# Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanuna geçici madde eklenmesi (s.s. 275)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim
- **Tarih:** 12 Kasım 2003
- **Gündem:** TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KANUNA GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ (S.S. 275)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2003-11-12-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-kanuna

> Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 12 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KANUNA GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ (S.S. 275)); konuşma 1.311 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

TÜBİTAK Kanununa bir geçici madde eklenmesini öngören kanun tasarısı üzerinde görüşmeler yapıyoruz. Biraz önce, muhalefet ve İktidar Partilerimize mensup arkadaşlarımız görüşlerini ortaya koydular, kişisel olarak da söz isteyen Sayın Gazalcı düşüncelerini ifade etti.

TÜBİTAK, Türkiye'nin bilim ve teknoloji hayatına kırküç yıl hizmet etmiş, hizmet etmeye devam eden ve bundan sonra da devam edecek olan önemli bir kamu kuruluşudur. Bu konuda, sanıyorum, ne partilerimiz arasında ne milletvekili arkadaşlarımız arasında herhangi bir görüş ayrılığı var.

Bu noktaya nereden geldik, böyle bir tasarıyı neden Türkiye Büyük Millet Meclisinin önüne getirmek zorunda kaldık; izin verirseniz, bunun kısa bir hikâyesini sizlerle paylaşmak isterim.

TÜBİTAK Başkanı dört yıllık bir süre için seçilir ve görev süresi dolduğunda, Bilim Kurulu, TÜBİTAK başkanını yeniden seçerek Başbakana gönderir; Başbakan da, eğer uygun görürse, bunu, teklif olarak Cumhurbaşkanına intikal ettirir. Biraz önce de ifade edildi, TÜBİTAK eski Başkanı Sayın Prof. Dr. Pak'ın görev süresi 30 Mayısta dolmuştu, Bilim Kurulu, kendisini yeniden seçerek, 6 Mayısta Başbakanlığa sonucu bildirdi.

Şimdi, muhalefet partisi sözcüsü arkadaşlarımız, Sayın Başbakan bu seçimi hiçbir inceleme yapmadan, bu atama işlemi uygun mudur değil midir, üzerinde hiçbir değerlendirme yapmadan, derhal Çankaya Köşküne göndermeli ve bu atama işlemi tamamlanmalıydı demek istiyorlar. Şimdi, bu düşüncede olan arkadaşlarıma şunu ifade etmek isterim ki, Başbakanlık bir trafik noktası değildir, Başbakan da bir trafik memuru değildir; kuşkusuz ki, önüne gelecek olan atamayla ilgili teklifleri inceleyecektir. Nasıl ki, Sayın Cumhurbaşkanımız, inceleyerek, bazı kararnameleri geri gönderme hakkına sahipse, Sayın Başbakanın da böyle bir hakkı vardır. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Peki, Sayın Başbakan, böyle bir atamayı niye yapmamış; bu teklifi neden Sayın Cumhurbaşkanına göndermemiştir? Değerli milletvekili arkadaşlarım, öteden beri, TÜBİTAK'la ilgili murakıp raporları var; Sayın Pak dönemine ait, 2000-2001 yıllarına ait murakıp raporları var; son yıllara ait murakıp raporları da var. Peki, bu murakıp raporlarında neler görüyoruz, neler yazıyor; izin verirseniz, onlardan bir bölümünü sizlerle paylaşmak isterim:

