# 2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Malik Ecder Özdemir (CHP, Sivas)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim
- **Tarih:** 23 Aralık 2009
- **Gündem:** 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/malik-ecder-ozdemir-23-2009-12-23-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi

> Malik Ecder Özdemir (CHP), 23 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)); konuşma 1.118 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2010 Yılı Merkezi Bütçe Kanunu Tasarısı’nın 17’nci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, ne yazık ki, çoğu zaman, tıpkı şu andaki gibi, çok boş masalara, boş salona hitap ederek de olsa uzunca süren bir bütçe maratonunun sonuna gelmiş bulunuyoruz.

Mecliste kabulünden sonra yürürlüğe girecek olan bu bütçe, önümüzdeki bir yıl için ne öngörmektedir? Gerek ekonomide gerekse siyasette, sosyal yaşamda hangi kolaylıklar sağlanacaktır? Yeni yılda ekmeği, peyniri, zeytini bugünkünden daha ucuza alabilecek miyiz? Elektriğe, doğal gaza, benzine ödeyeceğimiz para bugünkü ödediğimiz paradan daha az mı olacak, daha çok mu olacak? Köylümüz, çiftçimiz, gelecek yıl kullanacağı gübreyi, mazotu, bugünkü aldığı fiyattan daha ucuza alıp, ürettiklerini bugünkü fiyattan daha yukarıya satabilecekler mi? Bir başka ifadeyle, değerli arkadaşlarım, bu bütçeden matlup edilen -eskilerin deyimiyle- beklenen şey nedir?

Sayın Bakanım, biraz önce, ilk oturumda, uzun uzun rakamlardan bahsettik. İnsanlarımızın kafası karışıyor. Bizi izleyen, on beş gündür, yirmi gündür televizyonda, basında bizi izleyen insanlarımız, bu yukarıdaki sade sorulara inandırıcı ve güvenilir cevaplar arıyorlar.

Yeni bir yıl, yeni bir bütçe demektir ve elbette, yeni bir yıl yeni umutların tazelendiği, yeni beklentilerin tazelendiği yeni bir başlangıç olması lazım. Çekilen sıkıntıların, biten yılla geride kalacağı, artık daha az sıkıntıların yaşanacağı daha güzel günlere gideceğimizin ifadesi olmalıdır.

Hazreti Mevlânâ’nın dediği gibi “Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni bir gündür. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.” diyebiliyorsak eğer, yeni bir başlangıç yapabiliyorsak, yeni bütçenin, yeni yılın bir anlam ifade ettiği ancak o zaman mümkün olabilir.

Sayın milletvekilleri, değerli arkadaşlarım; ülkeyi yönetenler, başta siyasetçiler topluma, insanlara, geleceğe yönelik umut vermeleri gerekiyor. Açıkça söylüyorum, uzunca bir süreden bu tarafa insanlarımız geleceğe yönelik umutlarını kaybettiler. Her insanın en azından “Evet, gelecek yıl bundan daha çok çalışırsam, daha çok üretirsem bugünkü çektiğim sıkıntılardan daha az sıkıntılı bir süreç yaşayacağım.” demesi gerekiyor. Oysa, değerli arkadaşlarım, toplumun hangi kesiminde, kaç kişi, şimdi bizim burada görüştüğümüz bu bütçeyi umutla bekliyor? İktidara yakın bir avuç müteahhidin, müteahhit çevresinin, bakan ya da Başbakanın çocuklarını şirketlerinde ortak ya da yönetici yapmış olan şirket yöneticilerinin dışında kaç kişi bu bütçeden umutla bir şey bekliyor? İşçiler mi, köylüler mi, memurlar mı, emekliler mi, öğretmenler mi, öğrenciler mi, kim önümüzdeki sürecin, önümüzdeki yılın bu yıldan daha iyi olacağını bekliyor ve bana söyleyebilir misiniz, toplumda yaşanan bu kadar olumsuzluklardan hangisinde gelecek yıl azalma olacak?

