# Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim
- **Tarih:** 29 Mart 2006
- **Gündem:** GELİR VERGİSİ KANUNU VE 6183 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S.1081)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2006-03-29-gelir-vergisi-kanunu-ve-6183-sayili-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hk-2

> Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 29 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE 6183 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S.1081)); konuşma 960 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teklifin 2 nci maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım; sözlerime başlarken, hepinizi, tekrar, saygıyla selamlıyorum.

Madde, biraz önce okunduğu gibi, Gelir Vergisi Kanununda 1960'lı yıllardan bu yana yer alan yatırım indirimi müessesesini kaldırıyor. Maddenin gerekçesine baktığımızda, gerekçe olarak da şu ifade edilmektedir: Vergi planlamasına yol açıyor ve verimsiz yatırımları teşvik ediyor. Yani, bu iki gerekçeyle, yatırım indirimi yürürlükten kaldırılmaktadır. Oysa, üç yıl kadar önce, 2003 yılında, hükümet, yatırım indirimi maddesinde o zaman bir değişiklik yapmıştı ve o değişiklikle, yatırım indirimini yeni bir esasa bağlamıştı. Neydi o esas; yatırım indiriminden yararlanmak için teşvik belgesi alma şartı kaldırılmıştı ve amortismana tabi iktisadî kıymetler yatırım indirimine konu edilmişti. Bir mükellef, bilanço esasına göre kayıt tutan bir mükellef, eğer amortismana tabi bir iktisadî kıymet satın alırsa ve bu kıymet belli bir değerin üzerinde olursa -şu anda, bu değer, 10 000 YTL ve üzerinde olan bir kıymeti konu edinir- bunlar yatırım indirimi istisnasından yararlanır ve o zaman hükümetin bize sunmuş olduğu gerekçe, bu uygulamayla yatırım indirimi çok daha modern bir yapıya kavuşturulmuştur.

Şimdi, hükümet, iki yıldan bu yana, görüşünü 180 derece değiştirmiş oluyor. İki yılda ne değişti değerli arkadaşlar?! İki yılda bu yatırım indirimi uygulaması, iki yıllık uygulamayla mı acaba verimsiz yatırımları teşvik eder hale geldi?! İki yıl önce böyle bir durum yoktu. O zaman, hükümet demek istiyor ki, 2003 yılında yaptığımız bu değişiklik, maalesef, yatırım indirimini çok kötü bir konuma sokmuştur, verimsiz yatırımları teşvik eder hale getirmiştir, vergi planlaması aracı olmuştur; yani, mükelleflerin vergi ödememe yoluna kolaylık sağlayan bir müessese haline dönüşmüştür. Hükümet, bu gerekçeyle bunu söylemek istemektedir veya kanun teklifini veren arkadaşımızın gerekçesi budur. Bu gerekçeye de, hükümet, öyle anlaşılıyor ki, katılıyor.

Değerli arkadaşlar, buna katılmak mümkün değil. Eğer vergi planlaması aracı ise, gelin, bunun önlemini alalım, seçici olalım, bütün yatırımlara teşvik vermeyelim. Şimdi, miktarı 10 000 YTL'nin veya 10 milyar Türk Lirasının üzerinde olan hemen hemen bütün amortismana tabi iktisadî kıymetler -yasada belli istisnaları var; onları saymıyorum- yatırım indirimine konu olursa, gelin, bunu değiştirelim, seçelim. Türkiye'nin hangi sektörlerde yatırıma ihtiyacı varsa oraya teşvik verelim.

Peki, bunu, bir de hangi konjonktürde kaldırıyoruz değerli arkadaşlar; yüksek faiz ve düşük kur kıskacı altında, o kıskaca girmiş olan Türk sanayiinin bu kıskaçtan kurtulma çabası verdiği bir konjonktürde, bir süreçte yatırım indirimini kaldırıyoruz.

Değerli arkadaşlar, bunun hiçbir gerekçesi olamaz. Böylesine önemli bir düzenleme, ilgili sektörlerle, yatırım yapan kesimlerle görüşülerek de alınmış değildir böyle bir karar. Bu kararı, çok acele edilmiş, doğru olmayan bir karar olarak değerlendiriyorum.

Bakın, işsizlik rakamları daha çok yeni açıklandı. Aralık 2005 işsizlik rakamı yüzde 11,2; bir önceki rakam yüzde 10,3'tü ve 2002 yılı rakamı da 10,3'tü. 2002 yılından bu yana işsizlik rakamında, işsizlik oranında hiçbir düşme yok. Üstelik, bu oranda düşme yok derken, nüfus artışına rağmen, nüfus artmasına rağmen, işgücünün sayısı artmasına rağmen işgücüne katılma oranı düşüyor. Bunu da dikkate alarak söylüyorum; yani, rakam, aslında, olması gereken yerde değildir, daha yüksekte bir rakamdır Türkiye'nin bugün karşı karşıya olduğu işsizlikteki durum ve Türk Lirası olağanüstü ölçüde değerlenmiştir. Böyle bir konjonktürde, biz, yatırım indirimini kaldırıyoruz. İhracatçı, malını ihraç etmekte zorlanıyor. Doğal olarak, imalatçı, o malı imal etmekte zorlanıyor.

