# Maliye bakanlığı, gelir bütçesi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim
- **Tarih:** 23 Aralık 2003
- **Gündem:** MALİYE BAKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2003-12-23-maliye-bakanligi-gelir-butcesi-2

> Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 23 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MALİYE BAKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ); konuşma 779 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizin bildiği gibi, mükelleflerin devlete ait olan vergi ve benzeri borçlarını süresinde ödememeleri halinde, ödenmeyen bu borçların tahsiline yönelik olarak mevzuatımızda özel bir yasa vardır. Bu yasanın adı da 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Yasadır. Bu yasa, gerek kamu kurumlarının gerekse kamu dışındaki özel kurum ve kuruluşların ve gerçek kişilerin vergi borçları hakkında uygulanır.

Görüşmekte olduğumuz bu 45 inci madde, kamu kurumlarının devlete ait olan borçlarının ödenmesinde bir kolaylık getirmiş ve özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar da dahil olmak üzere, iktisadî devlet teşekküllerinin, kamu iktisadî kuruluşlarının, büyükşehir belediyelerinin, belediyelerin ve il özel idarelerinin devlete olan borçlarına karşılık olarak, kendi mülkiyetlerinde bulunan taşınmazları devlete vermeleri olanağı getirilmiştir, bunun karşılığında da o taşınmazın değeri kadar bir vergi borcu kayıtlardan silinecektir. Bu, yaklaşık sekiz yıldır, bütçe kanunlarıyla, mevzuatımızda olan bir hükümdür.

Bu konuda, Bütçe Kanunu Tasarısının 27 nci maddesinde, yine Tekel Genel Müdürlüğünün taşınmazlarına yönelik olarak bir hüküm daha vardır. Yine, Tekelin vergi borçlarına karşılık olmak üzere, Tekelin taşınmazları Maliye Bakanlığı tarafından alınabilecektir. Onun özelleştirme aşamasına etkisinin ne olacağı konusunda Plan ve Bütçe Komisyonunda bir değerlendirme yapmış ve Sayın Bakana bir soru yöneltmiştim. Henüz, o sorunun cevabını da, bugüne kadar almış değilim; Sayın Bakan, eğer, bu sorumun cevabını verirlerse mutlu olurum.

Burada asıl üzerinde durmak istediğim konu şu: Biraz önce bize ulaşan bir önergeye göre, kamu kurumlarına yönelik olarak getirilmiş olan bu kolaylığın, kamu kurumları dışında, diğer gerçek ve tüzelkişilere de tanınması yolunda bir düzenleme yapılması düşünülmektedir. Eğer önerge kabul edilirse, kamu kurumları için tanınmış olan bu kolaylık, kamu kurumları dışında, özel kurumlara da getirilmiş olacaktır. Denilebilir ki "efendim, bu kolaylıksa, bundan, neden diğer özel mükellefler yararlanmasın..."

Değerli arkadaşlar, bunun sakıncası şudur: Vergi borcunun zamanında ödenmemesi halinde, 6183 sayılı Yasa, nelerin yapılacağını, nelerin uygulanacağını çok detaylı bir şekilde belirtmiştir. Bütçe yasası, kamu kurumları için neden özel bir düzenleme yapmıştır; efendim, kamu kurumlarının taşınmazlarının veya gelirlerinin haczedilmesi, satılması, buradan vergi borcunun tahsil edilmesi oldukça zorluk arz etmektedir. Bunların kendi yasalarında taşınmazlarının devlet malı olduğuna yönelik hükümler vardır; bu nedenle haczedilemeyeceğine ilişkin hükümler vardır. Ayrıca, bu kurumlar kamu hizmeti yapmaktadırlar. Bunların gelirlerinin ve taşınmazlarının, sadece vergi borcunun tahsili amacı gözetilerek ellerinden alınması, o kamu hizmetini aksatabilecektir. O nedenle, böyle bir kolaylık getirilmiştir.

Şimdi, bunun, diğer mükelleflere yönelik olarak da kapsamını genişletecek olursak, son derece yanlış bir iş yapmış oluruz. Genel Kurulun takdiri, hükümetin değerlendirmesi ne yönde olacak, bilemiyorum tabiî, ama, böyle bir önergenin kabulü, 6183 sayılı Yasanın temel kabulünü ortadan kaldırmaktadır.

