# Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim
- **Tarih:** 29 Mart 2006
- **Gündem:** GELİR VERGİSİ KANUNU VE 6183 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S.1081)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2006-03-29-gelir-vergisi-kanunu-ve-6183-sayili-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hk-5

> Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 29 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE 6183 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S.1081)); konuşma 1.302 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teklifin 7 nci maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım; sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Teklifin bu maddeden başlayarak toplam 4 maddesi, yani 7, 8, 9 ve 10 uncu maddeleri, Özel Tüketim Vergisi Kanununda değişiklik yapıyor. Hükümetin göreve gelmesinden bu yana en çok değiştirdiği, en çok ilgilendiği vergi yasalarından bir tanesi, belki de başlıcası Özel Tüketim Vergisi Yasası olmuştur. Çünkü, Özel Tüketim Vergisi, Hükümetin vergi politikasında çok önemli bir yer tutmaktadır. Hükümet işbaşına gelirken dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içerisindeki payı yüzde 66 iken, bu hükümet döneminde yüzde 70'e çıkmış olmasında, Özel Tüketim Vergisinin çok özel bir yeri vardır. Çünkü, bu dolaylı vergi artışları, çok büyük ölçüde Özel Tüketim Vergisinde yapılmıştır.

Görüştüğümüz madde, esasen, Gelir İdaresinin ihtiyaç duyduğu teknik bir madde. Özel Tüketim Vergisine tabi mallar, bu kanuna ekli 4 tane listede yer alır ve bu listede bu mallar, Türk gümrük tarife istatistik pozisyonundaki numaralarıyla yer alır. Görüştüğümüz madde, bu numaralarda yapılacak değişikliklerin; örneğin, gümrük mevzuatında yapılacak değişikliklerin Özel Tüketim Vergisi uygulamasında hüküm ifade etmeyeceğini düzenlemektedir. Gerçekte, sistem kurulabilse; oradaki değişikliğin de burada hüküm ifade edebilmesi, Özel Tüketim Vergisi uygulamasında hüküm ifade edebilmesi sağlanabilse, belki, çok daha iyi olurdu; ancak, anayasal sorun nedeniyle o uyum sağlanamıyor. Dolayısıyla, bu şekilde bir düzenleme yapılmak zorunda.

Biraz önce, hükümetin en çok ilgi duyduğu yasalardan birisinin Özel Tüketim Vergisi Yasası olduğunu ifade etmiştim, bu konuyu kısaca değerlendirmek istiyorum. Özel Tüketim Vergisi Yasası 2002 Ağustosunda yürürlüğe girmiştir; yani, 57 nci Hükümet döneminde ve o Yasanın yürürlüğe girmesine kadar, çeşitli adlar altında, Türk vergi sisteminde tam 16 tane vergi veya benzeri yükümlülükleri içeren düzenlemeler vardı. Özel Tüketim Vergisi Kanunu, bunların hepsini yürürlükten kaldırmak suretiyle tek bir vergi getirerek, sistemde bir sadeleştirmeye gitmiştir ve gerçekten Türk vergi sisteminde bu önemli bir adım olmuştur. O zamanki hükümet, gayet iyi hatırlıyorum, bu kadar önemli bir düzenleme yapmış olmasına rağmen, bu düzenlemeye reform dahi dememiştir, bir düzeltme, bir yenilik, ileri bir adım, Avrupa Birliği müktesebatına uyum çerçevesinde atılmış bir adım gibi, mütevazı cümlelerle olayı kamuoyuna sunmuştur; ama, şimdi görüyorum ki, hükümetimiz, vergi kanunlarında yapılacak en düşük değişikliği bir devrim, bir reform olarak kamuoyuna sunmaktadır. Ben, iki tutum arasındaki farkı sizlerin takdirine sunuyorum.

