# Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim
- **Tarih:** 9 Mart 2006
- **Gündem:** DEĞİŞİK ADLAR ALTINDA İLAVE ÖDEMESİ BULUNMAYAN MEMURLARA VE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1103)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2006-03-09-degisik-adlar-altinda-ilave-odemesi-bulunmayan-memurlara-ve-sozlesmeli

> Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 9 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEĞİŞİK ADLAR ALTINDA İLAVE ÖDEMESİ BULUNMAYAN MEMURLARA VE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1103)); konuşma 1.289 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bazı kamu personeline eködeme yapılmasına ilişkin kanun tasarının ek 5 inci maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım; sözlerime başlarken, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz bu tasarı üç konuda düzenleme yapmaktadır. Birincisi, ilave ödeme almayan, çeşitli adlar altında ilave ödeme almayan kamu personeline 40 + 40 Yeni Türk Lirası olarak ifade edilen bir ödemenin yapılması, yine, sendika üyesi olmayanlara 5 Yeni Türk Lirası sendika aidatı için ödeme yapılması sendikasına ve aile yardımı ödeneğinin de 53 Yeni Türk Lirasından 10 lira artışla 63 Yeni Türk Lirasına çıkarılması. Bunlar birinci grubu düzenliyor. Bu birinci gruba ilişkin konularda benden önce söz alan arkadaşlarım gerekli değerlendirmeleri yaptılar. Yalnız, ben bir konuya dikkatinizi çekmek istiyorum. Şimdi, bu tasarının, bu zammın takdim şekli 40 + 40 Yeni Türk Lirası; yani, çalışanlara 80 Yeni Türk Lirası veriliyor demektir. "40 + 40" dediğinize göre, 80 Yeni Türk Lirası. Sayın Maliye Bakanımız bunu böyle hesap ediyor; ama, 40 + 40, 80 etmiyor değerli arkadaşlar. Yani "40 + 40" demek yanlış, böyle takdim etmek yanlış. Siz ne yapıyorsunuz; ocak ayında 40 Yeni Türk Lirasını veriyorsunuz her bir memura. Bunu 12 ay süreyle veriyorsunuz. 12 ayda ne yapar; 480 lira. İkinci altı ayda, temmuz ayında bir 40 lira daha veriyorsunuz. Bu 40 lirayı kaç ay süreyle veriyorsunuz; altı ay süreyle. Ne yapar o; 240 Yeni Türk Lirası. 480 + 240, toplam 720 Türk Lirası. Aya bölersek 60 Yeni Türk Lirası.

Değerli arkadaşlar, Sayın Bakanımız, yaptığı sunuşla, bütün kamu çalışanlarını, bütün toplumu yanıltmaktadır. Memura verilen ortalama aylık 60 Yeni Türk Lirasıdır, yılda da 720 Türk Lirası yapar. Ben Sayın Bakana bir öneride bulunmak istiyorum: Mademki 40 + 40 veriyorsunuz, bırakın -sizin hesabınızla 80 veriliyor gözüküyor- gelin, ocak ayından itibaren 70 verelim 12 ay süreyle; razı mısınız?! Razı olmaz. Neden; çünkü, 70'i 12 ay süreyle verirseniz 840 lira yapar. Oysa, Sayın Bakan 720 lira verme peşinde. Sayın Bakanımız bu hesapları iyi yapıyor; ama, bunlar, vatandaşın, toplumun dikkatinden kaçmıyor.

İkinci grup düzenlemeler, bütçe kanunlarında yer alan bazı hükümlerin ilgili yasasına taşınması ve üçüncü grupta da bazı kamu çalışanlarına eködeme yapılması düzenleniyor. Fakat, kamuoyuna öyle bir takdim edilmiştir ki bu tasarı, sanki memurlara, bütün kamu çalışanlarına bir şey veriliyor havasına dönüşmüş ve bütün kamu çalışanları, âdeta bir yarışa girmiştir. Maalesef, hükümet, kamu çalışanlarını Türkiye Büyük Millet Meclisine getirmiştir. Bu talepleri kendisi karşılamamış, bu taleplerle Türkiye Büyük Millet Meclisini karşı karşıya bırakmıştır. Sonuçta, kamu yönetiminde, kamu personel rejiminde bir kargaşa yaratmıştır hükümetimiz.