Önce, bu murakıp raporlarında... Üniversitelerde görev yaparken ekgörevle TÜBİTAK'ta görev alan öğretim üyeleriyle ilgili, YÖK Kanununun 38 inci maddesi, şu andaki ölçülere göre sadece 270 000 000 lira ödenmesini öngörmektedir. Bu konu geçmişte ihtilaf konusu olmuş, Danıştaydan bir görüş alalım diye Danıştaya bir yazı yazılmış, Danıştay da mütalaasını bildirmiş "YÖK Kanununun 38 inci maddesini uygulamak zorunludur" demiş; yani, üniversite öğretim üyeleri, eğer TÜBİTAK'ta görevlendirilecekse, bunlara orada vereceğiniz maaş veya aylık ücret, bugünkü verilere göre 270 000 000 lirayı geçmeyecektir. Peki, ne olmuş Sayın Pak döneminde, daha önceki dönemlerde; üniversitelerde aldıkları maaşın üzerinde kendilerine maaş ödenmiş. Bu, murakıplar raporlarında var, sadece son murakıplar raporunda değil, daha önceki murakıplar raporlarında da var. Kuşkusuz ki, bu konuda Sayın Başbakana yardımcı olan uzmanlar, bu konuda Sayın Başbakanın önüne bu raporları getirdiğinde, Sayın Başbakan da, bu konuda, atama konusunda, üzerine düşeni yapmış, sayın muhalefete göre üzerine düşeni yapmamıştır.

Peki, ne kadar bir para bu; mesela, Sayın Pak, dört yıllık bir dönem için YÖK Yasasının 38 inci maddesine göre ve Danıştayın görüşüne göre ne kadar alması gerekiyordu, ne kadar almış; dört yıl içerisinde, 8 700 000 000 alması gerekirken -yuvarlak söylüyorum- 146 000 000 000 almış; yani, aşağı yukarı 137 000 000 000 fazla para aldığı, murakıplar kurulu raporlarında yazılı. Peki, sadece kendisi mi; hayır, şu ana kadar, bu şekilde 80 tane örnek var.

SONER AKSOY (Kütahya) - Hepsini geri ödesin.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Şimdi, ben bir hesap yaptım, siz de yapabilirsiniz; en az, 10 trilyona yakın, böylesine bir fazla para ödendiği murakıp raporlarında yazılıdır.

Şimdi, muhalefet sözcüsü arkadaşlarımız diyorlar ki: "Bunun ne ehemmiyeti var, bunun üzerinde durulur mu; hocadır, bunlara verilmiş işte."

MUHARREM İNCE (Yalova) - Öyle diyen yok.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, biz, kör kuruşun hesabını sormak için milletten oy istedik, kör kuruşun hesabını sormak için iktidar olduk. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Dolayısıyla, murakıplar kurulu raporlarında yazılı olan ve YÖK Yasasına ve Danıştay kararına aykırı olan bu paraları biz takip ederiz. Siz takip etmeyebilirsiniz; ama, biz ederiz. Bunun da hesabını sorarız. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bunun geri alımıyla ilgili ne gerekiyorsa, onu da yaparız.

MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Murakıp raporu bunlar, mahkeme kararı değil.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Ayrıca, murakıplar kurulu raporuyla da iş bitmiyor, bir de ibra kurulu var. 7 kişiden oluşan bir ibra kuruluna da bu raporlar gitmiş ve Sayın Pak henüz aklanmamıştır, ibra olmamıştır. Şimdi, bir arkadaşımız hakkında böyle iddialar olacak, ibra edilmemiş olacak; sonra, biz onu atamayacağız, muhalefet de çıkacak "niye atamadın arkadaş" diye soracak; el insaf!

Şimdi, ben, Sayın Başbakanın bu konudaki hassasiyetini ve değerlendirmesini, her aklıselim sahibi kişinin anlayışla karşılaması gerektiği düşüncesindeyim.

Peki, sonra ne olmuştur; sonra, 21 Eylülde, Bilim Kurulunun 6 üyesinin görev süresi dolmuştur. Bu konudaki yönetmelikte deniliyor ki: "Bilim Kurulu üyelerinin görev süresi dolmadan iki ay önce seçim süreci başlar." Bir gün önce Bilim Kurulu toplanıyor; kimin başkanlığında toplanıyor; Sayın Pak'ın yerine vekil olarak bıraktığı bir profesör arkadaşın başkanlığında toplanıyor. TÜBİTAK Yasasının 4 üncü maddesinde deniliyor ki: "Eğer, TÜBİTAK Başkanı şu veya bu nedenle ayrılmışsa, yerine vekâlet edecek olan kişi, Bilim Kurulu içerisinden seçilir." Dolayısıyla, Sayın Pak'ın vekil bıraktığı arkadaş, Bilim Kurulu üyesi değil. Bilim Kurulu üyesi olmayan, yasaya göre o toplantıya başkanlık yapmaması gereken bir kişinin başkanlığında, 20 Eylülde, Bilim Kurulu toplanıyor, 6 üye daha seçiyor...

