# Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi s.s.833) (bankalar kanunu, tmsf ve rtük kanunu)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim
- **Tarih:** 15 Mart 2005
- **Gündem:** BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ S.S.833) (BANKALAR KANUNU, TMSF VE RTÜK KANUNU)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2005-03-15-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-s-s-833-ba-2

> Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 15 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ S.S.833) (BANKALAR KANUNU, TMSF VE RTÜK KANUNU)); konuşma 715 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) - Evet, Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyurun.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hükümetin katılmadığı önerge, şu konuyu düzenliyor: Hatırlayacaksınız, 2003 yılının haziran ayında, Türkiye İmar Bankasına ilişkin süreç işlemeye başladı. 12 Haziran 2003 tarihinde, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı, Çukurova Elektrik ve Kepez Elektrik Türk Anonim Şirketlerinin imtiyaz sözleşmesini iptal etti. İmar Bankasındaki hâkim sermaye grubunun iştirakleri olan bu iki önemli kurumun imtiyaz sözleşmesinin iptali sonrasında, Türkiye İmar Bankasında olağandışı bir mevduat hareketi yaşanmaya başladı ve bu süreçte, Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurulu da toplantı yetersayısı olmadığı için, üyeliklerden 3 tanesi boşalmış olduğu için toplantı yapamıyordu. Bir yanda İmar Bankasında olağanüstü bir hareketlilik yaşanıyor, bir yandan da, sektörü düzenlemek ve denetlemekle görevli olan kurum, 3 üyeliği boş olduğu için toplantı yapamıyordu; böyle bir süreç yaşıyorduk. Hükümet, Bankacılık Düzenleme Denetleme Kuruluna ataması gereken 3 üyeyi atamıyordu çünkü. Taa ki, 1 Temmuz 2003 tarihinde bu olay sona erdi; 1 Temmuz 2003 tarihinde BDDK'ya 3 üye atandı, BDDK nihayet toplantı yapabilecek sayıya ulaştı, toplantısını yaptı ve 3 Temmuz 2003 tarihinde de Türkiye İmar Bankasının bankacılık yapma ve mevduat kabul etme iznini kaldırdı. Tabiî, Türkiye İmar Bankasının banka sistemi içerisindeki büyüklüğü dikkate alınarak, vatandaşın yatırmış olduğu mevduata sınırsız güvence verildi. Sınırsız güvence verildiği tarihte, bankanın bilinen bilanço değerleri ile bilinmeyen ve daha sonra ortaya çıkan değerlerinin ne olduğu konusuna girmek istemiyorum, bu ayrı bir tartışma konusu; ama, vatandaşa, mevduatı nedeniyle bir güvence tanındı ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, daha sonra, almış olduğu devlet iç borçlanma senetlerini nakde çevirmek suretiyle, bu Bakanlar Kurulu kararı çerçevesinde, taksitler halinde de olsa, 36 aya yayılan taksitler halinde de olsa vatandaşın mevduatı ödenmeye başlandı.

2003 yılında, aralık ayında çıkarılan bir yasa, İmar Bankasında mevduatı olan kişilerin haklarını düzenleyen bir yasaydı ve onların 36 aylık taksitler halinde, 36 aya uzanan vadeler halinde mevduatlarını geri almasını düzenliyordu. Aynı yasa, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun güvencesinde olmayan ticarî mevduatları da güvence kapsamına aldı. Dikkat edin, değerli arkadaşlar; ticarî mevduat güvence kapsamında değildir; ama, çıkan yasa, ticarî mevduatı güvence kapsamına almıştır.

Yasanın güvence kapsamına almadığı tek bir konu vardı; İmar Bankasından devlet iç borçlanma senedi alan vatandaşlar. Esasında, hükümet tasarısında, İmar Bankasından devlet iç borçlanma senedi alan vatandaşların bu senetlerin karşılığı olarak ödedikleri paraların kendilerine iadesini düzenleyen bir hüküm vardı; fakat, Genel Kurul görüşmeleri sırasında İktidar Partisinin oylarıyla bu hüküm tasarıdan çıkarıldı ve İmar Bankasına, Türk bankacılık sistemine güvenerek devlet iç borçlanma senedi aldım diyen vatandaşlar, sonunda, ellerindeki makbuzlarla, hiçbir işe yaramayan, hiçbir değer ifade etmeyen makbuzlarla karşı karşıya kaldılar.

Değerli arkadaşlar, bankalar birer güven kurumudur. Bankaları düzenleyen özel bir yasa vardır, bir anonim şirket olmalarına rağmen ticaret hukuku kurallarından onları ayırıp bir bankalar yasasına tabi tutan bir düzenleme vardır; 4389 sayılı Bankalar Yasası vardır. Sektörü düzenleyen, bağımsız düzenleyici ve denetleyici kurumlar vardır; BDDK vardır, Sermaye Piyasası Kurulu vardır. Bunların güvencesi altında, bunların denetimi altında faaliyet gösteren bankadan vatandaşımız devlet iç borçlanma senedi aldığını düşünüyor; bankanın...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Hamzaçebi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

...faaliyetine son verilmekle birlikte vatandaş anlıyor ki -hükümet açıklıyor ki daha doğrusu- bu bankanın devlet iç borçlanması senedi satma izni yoktur. Ne zamandan beri; taa, 1992 yılından beri bu izin kaldırılmış; ama, banka, reklamlarıyla, televizyon reklamlarıyla, gazete reklamlarıyla bu senetleri satıyor; buna hiçbir kamu otoritesi ses çıkarmıyor. İşin daha ilginç yanı, hükümet "İmar Bankasından devlet iç borçlanma senedi, hazine bonosu alan vatandaş İmar Bankasının bunu satma yetkisinin olmadığını bilmeliydi" derken, öte yandan, bazı SPK görevlilerini yargıya sevk etmiştir. SPK'da yapılan soruşturma sonucunda bazı SPK görevlileri İmar Bankasının izinsiz hazine bonosu satma olayında sorumlu bulunmuş ve bu sorumluluktan sonra adlî yargıda bir yargılama süreci başlamıştır. Tabiî ki, SPK görevlilerinin bu konudaki rolü nedir, sorumluluğu var mıdır yok mudur, bunu bilemiyorum, bunu değerlendirecek durumda değilim, bunu değerlendirecek olan yargıdır; ama, hükümet, bir yandan vatandaşa "sen İmar Bankasının hazine bonosu satma yetkisi olmadığını bilmeliydin" derken, öte yandan SPK görevlilerini "sen neden İmar Bankasının izinsiz hazine bonosu satışına engel olmadın" gerekçesiyle yargıya göndermesi ilginçtir. Bu, bir çelişki değil midir değerli arkadaşlar?! Mademki, bu işin kamuda, bağımsız düzenleyici ve denetleyici kurumda bir sorumlusu vardır, bu kurum mademki bu işin sorumlusu olarak görülmektedir, o halde, aynı noktada vatandaşı sorumlu görmenin bir mantığı var mıdır?!

Bu önerge, bu yapılan yanlışlığı, bu haksızlığı, bu adaletsizliği düzeltmeye yöneliktir. Sizlerin takdirine sunuyorum.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi s.s.833) (bankalar kanunu, tmsf ve rtük kanunu)”. TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim tutanağı, 15 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2005-03-15-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-s-s-833-ba-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