Beşincisini, altıncısını düzenlediğiniz Alevi çalıştayları yaptınız, değerli arkadaşlarım. Sayın Bakana, Başbakana sormak istiyorum: Önümüzdeki yıl, samimiyetle bu yaptığınız çalışmalardan sonra Alevilerin sorunlarını çözeceğiniz konusunda bir inandırıcı adımınız olacak mı?

MEHMET CEMAL ÖZTAYLAN (Balıkesir) – İnşallah.

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Devamla) – İnşallah, diliyor ve bekliyoruz. Bu açılımların sahte, toplumu aldatmanın ötesinde ciddi gayretler olmasını herkes gibi ben de bekliyorum. Madımak Oteli’nin müze olmasını herkes gibi ben de bekliyorum. Teklif verdik, reddettiniz, inşallah olur. Siz teklif getirirsiniz, biz de şanla şerefle kabul ederiz. Cemevlerinin yasal statüye kavuşması için Anayasa değişikliğine gerek yok.

ABDULKERİM AYDEMİR (Ağrı) – Katkı sunun.

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Devamla) - Katkı sunmaya hazırız. Yeter ki sizin niyetiniz olsun Sayın Vekilim.

Gelecek yıl, örneğin Deniz Feneri soruşturmasında bir arpa boyu adım atılabilecek mi? Bu yolsuzluğa bulaşmış insanlar Almanya’da mahkûm edildiler ama Türkiye’de, bakıyoruz, bu yolsuzluğun kahramanları şimdi yeni yeni yolsuzlukların tasarlayıcısı durumundalar. İSKİ özelleştiriliyor, Deniz Feneri ortakları İSKİ özelleştirmesinde söz sahibi oluyorlar.

AHMET YENİ (Samsun) – Yargıya müdahale etmeyin yargıya.

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Devamla) - İki günden bu tarafa izliyoruz değerli milletvekilleri; artık, toplumun en önem verdiği konuları, inanç konularını bile sömürü hâline getiren bir anlayış, bir sömürü sistemi devam ediyor. Kurban Bayramı’nda 200 bin kurban vekâletle kesilsin diye ilgili kurumlara vekâlet verilmiş, ancak 20 bin kurban kesilmiş. Yani insanların umudunu, inancını sömürerek, bu konuyu da sömürü noktasında, sömürü malzemesi yapmanın kime ne faydası var değerli arkadaşlarım?

Şimdi, Sayın Bakan, sayın milletvekilleri; hiç rakamları evirip çevirmeye gerek yok, doğruları çarpıtmaya gücünüz yetmez. Devletin resmî tespitlerini burada bir kere daha sıralıyorum: Bugün ne yazık ki, 20 milyon kişi yoksulluk sınırı altında bir parayla idare ediyor. 2 milyon insanımız açlık sınırının altında yaşıyor. Genç nüfusumuzun yüzde 25’i işsiz. Cezaevlerinde -sayın vekillerle birlikte gidiyoruz- 117 bin tutuklu ve hükümlü var ve bu 117 bin kişinin büyük çoğunluğu hâlâ hakkında suçlama kesinleşmemiş, karar kesinleşmemiş ve tutuklu sıfatıyla cezaevlerinde bulunuyor. Bu ülkede polis askere güvenmiyor, polis MİT’e güvenmiyor. Savcılar birbirleri hakkında suç duyurusunda bulunuyor, mahkemeler, hâkimler birbirleri hakkında dava açıyorlar. Getirdiğiniz Türkiye bu, değerli arkadaşlarım, ekonomi de, siyaset de bu.

