# Muhtarlar ve sorunları hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim
- **Tarih:** 5 Kasım 2003
- **Gündem:** MUHTARLAR VE SORUNLARI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2003-11-05-muhtarlar-ve-sorunlari-hakkinda

> Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 5 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MUHTARLAR VE SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 1.044 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; Malatya Milletvekili arkadaşımız Sayın Aslanoğlu'nun muhtarlar ve sorunları üzerine yapmış olduğu konuşma nedeniyle huzurunuzdayım; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce Sayın Aslanoğlu'nun da ifade ettiği gibi, muhtarlarımız, Türk yönetim yapısı içinde çok önemli bir konuma sahiptir; âdeta, devletimizin vatandaşa dönük en uç noktadaki hizmet erleridir. Bilindiği gibi, mevzuatımızda, muhtarlar bir yönüyle sanki tek başına bir devlet dairesiyken, öbür yönüyle de genel seçimle işbaşına gelen veya getirilen ilk demokratik kademedir. "Bir devlet dairesi gibi" tabirini kullandım; çünkü, muhtar, bütçe yapmak, adına "salma" denilen bir çeşit vergiyi toplamak; ayrıca, bir nevi kolluk gücü olan bekçi ve korucu istihdam etmek; evlendirme, doğum, ölüm, askerlik işlemlerini yapmak gibi bir devletin en temel fonksiyonlarını tek başına yürütmekten de sorumludur.

Değerli arkadaşlarım, öte yandan, muhtar, bir mahallî idare birimi olan köy idaresinin başıdır, yürütme organıdır. Köyün müşterek ve medenî ihtiyaçları cümlesinden olarak yapılması gereken işleri planlayan ve icra eden kişidir. Demokrasinin ilk basamağı olduğundan herhalde hiç kuşku yoktur; çünkü, seçimle işbaşına gelir; ama, yasalarımıza göre bir siyasî partiden aday gösterilemez. Bu bakımdan partilerüstü konumdadır. Kendisinden köyünde, mahallesinde yaşayan bütün insanları ayırım gözetmeksizin kucaklaması da beklenir.

Saygıdeğer arkadaşlarım, velhasıl, yukarıda ifade ettiğim bir sözün altını yeniden çizerek konuşmama devam etmek istiyorum. Muhtarlar, Türk yönetim yapısının kilit noktasında bulunan kişidir.

Sayın Aslanoğlu, gündemdışı konuşmasıyla, uzun süredir üzerinde çalıştığımız, Bakanlar Kurulu olarak da Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk etmeye karar verdiğimiz, Türkiye Büyük Millet Meclisine gelmek ve intikal etmek üzere olan Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı Taslağının genel yaklaşımı bağlamında muhtarlarla ilgili olarak da açıklama yapma fırsatı vermiş oldu; o bakımdan da kendisine teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, bilindiği gibi, kamu yönetiminde Türkiye'nin uzun süredir beklediği adımları atmaya Hükümet olarak karar verdik. Aslında, bu adımlar, 1930'lu yıllardan beri, hep, Türkiye'nin önünde, gündeminde olmuştur. Hatta, araştırdığımızda görüyoruz ki, her siyasî parti programında, her iktidar da hükümet programında, Türkiye'de kamu yönetiminde yapısal birtakım değişikliklerin yapılmasını, altını çizerek mutlaka ifade etmiştir; ancak, bunlar, yıllardır, hep, kâğıt üzerinde, programlarda kalmış ve hatta, bu konuda çok ciddî raporlar da hazırlanmıştır. Bunlar, geçtiğimiz hükümet dönemlerinde başbakanlığa kadar da intikal etmiştir; ama, bir türlü, bu konuda Türkiye Büyük Millet Meclisine kadar gelen bir tasarı olmadığı gibi, yasalaşan bir tasarı da karşımıza çıkmamaktadır. İşte, 59 uncu Cumhuriyet Hükümeti olarak, Türkiye'nin ihtiyacı olan, çağın gittiği yöne uygun bir adım olan Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısını hazırladık, Bakanlar Kurulunun imzasından çıktı, Müsteşarlığımız, Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü, Türkiye Büyük Millet Meclisine göndermek üzeredir; belki geldi veya gelmek üzeredir.

Bunun detaylarına girecek değilim; çünkü, muhtarlarla ilgili konuşuyoruz.

Bu, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısında, köy ve mahalle muhtarlıklarının daha fonksiyonel hale gelmesine yönelik tedbirler de yer almaktadır. Şunu hemen ifade etmek istiyorum ki, biz, bu taslak üzerinde çalışılırken, bir komisyon kurduk; bu komisyon, 3'er günden 6 gün sadece bunlar üzerinde çalıştı. Bu komisyonda, muhtar derneklerimizin değerli yöneticileri de vardı, il genel meclisi derneklerinin değerli yöneticileri de vardı; onların önerilerinden de istifade ettik.

Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı, bir çerçeve tasarıdır; genel esasları ifade ediyor. Hiç kuşkusuz ki, bu tasarı, komisyonumuzda, Genel Kurulumuzda, hem İktidar Partisine mensup arkadaşlarımızın hem de muhalefet partisine mensup arkadaşlarımızın katkılarıyla daha da mükemmel hale gelecektir. Biz, bu tasarıyı hazırlarken, mümkün olduğunca, herkesin görüşlerinden istifade etmeye çalıştık, üniversitelerimizde "atölye çalışması" dediğimiz çalışmalar yaptık. Mümkün olduğunca, sivil toplum örgütlerine giderek, Türkiye'nin ihtiyacı olan bu tasarı, Türkiye'nin, Türk insanının bir ürünü olsun diye gayret ettik. Kuşkusuz, Parlamentoda da tartışılacaktır, milletvekili arkadaşlarımız, siyasî partilerimiz katkılar vereceklerdir.

