# Kamulaştırma kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.475)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Akif Paksoy (MHP, Kahramanmaraş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim
- **Tarih:** 18 Haziran 2010
- **Gündem:** KAMULAŞTIRMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.475)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-paksoy-23-2010-06-18-kamulastirma-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-475

> Mehmet Akif Paksoy (MHP), 18 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMULAŞTIRMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.475)); konuşma 672 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF PAKSOY (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 475 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 3’üncü maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi bu vesileyle saygıyla selamlıyorum.

Kıymetli arkadaşlar, usulde ve gelenekte yasa adaleti, eşitliği, vatandaşın hukukunu korumak için çıkarılır. Yüce Meclis, millet adına, milletin hakkını, hukukunu korumak için yasa yapıyor. Bizim temel görevimiz bu. Ancak son zamanlarda AKP Hükûmetine bir hâller oldu. Meclise apar topar getirilen tasarı ve tekliflere baktığımızda, milletin hakkının ve hukukunun korunması yerine, yandaşların gözetildiğini, bir kısım yolsuzluk ve hukuksuzlukların üstünün örtülmek istendiğini görmekteyiz.

Kıymetli arkadaşlar, işinize gelmediği zaman, başta Anayasa Mahkemesi olmak üzere yüksek yargıya, mahkemelere insafsız, haddinizi aşan tenkitler yöneltiyorsunuz. Bakın, Anayasa Mahkemesi 2942 sayılı Kanun’un 38’inci maddesini 10 Nisan 2003 tarihinde iptal etmiş, bu iptal kararı 11 Nisan 2003 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmış. Aradan sekiz yıl geçmiş, kılınız kıpırdamamış. Hatta, bu sürede yargı kararlarını etkisizleştirme suçunu işlemişsiniz. Ben, bu tasarıyı yüce Meclis gündemine getirmekteki acelenizi iktidardan gideceğiniz korkunuza bağlıyorum.

Getirdiğiniz düzenleme iptal kararının karşılığı değil. Komisyonlarda arkadaşlarınız ve diğer muhalefet milletvekillerinin haklı öneri ve eleştirilerini dikkate almadınız. Sırf sayısal çoğunluğunuzdan hareketle toplumdaki dayanışmayı ve uzlaşmayı bozduğunuz yetmiyormuş gibi, şimdi de yasalarla hem mevzuatı hem de Türkiye'nin geleceğini kilitliyorsunuz.

Bu tasarı, sorunları çözmekten öte, daha büyük sorunlara yol açacaktır. Bakın, Komisyonda arkadaşlarımız, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yakın bir zamanda içtihadı birleştirme kararı vereceğini belirterek söz konusu içtihadın da değerlendirilmesi suretiyle yasal düzenleme yapılmasının daha sağlıklı olacağını ifade etmişler. Bu anlamda, yasal düzenleme yapılmadan önce kararın açıklanmasının beklenmesi gerektiğini ısrarla vurgulamışlar. Siz bu uyarılara kulak asmadınız. Yarın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu karar verdiğinde oluşabilecek çelişkileri nasıl gidereceksiniz? Bunun cevabı bu tasarıda yok.

Bir başka husus: Kamulaştırma bedellerinin nakden ve peşin olarak ödeneceği mevzuatımızda hüküm altına alınmıştır. Bu tasarıyla kamulaştırmasız el koyma bedellerinin de aynı şekilde ödenmesi hüküm altına alınmalıydı. Ancak tasarının düzenleyici etki analizi yapılmadığından Hükûmet idarelerin nasıl bir bedelle karşılaşacağını bilememiş, bu yüzden nakden ve peşin ödemeyi göze alamamıştır. Bu düzenleme pratikte hiçbir sonuç doğurmayacak -gerekçesinde ifade edildiği- çok sayıda dava açılmasına mâni olamayacaktır.

Bir hukuk düşünün ki vatandaşlarını hukuksuzluğa mahkûm etsin ve mağduriyetleri ortadan kaldırmayı hedeflerken mağduriyetlere sebebiyet versin, insanları mahkemelere mecbur etsin. Bütçeden kamulaştırma bedelleri için ayrılan yüzde 2’lik pay ile bu ödemelerin yapılma imkânı bulunmamaktadır. Bu düzenleme, tıpkı bundan önce yüce Meclisten AKP’nin sayısal çoğunluğuyla geçen birçok düzenleme gibi “dostlar alışverişte görsün” kabilinden bir düzenlemedir ve yüce Meclisin zaman kaybından başka bir işlevi de olmayacaktır diye düşünüyorum.

Sayın milletvekilleri, AKP Türkiye'nin gerçek gündemini saptırarak suni konularla yüce Meclisi meşgul etmektedir. Bizim gerçek gündemimiz, mesela, hububatın hasat mevsimidir. Hastalık ve iklim koşullarından dolayı özellikle buğday rekoltesi önemli oranda azalmıştır. Türkiye tarımda hızla üretimden uzaklaşmakta, ithalatçı konuma düşmektedir. Bu durumda yüce Meclisin yapması gereken Türk çiftçisinin sorunlarına çözüm bulmaktır.

Yine, et ithalatı yapılarak ülkemizde hayvancılık öldürülmekte, besiciler perişan edilmektedir. İnsanların alın teriyle helalinden para kazanmaları devri kapanmış bulunmaktadır.

Son zamanlarda bölücü terör azgınlaşmıştır. Hatta Türkiye Cumhuriyeti devletine meydan okunmaya başlanmıştır. Bölücü terör bu cüreti Hükûmetin sözde açılımından, kararsız politikalarından, milli meseleleri oya tahvil etme kurnazlığından almıştır. Türk milliyetçilerini, şehit cenazelerini istismar etmek gafletinde bulunanların vicdanları ak olamaz. Şehit cenazelerinde "Şehitler ölmez, vatan bölünmez.”, “Kahrolsun PKK" sloganları atmak ne zamandır istismar oldu?

Bakın, bir şehit babası ne diyor, kulaklarınızı açın ve iyi dinleyin: "Hükûmet, sürüm sürüm sürün. Hükûmet, dört çapulcuyla baş edemiyorsan ben başka ne diyeyim! Koca bir devletin var, koca bir milletin var. Dört tane çapulcu, devleti yok, milleti yok, dört çapulcuyla baş edemiyorsa yazıklar olsun! Biz savaşmadık mı, bu millet savaşmadı mı? Biz de gideriz oraya. Analarımız, bacılarımız kazma kürek ile sopayla savaşmadı mı? Hep beraber savaşmadık mı?” diyor.

Bu Meclisin bugün tartışması gereken konu, bu şekildeki eksiz, hukuksuz düzenlemeler değildir, Türkiye’nin gerçek gündemidir. Türkiye’nin gerçek gündemi de yoksulluktur, yolsuzluktur, daha da önemlisi bölücü terördür. Esas kandan nemalananlar ise yaldızlı nutuklar atarak güvenliklerini sağlamaktan âciz oldukları Türk vatandaşlarını İsrail’in katletmesine seyirci kalanlardır, Kırgızistan’daki hadiseleri görmezden gelenlerdir. Haksız olanlar, Zonguldak’taki maden kazasında hâlâ cesedine ulaşılamayan maden şehitlerini yok farz edip tazminat ödemeyen, aylık bağlamayanlardır. Bizim bunları konuşmamız lazım.

Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Akif Paksoy (MHP, Kahramanmaraş). “Kamulaştırma kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.475)”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-paksoy-23-2010-06-18-kamulastirma-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-475 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