Özel Tüketim Vergisi Kanununda neler yapıldı bu hükümet döneminde, sizlere bunları anlatmak istiyorum. Katma Değer Vergisi Kanununda 2002 yılına kadar, Özel Tüketim Vergisi Kanunu çıkana kadar 5 tane oran vardı, yüzde 1, yüzde 8, yüzde 18, yüzde 25 ve yüzde 40'lık oranlar. Avrupa Birliği der ki: Standart oran, genel oranın üzerinde bir oran olmaz Katma Değer Vergisinde. Yani, bizde de, yüzde 25 ve yüzde 40'lık oranların olmaması gerekir. Bu nedenle, 2002 Ağustosunda bu oranlar kaldırılarak, yüzde 18 ile 25 arasındaki 7 puanlık fark, Özel Tüketim Vergisi Kanununa eklenmiştir ve Özel Tüketim Vergisi adı altında sisteme girmiştir. Bu vergi hangi ürünlerden alınmaktadır, bu, yüzde 18 ile yüzde 25 veya yüzde 18 ile yüzde 40 arasındaki Katma Değer Vergisi farkı hangi ürünlerde vardı; motorlu taşıt araçlarında vardı, alkollü içkiler, sigara gibi ürünlerde vardı ve diğer bazı ürünlerde vardı, beyaz eşyada vardı. Beyaz eşya dışında, işte, tıraş sabunu, deodorant gibi, günlük kullanıma konu olabilen ürünlerde vardı, havyar, kürk gibi ürünlerde vardı. Bütün bunlar, sonuçta, Özel Tüketim Vergisi Kanunu kapsamına alındı.

Özel Tüketim Vergisi Kanunu kapsamına alınan bu ürünlerden bir kısmında vergi oranı yüzde 6,7'de tutuldu arkadaşlar ve Bakanlar Kuruluna bu konuda bir artış yetkisi verilmedi o zaman. Neden verilmedi; çünkü, Avrupa Birliği uygulamasında, bu ürünlerde Özel Tüketim Vergisi de yok, o zaman vergi gelirlerinde azalma olur endişesiyle, Katma Değer Vergisini bu ürünlerde yüzde 18'e indiriyorum; ama, gelirimiz azalmasın, bunları, Özel Tüketim Vergisi Kanunu içine koyalım endişesiyle yapılan düzenlemede, Bakanlar Kuruluna, oranlarda artış yetkisi verilmemiştir. Neden; uzun vadede bu vergi sistemden çıksın, bu vergiyi taşımayalım. Tıraş sabununda vergi olmaz, tıraş sabununda Özel Tüketim Vergisi olmaz, deodorantta Özel Tüketim Vergisi olmaz, buzdolabında olmaz, beyaz eşyada olmaz, televizyonda olmaz; ama, şu an bizim sistemimizde bütün bunlarda Özel Tüketim Vergisi vardır. Yüzde 6,7 olan oran, bu saydığım ürünlerde, bu saydığım ürünlerde, yani saydığım ürünler derken, parfüm, tıraş sabunu, işte, poşetlerde satılan dergiler vesaire gibi ürünlerde, yüzde 6,7'den yapılan yasal değişiklikle, hükümet zamanında yüzde 20'ye çıkarıldı. Bunu bir kere, teknik olarak yanlış bulduğum gibi, vergi adaleti açısından da yanlış buluyorum.

Bakın şimdi, tıraş sabununda vergiyi hükümetimiz iki sene önce, birbuçuk sene önce yüzde 6 noktadan yüzde 20'ye çıkardı. Tıraş sabunu değerli arkadaşlar, örnek veriyorum; tıraş sabunu, tıraş kremi, bunu yüzde 6 noktadan yüzde 20'ye çıkardı. Neden; efendim, bu lüks bir maddedir, çıkaralım.

Peki, bu tasarı ne yapıyor; şimdi, maddelerinden birisinde diyor ki, tıraş sabunundaki vergiyi yüzde 6,7'ye indiriyoruz. Değerli arkadaşlar, madem bunu yüzde 6,7'ye indirecektiniz, neden yüzde 20'ye çıkardınız?! Yüzde 20'ye çıkması çok açık bir şekilde yanlış bir olaydı zaten, bu ve benzeri ürünlerde. Şimdi, hükümetimiz insaf etmiş, tıraş sabununun vergisini yüzde 20'den yüzde 6,7'ye indiriyor; ama, bunu örnek veriyorum yine, bir deodorantta bunu esirgiyor veya bir el kreminde, hükümetimiz, yüzde 20'lik vergiyi yüzde 6,7'ye indirmekten kaçınıyor.

Peki, gelin, bütün bunları, yani, bu yüzde 6,7'lik saydığım ürünlerdeki vergi oranını sistemden çıkaralım; olur ya, el kreminden, tıraş sabunundan…

YEKTA HAYDAROĞLU (Van) - Yavaş yavaş…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bunlar doğru olmuyor, bunlar doğru uygulamalar değil.

Şimdi, yine, Özel Tüketim Vergisiyle ilgili dün verdiğim bir rakamı tekrar etmek istiyorum. Hükümetin, Özel Tüketim Vergisindeki uygulamaları sonucu, 2005 yılı sonu itibariyle, 2002 yılı sonundaki Özel Tüketim Vergisi gelirleri yüzde 166 oranında artmıştır; yüzde 166 oranında, hükümet, Özel Tüketim Vergisinde bugün, 2002 yılına kıyasla, daha çok vergi toplamaktadır.

