# 4306 ve 4481 sayılı kan. değişiklik yap. hak. kan. (gelirvergisi vergi usul kanunu)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim
- **Tarih:** 19 Aralık 2002
- **Gündem:** 4306 VE 4481 SAYILI KAN. DEĞİŞİKLİK YAP. HAK. KAN. (GELİRVERGİSİ VERGİ USUL KANUNU)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2002-12-19-4306-ve-4481-sayili-kan-degisiklik-yap-hak-kan-gelirvergisi-vergi-2

> Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 19 Aralık 2002 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 4306 VE 4481 SAYILI KAN. DEĞİŞİKLİK YAP. HAK. KAN. (GELİRVERGİSİ VERGİ USUL KANUNU)); konuşma 850 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; biraz önceki konuşmamda da açıkladığım üzere, bunlar, 1'den 7 nci maddeye kadar -7 dahil- tamamen 99 öncesi döneme dönüş maddeleridir. Ancak, bir konuyu dikkatinize sunmak istiyorum. Konuları tartışırken doğru bilgilerle tartışırsak daha doğru sonuçlara ulaşırız.

Şimdi, vergi kimlik numarası uygulaması sistemde bir oto kontrol kurumu değildir. Önceki konuşmacıların belirttiği gibi, bu, nereden buldun kalkıyor, malî milat kalkıyor, gelir tanımı kalkıyor, bunların yerine vergi kimlik numarası var. Burada bir yanlışlık var, ilgisi yok. Vergi kimlik numarası, Vergi Usul Kanununa göre, bugün, kaldırılan o maddelerden birisine dayanarak yapılacak vergi denetiminde gerekli olan verileri sağlayan bir müessesedir. 1998 yılından beri var, 2001'de de kapsamı genişletilmiştir bunun. Bugün, 30 milyona yaklaşan bir vergi kimlik numarası uygulaması vardır, yeni değildir.

Şimdi, biraz önceki konuşmacı arkadaşlarımızdan birisi vergi indirimlerine ilişkin bir simülasyon çalışmasından söz etti. Maliye Bakanlığının, Gelirler Genel Müdürlüğünün bir vergide indirim yaparsanız bunun etkisi ne olur hesabı hemen yarım günlük bir hesaptır, son derece yetişmiş iyi kadroları vardır; yani, bu simülasyon dediğiniz yarım günlük iştir. Acil Eylem Planı vardı. Acil Eylem Planından sonra Hükümet Programı açıklandı. Hükümet Programından sonra, Acil Eylem Planı detaylandırılmaya başlandı, bugün de bir dördüncüsünü öğreniyoruz, simülasyon çalışması. Zaman kaybediyoruz değerli arkadaşlar, zaman kaybediyoruz... Topluma verilmiş olan sözler var; ayrıca, hakikaten yapılması gereken konular var.

Şimdi, bugün bir tasarıyı görüşüyoruz. Kanun Tasarısına gelmeden, kanun tasarısına getirilmeden, kararnameyle çözülebilecek, son derece rahat, kolay konular var. Nedir; bugün, tarım sektörü çok önemli sorunlarla karşı karşıyadır. Doğrudan gelir desteği uygulaması başlatılmıştır, destekleme alımlarının yerine. Doğrudan gelir desteği uygulaması yetersiz bir uygulamadır; dönüm başına 10 500 000 liralık bu uygulama, tarım sektörünü desteklemek için yeterli değildir. Biz, şimdi, tarım ürünlerine dünya fiyatını verirken, görünüşte, doğru görünüyor, bir şeyin piyasa fiyatı neyse, dünya fiyatı neyse, bu ürüne bu fiyatı vermek gerekir; ancak, dünya fiyatının gerisinde, gelişmiş ülkelerin kendi tarım sektörlerine vermiş olduğu çok önemli destekler vardır; o fiyatı aşağıya çeken, sonra da, bizi o fiyatı vermeye mecbur kılan o fiyatların altında, arkasında önemli bir destek vardır. Türkiye'de tarım sektörünün bu nedenle desteğe ihtiyacı vardır, bu destek olmak zorundadır.

Bakın, tarımda gübre çok önemli bir girdidir, Katma Değer Vergisi yüksektir, yüzde 18, indirmek gerekir; yüzde 18'i yüzde 8'e indirdiğiniz zaman gelir kaybı çok büyük değildir -Maliye Bakanımız onu hesaplatabilir- çok önemli bir kayıp değildir.

