# Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Aslan (Halkların Demokratik Partisi, Batman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 18 Temmuz 2017
- **Gündem:** Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=60849
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-aslan-26-2017-07-18-bolge-adliye-ve-bolge-idare-mahkemelerinin-isleyisinde-ortaya-cikan-so-2

> Mehmet Ali Aslan (Halkların Demokratik Partisi), 18 Temmuz 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle); konuşma 554 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ALİ ASLAN (Batman) – Sayın Başkan, Sayın Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Böyle bir yaşanmış olayı anlatmak istiyorum, Hazreti Ömer’le ilgili bir olayı anlatmak istiyorum, adalet anlayışıyla ilgili. Umarım, herkes görev ve yetkisi kapsamında kendine bu kıssadan hisse çıkarır.

Saad Bin Ebu Vakkas Şam Valisiyken bir camiyi genişletme kararı alırlar ve etraftaki arsaları istimlak ederler, evleri istimlak ederler. Bir Yahudi arsasını vermek istemez. Saad Bin Ebu Vakkas da zorla o arsayı alıp fazlasıyla bedelini ona gönderir ama Yahudi bundan memnun değildir ve gider, durumu Müslüman komşusuna anlatır. Müslüman komşusu da kendisine diyor ki: “Medine’de adil bir halife vardır, git derdini ona anlat, mutlaka senin bu mağduriyetini giderecektir.” Bunun üzerine alıyor başını Medine’ye gidiyor, Hazreti Ömer’i soruyor, hurma ağacının altında gölgeleniyor, sade, mütevazı bir giyimi, duruşu var. Onu o hâlde görünce bile oradaki Yahudi umutsuzluğa kapılıyor “Ya, benim geldiğim yerdeki, Şam’daki valiler, yöneticiler şaşaa içinde, makamları lüks bir hayat yaşıyor, bu mütevazı adam herhâlde hem söz geçiremez hem herhâlde boşuna anlatacağım ama gelmişken ona da anlatayım, belki bir faydası olur.” diyor ve anlatıyor. Bunun üzerine Hazreti Ömer bir kemik parçasına ya da bir deri parçasına “Ömer, Nuşirevan’dan daha az adil değildir.” yazıyor ve “Al bunu git, Şam Valisine ver.” diyor. Tabii, Yahudi bunu görünce daha da umutsuzluğa düşüyor “Ya, ne alakası var? Yani şu anda bu yazılanla benim derdimin ne ilgisi var? Acaba, bunu dinlerler mi?” diyor. Yani bu sefer daha çok şüpheleniyor ama “Gideyim, şansımı yine deneyeyim.” diyor. Valinin huzuruna çıkıyor, Saad Bin Ebu Vakkas’a diyor ki: “Buyurun, Halife size bu konuyla ilgili bu yazıyı gönderdi.” Vali bakınca kafasını öne eğip ağlıyor ve sapsarı kesiliyor “Tamam, arsan senindir.” diyor. Bunun üzerine Yahudi merak ediyor “Ya, tamam, sağ ol ama bana bu sözün anlamını bir izah eder misin? O kadar ben gelip yalvardım, yakardım, başvurmadığım yer kalmadı, sen ‘Yok.’ dedin, zorla aldın ama şimdi bir söz üzerine bana iade ediyorsun.” diyor. O da olayı anlatıyor, diyor ki: “Biz Müslüman olmadan önce Ömer’le İran’a ticarete gidiyorduk ve 200 deveyle İran’a gittik, orada gençler cirit atıyordu, cirit oynuyordu, biz de izledik, gençlerden bir çete gelip zorla develerimize el koydu, gasbetti, gitti.” Bunun üzerine, Hazreti Ömer ile Saad Bin Ebu Vakkas hancıya dertlerini anlatıyorlar. Hancı da diyor: “Bu ülkenin adil bir kralı vardır, ona anlatın, mutlaka sizin bu sorununuzu çözecektir.” Ertesi gün gidip anlatıyorlar krala, biri de tercüme ediyor. Kral onlara birer kese altın verip “Evinize gidebilirsiniz.” diyor. E tabii, bunlar bundan memnun olmuyor çünkü 200 deveyi karşılamıyor. Yine hancıya dertlerini anlatıyorlar. Hancı diyor ki: “Sabah ben sizinle geleceğim, bu işte bir iş var, mutlaka bir yanlışlık var.” ve tekrar onların anlattıklarını krala tercüme ediyor. Kral da “Tamam, 200 deveniz akşam gelecek.” diyor, ikişer kese daha altın veriyor, “Ama yarın burayı terk ederken biriniz doğu, biriniz batı kapısından geçsin.” diyor. Tabii, hancı bunu anlamıyor. Ertesi gün Saad Bin Ebu Vakkas doğu kapısından, Hazreti Ömer batı kapısından çıkıyor. Doğu kapısında bakıyorlar ki 2 insan idam edilmiş. Halka soruyorlar, “Yahu bunlar kimdir, idam edilenler?” Diyorlar ki: “Bunlardan biri vezirdir, kralın veziridir, biri de kralın oğludur. Kral bunların asılması için talimat verdi, 2 Arap tüccarı dolandırmışlar, gasbetmişler.” Batı kapısında ise –Hazreti Ömer’in çıktığı kapı- tercüman idam edilmiş. Niye? Bunlar mafyavari bir şekilde çete kurmuş, gelen giden tüccarları soyuyorlar, krala da yanlış bilgi aktarıyorlar, tercüman da yanlış tercüme ediyor ve bunun üzerine, Yahudi bu olayı da duyunca...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Aslan (Halkların Demokratik Partisi, Batman). “Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 18 Temmuz 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-aslan-26-2017-07-18-bolge-adliye-ve-bolge-idare-mahkemelerinin-isleyisinde-ortaya-cikan-so-2 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=60849

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
