# Yasama dokunulmazlığı konusunda

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim
- **Tarih:** 17 Haziran 2003
- **Gündem:** YASAMA DOKUNULMAZLIĞI KONUSUNDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2003-06-17-yasama-dokunulmazligi-konusunda

> Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 17 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YASAMA DOKUNULMAZLIĞI KONUSUNDA); konuşma 725 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilli arkadaşlarım; hepinize saygılar sunuyorum; başarılı geçecek bir mesai haftası diliyorum.

Sinop Milletvekili Sayın Engin Altay Bey, basına da yansıyan, 2 Mayıs 2003 tarihinde Sinop İlinde infial yaratan fişleme olayı konulu gündemdışı bir konuşma yaptılar, hep birlikte kendilerini dinledik. Bu gündemdışı konuşmayla ilgili sizleri bilgilendirmek istiyorum. Sayın İçişleri Bakanımız, bir inceleme gezisi sebebiyle Van'da bulunuyorlar; o bakımdan, bu gündemdışı konuşmaya cevap vermek benim uhdeme düştü. İçişleri Bakanlığından aldığım bilgiler ışığında bu konuyu açıklığa kavuşturmak istiyorum.

1 Mayısta Türkiye'nin değişik vilayetlerinde olduğu gibi Sinop'ta da 1 Mayısla ilgili birtakım etkinlikler yapılmış. Bu etkinliklerden sonra, bazı kamu görevlileri hakkında, oradaki etkinliklere katıldığı veya katıldıkları iddiasıyla soruşturma açıldığı ve bu etkinliklere veya mitinge katılan bazı vatandaşların da -biraz önce, Sayın Altay'ın da ifade ettiği gibi- tutulan tutanağın ekinde isimlerinin zikredildiği ve "sakıncalılar" anlamına gelebilecek olan bir isim listesinin tanzim edildiği bilgileri İçişleri Bakanlığına ulaşır ulaşmaz hemen iki şey yapılmıştır. Bunlardan bir tanesi, mitinge katıldığı iddiasıyla bazı kamu görevlileri hakkında başlatılan idarî soruşturma İçişleri Bakanlığının yazılı emriyle derhal durdurulmuştur. İkincisi, basında yer alan iddiaların araştırılması ve müsebbipleri hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatılması için de, Sayın İçişleri Bakanımızın talimatıyla müfettiş görevlendirilmiş, bu talimat verilmiş, şu anda bu noktada müfettişlerce de bir inceleme yapılmaktadır; rapor henüz -aldığım en son bilgiye göre- İçişleri Bakanlığına ulaşmamıştır.

Kuşkusuz, temel hak ve özgürlükleri korumak ve geliştirmek, insanların en temel hak ve özgürlüklerinden olan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanmalarının bir eksiklik, bir suçlama nedeni olmaması konusunda titiz davranmak, hükümet olarak bizim aslî görevlerimizdendir. Nitekim, burada sizlerin de tasvibine mazhar olan hükümet programımızdan birkaç cümle hatırlatmak istiyorum: "Bize göre, sınırlandırılmayan, keyfîliğe ve hukuksuzluğa olanak sağlayan, bireysel ve kolektif hak ve özgürlükleri hiçe sayan anlayışlar, sivil ve demokratik siyasetin en büyük düşmanlarıdır." Yine, hükümet programından okuyorum: "Bize göre, hukuk devletinin gereği, siyasal iktidarı ve tüm kurumları yasal çerçeveyle sınırlamaktır."

Yine hükümet programımızdan, izin verirseniz, bir cümle daha bilgilerinize arz etmek istiyorum: "Bize göre, demokratik bir toplumda sivil toplum örgütleri büyük önem taşırlar. Sivil ve özgürlükçü bir ortamın oluşabilmesi ve bireyin devlet karşısında korunabilmesi buna bağlıdır."

