# Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Akif Paksoy (MHP, Kahramanmaraş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim
- **Tarih:** 27 Ekim 2010
- **Gündem:** SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-paksoy-23-2010-10-27-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510

> Mehmet Akif Paksoy (MHP), 27 Ekim 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)); konuşma 499 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET AKİF PAKSOY (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 510 sıra sayılı Sayıştay Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 15’inci maddesi üzerinde verdiğimiz önerge üzerine söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Kıymetli arkadaşlar, kamudaki denetimin asıl amacı usulsüzlük ve hukuksuzluklara mâni olmak, varsa kamuyu zarara uğratanları tespit ederek haklarında gerekli işlemleri yapmaktır. Ancak Hükûmetin denetim müessesesine bakışının bunun tam tersi olduğunu görmekteyiz. Hükûmet, denetim kurumlarından korkmakta, kamuoyu baskısından dolayı kaldırmaya cesaret edememekte, ancak fonksiyonunu etkisizleştirme cihetine gitmektedir.

Şimdi söylediklerime itiraz edebilirsiniz. Nasıl hukuksuzluğa ve yolsuzluğa davetiye çıkardığınızı biraz sonra belgesiyle açıklayacağım. Benim amacım, yüce Türk milletinin hak ve hakikati öğrenmesi ve adında “Adalet” bulunan bir partinin, yapılan adaletsizlikler üzerine gerekli mekanizmaları çalıştırmamasını dikkatlerinize sunmak istiyorum.

Kıymetli arkadaşlar, Yüksek Denetleme Kurulunun Atatürk Orman Çiftliği için hazırladığı 2008 yılı raporundan bir bölüm okuyacağım: “Çankaya Balgat-Çukurambar’da Atatürk Orman Çiftliğine ait 396.312 metrekare arazi 2823 sayılı Kanun kapsamında Gazi Üniversitesine devredilmiştir. Kanunda arazinin devir bedelinin Bakanlık ve Üniversite arasında tespit edilecek bedel üzerinden yapılması da hükme bağlanmıştır. Bu arsalar Gazi Üniversitesine Tıp Fakültesi ve Hastanesinin genişletilmesi amacıyla tahsis edilmiştir. Tahsis edilen arazinin Gazi Üniversitesine devri amacıyla Ankara Büyükşehir Belediyesinden metrekare birim fiyat tespit etmesi istenilmiş. Belediye 41 TL, AOÇ ise 45 TL birim fiyat tespiti yaparak bu bedel üzerinden satış yapılmıştır.”

Şimdi, kanunda devir bedelinin bakanlıkla üniversite arasında kararlaştırılacağı amir hüküm olmasına rağmen, buna uyulmayarak belediyeden birim fiyat istenmesi, bu fiyata da cüzi bir ilaveyle satışın yapılması gerçekten izanları zorlayan bir husustur. 2007 yılında metrekaresi 45 TL’ye satılan yerin aynı yıl Çankaya Belediyesi emlak vergi beyannamesindeki asgari metrekare değerinin 311.070 TL olduğu belirtilmektedir.

Şimdi, asıl püf noktasına geliyoruz. Bakın kıymetli arkadaşlar, lütfen dikkatle dinleyin. Yukarıda zikrettiğim Kanun çerçevesinde, tamamen Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinin ihtiyaçlarında kullanılmak amacıyla devri yapılan arazinin 132 dönümünün bedeli, Gazi Üniversitesi yerine, Kuzu Toplu Konut İnşaat ve Limitet Şirketi ile Park Gazi İnşaat Yatırım AŞ tarafından ödenmiştir. Bu alan üzerinde, tahsis amaçlarına aykırı olarak, bahse konu şirketlerin konut inşaatı yapma girişimi nedeniyle Sayıştay Başkanlığınca başlatılan incelemelerin sonuçları konusunda bilgi edinmek amacıyla, Sayıştay nezdinde girişimde bulunulması ve söz konusu arazilerin tahsis amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının takip edilmesi Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunca önerilmiştir.

Bu araziye söz konusu firmalarca konut yapılacaktır. Tahminî olarak 2 bin konutluk bir projelendirme yapıldığı ve bunun yüzde 50’sinin kat karşılığı verildiği düşünüldüğünde bile bin konut düşmekte, her konutun anılan yerde 400 bin TL olduğu hesaplandığında -eski parayla- 400 trilyon liralık bir rant ortaya çıkmaktadır.

Sayın milletvekilleri, bir taraftan yaklaşık 6 trilyon liraya verilen arsa, diğer tarafta 400 trilyon. Bunun kumarda da, bahiste de karşılığı yok. Bunun hesabını AKP Hükûmeti vermelidir. AKP sözcüleri çıkıp, bu işlemin doğruluğuna inanıyorlarsa doğruluğunu savunmalı, yok haksız, adaletsiz buluyorlarsa bu işlemin iptali için gerekli her türlü mekanizmayı çalıştıracaklarına yüce kürsüden söz vermelidir.

Şimdi şu sorulara cevap bulunması gerekiyor: Tescil işlemi bu şirketler adına yapıldı mı, yoksa Gazi Üniversitesi adına mı yapıldı? Tescil işlemi para ödenmeden önce mi, para ödendikten sonra mı yapıldı?

Konuşmamın başında da söyledim, denetimin olmadığı yerde bütün kamu kaynakları fütursuzca peşkeş çekilir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Akif Paksoy (MHP, Kahramanmaraş). “Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)”. TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim tutanağı, 27 Ekim 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-paksoy-23-2010-10-27-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