Şimdi, üzerinde çalıştığınız muhtarlarla ilgili bu yasa tasarılarında neler var diye sorduğunuzda, söyleyebileceklerim şunlardır: Örneğin, Belediye Kanunu Tasarısında -biraz önce Sayın Aslanoğlu'nun da olmasını arzu ettiği- mahalle muhtarlarının her yıl kendi aralarından belediye meclis üyesi tam sayısının beşte 1'i oranında seçeceği temsilcinin, fahrî üye olarak meclis ve ihtisas komisyonları toplantılarına katılarak görüşlerini belirtmelerine imkân sağlanmaktadır. Ayrıca, aynı tasarıda, belediyelerin, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının belirlenmesi ve sorunlarının çözümü için gerekli yardım ve desteği sağlaması, hatta, bununla ilgili bütçesine ödenek koyması ve hizmetlerin mahallenin ihtiyaçlarına uygun olarak yürütülmesi öngörülmektedir.

Diğer yandan, İl Özel İdaresi Kanunu Tasarısında da, her ilçe için, o ilçe köy muhtarlarının, o ilçeden seçilen il genel meclisi üye sayısı kadar, kendi aralarından her yıl seçecekleri temsilcilerin il genel meclisi ve ihtisas komisyonu toplantılarına katılıp görüşlerini ortaya koymalarına fırsat tanınmaktadır.

Burada, Sayın Aslanoğlu daha çok muhtar ödenekleri üzerinde durdu. Biraz önce kendileri de ifade ettiler, muhtarlarımız, ödeneklerini, 2108 sayılı Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Kanununa göre, 3 000 gösterge rakamı üzerinden ve il özel idaresi bütçesinden almaktadırlar. Şu andaki yasal mevzuat budur, uygulama da budur.

Sayın Aslanoğlu'nun değerlendirmesine ben de aynen katılıyorum. Gerçekten, biraz önce saymış olduğum sorumluluklar karşısında muhtarlarımızın almış oldukları ödeneği yeterli görmek asla mümkün değildir. İşte, bu nedenle, İçişleri Bakanlığımız, yeni yasal düzenlemeler yapılıncaya kadar, muhtar ödeneklerinin günümüz şartlarına uygun ve yeterli hale getirilmesi amacıyla, Maliye Bakanlığımıza bir yazı göndererek, 3 000 olan gösterge rakamının en azından 5 000 gösterge rakamına yükseltilmesi yolunda öneride bulunmuştur. Maliye Bakanlığımız bu konuda çalışmalarını yapmaktadır; ayrıca, biz de bu işin takipçisi olacağız. Tabiî, bu kâfi değildir. Bu, yasal düzenleme yapılıncaya kadar bir ara çözüm olarak bizim önermiş olduğumuz bir yoldur; ama, mahallî idarelerle ilgili yasa tasarıları da Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısından hemen sonra Parlamentoya sevk edilecektir. Aslında, o tasarılarımız da hazır, eşzamanlı olarak sevk etmeyi düşünmüştük; ancak, Bakanlar Kurulunda fırsat bulup henüz tartışamadık; belki, önümüzdeki Bakanlar Kurulu gündemlerinden birini de bunlar oluşturacaktır.

Kuşkusuz ki, Köy Kanunu da bizim bu arada ele alacağımız yasalardan bir tanesidir. Tabiî, mahallî yönetimlerle ilgili yapacağımız bu çalışmalar esnasında muhtarlarımızın özlük haklarıyla ilgili de ciddî düzenlemeleri yapacağız. Sayın Aslanoğlu bir yasa tasarısından bahsettiler, komisyondaymış; sanıyorum, birkaç hafta sonra mahallî yönetimlerle ilgili yasa tasarılarını da Meclise sevk ettiğimizde, bütün bunları hep birlikte değerlendirir, muhtarlarımızı layık olduğu konuma her bakımdan getirmeyi Parlamento olarak başarırız diye düşünüyorum.

Evet, Bağ-Kur primlerini ödemekte zorlanabilirler; çünkü, almış oldukları şu andaki ücret Bağ-Kur primlerini ödeyecek noktada bile değildir; bu tespite de aynen katılıyorum.

Tabiî, Türkiyemizin birçok sorunu yanında muhtarlarımızın buna benzer sorunları da var. Bunları adım adım çözmek, iyileştirmek siyasî iktidar olarak, Hükümet olarak bizim görevimizdir. Bu adımları hep birlikte atacağız, atmaya hazırlanıyoruz. Önümüzdeki haftalarda, aylarda bu konu Parlamentonun gündemine toplu bir yasa paketi olarak gelecektir. O bağlamda, muhtarlarımızın her türlü haklarını da elde etmelerine gayret edeceğiz; inşallah bunu da başaracağız.

Ben, Sayın Aslanoğlu'na bu açıklama fırsatını verdiği için yeniden teşekkür ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “Muhtarlar ve sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2003-11-05-muhtarlar-ve-sorunlari-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