59 uncu cumhuriyet hükümeti, temel hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesinde üzerine düşeni yapmanın gayreti ve çabası içerisindedir. Pek yakın bir zamanda yine huzurlarınıza gelecektir, Avrupa Birliğiyle ilgili uyum paketi üzerinde çalışmalar devam etmektedir.

Yine, Ulusal Programı daha da genişletme noktasında çalışmalar bütün hızıyla devam etmektedir. Biz, demokratikleşme, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanında Türkiye'nin, mutlaka çağdaş uygarlığı yakalaması ve hatta onun önüne geçmesi konusunda azimli ve kararlıyız. İnanıyorum ki, burada bulunan iki parti grubu da, bu konuda, en az hükümetimiz kadar hassas ve titizdir.

Sadece yasal düzenlemeleri yapmanın kâfi gelmediğine de inanıyoruz. Birtakım yasal düzenlemeler yaparsınız; ama, uygulamaya yansımadıktan sonra bunun hiçbir ehemmiyeti yoktur.

Birtakım münferit olaylar olacaktır; ama, hükümet olarak, eğer bu münferit olaylar kişi hak ve özgürlüklerini zedeleyici mahiyetteyse, biraz önce ifade ettiğim gibi, üzerine hassasiyetle gidilir.

Sinop Milletvekilimiz Sayın Engin Altay Bey, Sinop ile ilgili böylesine münferit bir olayı gündeme getirdiler. Kuşkusuz ki, bir milletvekili olarak ve Sinop Milletvekili olarak görevlerini yapmışlardır. Hükümet ve Bakanlık olarak bu konuda yapılmış olanları arz ettim; ancak, Sayın Engin konuşması esnasında, emniyet mensuplarımızın rahatsız olabileceği bazı ifadeler kullanmışlardır. Bu olay henüz soruşturma aşamasındadır. Suçlu olduğu henüz tespit edilmemiş -kendisi, isimlerini biraz önce burada okudu- üç polis memuru zabıt tutmuşlar; demin ifade ettiğim gibi, bu tutanağın ekine birtakım isimleri sıralamışlar.

Bunun, bir fişleme olarak kamuoyuna ve basına yansıdığını biliyoruz. Bu konuyla ilgili soruşturma sonuçlandığında, kuşkusuz ki, yasal sınırları içerisinde gereği yerine getirilecektir; ama "ne idiğü belirsiz polisler" ifadesi, sanıyorum ki, emniyet camiamızı fevkalade rahatsız edebilir. Ben, bunun bir sürçülisan olduğunu düşünüyorum. Ben, Sayın Altay'ın kendisini tanırım; bir Anadolu çocuğudur, emniyet teşkilatı hakkında böyle bir ifade kullanmak istemez; ama, sonuç olarak şunu ifade etmek istiyorum ki, vatandaşlarımızın bu ülkede huzur içerisinde yaşayabilmeleri, kaynağı Anayasada yazılı olan temel hak ve özgürlüklerini en iyi şekilde kullanmaları hususunda, hem emniyet teşkilatımız hem idarî birimlerde görev yapan tüm kamu görevlileri ve tabiî, bunun da üstünde hükümetimiz, fevkalade hassastır, titizdir. Eğer, uygulamada birtakım rahatsızlıklar, yanlış tatbikatlar olursa, milletvekili arkadaşlarımızın hükümetimizi uyarmasından sadece memnuniyet duyarız. Eğer, bizim bilgimiz dışında bir olay olmuşsa, milletvekillerimiz bizi bilgilendirirlerse, derhal harekete geçeriz. Bu konuda da, milletvekilimizin uyarısından önce, İçişleri Bakanlığı, üzerine düşeni yapmıştır, bundan sonra da yapmaya devam edecektir.

Sayın Engin Altay Beye, gündemdışı konuşması sebebiyle yeniden teşekkür ediyorum; bize, bu açıklamayı yapma imkânı verdiler.

Hepinize, yeniden, sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “Yasama dokunulmazlığı konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 17 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2003-06-17-yasama-dokunulmazligi-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