Değerli arkadaşlar, kamu çalışanlarına ücret verilmesi konusu gündeme geldiğinde, hep kamu çalışanlarının sayısının fazla olduğu söylenir: "Türkiye'de memur sayısı olağanüstü fazla, bu nedenle de memura fazla ücret veremiyoruz." Gerçek durum böyle mi diye baktığımızda, gerçek durumun böyle olmadığını görüyoruz değerli arkadaşlar.

Size bazı rakamlar vermek istiyorum: Bakın, Türkiye'de kamu istihdamının, kamu sektöründe istihdam edilen kişilerin toplam istihdama oranı, 2005 yılında yüzde 13,7'dir. Tüm istihdamın 13,7'si kamu sektöründedir. Peki, diğer ülkelerde durum nedir; bakın, Amerika Birleşik devletlerinde 14'tür, İngiltere'de 14,4; İspanya 15,2; İtalya 19,4; Fransa 24,8; Kanada 19,6; Almanya 16,1… Diyebiliriz ki, efendim, Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve kendisi düzeyindeki bazı ülkelerle aynı oranlara sahip. Bu bile bir ölçü değil. Bu yüzde 14'e yakın olan oran, belki böyle bir kavram karışıklığına yol açıyor; Türkiye'de kamu çalışanı sayısı fazla... Gerçekte bunun ölçüsü nedir; kamu çalışanı sayısını, memur sayısını nüfusa oranlamak, nüfus başına kaç memur var... Gerçek ölçü budur. Buraya baktığımızda, Türkiye'nin durumu vahim. Türkiye'de bu oran yüzde 4,6 düzeyinde. Peki, diğer ülkelerde nedir bu; gelişmekte olan ülkelerde yüzde 5,7; gelişmiş olan ülkelerde çok daha yüksek. Afrika ülkelerinde nasıl; Türkiye'nin altında, Türkiye'nin birazcık altında; 4,6 Türkiye, Afrika ülkeleri de 4,5. Yani, altında demek yanlış; Afrika ülkeleri ile Türkiye, kamu çalışanı sayısı bakımından, daha doğrusu nüfusa oranı bakımından eşit durumda. Kamu hizmetlerinin genişliği, büyüklüğü dikkate alındığında, Türkiye'de, gerçekten, kamu sektöründe çalışanların, memurların sayısının fazla olmadığı görülür nüfusa oranladığımızda. Yani, memura bir zam hazırlarken "efendim, Türkiye'de memur sayısı fazla; onun için, biz, çok fazla ücret artışına gidemiyoruz" demeyi doğru ve samimî bulmuyorum.

Şimdi, hükümetimiz de bu gerekçeleri ortaya koymaktadır. Hükümet olduğundan bu yana, kamu çalışanlarının ücret artışı yönündeki taleplerini "efendim, size verirsek, diğer gruplar var, diğerleri var, diğerleri var; sayı çok, o nedenle yapamıyoruz…" Peki, hükümetimiz, hükümet olduğu zaman, kurulduğu zaman neler vaat etmişti topluma; acil eylem planına bakalım değerli arkadaşlar. Acil eylem planı, 2003 yılının ocak ayında açıklanmıştı; "vatandaşla, toplumla bir sözleşme imzaladık" demişti hükümet, böyle büyük bir iddiayla ortaya çıkmıştı. Orada ne demişti: "Kamu personel reformu -aynen okuyorum- 6 ilâ 12 ay içinde gerçekleştirilecektir." Evet, o tarihten bu yana, değil 12 ay, 3 yıl 2 ay geçti, 38 ay geçti; ama, kamu personel reformu ortada yok. Bu tasarıyla da, hükümet, kamu personel reformunu rafa kaldırdığını ilan etmiştir. Reform ortada yok; kamu personel rejimini, hükümetimiz, içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir.

Bakın, acil eylem planında daha ne inciler var; sizlerin ve bizi izleyen vatandaşlarımızın, kamu çalışanlarımızın dikkatine sunuyorum.

