# Vergi barışı kanun tasarısı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim
- **Tarih:** 25 Şubat 2003
- **Gündem:** VERGİ BARIŞI KANUN TASARISI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2003-02-25-vergi-barisi-kanun-tasarisi

> Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 25 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VERGİ BARIŞI KANUN TASARISI); konuşma 752 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Vergi Barışı Kanununun 5 inci maddesine ilişkin olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini ifade etmek üzere söz almış bulunuyorum; sözlerime başlamadan önce, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

5 inci madde, ilk bakışta, bu kanunun en sorunsuz maddelerinden biri olarak gözüküyor. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte başlandığı halde bitirilememiş olan vergi incelemeleri ile tarh ve tahakkuk işlemlerine, takdir işlemlerine devam edilecek. Bu işlemler sonucunda tarh edilen vergilerin yüzde 50'sinin vade tarihinden itibaren enflasyon oranında yapılacak bir artırımla ödenmesi halinde, kalan yüzde 50 ile gecikme zamlarının veya faizlerinin tahsilinden vazgeçiliyor; ödeme 12 ayda, 6 eşit taksitte olacak.

Madde, gerçekten, bu şekliyle kanunun en masum maddelerinden, en sorunsuz maddelerinden biri; ancak, diğer maddelerle olan bağlantısını dikkate aldığımızda hiç de öyle gözükmüyor. Bir kere, incelemeler sınırsız olarak devam ediyor mu; hayır. Kanunun 10 uncu maddesine baktığımızda, başlanmış olan vergi incelemeleri, eğer mükellef matrah artırımında bulunursa en çok bir ay içerisinde bitirilmek zorunda; yani, sınırsız bir şekilde devam yok ve pek muhtemeldir ki, devam etmekte olan vergi incelemeleriyle ilgili olarak, mükellefler, büyük ölçüde matrah artırımında bulunacaklardır.

İkincisi; yine bununla kalmıyor; devam etmekte olan vergi incelemelerinde önemli ölçüde sahte fatura kullanımı tespit edilmiş olabilir. Sahte fatura kullanıldığının tespit edilmiş olması halinde dahi, bu incelemeler, en çok bir ay içerisinde sonuçlandırılacak, bir ay içerisinde sonuçlandırılamaması halinde incelemelere devam edilmeyecektir; bu, çok önemli bir konudur. Bu konuda, özellikle, sahte fatura kullanımının affı konusunda kamuoyu ve Yüce Meclis, kanaatimce, doğru bilgilendirilmemektedir. Sahte fatura kullanımı konusunda, bu kanunla, sahte faturayı bilerek kullananlar affedilmektedir. Ne 1998 yılında yürürlüğe giren 4369 sayılı Kanun öncesinde ne de onun sonrasında Vergi Usul Kanununda, bilmeyerek sahte fatura kullanımını müeyyidelendiren, onu hürriyeti bağlayıcı bir cezayla cezalandıran bir hüküm bulunmamaktadır. Eğer, kanunda yer alan "bilerek" kelimesinin 1998 yılında kanundan çıkarılması sorun yaratıyor idiyse, bu hüküm ilave edilerek sorun düzeltilebilir veya 2002 yılında Maliye Bakanlığının çıkarmış olduğu tebliğle bu sorunun giderildiği, eğer o tebliğ yeterince incelenmiş olsaydı görülebilirdi.

Sonuçta, bu kanunla, vergi borcunu ödemeyen, toplam mükellef sayısının yüzde 5'ini bile bulmayan bir mükellef sayısı yanında, önemli ölçüde, hayalî ihracatçılar affedilmektedir. Vergi borcunu ödemeyen mükellef sayısının toplam mükellef sayısının yüzde 5'ini bulmaması hoş görülebilir ekonomide yaşanan kriz nedeniyle. Bu krizin etkileriyle, bu mükellefleri artık sürekli yaşatmamak gerektiği düşünülebilir sayısı, oranı yüzde 5 dahi olsa; ama, hayalî ihracatçıların affı, bu kanunun üzerinde bir leke olarak kalacaktır.

