# Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi hakkında kanun tasarısı (s.s.:95)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Akif Paksoy (MHP, Kahramanmaraş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim
- **Tarih:** 8 Şubat 2008
- **Gündem:** ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:95)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-paksoy-23-2008-02-08-arastirma-ve-gelistirme-faaliyetlerinin-desteklenmesi-hakkinda-kanun-t

> Mehmet Akif Paksoy (MHP), 8 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:95)); konuşma 550 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET AKİF PAKSOY (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 88’inci yıldönümü dolayısıyla, gündem dışı söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum. Bu vesileyle, başta bu vatanı bizlere armağan eden aziz şehitlerimiz olmak üzere, kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum ve onların necip Türk milletine aziz emaneti ailelerine en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kısaca, Kahramanmaraş’ın kurtuluşundan bahsetmek istiyorum.

Maraş, önce 23 Şubat 1919’da İngilizler tarafından işgal edildi. Sekiz buçuk ay süren İngiliz işgali sırasında pek kayda değer bir olay cereyan etmedi. İngilizler ile Fransızlar arasında yapılan anlaşma sonucu 29 Ekim 1919’da İngilizler Maraş’tan çekildi, yerlerine Fransızlar geldi. Bu durum, yerli Ermeniler tarafından büyük bir coşku ve taşkınlıklarla karşılandı. Ancak, düşmanın hesap etmediği bir Maraş vardı.

Türk milleti, milyonlarca kilometre sınırı olan Osmanlı İmparatorluğu’nun savaşı kaybetmesiyle bin yıllık vatanı Anadolu’ya çekilmiş, aziz anasının sinesine sığınmıştı. Vatan, Türk’ün anasıydı. Anaları hepimiz biliriz, canları pahasına da olsa evlatlarını düşmanlarına vermezler. Bu necip milletin çocukları Yemen’de, Galiçya’da, Sarıkamış’ta, Hicaz’da en son Çanakkale’de kanlarıyla destan yazmışlardı. Şimdi, sıra Anadolu’daydı. Düşmanlar Mehmetçiğin kanına doymamıştı. Ancak, Anadolu, canından aziz bildiği bağımsızlığının sembolü ay-yıldızlı al bayrağının semasında ilelebet dalgalanması için evlatlarını kurban vermekten çekinmedi. 31 Ekim 1919 tarihinde Sütçü İmam’ın attığı bu ilk kurşun, Maraş’ın kurtuluş mücadelesi fitilini ateşledi. Tüm Maraşlılar “Maraş bize mezar olmadan düşmana gülzar olmaz.” düsturuyla yirmi iki gün yirmi iki gece kanlarıyla, canlarıyla destan yazarak düşmanı yurtlarından kovmuşlardır.

Maraş’ın kurtuluş mücadelesine başından beri her türlü desteği veren Gazi Mustafa Kemal, Heyeti Temsiliye adına çektiği telgrafında o günleri şöyle anlatır: ”Düşmanın taarruzuna karşı kahramanca silaha sarılan Maraşlı kardeşlerimiz yirmi güne yaklaşan bir zamandan beri kan ve ateşler içinde, istilacı Fransızlara, onların silahlandırdığı hunhar Ermenilere karşı savaşmakta idiler. 10-11 Şubat gecesi düşmanı İslahiye istikametinde firara mecbur ederek, mevcudiyeti millilerini kazanmaya muvaffak olmuşlardır.

15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir de Maraş Mutasarraflığına çektiği telgrafta “Maraş kahramanlarının Türklüğe has olan celadet ve fedakârlıkları neticesinde sevgili bayraklarımızın yine Maraş üzerinde dalgalandığını haber almakta bütün Kolordum en büyük sevinç duymaktadır. Öldünüz, fakat Türklüğü öldürmediniz. Tarihi millîmize kanınızla ve hayatınızla emsalsiz bir menkıbe-i celadet yazdınız. Maraşlıların ve sizlerin alnınızdan öper, Kolordumun hissiyatı samimiyesini arz ederim” diyerek sevincini dile getirmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Maraş vilayetine bir yazı gönderilerek, millî mücadeleye katılanların bir isim listesi istenir. Ancak, Maraş’tan Ankara’ya gönderilen cevap manidardır: “Maraş’ta millî mücadeleye katılmayan tek fert bile yoktur.” Bunun üzerine 5 Nisan 1925 yılında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın da onayı ile İstiklal Madalyası’nın Maraş’ta fertlere değil, şehir halkına verilmesini kararlaştırır ve Kahramanmaraş bir adet kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilir.

Kahramanmaraşlılar 1925 yılından beri her yıl, kurtuluş günü olan 12 Şubat Bayramı’nda, İstiklal Madalyası’nı şanlı bayrağına törenle takarak şanlı geçmişini yâd eder. Maraş şehri Millî Mücadele’deki kahramanlığından ötürü Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 7 Şubat 1973 tarihinde kahramanlık payesiyle ödüllendirilir.

Sözlerime Ali Fuat Cebesoy’un Maraş müdafaası hakkında hatıralarında yazdıkları satırları okuyarak son veriyorum. “Maraş müdafaası istiklal mücadelesinin en parlak kahramanlık destanlarından biridir. Başta Maraşlılar olmak üzere Pazarcık, Elbistan ve Göksunlular cesaret, feragat ve fedakârlıklarının bir timsalidir.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Paksoy.

MEHMET AKİF PAKSOY (Devamla) – “20’nci ve 3’üncü Kolordulardan iştirak edebilen zabit ve askerlerin de bu kahramanlıklarda hissesi vardır. Maraş’ın mukaddes kurtuluşu uğrunda şehit düşen aziz kardeşlerimizin mübarek hatıraları önünde eğilirken, gazilerimizi de hürmetle selamlarım.”

Sözlerime son verirken, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Akif Paksoy (MHP, Kahramanmaraş). “Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi hakkında kanun tasarısı (s.s.:95)”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 8 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-paksoy-23-2008-02-08-arastirma-ve-gelistirme-faaliyetlerinin-desteklenmesi-hakkinda-kanun-t (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