Bakın, ne diyor: "Daha uzun vadeli olan ve mutlaka gerçekleştirilmesi gereken reform alanlarından biri de devlet personel rejimi reformudur. Temel olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunuyla düzenlenen bu alan, daha sonra ihtiyaçları ortaya çıktıkça, bu kanunda değişiklikler ve paralel personel rejimi kanunları çıkarılarak düzenlenmeye çalışılmıştır; ancak, tüm müdahaleler sistemi bozmuştur ve 80'li yıllardan bu yana işbaşına gelen tüm hükümetler bu konuda bir reform yapma vaadinde bulunmuş olmasına rağmen, bu vaatler bir türlü gerçekleştirilememiştir" diyerek önceki hükümetleri eleştiren bir değerlendirmeden sonra "Devletin yeniden yapılandırılmasının da temelini oluşturan reform, ancak güçlü bir hükümet ve arkasındaki güçlü bir siyasî iradeyle mümkün olacaktır" diye hükümetimiz kendini tanımlıyor. İşte güçlü hükümet, işte güçlü irade, arkasında Meclisin üçte 2 çoğunluğu var, buyurun, getirin kamu personel reformunu; ama, yok!.. Otuzsekiz ay geçti. Bir otuzsekiz ay daha geçme şansı yok tabiî, seçime gideceğiz. İnşallah, vatandaşımız, çalışanımız, bunun hesabını orada size soracaktır.

Bakın, başka neler diyor: "Norm kadro uygulamasına geçeceğiz." Millî Eğitim Bakanlığında norm kadro uygulaması vardı, siz bu uygulamadan geri adım atmaya çalışıyorsunuz, attınız.

Başka neler var? Efendim "göreve alma ve yükselmede objektif kriterler getirilecektir" demişsiniz acil eylem planında. Çok güzel bir cümle. Ne yaptınız; belediyelerden kariyer ve niteliğe uygun olmayan elamanları üst yönetimlere taşıdınız, Sayın Başbakanın beden dilinden, vücut dilinden anlayan bürokratları göreve getirdiniz, kararnamesi çıkmıyorsa vekâlet uygulamasını başlattınız. Bunlar ilk defa bu hükümet döneminde olmuştur.

Devam ediyoruz. Ne diyor; "statülerin azaltılması ve benzer statüler arasındaki ekonomik ve sosyal farklılıkların giderilmesi..."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Hamzaçebi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bunu getireceğiz demişsiniz; tam tersine, daha karmaşık bir hale getirdiniz.

"Maaş ve ücret sistemi sadeleştirilecek ve dengesizlikler giderilecek" demişsiniz. İşte, bu tasarı, bakın… Bu tasarıya kadar da bir çalışma yaptım. hükümet olduğunuzdan bu yana, tam 30 tane çeşitli yasa çıkarmışsınız, çeşitli kamu personeline ödemeler yapılmasını düzenleyen yasa; Hükümet döneminde çıkan tam 30 tane yasa var. Bunu saymıyorum. Hani sadeleştirecektiniz?! Onun yerine, çoğalttınız ödemeleri, ödeme çeşidini. Keşke, herkese verseniz de, artırsanız! Ne diyorsunuz: "Kadro karşılığı sözleşmeli personel uygulaması, statü, ekonomik ve sosyal yönden herhangi bir hak kaybına neden olmadan ortadan kaldırılacaktır." Kaldırmadınız; yeni kurumlara, bazı kurumlara bu statüde personel yerleştirdiniz, istihdam ettiniz.

Bunları daha çok sayabilirim değerli arkadaşlar; ama, şu gözüküyor ki, hükümet, kamu personel reformu iddiasından vazgeçmiştir. Bu şekilde getirmiş olduğu ve temelinde de bir hesap yanlışlığı olan, gerçekte, ayda 60 lira olduğu halde, tüm topluma, tüm kamu çalışanlarına 80 lira verildiği şeklinde bir gerçeğe aykırı durumu da barındıran bir tasarıyla, hükümetimiz, durumu geçiştirmeye çalışıyor.

Ben, bu vesileyle şu konuya da değinmek istiyorum: Sayın Bakanımız, Maliye Bakanımız dediler ki: "Nemaları ödedik." Ben, şimdi, Sayın Bakana soruyorum: İşsizlik Sigortası Fonu var. Siz iktidara geldiğinizde bu fonun büyüklüğü 5 katrilyon liraydı. Şimdi, 2006 yılında ulaşması gereken rakam, fonun varlığı tam 16 katrilyon TL, yani, 16 milyar YTL. Ne ödüyorsunuz işsiz kalanlara; bunun yüzde 2'si kadar bir rakam, 400 trilyon lira civarında bir rakam ödüyorsunuz; yani, yüzde 1-2…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 9 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2006-03-09-degisik-adlar-altinda-ilave-odemesi-bulunmayan-memurlara-ve-sozlesmeli (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