Temel kabul şudur: Kişinin vergi borcu varsa, eğer, herhangi bir şekilde, bu, cebren tahsili aşamasına gelmişse ve konu da eğer bir taşınmaz malın satışıysa, bu taşınmazın değerini en iyi ölçebilecek yöntemin ihale olduğu açıktır. Buna, istekliler, alıcılar katılır, bu taşınmazın değeri o rekabet ortamında belli olur.

Şimdi, önergede şöyle deniliyor: Bir inceleme raporuyla, özel kişi mükelleflerin vergi borçlarına karşılık, o raporla taşınmaza biçilen değer tutarı kadar o taşınmazlar da alınabilsin. Bu, son derece yanlıştır değerli arkadaşlar. Devlet İhale Kanunu, neden ihalelerde rekabet öngörmüştür; neden çeşitli ihale usullerini hep rekabete açmıştır; neden idarelerin, yöneticilerin takdirine bırakmamıştır ihaleleri; neden "herhangi bir kişinin, yöneticinin veya inceleme elemanının raporunda belirttiği şekle göre satın almalar ve ihaleler yapılır" dememiştir; çünkü, sistem, yasa, kurumsal olmak zorundadır, kişilerin değerlendirmelerine, kişilerin takdirlerine, inceleme elemanlarının, yöneticilerin sübjektif takdirlerine, değerlendirmelerine bağlı olarak bir işlem yapamazsınız; yaparsanız; yanlış sonuçlara varmış olursunuz. Önerge, son derece yanlış, önergenin kabulü 6183 sayılı Kanunu temelinden değiştirecektir.

Bir ikinci konu da, bunun yeri bütçe kanunu değildir değerli arkadaşlar. Vergiyle ilgili bir hükmün, Anayasaya göre, bütçe kanunlarına dahil edilmemesi gerekir. Yarın, Plan ve Bütçe Komisyonunda, hükümetin getirmiş olduğu, 51 maddelik, çeşitli vergi kanunlarında değişiklik yapmayı hedefleyen bir tasarı var. Eğer, hükümet, bunu düşünüyorsa, yarın Plan ve Bütçe Komisyonuna bu önergesini getirir, orada tartışılır. Kesinlikle yerinin burası olmadığını düşünüyorum.

Yine, hükümet, vergi barışını yaptı, getirdi, mükelleflere çeşitli kolaylıklar sağladı. Eğer, bu, mükellefe getirilecek bir kolaylık ise, mükelleflere vergi barışı kapsamında sağlanacak bir kolaylık olması düşünüldüyse, vergi barışına da dahil edilebilirdi; orada düşünülmedi, oraya dahil edilmedi. Vergi barışında, önemli ölçüde, takipli borçlar tahsil edildi. Sayın Bakanımız rakamlarıyla bunu övünerek söylüyor. Orada düşünülmedi, aklımıza gelmedi; ama, bunu bütçe kanununa koyalım!..

Değerli arkadaşlar, bu tip düzenlemelerin nelere mal olduğunu geçmişte gördük, buradan çok kısa zamanda geçirilen yasaların sakıncalarının ne olduğunu hep birlikte gördük. Daha sonra, Sayın Cumhurbaşkanının iade etmesi üzerine, o yasayı burada hep birlikte değiştirdik.

Bu önergenin kapsadığı husus böylesi sakıncalı, böylesi tehlikeli bir düzenlemedir, 6183 sayılı Yasayı kökten sarsacak bir düzenlemedir; ama, ben umuyorum ki, Sayın Maliye Bakanımız, Maliye Bakanlığının yıllardır titizlikle koruduğu böylesi önemli bir sistemi, durup dururken, hiç gereği yokken, hiç ihtiyaç yokken sarsacak bir düzenlemeyi kabul etmeyecektir.

Ben, bütün bunlara rağmen, Genel Kurulu uyarmayı, Cumhuriyet Halk Partisi olarak uyarmayı görev sayıyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Maliye bakanlığı, gelir bütçesi”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2003-12-23-maliye-bakanligi-gelir-butcesi-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
