# Endüstri bölgeleri kanununda değ.yap.hak. kan.tas.(ss.611 ve 611'e 1 inci ek)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Arıkan (CHP, Eskişehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim
- **Tarih:** 22 Haziran 2004
- **Gündem:** ENDÜSTRİ BÖLGELERİ KANUNUNDA DEĞ.YAP.HAK. KAN.TAS.(SS.611 VE 611'E 1 İNCİ EK)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-arikan-22-2004-06-22-endustri-bolgeleri-kanununda-deg-yap-hak-kan-tas-ss-611-ve-611-e-1-i

> Mehmet Ali Arıkan (CHP), 22 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ENDÜSTRİ BÖLGELERİ KANUNUNDA DEĞ.YAP.HAK. KAN.TAS.(SS.611 VE 611'E 1 İNCİ EK)); konuşma 478 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET ALİ ARIKAN (Eskişehir) - Sayın Başkan ve saygıdeğer milletvekilleri, 4737 sayılı Kanun değişikliğinin genelinde ve geçici 3 üncü maddesi üzerinde görüşlerimi belirtmek üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

1956 yılından bugüne kadar sanayici bir arkadaşınız olarak size sesleniyorum. Beni canı gönülden dinleyerek karar vermeniz, ülkemizin kalkınmasına önemli derecede katkıda bulunacaktır.

Endüstri bölgeleri, 4737 sayılı Kanun uyarınca, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının önerisi üzerine, Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunca belirlenen yerlerde Bakanlar Kurulunca kurulabilmektedir.

Tasarı, yabancı ve yerli yatırımcıların bürokratik işlemlerinin asgarîye indirileceği; planlı, onaylı, altyapısı hazır endüstri bölgelerinin kurulacağı; ayrıca, var olan ve büyük bir bölümü boş olan organize sanayi bölgelerimizin, talep edilmesi halinde endüstri bölgesine dönüştürüleceği ve bu yolla istihdam, katmadeğer yaratılarak ülke ekonomisine katkıda bulunacağı gibi gerekçelerle sunulmuş olsa da, değişik maddelerinde gizlenmiş paragraflarda, Türkiye'de, Çevre, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma, Kıyı, Mera ve Orman Kanunlarıyla ters düşmüş, bu konuda yükümlülüklerini yerine getirmemiş, hatta, mahkemeler tarafından faaliyetleri durdurulmuş bazı şirketlerin affını kapsamaktadır.

Tasarı, aynı zamanda, bu şirketlerin yatırım alanlarının endüstri bölgesi ilan edilmesi halinde tüm hukuksal problemlerinden kurtulmasını sağlamaktadır. Ayrıca, ülkenin kanunlarını çiğneyerek faaliyet gösterenler özel teşviklerle mükafatlandırılmaktadır. Böyle bir anlayışın, sosyal devlet, sosyal adalet, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı açıkça ortadadır.

Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının, yürürlükte olan kanundaki eksikleri tamamlayarak organize sanayi bölgelerimiz için Endüstri Bölgeleri Kanunuyla ortaya çıkan eşitsizlikleri gidermesi beklenirken, tasarı, bunlar yerine, kurulmuş veya kurulacak tesisler için kurum ve kuruluşlara endüstri bölgeleri için başvuru hakkı getirerek, ülkemizin kentleri, kıyıları ve kırsal alanlarıyla tüm toprakları, şirketlerin başvurularıyla, endüstri bölgesi statüsüne dönüştürülecektir.

Bu tasarıya göre, Bakanlığın seçtiği bölgeler yerine, kurum ve kuruluşların seçtiği yerlerde endüstri bölgesi ilan edilecektir. Gerek Anayasadaki ilgili maddeler gerek imar ve çevre mevzuatının temel ilkeleri gerekse cumhuriyet döneminde birlikte ülkeye kazandırılan planlama kavramıyla, planlı, dengeli kalkınma politikalarının vazgeçilmez kuralı ve koşulu olan endüstri yatırımları gibi kalkınma ve çevre ilişkilerinde üst düzeyde yetkilileri bulunan sektörlerde arazi seçiminin, mutlaka, bilimsel ve kamu yararına bir planlama disiplini içinde belirlenmesi gerekmektedir.

Endüstri yatırımlarının sadece kendi oluşturdukları etkilerinin değil, kendileriyle birlikte yarattıkları yeni nüfus ve yapı yoğunlukları da dikkate alındığında, planlama kavramından uzak yer seçimlerinin, ulusal ölçekte ne denli onarılmaz zararlara yol açacağı ortadadır. Plansız anlayışla sanayi yığılmasına maruz bırakılan Adapazarı, Kocaeli, Yalova kuşağındaki 1999 deprem felaketi bunun bir örneğidir. Yer seçimlerinin belirlenmesinde mimarlık, şehircilik, planlama ilke ve hedefleri ile ulusal değerlere saygı ve çevre bağlılığının belirleyici olması gerekmektedir.

Tasarı, tüm bunları yok saymakta, hatta kurulu tesisler için "Bakanlar Kurulu kararıyla özel endüstri bölgesi ilan edilen alanlarda yer alan ve daha önce izin, onay ve ruhsatları alınmış yatırımların tüm izin, onay ve ruhsatları, geçersiz kılınmış olması durumunda dahi yenilenir. Yeni alınacak izin, onay ve ruhsatlar, ilgili kurumlar tarafından onbeş gün içinde verilir" ifadeleriyle, tüm yargı kararlarını da hiçe saymaktadır.

ÇED olumlu kararları olan veya ÇED gerekli değildir kararı verilen bir faaliyet için, ilgili kurumlarca, başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın onbeş gün içinde irtifak hakkı dahil...

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Arıkan (CHP, Eskişehir). “Endüstri bölgeleri kanununda değ.yap.hak. kan.tas.(ss.611 ve 611'e 1 inci ek)”. TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim tutanağı, 22 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-arikan-22-2004-06-22-endustri-bolgeleri-kanununda-deg-yap-hak-kan-tas-ss-611-ve-611-e-1-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
