# Aşık veysel'in ölüm yıl dönümü hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Malik Ecder Özdemir (CHP, Sivas)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim
- **Tarih:** 25 Mart 2010
- **Gündem:** AŞIK VEYSEL'İN ÖLÜM YIL DÖNÜMÜ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/malik-ecder-ozdemir-23-2010-03-25-asik-veysel-in-olum-yil-donumu-hakkinda

> Malik Ecder Özdemir (CHP), 25 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AŞIK VEYSEL'İN ÖLÜM YIL DÖNÜMÜ HAKKINDA); konuşma 488 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; büyük halk ozanımız Âşık Veysel Şatıroğlu’nun 37’nci ölüm yıl dönümü nedeniyle gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bana bu fırsatı veren Sayın Başkana teşekkür ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, beş dakikalık bir süre içerisinde Âşık Veysel’in hayatını, felsefesini, şiirlerini anlatmanın olanağı yoktur ama tek cümleyle ifade etmek gerekirse, Âşık Veysel, cumhuriyet tarihimizin yetiştirdiği en büyük halk şairlerinden bir tanesidir. Âşık Veysel, 25 Ekim 1894’te Sivas’ın Sivrialan köyünde dünyaya gelmiştir. Yaşadığı yıllar, bulunduğu koşullar nedeniyle herhangi bir öğrenim görmemiş, daha da önemlisi, dünyayı görememiş olmasına rağmen, içinde yaşadığı Alevi Bektaşi kültürü, onun yetişmesinde, hayata bakış açısında ve felsefesinde en önemli etken olmuştur. Hazreti Mevlânâ’nın, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin, Pir Sultan Abdal’ın öğretileriyle yetişmiş, insan sevgisini, hoşgörüyü her şeyin üstünde tutan bir felsefeyle yoğrulmuştur Âşık Veysel.

Âşık Veysel yaşadığı süreçte başkaca ozanlardan da etkilenmiştir. Tabii, en çok etkilendiği ozanların başında, yine Sivaslı bir halk ozanı olan Ruhsati’den etkilenmiştir Âşık Veysel.

“Daha senden başka âşık mı yoktur,

Nedir bu telaşın ey deli gönül?

Hele düşün, devr-i Âdem’den beri

Neler gelmiş geçmiş, say deli gönül.

Mevlam kanat vermiş uçamıyorsun.

Bu nefsin elinden kaçamıyorsun.

Ruhsati, dünyadan geçemiyorsun.

Topraklar başına vay deli gönül.” diyen Ruhsati’den etkilenmemek mümkün mü?

Değerli arkadaşlarım, Âşık Veysel ülke kalkınması için çalışmanın önemine, gerektiğine inanır. Türkiye'nin çağdaş uygarlık düzeyine erişebilmesi, tarımda, sanayide atılım yapabilmesi için ülke insanının gaflet uykusundan uyanmasını ister. Birlik içinde olunmasını, cehaletten kurtulunmasını, bunun için de okumaya ve okutmaya önem verilmesini arzular Veysel.

Yine, Âşık Veysel’e günümüzde daha da önem kazandıran bir başka özelliği, onun cumhuriyetle birlikte başlayan uluslaşma sürecimize verdiği önemdir. Son yıllarda ve günümüzde tartışılmakta olan “uluslaşma, ulus olma” Aşık Veysel’in başlıca konuları arasındadır.

Âşık Veysel, günümüzde egemen kılınmak istenen alt kimliklere dayanan farklılıkları abartan ayrıştırmacı anlayışı şiddetle reddeder. Birleştiricilikten yanadır Âşık Veysel. Şiirinde:

“Kürt'ü Türk'ü ve Çerkes'i

Hep Adem'in oğlu kızı

Beraberce şehit gazi

Yanlış var mı ve neresi?

…

Yezit nedir, ne kızılbaş

Değil miyiz hep bir kardaş

Bizi yakar bizim ateş

Söndürmektir tek çaresi.” der Âşık Veysel.

Ve yine Âşık Veysel’de, ülke, cumhuriyet ve Atatürk sevgisi bir aradadır. Şu sözleri çok önemlidir Veysel’in: “Yürüyelim Atatürk’ün izine, boş verelim bozguncunun sözüne.” diyen bir anlayıştadır Veysel.

Veysel derin bir felsefeye sahiptir değerli arkadaşlarım.

"Uzun ince bir yoldayım

Gidiyorum gündüz gece

Bilmiyorum ne haldeyim

Gidiyorum gündüz gece." diyen Veysel, bir başka dörtlüğünde:

"Kim okurdu, kim yazardı?

Bu düğümü kim çözerdi?

Koyun kurt ile gezerdi.

Fikir başka başka olmasa." diyerek, fikir farklılarının olacağını, ama bunun bir ayrışma sebebi olmaması gerektiğinin altını çizmiştir.

“Dost dost diye nicesine sarıldım

Benim sadık yarim kara topraktır.

Beyhude dolandım boşa yoruldum

Benim sadık yarim kara topraktır” diyen Veysel, tam da -belki tesadüf, güzel bir tesadüf- yari olan kara toprakla bir tesadüf eseri 21 Mart 1973’te bir Nevruz Bayramı’nda bütünleşmiştir.

Değerli arkadaşlarım, Nazım Hikmet’in söylediği gibi, Veysel Anadolu’da bir köy mezarlığında yatıyor. Doğup büyüdüğü topraklarda, Sivas’ın Sivrialan köyünde yatmaktadır Âşık Veysel. Dostlarından son talebi vardır Âşık Veysel’in.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Malik Ecder Özdemir (CHP, Sivas). “Aşık veysel'in ölüm yıl dönümü hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 25 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/malik-ecder-ozdemir-23-2010-03-25-asik-veysel-in-olum-yil-donumu-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
