# Alevi vatandaşlarımızın sorunları hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Malik Ecder Özdemir (CHP, Sivas)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim
- **Tarih:** 10 Mart 2010
- **Gündem:** ALEVİ VATANDAŞLARIMIZIN SORUNLARI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/malik-ecder-ozdemir-23-2010-03-10-alevi-vatandaslarimizin-sorunlari-hakkinda

> Malik Ecder Özdemir (CHP), 10 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ALEVİ VATANDAŞLARIMIZIN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 566 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce yüce heyetinizi en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Tam bu konuşmayı yaptığım sırada şehitlerimizi toprağa veriyoruz, şehit cenazeleri düzenleniyor. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, ulusumuza başsağlığı diliyorum.

Değerli arkadaşlarım, ne yazık ki karanlık bir süreçten geçiyoruz. Bugün kimin suçlu, kimin suçsuz olduğu belli olmadığı, en temel hukuk kurallarının ayaklar altına alındığı bir süreçten geçiyoruz.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; elimde, sözüm ona, bir iddianame var, bir hukuk garabeti -bu, iddianameden çok bir hukuk garabeti- var. Bu iddianame, Erzurum Özel Yetkili Savcısı tarafından hazırlanmış bir iddianame. Toplam altmış bir sayfadan oluşuyor ve bu iddianamenin ilk sayfalarında sanıklar sıralanmış: “1 no.lu sanık Orgeneral Saldıray Berk, Üçüncü Ordu Komutanı. 2 no.lu sanık, şüpheli İlhan Cihaner, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı. 3 no.lu şüpheli, sanık Ali Tapan, Erzincan İl Jandarma Alay Komutanı. 4 no.lu şüpheli Recep Gençoğlu, Eskişehir İl Jandarma Alay Komutanı.” diye liste devam ediyor.

İddianamenin daha sonraki sayfalarında ise 12 tane gizli tanıktan ve bu tanıkların kod adlarından bahsediliyor; “Munzur”, “Efe”, “Göyne”, “Kalem”, “Sokak lambası” vesaire.

Yine, bu iddianamenin on yedinci sayfasında, soruşturmanın gelişimi ve elde edilen deliller bölümünde aynen şöyle deniliyor: “Erzincan ili merkeze bağlı Çatalarmut Baraj Gölü’nde 13 adet el bombası, çeşitli çap ve nitelikte 350 civarında merminin bulunması üzerine Başsavcılığımızca gerekli soruşturmalara başlanmıştır.” Yani değerli arkadaşlarım, bu iddianamenin içeriğinde topu topu 14 tane sanık, 12 tane gizli tanık ve 13 tane el bombası var.

Değerli arkadaşlarım, bu nasıl hukuk anlayışı? Bu nasıl adalet anlayışı? Emrinde 100 bin kişilik ordu bulunan bir Ordu Komutanı, tankı, topu, uçağı olan bir Ordu Komutanı ve 2 tane il jandarma alay komutanı, başka bir şey bulamamış da, 14 kişi, 13 tane el bombasıyla darbe yapıyorsa vay gele bu memleketin hâline, yazıklar olsun bu iddianameyi düzenleyenlere ve bu ve buna benzer iddianameyi ciddiye alanlara yazıklar olsun diyorum.

Bu iddianamenin ikinci bir bölümünde bir başka vahim tablo daha var değerli arkadaşlarım. Bir milletvekili olarak bunu bu kürsüden dile getirmek boynumun borcu olduğu için bunları ifade ediyorum. Bu iddianamenin elli birinci sayfasında, iddianameyi düzenleyen Sayın Başsavcı, Orgeneral Saldıray Berk’le ilgili olarak, suçları tarif ederken aynen şöyle diyor: “Çevredeki Alevi köylerine okul yaptırıyor, hizmet götürüyor, onlarla çok içli dışlı. Alevi dedeleri tarafından çok seviliyor.”

Sayın Milletvekili, gülme ve dinle!

M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) – Oraya konuş, oraya!

GÜROL ERGİN (Muğla) – Hükûmet de öyle diyor!

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Devamla) – Yani bu Başsavcıya göre Alevi köylerine hizmet götürmek, bu Başsavcıya göre Alevi köylerine okul yaptırmak suç.

Değerli arkadaşlarım, bu memlekette Alevi olmak ne zamandan beri suç olmaya başladı? Devletten hizmet alma, bürokraside bir yerlere gelebilme, devri iktidarınızda vali, kaymakam ve emniyet müdürü olabilme konusunda Alevi mezhebinden olmanın zaman zaman kusur, zaman zaman kabahat olduğunu biliyoruz ama Alevi olmanın suç olduğunu, hem de sözüm ona, isminin önünde “cumhuriyet savcısı” diye adlandırılan bir adam tarafından bir iddianameyle Alevi olmanın suç olduğunu ilk defa devri iktidarınızda görüyoruz.

Değerli arkadaşlarım, buradan, bu kürsüden Alevi açılımı yapan Sayın Başbakana, arka arkaya Alevi çalıştayları düzenleyen Sayın Bakana bir davette bulunuyorum. Anayasa’mızın 2’nci maddesi, Anayasa’mızın 10’uncu maddesi, Anayasa’mızın 24’üncü maddesi, hangi inançtan ve mezhepten olursak olalım hiç kimsenin ayrımcılığa tabi tutulamayacağını, bunu yapanların suç işlediğini söylüyor.

Geçen hafta Sayın Cumhurbaşkanına mektup yazdım, Adalet Bakanına suç duyurusunda bulundum, bir milletvekili olarak en son gelebileceğim, yapabileceğim; bu kürsüden, milletin kürsüsünden açıkça bu Savcı hakkında suç duyurusunda bulunuyorum. Açıkça Anayasa’daki ayrımcılık suçunu işlemiş olan bu Savcı hakkında devletin harekete geçmesini bekliyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Malik Ecder Özdemir (CHP, Sivas). “Alevi vatandaşlarımızın sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/malik-ecder-ozdemir-23-2010-03-10-alevi-vatandaslarimizin-sorunlari-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
