# Türk dil bayramı ve yunus emre haftası hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Arıkan (CHP, Eskişehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim
- **Tarih:** 4 Mayıs 2006
- **Gündem:** TÜRK DİL BAYRAMI VE YUNUS EMRE HAFTASI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-arikan-22-2006-05-04-turk-dil-bayrami-ve-yunus-emre-haftasi-hk

> Mehmet Ali Arıkan (CHP), 4 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK DİL BAYRAMI VE YUNUS EMRE HAFTASI HK.); konuşma 501 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ALİ ARIKAN (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; büyük Türk düşünürü Yunus Emre'yi Anma Haftası dolayısıyla söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Türk halk şairlerinin tartışılmaz öncüsü olan ve Türkün İslama bakışını, Türk dilini tüm sadelik ve güzelliğiyle ortaya koyan Yunus Emre, sevgiyi felsefe haline getirmiş örnek bir insandır. Yaklaşık yediyüz yıldır Türk Milleti tarafından dilden dile aktarılmış, türkü ve ilahilere söz olmuş, yer yer atasözü misali dilden dile dolaşmış mısralarıyla Türk kültürü ve medeniyetinin oluşumuna katkı sağlamış bir gönül adamıdır.

Bazı kaynaklarda Anadolu'ya gelen Türk boylarından birine bağlı… 1238 dolaylarında doğduğu, 1320 yıllarında Eskişehir'de öldüğü yolunda rivayetler mevcuttur. Batı Anadolu'nun birkaç yöresinde "Yunus Emre" adını taşıyan ve onunla ilgili görüldüğünden "makam" adı verilen yerler vardır.

"Bir garip öldü diyeler/ Üç günden sonra duyalar/ Soğuk su ile yuyalar/Şöyle garip bencileyin" diyen Yunus, belki de doğduğu ve yaşadığı topraklardan çok uzaklarda bu dünyadan göçüp gittiğini anlatmak istemektedir. Bazı belgeler, asıl mezarının Sarıköy'de olduğuna işaret etmektedir. Nitekim, 1970'li yılların başında, Sarıköy'deki mezarın Yunus'a ait olduğuna kesin gözüyle bakılarak, bu köye Yunus Emre adı verildi ve oradaki bir bahçe içine anıt dikildi.

Halktan biri olan Yunus Emre, halkın değer, duygu ve düşüncelerini dile getirişi itibariyle, tarihimizin en halkla barışık aydınlarından biri olma özelliğine sahiptir.

Mısralarında didaktik ahlak telkinlerinde bulunan Yunus Emre, gönül kırmamak konusuna ayrı bir önem verir ve üstün bir değer olarak şiirlerinde bu konuyu özenle işler.

Bu arada, Yunus Emre'yi öne çıkaran bir başka önemli özelliği de, şiirlerinde işlediği konuları ve telkinleri bizzat kendi hayatında uygulamasıdır. "Din tamam olunca doğar muhabbet" diyen Yunus, İslamın sabır, kanaat, hoşgörürlük, cömertlik, iyilik gibi fazilet değerlerini benimsemeyi telkin eder.

Yunus'un sanat anlayışı, dinî ve millî değerleri bağdaştırdığı mısralarında kendini gösterir. Gerçekten de, 11, 12 ve 13 üncü Asırlarda, Türkistan ve Anadolu Türkleri arasında çok yayılan tasavvufun Türk şairleri arasında iki büyük sözcüsü vardır; Türkistan'da Ahmet Yesevî, Anadolu'da Yunus Emre.

Yunus Emre'nin anlayışında dervişlik, olgunluktur, aşktır, nefsini yenmek, iradeyi eritmektir; kavgaya, nifaka, gösterişe, riyaya, düşmanlığa, şekilciliğe karşı çıkmaktır.

Aynı zamanda, bütün insanlığa hitap eden büyük şairlerdendir; bu anlamda, Mevlana'nın bir benzeridir.

Yunus'un, insan sevgisini ilahî sevgiyle nasıl bağdaştırdığını gösteren en çarpıcı mısralarından biri "yaratılanı hoş gör, Yaradan'dan Ötürü"dür. Yunus Emre'ye göre, insanlar, din, mezhep, ırk, millet, mevki, sınıf farkı gözetilmeksizin sevilmeyi hak etmektedir. Mademki, insanoğlu, ruh yönüyle Allah'tan gelmektedir; öyleyse, insanlar, hiçbir şekilde birbirinden bu anlamda ayrılamazlar.

Nitekim, 1991 yılı UNESCO tarafından sevgi yılı ilan edilerek, Birleşmiş Milletler binasına Yunus'un söylemi olan "sevelim, sevilelim" tabelası asılmıştır.

Yaşadığı çağın gerçekleri göz önüne alındığında Yunus'un bir başka önemli tarafı ortaya çıkar. Yunus Emre, hükümetsizlik içinde çalkalanan ve Moğol istilasıyla mahvolan Anadolu topraklarında ortaya çıkan yıkıcı cereyanların hiçbirine kapılmadığı gibi, bu akımların Türklerin bütünlüğüne zarar vermesi tehlikesi karşısında da engelleyici bir rol almıştır. Bu bakımdan, Yunus Emre, hem Türk şiirinin kurucusu hem de millî birliğin önemli tutkallarındandır.

Yunus Emre, kelimenin tam anlamıyla, millî bir sanatçıdır, tıpkı Nasreddin Hoca, Köroğlu, Dadaloğlu ve Karacaoğlan gibi.

Yunus Emre'nin şiirlerinde en fazla işlenmiş temalar, ilahî aşk, din, ahlak, gurbet, tabiat, ölüm ve faniliktir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Arıkan (CHP, Eskişehir). “Türk dil bayramı ve yunus emre haftası hk”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 4 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-arikan-22-2006-05-04-turk-dil-bayrami-ve-yunus-emre-haftasi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