Yine, bakın, tarım sektöründe mazot çok önemli bir girdidir. Türkiye'de yıllık mazot tüketimi, 24 000 000 tonluk petrol ürünleri tüketimi içerisinde 8-9 000 000 tonluk bir paya sahiptir; bunun da yaklaşık 2-2 500 000 tonu tarım sektöründe tüketilir. Tarım sektöründe mazot fiyatının indirilmesi gerekir; bunun, Avrupa Birliğinde uygulamaları vardır, birçok ülkede vardır. Geçen hükümet döneminde çıkarılmış olan Özel Tüketim Vergisi Yasasında da, o yasanın hazırlanış felsefesinde, gerisinde, akaryakıt ürünleri üzerindeki vergilerde, gerektiği takdirde bir indirim yapılabileceği, güçlü vergi idaresinin bunun denetleyebileceği vardır. Mazotta fiyat indirimi sözü vardır; hükümetin bu sözünü tutmasını bekliyoruz; hakikaten gereklidir, bunu destekliyoruz da.

Bu, bir kararname konusudur; hemen kararname hazırlanır, Bakanlar Kurulu kararıyla çıkar, yayımlanır. Tarım sektöründe mazottaki Özel Tüketim Vergisini indirmek suretiyle, tarım sektörüne çok önemli bir destek sağlamak mümkündür.

Bakın, fındığa kilogram başı 2 000 000 lira söz verilmiştir, fındığın kilogramı 2 000 000 lira olacaktır. Söz verildiğinden bu yana -seçim öncesi dönemi kastetmiyorum- hükümet kuruldu, bugünlere geldik, 2 000 000 liralık fiyat ortada kalmıştır.

Hükümet, fındıkta kilogram başı 2 000 000 liralık fiyatı, ürününü elinden çıkaranlar da dahil olmak üzere, yapmak zorundadır. Bu fiyatı, sadece ürünü elinde kalmış olana, satmamış olana uygulamak doğru değildir. "Fındığın kilogramının fiyatı 2 000 000 lira olmalıdır" denildiği anda, seçim sonrasında hükümetin kurulmasının, güvenoyu almasının bu aylara sarkacağı biliniyordu; yani, ben "bu fiyatı, sadece fındığını satmamış olana uygularım" demeyi adil bulmuyorum.

Fındık, ekonominin, Karadeniz ekonomisinin, Türkiye ekonomisinin çok önemli bir girdisidir ve ihracatta çok önemli bir paya sahiptir. Fındık fiyatındaki bu kargaşa, ihracatı da çok olumsuz etkilemiştir. Sonuçta, üreticinin eline 2 000 000 lira geçecek şekilde bu düzenlemeyi yapmak; ama, ihracatı da artırmak...

Eğer ihraç fiyatlarının düşük olduğunda herhangi bir endişe varsa, bu fiyatı da indirmeyecek şekilde veya gerekirse artıracak şekilde ve sonuçta toplam fındık ihracatını artıracak şekilde bir politikayı izlemek gerekir. Mazot, fındık, bunlar birer örnektir.

Bakın, tarımsal ilaçlar, yine tarım sektörünün önemli bir girdisidir. Bunların düzenlenmesi, bir kararnameyle hemen yapılabilir. Kanun gereken konularda gösterilen sürat, Hayat Standardı Esası Vergisinin getirilmesinde gösterilen sürat, çabukluk, bunlarda da gösterilebilir diye düşünüyorum. Bunlar, toplumumuzun, çiftçimizin beklentileri olmasının ötesinde, tarım sektörünün gerçekten yapılması gereken ve bekleyen sorunlarıdır, çözülmesi gereken sorunlarıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir süreden beri, vergi barışı sağlanacağı söyleniyor. Bu vergi barışını anlamlandırmaya, çözmeye çalışıyorum; ama, vergi barışı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine bir türlü gelmedi. Bakın, uzun bir süreden beri, piyasada, ekonomide bir vergi affı söylentisi var. "Vergi affı" kavramı, gelişigüzel kullanılabilecek bir kavram değildir. "Vergi affı" sözünü ettiğiniz zaman, hemen ertesi günü bunun gereğini yapmak zorundasınız. Mükelleflere aylarca "efendim, ekim verginizi ödeyin, kasım verginizi ödeyin, aralık verginizi de ödeyin" şeklindeki bir uyarı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesini almaktır. Bunları, bir program uygulayan Türkiye açısından doğru bulmadığımı ifade etmek istiyorum. Mükelleflerin bu konuda kafaları karışıktır, beklentileri farklıdır, kimse ne yapacağını bilmemektedir. Bu vergi barışı, ne ise, gelmeli ve bir an önce sonuçlanmalıdır.

Sözlerimi burada bitiriyorum. Hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “4306 ve 4481 sayılı kan. değişiklik yap. hak. kan. (gelirvergisi vergi usul kanunu)”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2002. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2002-12-19-4306-ve-4481-sayili-kan-degisiklik-yap-hak-kan-gelirvergisi-vergi-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
