# Çay üreticilerinin sorunları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mahmut Uğur Çetin (AK Parti, Niğde)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim
- **Tarih:** 14 Haziran 2005
- **Gündem:** ÇAY ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-ugur-cetin-22-2005-06-14-cay-ureticilerinin-sorunlari-hk

> Mahmut Uğur Çetin (AK Parti), 14 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇAY ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HK.); konuşma 605 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MAHMUT UĞUR ÇETİN (Niğde) - Sayın Başkan, Yüce Meclisimizin değerli üyeleri; Türkiye'de çay üretimi, çay üreticisinin sorunları ve özellikle de kaçak çayla ilgili yapılması gerekenler konusunda gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Ülkemizde çay tarımı, 204 000 üretici tarafından, 767 000 dekar sahada, küçük aile işletmeciliği şeklinde yapılmaktadır. Çay tarımı ve ticareti, Doğu Karadeniz Bölgesi ekonomisinde çok önemli bir yer tutmakta, dengeli gelir dağılımı sağlamakta, istihdam yaratarak, bölgesel göçün azalmasında rol oynamaktadır. Ülke ekonomisine ise 300 000 000 dolarlık kaynak yaratmakta, 1 000 000 insanın ise geçim kaynağını teşkil etmektedir.

Ekolojik şartlar nedeniyle, dünyada çay hasadı ve kuru çay üretimi 9 - 11 ay devam ederken, ülkemizde 5 - 6 ay yapılmaktadır. Mayıs ayında başlayan hasat, ekim ayında son bulmaktadır. Üretimle ilgili harcamaların ve yaş çay bedeli ödemelerinin büyük bir bölümü bu zaman diliminde gerçekleşmektedir. Buna mukabil, üretilen çayın pazarlaması, bir yıla tekabül etmektedir.

Ülkemizde kamu ve özel sektörün satın aldığı yaş çay yaprağı miktarı 850 - 900 bin ton, üretilen kuru çay miktarı 180 - 190 bin ton, yurtiçi tüketim miktarı 150 - 160 bin ton arasındadır. Bu durumda, tüketim fazlası 30 - 40 bin ton çayın ihraç edilmesi gerekmektedir.

Dünyada çay üretimi, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yapılmaktadır. Bu ülkelerin büyük çoğunluğunda üretim maliyetleri oldukça düşüktür. Ülkemizde ise, kuru çay maliyeti, diğer üretici ülkelerin maliyetlerinin çok üzerinde gerçekleşmektedir. Diğer üretici ülkelere göre, üreticilere ödenen hammadde fiyatı 3 kat, personel gideri 5 kat, üretim maliyeti ise 4 - 5 kat daha fazladır.

Türkiye, çay tarım alanlarının genişliği bakımından dünyada üretici ülkeler arasında 6 ncı sırada, kuru çay üretimi yönünden 5 inci sırada, yıllık kişi başına tüketim bakımından ise İrlanda'yla birlikte 1 inci sırada yer almaktadır. Dünyada başlıca çay üreten ülkeler sırasıyla; Hindistan, Çin, Srilanka, Kenya, Endonezya ve Türkiye'dir. Çaykurun 46, özel sektörün 230 adet yaş çay işleme fabrikası bulunmaktadır. Toplam fabrika sayısı, ülkemizde 276'dır. Çaykurun üretim kapasitesi 6 700 ton, özel sektörün ise 8 700 tondur.

Değerli milletvekilleri, ben, Niğde Milletvekili olarak, daha önce Niğde'nin elmasını ve patatesini gündemdışı konuşmamda gündeme getirmiştim; fakat, benim bugün özellikle burada vurgulamak istediğim, çay ve çay üreticilerinin sorunlarından daha ziyade olarak, çay sektörünü olumsuz yönde etkileyen en önemli faktörlerden biri olan yabancı menşeli, halk tabiriyle, kaçak çaylar üzerine olacaktır.

Bu çaylar, ülkemize bellibaşlı dört yoldan girmektedir. Birincisi, bu çayların, doğu ve güneydoğu illerimizden sınır ticareti yoluyla; ikincisi, zatî eşya muafiyeti yoluyla; üçüncüsü, ithalat yoluyla; dördüncüsü, sınır illerimizden kaçakçılık yoluyla ülkemize girmekte olduğu bilinmektedir.

Transit ticaret adı altında, özellikle doğu ve güneydoğu illerinden, kamyon, tanker ve TIR gibi araçların belli bölümlerinde yabancı menşeli çayların yurda kaçak olarak girdiği ve bu çayların bir kısmının paketlenerek, diğer kısmının ise, açıkta, dökme olarak içpiyasaya pazarlandığı ve sadece bu yolla giren çayın parasal değerinin yaklaşık 60 trilyon olduğu bilinmektedir. Günde, takriben 1 000 tankerin giriş-çıkış yaptığı sınır kapılarından yılda yaklaşık 25 000 ton kadar çayın, ülkeye bu yolla sokulduğu bilinmektedir.

Diğer önemli bir sorun da, dahilde işleme izin belgesi kapsamında yurda giren kaçak çaylardır. Son dönemlerde bazı firmalar, ithal edecekleri düşük kıymetli çayları yerli çaylarla karıştıracaklarını beyanla, dahilde işleme izin belgesi alarak yurt içerisinde paketleme yapmaktadırlar. Bu şekilde, hassas ürünler kapsamına alınan çayın, asgarî yüzde 50 oranlı karışımı yapılarak tekrar ihracı hedeflenmiştir; ama, bu da mümkün olmamıştır.

Netice itibariyle, çayın, dahilde işleme izin belgesindeki hassas ürünler kapsamından çıkarılarak, yasak ürünler kapsamına alınması gerekmektedir. Bu hususta, İhracat Genel Müdürlüğü nezdinde gerekli girişimlerde bulunulduğunu sevinerek öğrenmiş bulunmaktayım.

Burada asıl mesele, Türkiye'ye giren kaçak çay satışının yarattığı ekonomik kayıp ve tahribattan çok, insanımızın sağlığı üzerindeki ölümcül etkileri önemlidir. Türkiye'de insanımızın, sudan sonra en çok tükettiği sıvı içecek, çaydır. Çay, insanımızın müptelası olduğu, tiryakisi olduğu müstesna içeceklerdendir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mahmut Uğur Çetin (AK Parti, Niğde). “Çay üreticilerinin sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 14 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-ugur-cetin-22-2005-06-14-cay-ureticilerinin-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