Şimdi "vergiyi tabana yayıyoruz" derken, bu tabana yayılma, herhalde bu şekilde oluyor! Milyonlarca vatandaşımız petrol ürünü tüketiyor, benzin tüketiyor, mazot tüketiyor; otomobil satın alıyor, içki içiyor, alıyor, sigara içiyor; bütün bunlardaki vergiler, 2002 yılı sonuna göre, yüzde 166 oranında artmıştır. Akaryakıt üzerinde olağanüstü yüksek vergi var. Bakın, akaryakıtta size ben bir tablo sunmak istiyorum: Türkiye'de araç sayısı arttığı halde, Türk ekonomisi büyüdüğü halde, bugün, biz, ülke olarak, rakamlara göre, 1994 yılındaki tüketimin daha altında benzin tüketiyoruz. Bakın, Türkiye 1994 yılında 4,8 milyon metreküp benzin tüketirken, 2005 yılındaki tüketim 3,4 milyon metreküp değerli arkadaşlar. Mümkün müdür bu?!.

NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) - Motorinde arttı.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Efendim, bakın, onlara da geleceğim.

Bakın, 1994 yılındaki 4,8 milyon metreküp benzin tüketimi, 1999 yılına geldiğimizde 5,7 milyon metreküp olmuş, artmış; daha sonra 2000'le beraber bir düşüş başlamış. 2000'de 4,9 milyon metreküp, sonra 4,1 ve 2005'te 3,4 milyon metreküpe düşüyor. Yani, 2000 yılında istikrar programı uygulamalarıyla birlikte akaryakıt ürünleri üzerindeki vergi artmaya başladıkça, Türkiye'de akaryakıt tüketimi, benzin tüketimi azalmış gözüküyor. Peki, bu esnada otomobil sayısı nedir Türkiye'de; otomobil sayısının rakamlarını vereyim ben size: Bakın, 1994 yılında Türkiye'de 2,8 milyon otomobil varken, 2005 yılında 5,7 milyon otomobil var. Otomobil sayısal olarak yüzde 102 oranında artmış; ama, benzin tüketiminde geriye gidiyoruz… Diyebilirsiniz ki, efendim, otogaz bu esnada devreye girdi. Otogaz tüketimi de bu rakamdaki düşüşü açıklamıyor değerli arkadaşlar, otogaz tüketimi de bu rakamı açıklamıyor. Bakın, araç başına benzin ve otogaz tüketimini vereceğim ben size, 2000 sonrasını vereceğim, burada bu konuda 2000 sonrası rakamları bu konuda sağlıklı; daha önce otogaz tüketimi o kadar izlenebilir durumda değil. 2000 yılında benzin ve otogaz tüketimi araç başına 1 702 litreyken 2005 yılında, bu, 1 100 litre civarına düşmüş.

Değerli arkadaşlar, Özel Tüketim Vergisinde hükümetin olağanüstü artışlara gitmiş olması, Türkiye'de, maalesef, kayıtdışılığı artırmıştır, akaryakıtta kayıtdışılığı artırmıştır. Akaryakıtta olağanüstü ölçüde bir kayıtdışılık vardır, kaçak vardır. Bunu, Gelir İdaresinin iyi niyetli yaklaşımlarla uygulamaya koyduğu pompalara yazarkasa takılmasıyla çözmenin olanağı yoktur. Sistemde çok büyük kaçak olan noktalarda hükümetin hiçbir etkin uygulaması yoktur. Bunu, Plan ve Bütçe Komisyonunda, burada, fırsat buldukça zaman zaman söylüyorum; ancak, Sayın Maliye Bakanımız, ben konuştukça, bir gün karşılaştığımda, Sayın Bakanım, bunları sürekli gündeme getiriyorum; ama, hiçbir önlem almıyorsunuz, hiçbir şey yapmıyorsunuz, ne yapıyorsunuz dediğimde, Sayın Bakanın bana cevabı: "Sayın Hamzaçebi, sizin söylediklerinizi içime atıyorum" dedi.

Şimdi, Sayın Bakanı, ben, bu konuları içine atmaktan vazgeçmeye ve bu konulara çözüm üretmeye davet ediyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 29 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2006-03-29-gelir-vergisi-kanunu-ve-6183-sayili-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hk-5 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