“Ekonomik kriz teğet geçecek.” diyen Sayın Başbakana rağmen, krizden çıkamayan namuslu, onurlu iş adamları intihar ediyorlar birer ikişer ve bugünlerde yeniden gündemde, Ergenekon iddianamesiyle onuruyla, haysiyetiyle oynadığınız insanlar birer ikişer intihar ediyor değerli milletvekilleri. Bunu hep birlikte araştırmamız gerekiyor. Toplum âdeta bir paranoya içerisinde. 70 bin kişinin telefonunun dinlendiğini Adalet Bakanınız söylüyor ve utanmadan, Hükûmetin bir Bakanı çıkıyor, diyor ki: “Benim saklayacak gizleyecek bir şeyim yoksa telefonum dinlensin, ne çıkar!” diyebilecek kadar aymazlık noktasına gelebiliyor. Bunun neresinde insan hakları, neresinde özgürlük var değerli arkadaşlarım?

Şimdi, geçen hafta Tekel işçilerini ziyaret ettik. 4/C maddesiyle işinden atılan, ekmeğinden olan insanlara teklif ettiğiniz şey ne? 1,5 milyar lira maaş alan işçiye diyorsunuz ki: “Maaşınız 500 milyon lira.” Şimdi, bu kürsüden siz değerli milletvekillerine soruyorum, size deseler ki: “Ey milletvekilleri, aldığınız maaşın üçte 2’sini kesiyoruz, üçte 1’i ile çalışmaya devam edeceksiniz.” Bunu gerçekten kabul etmeniz, içine sindirmeniz mümkün mü?

MEHMET CEMAL ÖZTAYLAN (Balıkesir) – Siz kabul ediyorsanız biz de ediyoruz.

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Devamla) – Tekeli 300 milyon dolara birilerine peşkeş çektiniz, alan şirket hiçbir şey yapmadan aradan altı aylık bir süre geçti, 300 milyon dolara aldığı Tekeli 900 milyon dolara sattı.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye’yi getirdiğiniz tablo bu. Onun için rakamlarla oynayarak âdeta güllük gülistanlık bir ülke yaratmaya çalışmayın, komik duruma düşüyorsunuz.

Değerli arkadaşlarım, intihardan bahsettim. İki gün önce, benim de çok yakından tanıdığım, benim hemşehrim, ailesini yakından tanıdığım değerli bir insan, kurmay yarbay, sayın milletvekilim, alnına, şakağına dayayarak tabancasını intihar etti. Hakkında Ergenekon savcılarının düzenlediği iddialar onuruna ve haysiyetine dokunarak intihar etti. İntihar tabii ki güzel, doğru bir yöntem değil ama hatırlayın Ergenekon davası başladığında Van’daki Yüzüncü Yıl Üniversitesinin Genel Sekreteri de intihar etti.

Şimdi, biz Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri olarak zaman zaman Ergenekon’da yaşanan, Silivri’de yaşanan, adına “iddianame” dedikleri ama yakın tarihimizi hicveden bir orta oyun, bir trajikomik tiyatroyu seyretmeye gidiyoruz. Tavsiye ederim, bu tiyatroya biletle girilmiyor, para falan da almıyorlar. Herkesi, yürekli olan herkesi bu tiyatroyu izlemeye davet ediyorum. Orada, değerli arkadaşlarım, her vesileyle söylüyorum, o davada yargılanan aslında Ergenekon sanıkları değil, orada tutuklu olanlar değil; gerçekten orada yaşanan, cumhuriyet tarihimizde belki bir daha görülmeyecek olan Türkiye’deki hukuk devleti yargılanıyor. Âdeta oradaki sanık sıfatında olan insanlar Türkiye’nin yakın tarihini yargılıyorlar. Hâkim ve savcı makamında oturanlar yargılanıyor değerli arkadaşlarım. Türkiye, bugün, bu noktaya İktidarınız döneminde geldi. Hukuk ayaklar altına alındı. İnsanların hukuka güveni kalmadı. Yarın kimin kapısının çalınacağı…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Malik Ecder Özdemir (CHP, Sivas). “2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/malik-ecder-ozdemir-23-2009-12-23-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
