# Askeralma Kanunu Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Çelebi (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim
- **Tarih:** 19 Haziran 2019
- **Gündem:** Askeralma Kanunu Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=78783
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-celebi-27-2019-06-19-askeralma-kanunu-teklifi-munasebetiyle

> Mehmet Ali Çelebi (CHP), 19 Haziran 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Askeralma Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 611 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ALİ ÇELEBİ (İzmir) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Hep yükümlülerle ilgili konuştuk yasa teklifi boyunca, biraz da profesyonel askerlerimizin, Mehmetçik’imizin sorunlarına değinmek istiyorum.

Birinci grup, astsubaylarımız. Emekli astsubaylarımız, hâlihazırda muvazzaf iken aldıkları maaşlarının yüzde 49’unu emekli maaşı olarak alıyorlar ve gerçekten şu an zor durumdalar. Onlar yeni bir şey istemiyorlar, sadece kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmesini istiyorlar; bu da iki başlıkta inceleniyor. Birincisi şu: Astsubaylarımıza görev tazminatı sözü verilmişti. Sayın Davutoğlu tarafından Malatya ve Konya’da söylendi daha evvel. Kendisi gitti, söyledikleri de mi uçtu? Bu sözlerin yerine getirilmesi gerekiyor. Eğer görev tazminatını halledersek onların emekli maaşlarına da yansıyacağı için bir nebze daha rahat edecekler.

İkinci konu -bu da söz verilmişti- meslek yüksekokulu mezunu astsubaylarımızın göreve 9’uncu derecenin 2’nci kademesinden, lisans mezunlarının ise 8’inci derecenin 1’inci kademesinden başlamaları adil bir çalışma ortamı için gereklidir. Bunun sözünü de Sayın Cumhurbaşkanı 8 Haziran 2018 tarihinde Kayseri komando tugayında vermişti. Bu sözlerin yerine getirilmesini bekliyoruz. Ötesini istemiyoruz, şu an sadece sözler tutulsun. Astsubaylarımızla ilgili konu bu.

Uzman erbaşlar… Bakın, gerçek bir hikâye üzerinden devam etmek istiyorum. Diyor ki anılarında: “Gün ağarırken hepimiz yorgun düşmüş, telsizden yapılan ‘Suat 3, konuşan Suat, cevap ver.’ çağrılarından bıkmış hâlde bir köşede yığılmışken birden telsizin mandalına basıldığını fark ettik. Telsizden silah sesleri geliyordu ve on-on beş saniye sonra hayatım boyunca unutamayacağım bir İstiklal Marşı dinlemeye başladım. Mandala sürekli basıldığı için bütün telsizlerin konuşma imkânı durmuştu. Çatışmanın altında yaralı bir tim komutanının makamıyla söylediği İstiklal Marşı’nı dinliyordum, gözlerim dolmuştu. O ana kadar duyduğum en güzel İstiklal Marşı’ydı. Birinci dörtlüğü bitirdi, ikinci dörtlükte sesi çatallaştı, kelimeler uzadı ama marşı söylemeyi bırakmadı. Bozuk bir ses tonuyla kendisini zorlayarak okumaya devam etti. Marşı bitirdiğinde ben de bitmiştim. Bir daha onun sesini hiç duymadım. Toplam 22 şehidin verildiği o baskın gecesinde vücuduna saplanmış 7 merminin acısıyla söylediği İstiklal Marşı’nı ruhuma işleten tim komutanını unutamadım.”

Bu iş parayla yapılmaz. Bu iş böyle yapılıyor; işte, uzman erbaşlarımız, sözleşmeli erlerimiz bu şekilde çalışıyorlar. Yani, onlara vereceklerimiz, gerçekten onların istediği şeyler değil, bunun için yapmıyorlar bu işi, onu söylemek istiyorum. Onların bazı sorunları var. Sözleşmeli uzman erbaşlarımız kadroya geçmek istiyorlar. 3600 ek gösterge istiyorlar. Bugün şehit olsa cenaze namazını kıldıracak imama 3600’ü düşündük ama onlara düşünmedik, 3600’ü vermeliyiz.

Geçici görevleri doğu hizmetinden sayılmıyor, bu da çok önemli bir madde. Doksan gün istirahat alsalar, hava değişimi alsalar atılma durumları var. Sadece kadro görevlerini yapmak istiyorlar, astlık-üstlük münasebetlerinin olmasını istiyorlar, zatî tabancalarının olmasını istiyorlar.

Bir de 6000 sayılı Kanun mağdurları var, bu çok önemli. Yirmi-yirmi beş sene uzman erbaş olarak görev yapıyor, yaş haddinden dolayı birkaç ay sivil memur olarak görev yapıyor, biz bunu sivil memur olarak, en düşük memur statüsünden emekli ediyoruz. Bu hiç uygun bir şey değil. Bu konuda çalışma yapmamız şarttır.

Gelelim sözleşmeli subay, astsubayımıza. Bakın, 15 Temmuz sonrası kadro açıkları yetişmiş, tecrübeli sözleşmeli subay, astsubay üzerinden tamamlanabilir. Dışarıdan temin ediyoruz, bir senelik eğitim veriyoruz, subay yapıyoruz. E, elimizde on senelik sözleşmeli subay, astsubay var, bunları niye direkt muvazzaf kadroya geçirmiyoruz? Bunu düşünmemiz gerekiyor. Bunlar zaten normal subaylar gibi testlerden geçiyorlar. Yani söylediğim şu: Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilen, on yıllık hizmet süresini dolduran, yüzde 85 sicil ortalamasını sağlayan ve haklarında yapılacak güvenlik soruşturmaları olumlu sonuçlanan sözleşmeli subay ve astsubaylar direkt muvazzaf kadroya alınmalıdır çünkü bunlar zaten çok tecrübeliler.

Gelelim piramidin en altı olan sözleşmeli erlere. Sözleşmeli erler 7/24 birlikler içerisinde iskân ediliyorlar. Ben modern yeniçeri gibi diyorum. Bunlarda vardiya sistemine geçilmesi önemli. Deniz Kuvvetlerinde bununla ilgili tedbirlerin alındığını duydum. Bu şekilde devam edilmesi gerekiyor. Sırf bu nedenden dolayı aileleri dağılıyor, boşanma vakaları artıyor. Bunlara, devlet memurlarına tanınan refakat izni, mehil izni, yol harcırahı, asgari geçim indirimi, aile yardımı, çocuk yardımı gibi haklar verilmiyor. Eş durumundan tayin hakları kısıtlı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Çelebi (CHP, İzmir). “Askeralma Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 19 Haziran 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-celebi-27-2019-06-19-askeralma-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=78783

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
