# Petrol piyasası kanunu (s.sayı:288)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Arıkan (CHP, Eskişehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim
- **Tarih:** 4 Aralık 2003
- **Gündem:** PETROL PİYASASI KANUNU (S.SAYI:288)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-arikan-22-2003-12-04-petrol-piyasasi-kanunu-s-sayi-288

> Mehmet Ali Arıkan (CHP), 4 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: PETROL PİYASASI KANUNU (S.SAYI:288)); konuşma 607 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET ALİ ARIKAN (Eskişehir) - Sayın Başkan ve çok değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz Petrol Piyasası Kanunu Tasarısının 7 nci maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini sizlere arz etmek için söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, geçmiş Ramazan Bayramınızın, İslam âlemimize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesi temennisiyle hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Sayın milletvekilleri, bu kanun tasarısının hazırlanmasının ana sebebi, tüketicinin ve piyasa taraflarının çıkar ve beklentileri ile kamu politikalarının ilkelerini ortak paydada buluşturmaktır; şeffaf, eşitlikçi, verimli, rekabet kurallarına uygun, güvenli ve istikrarlı bir yapının kurulmasıdır.

Durum böyle olmasına rağmen, bizler, tasarının 7 nci maddesinde ileride geri dönüşü esnasında çok zorlanacağımız büyük bir hatayı yapıyoruz. Yıllık iş hacmi 25 milyar doların üstünde olan bu iş alanını, bu maddeyle sayıları 20 civarında dağıtıcı firmamıza devrediyoruz. Bunu yaparken, şu anda ülkemizin en ücra köşelerine kadar istasyonlarını açmış olan yaklaşık 12 000 firmayı hiç gözönüne almıyor ve bunların en kısa zamanda yok olacaklarını hiç mi hiç düşünmüyoruz. Peki, 7 nci maddeyle ne yapıyoruz: Dağıtıcı durumundaki firmalarımıza istasyon açma yetkisi vererek, tüketiciye hizmet veren diğer istasyonlarımızı zora sokuyoruz. Dağıtıcı firma durumunda bulunan firmalarımızın aslî görevleri, işlenmiş petrol ürünlerini, sözleşme yaptığı istasyonlarına dağıtımını yapmak, kurum tarafından çıkarılan yönetmeliğe göre, anlaşmalı istasyonlarına kalite, çevre vesaire gibi eğitim vermek ve izlemek olmalıdır.

Sayın milletvekilleri, şu anda, faaliyetlerini devam ettiren 12 000 civarındaki istasyonumuzda yaklaşık 60 000 insanımız çalışmakta olup bu iş 250 000 insanımızla direkt ilişkilidir. Bu istasyonlar hizmetlerini ülkemizin en ücra köşelerine kadar götürmüş durumdadırlar. Dağıtıcı durumunda bulunan firmalarımıza istasyon açma yetkisini verirsek, müşteri miktarı çok az olan yörelerimize hizmet götürecekler mi? Bana göre, hayır, götürmeyecekler. Sebebi şu: Ticaretin kuralı gereği, petrol bende, satış imkânı bende, o halde ben satış merkezlerimi en çok mal sattığım, çok işlek yollarda, kalabalık olan şehirlerde açarım. Hal böyle olunca, anayollardan ve şehirlerden uzakta yaşayan köylümüz, çiftçimiz, ziraatçımız, besicimiz, vesaire hizmeti nasıl alacak?! Alacağı 50 litre mazotu, 25 litre mazot yakarak getirecek. Bu durumda, üreticinin en büyük gideri olan yakıt maliyeti yükselecek ve üreticilerimizi zarara sokacağız. Ayrıca, dağıtıcı firma, kendine ait satış istasyonuna öncelik tanıyacak. Nasıl tanıyacak: Kendine ait istasyona petrol ürününü, misal, bir ay vadeli verecek, diğer istasyonlara peşin satacak. Şu anda, ülkemizde, ortalama yıllık fiyat artışını yüzde 30 kabul edersek, peşin alan bir istasyonla bir ay vadeli alan bir istasyon arasındaki kâr oranı yaklaşık yüzde 2,5 fark doğuracaktır. Çünkü, petrol birim fiyatları her bölgede ve yöremizde, nakliye hariç, aynı tutulmaktadır. Konu olan her istasyon, tüketicisine, aynı kalitede ve fiyatlarda hizmet vermek zorundadır. Durum böyle olunca, yalnız bir aylık vade farkından dolayı rekabet bozulacak, bu durumlar sonucunda, dağıtıcı firmalarımızın ortak olduğu veya kendine ait olan satış merkezleri büyüyecek, diğer istasyonlar kapanmaya başlayacak veya dağıtıcı firmalara istasyonlarını satmak zorunda kalacaklardır. İşte, burada tekelleşme başlayacaktır.

Rakipsiz kalan bu firmalar, yarın, petrol birimlerini, fiyatlarını, kalitelerini, çevresini, satış şartlarını kendileri belirlemeye başlayacaklardır. Bu olumsuzlukları göz önünde bulundurarak bizler, bu maddeye ret oyu vereceğiz. Bu olumsuzlukları düşünerek AKP'ye mensup arkadaşların da bu maddeye ret oyu vermelerini bekliyorum. Çünkü, bu konu, yalnız istasyon sahiplerini ve çalışanları ilgilendirmiyor; vasıtalı veya vasıtasız olarak 70 000 000 insanımızı ilgilendiriyor. O halde bizler, petrol ürünlerimizin halkımıza ulaşmasını, tabana yayarak adaletli bir şekilde sağlamalıyız. Sağlamalıyız ki, insanlarımızın güvenlerini kazanalım.

Bu düşüncelerim, şu anda, petrol ürünlerimizi istasyonlara dağıtan firmalarımıza itimatsızlıktan kaynaklanmıyor, değişen dünyamızda, yarın -çok önemli- petrol ürünlerinin kimler tarafından yönetileceğiyle ilgili endişelerimden kaynaklanıyor. Bu nedenlerle, bizler, en az, önümüzdeki elli yıl içerisinde, dünyamızdaki değişme koşullarını düşünerek kanunlarımızı hazırlamak zorundayız. Böyle düşünelim ki, halkımız, yeni bir sistemle hortumlanmasın.

Bu düşünce ve duygularla, hepinizi, sağlıklı ve güzel günler geçirmeniz dileklerimle selamlar, 15 ve 20 Kasımda meydana gelen acı olaylarda hayatlarını kaybeden insanlarımıza Allah'tan rahmet, tüm yakınlarına ve Yüce Türk Milletine başsağlığı diler, hepinize saygılar sunarım.

Teşekkür ederim. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Arıkan (CHP, Eskişehir). “Petrol piyasası kanunu (s.sayı:288)”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 4 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-arikan-22-2003-12-04-petrol-piyasasi-kanunu-s-sayi-288 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
