Boğazına ayırdığımız küçük, savaş ve yardımcı gemilerimizden biri Nusret Mayın Gemisi idi. Bu ufak tekne, savaşmak için değil engel kurmak için yapılmıştı. Denize mayın, yani torpil dökerdi. İskelelerden aldığı mayınları halı işlermiş gibi denizin belirli yerlerine dizerdi. Gemide bir avuç insan vardı. Birbirlerine bağlılıkları ve tutkunlukları o kadar candan idi ki, et ile kemik gibiydiler. Hepsi tek bir bedendi sanki. Bu bedenin başı, Yüzbaşı Hakkı idi.

Bu kahraman gemi, yaz kış demeden aylarca çalıştı, birçok mayın dizisi kurdu, kaç tanesinin de düşmanca ayıklandığını ve toplanıp götürüldüğünü gördü. Çok emekleri boşa gitmiş oldu. Yılmadı, uyguladığı her oyunu bozulmuş bir pehlivan gibi Yaradana sığınıp bir oyun daha etti; Nusret Mayın Gemisi, 8 Mart gecesiyle 9 Martın ilk saatlerinde karanlıkları deldi, denizin dalgalarını yardı, düşman mayın arama gemileri arasından görünmeden ve korkmadan sızdı. Bu, bir serüvendi. Taşıdığı 26 mayını gizlice karanlık limana yerleştirdi. Yaptığı işin düşmana ne kadar pahalıya oturacağını oranlamadan, hesaplamadan, dönüp gitti. Ertesi günler, düşman, mayın arama çabasını sürdürdü; karanlık limanı daha önceden taramış ve bulduğu mayınları ayıklamıştı; artık, buralardan korkusu yoktu; bu yüzden, karanlık limanı üstünkörü geçti. Bu 26 mayının, pusuya sinmiş birer cüce dev gibi, günlerce, yani on gün beklediğinden haberleri yoktu; ama, düşmana verdireceği kayıplarla 18 Mart Deniz Zaferinin başlıca etmeni oldu ve Nusret Mayın Gemisi, boyundan posundan çok büyük işler görmüş olacaktı. Bugün, bir mayın arama gemimiz, bu başarıyı dillerde dolaştırmak için, Yüzbaşı Hakkı'nın adını taşıyor.

Düşmanlarımızın mağlubiyetiyle neticelenen, Türkün kahramanlık ve fedakârlığını bir daha cihana ispat eden bu tarihî olaya burada değinmemiz, mayınlarımızın oynadığı büyük rol dolayısıyladır. Bu mayınlar, Nusret Mayın Gemisinin, 8 Mart 1915 sabahı puslu ve yağışlı bir havada düşman kontrolü altındaki Erenköy Koyuna döktüğü hatta aittir. Düşman donanmasına bu ağır sürprizi hazırlayan 360 tonluk küçük, mütevazı bir tekne olan Nusret'in komutanı Yüzbaşı Tophaneli Hakkı Bey, yardımcısı Üsteğmen Salim Beydi. Müttefik filonun 3 zırhlı kaybetmesi ve 1 muharebe kruvazörünün ağır hasara uğraması, bu mayınların eseridir. Nihayet, Çanakkale seferinin teşvikçisi ve koruyucusu olan Churchill de şöyle diyor: "1915 yılında, bütün Avrupa'da milyonlarca insanın hayatı ortaya konmuş, büyük taarruzlar yapılmakta, 4 000 - 5 000 harp gemisi denizlerde dolaşmaktaydı; fakat, bunlardan hiçbiri, Nusret'in döktüğü mayınlar kadar, harbin devamına ve düşmanın istikbaline müessir olacak bir başarı gösterememiştir."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun; konuşmanızı tamamlayın.

MAHMUT UĞUR ÇETİN (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Nusret Mayın Gemisi, bir destanın fitilini ateşlemiş kahramanlığın simgesidir. Peki, şimdi, bir milletin uyanışına öncülük eden, Çanakkale'yi geçilmez yapan bu gemi nerede, nasıl bir haldeydi? O, bu millet için üzerine düşeni yaptı, ya biz; maalesef, hayır. Çanakkale'yi geçilmez kılan Nusret Mayın Gemisi, yıllardır, Mersin'de, terk edilmişliği yaşıyordu. Cumhuriyetin temelleri belki onun sayesinde atıldı; ama, cumhuriyetin çocukları, bugünlerini borçlu oldukları Nusret'i sahipsiz bıraktı; unutuldu, çürümeye terk edildi. Oysa, cumhuriyetin ilk yıllarında, 1926'da, Gölcük Tersanesinde baştan aşağıya tamir edilmişti.

Kurtuluşun yadigârına ilk ayıp 1939 yılında yapıldı ve savaşçı bir kahramanın, kendisi gibi, adı da değiştirildi. Nusret, artık, bir mayın gemisi değil, dalgıç gemisiydi. Yapılan hata, ancak dört yıl sonra fark edildi. 1943 yılında, kahramanlık sembolü gemiye, eski adı Nusret verildi, itibarı iade edildi, müze haline getirildi; ama, tarihten gelen savaşçı, onbeş yıl hak ettiği yerlerde durabildi.

1958 yılı Nusret'e ihanetin başlangıcı oldu; çünkü, şanlı geçmişimizin en yakın tanığı, üç beş kuruşa bir işadamına satıldı. Daha da acısı, koskoca Nusret, artık, bir kum kosteri olmuştu; eski halinden eser kalmamıştı. Bir milletin bağımsızlığını borçlu olduğu cengaveri böyle ödüllendirilmişti. Nusret, yıllarca kum taşıdı, ta ki, motorları susup, iş göremez hale gelene kadar.

---

**Kaynak gösterme:** Mahmut Uğur Çetin (AK Parti, Niğde). “Nusret mayın gemisi ve tarihe karşı olan sorumluluğumuz konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 26 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-ugur-cetin-22-2003-06-26-nusret-mayin-gemisi-ve-tarihe-karsi-olan-sorumlulugumuz-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