Bakın, Türk Lirasındaki değerlenmenin oranını, ben, size söyleyeyim, Merkez Bankasının rakamları; sadece sizin iktidara geldiğiniz 2002 Aralığından 2006 yılı içinde bulunduğumuz bir önceki aya kadar söylüyorum: Türk Lirasındaki değerlenme TÜFE bazında yüzde 39, ÜFE bazında da yüzde 28,5; daha önceki değerlenmeleri de dikkate almıyorum. Sadece sizin hükümetiniz döneminde Türk Lirasındaki değerlenme bu düzeydedir değerli arkadaşlar. Yatırımcı, sanayici, imalatçı, ihraç etmekte, yatırım yapmakta zorlanırken, onları, kur ve yüksek faiz olağanüstü ölçüde sıkıştırmışken, böyle bir konjonktürde yatırım indirimini kaldırmayı çok erken buluyorum.

Esasında yatırım indiriminin kaldırılmasının temel gerekçesi, Kurumlar Vergisinde 10 puanlık bir indirim yapılıyor olması nedeniyle meydana gelen gelir kaybını, vergi geliri kaybını telafi etmektir. O oran başka bir yerlerde tutulup, yatırım indirimini muhafaza etmek mümkündü veya yatırım indirimini bugünkü gibi amortismana tabi tüm iktisadî kıymetlerin vergi matrahından indirilmesi şekline dönüştürmeye de gerek yoktu; seçici olabilirdik, belli sektörleri, belli yatırımları teşvik ediyor olabilirdik. Bu yollara gitmek varken, Kurumlar Vergisindeki 10 puan indirimin vergi gelirinde yaratacağı kaybı telafi etmek için yatırım indirimi kaldırılmaktadır.

Peki, bu oran indirimleri işe yarayacak mıdır derseniz değerli arkadaşlar; ben, o konuda emin değilim, iddialı konuşmak istemiyorum; ama, oran indiriminin tek başına yatırımları artıracağı kanaatinde değilim. Bunları zaman zaman örneklerle burada ifade etmeye çalışıyorum; yine, birkaç rakam vereceğim size: Türkiye'de özel sektör sabit sermaye yatırımlarının tutarına baktığımızda, bu tutarın, bu miktarın vergi oranıyla birebir ilgili olmadığını görüyoruz veya Türkiye'deki toplam vergi yüküyle birebir ilgili olmadığını görüyoruz. Örnek vereceğim size: Türkiye'de 1990'lı yıllardan 2000 yılana kadar özel sabit sermaye yatırımları hep yüzde 16'nın üzerinde olmuş; yani, bu yatırımların millî gelire oranı. Millî gelir olarak da gayri safî millî hâsılayı alıyorum. Bu oran hep yüzde 16'nın üzerinde olmuş; hatta 1994, 1995, 1996, 1997 yıllarında bu oran yüzde 19, yüzde 20 düzeyinde; olağanüstü yüksek ve Türkiye bu yatırım oranlarını bir daha yakalayabilmiş değil.

Bakın oran vereceğim size: Bu rakam, özel sektör sabit sermaye yatırımlarının 2005 yılı oranı yüzde 15,3'tür. Yüzde 15'lik oran Türkiye'de çok eski yıllarda kalmıştır değerli arkadaşlar. 90'lı yılların öncesindeki bir oranı, hükümetimiz, 2005 yılında daha yeni yakalıyor. 2006 yılında ulaşacağı hedef de, 1990'lı yılların en düşük rakamıdır değerli arkadaşlarım. Bakın, 1991'de 16,2'dir özel sektör sabit sermaye yatırımlarının millî gelire oranı, 2006 yılında hedeflenen, hükümetin hedeflediği de yüzde 16'dır.

Değerli arkadaşlar, hükümetin vergi indirim programı, maalesef, ciddî, tutarlı bir program değildir. Bunların, yatırımı uyarması, yatırımları tahrik etmesi, Türkiye'deki yatırımları artırması mümkün değildir. Böyle bir tablo görmüyorum. Esasen, Türkiye'de tasarruflar azalıyor, özel sektörün tasarrufları azalıyor. Cari açık zaten bu demektir. Cari açık veren bir ekonomi, tasarruf edemeyen bir ekonomi demektir. Cari açık miktarı artıkça, Türkiye, dışarıdan tasarruf ithal ediyor, tasarruf borçlanıyor demektir. Bugünkü tablo budur. Böyle bir süreçte yatırım indirimini kaldırmayı doğru bulmadığımı ifade etmek istiyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 29 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2006-03-29-gelir-vergisi-kanunu-ve-6183-sayili-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hk-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