Aflar, yeni bir ekonomik ve sosyal düzene geçerken düşünülebilir. Ülkede yeni bir siyasî dönem var, yeni bir iktidar var, yeni bir hükümet var; ancak, henüz, yeni bir ekonomik düzen, yeni bir sosyal düzen yok. Bu nedenle, bu affı, böyle bir ihtiyacın, böyle bir gerekliliğin içine oturtmakta güçlük çekiyorum; yeni bir döneme girecek olmanın işaretlerini de görmüyorum. Özellikle, sahte belge kullanımı konusunda getirilen af başta olmak üzere, yapılan düzenlemelerin barışla hiçbir ilgisi yoktur. Kanunda, vergisini düzenli ödeyenlerin durumlarında bir iyileştirme öngörülmediği için, bu yönüyle bu kanun, sadece bir vergi affıdır. Af, bir vergi reformunun parçası olmadığı için de bugünkü sistemin yarattığı sorunların gelecekte olmaması için de hiçbir güvenceyi ihtiva etmemektedir. Hükümetin vergi reformu adına zaman zaman basında yer alan birtakım açıklamalarının, birtakım bilgilerin, gerçekte, yapılacak olan reformla veya yapılması sistemin ihtiyacı olan reformla hiçbir ilgisi yoktur. Meclisin gündemine taşınacak olan muhtemel tasarının, ufak tefek düzeltmeler dışında, vergi reformuyla hiçbir ilgisi olmayacaktır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Irak nedeniyle, Irak'a Amerika Birleşik Devletlerinin olası müdahalesi nedeniyle, ekonomi biraz gölgede kaldı. Maalesef, yeni kriz ihtimallerinin eşiğindeyiz. Bütçe, Meclise henüz getirilememiştir. Yüksek Planlama Kurulu iki kez toplanmış olmasına rağmen, henüz bütçe büyüklükleri belli olmamıştır. Bütçe dengeleri, maalesef, Irak nedeniyle Amerika Birleşik Devletlerinden gelmesi beklenen bir yardıma bağlı kılınmıştır. Olası Irak savaşı olmasaydı, hükümet, bütçede acaba ne yapacaktı merak ediyorum.

Acil eylem planıyla bir ay içerisinde makro ekonomik hedeflerin revize edileceği belirtilmişti. Yapılan, hükümet olunmasından sonra, hükümet programının ilanından sonra, eski hükümetin ortaya koyduğu makro ekonomik hedeflerin aynen benimsenmesi olmuştur.

Vergi indirim vaatlerinden vazgeçilmiştir. Hayat standardı esasını getiremeyen veya getirmekten vazgeçen hükümet, Gelir Vergisinde vergi tarifesini 5 puan artırma hazırlığı içine girmiştir. Gelir Vergisi tarifesindeki artırım, kamuoyuna, vergi reformunun bir adımı olarak sunulmaktadır. Malî milat ve vergi affıyla başlayan süreç, ekonomi yönetimindeki kararsızlık ve dağınıklıkla birlikte, Türk ekonomisine pahalıya mal olmaktadır. Vergi barışının, vergi affının, bu bağlamda Türk ekonomisine, içinde yaşadığımız günlerde, bu kritik günlerde getireceği hiçbir katkı yoktur; mükellef sayısının sadece yüzde 5'ini ilgilendirmektedir. Bu mükelleflerin sorunlarını çözelim, bunlar da bizim mükellefimiz; ama, bu sorunları çözelim derken, milyarlarca dolarlık hayalî ihracat yapan mükelleflerin, şirketlerin, hayalî ihracattan kaynaklanan, sahte fatura kullanmaktan kaynaklanan suçlarını affetmeyi, bu kanunun bir ayıbı, bir eksiği olarak görüyor, Yüce Meclisin takdirlerine sunuyorum.

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Vergi barışı kanun tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 25 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2003-02-25-vergi-barisi-kanun-tasarisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