HALİL AYDOĞAN (Afyon) - Öğrenin!..

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - ...ve on gün sonra Başbakana gönderiliyor. Bakın, iki ay önceden süreç başlayacak; bir güne sıkıştırılıyor. Ertesi gün göndermeniz gerekirdi en azından, nezaket gereği; on gün sonra gönderiyorsunuz.

MEHMET TOMANBAY (Ankara) - Atamayı yapmayınca sıkışıyor.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Mehmet Bey, on gün sonra gönderiyorsunuz.

MEHMET TOMANBAY (Ankara) - Atamayı yapmayınca sıkışıyor Sayın Bakan.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Şimdi, ne oluyor arkadaşlar; bakın, ayın 20'sinde yapılan toplantı, yetkisiz bir arkadaşın başkanlığında yapılmıştır; başkanlık yapması, TÜBİTAK Yasasının 4 üncü maddesine göre mümkün değildir. Bunu, biz, Millî Eğitim Komisyonunda söylediğimizde...

MEHMET TOMANBAY (Ankara) - Karşılığını verdik...

HALİL AYDOĞAN (Afyon) - Öğrendiniz mi?!

MEHMET TOMANBAY (Ankara) - İnat ediyorsunuz öğrenmemek için.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - ...vekil olan profesör arkadaşımız -ismini hatırlayamadım, kusura bakmayın- dediler ki "hukukçu değilim, o kadar bilmiyordum." Zabıtlarda vardır; siz de oradaydınız.

MEHMET TOMANBAY (Ankara) - Evet...

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Ne dedi; "ben hukukçu değilim, o kadar bilmiyordum" dedi. Dolayısıyla, yetkisi olmadığı halde Bilim Kuruluna başkanlık yaptığını kendisi orada itiraf etti, zabıtlara geçti.

Değerli arkadaşlar, dolayısıyla, şu anda, Bilim kurulunda görevi devam eden 6 üye kalmıştır. Yine, TÜBİTAK Yasasının 4 üncü maddesine göre, Bilim Kurulunun toplanabilmesi ve karar alabilmesi için 7 kişi gerekiyor.

MEHMET TOMANBAY (Ankara) - 1'ini yok etmeseydiniz, olacaktı...

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - 1'ini yok ettiniz...

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Şu anda 6 kişi var. 6 kişiyle toplanması, yeni başkanını seçmesi, geriye kalan 6 üyeyi seçmesi mümkün olmadığına göre, yapılması gereken nedir allahaşkına?! Yapılması gereken, 1993'te, Erdal İnönü'nün yaptığından başka bir şey değildir. (AK Parti sıralarından alkışlar) O zaman, Sayın Deniz Baykal da, Sayın Erdal İnönü'nün Genel Başkanı bulunduğu SHP'de milletvekiliydi. Şu anda, CHP sıralarındaki 6 milletvekili arkadaşımız, o dönemde, buna benzer bir uygulamaya destek vermişlerdi; çünkü, o dönemde, onlar da, SHP'de milletvekiliydiler ve dolayısıyla... (CHP sıralarından gürültüler)

Bakın, 1993'ten hiçbir farkı yoktur. 6 kişiyle toplanamadığına göre, teklif de oradan geleceğine göre, bu halde hiç toplanamayacağına göre, bu böyle mi kalsın?! Yapılması gereken bir tek şey vardı; o da, böyle bir tasarıyı göndermekti. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Şimdi, bu tasarı önünüze gelmiştir. Şimdi, TÜBİTAK'ın önü açılıyor. Bu yasa yürürlüğe girdiğinde, bir defaya mahsus olmak üzere, sayın başkan atanacak, 6 Bilim Kurulu üyesi atanacak ve TÜBİTAK, daha öncekilerin fevkinde ve üzerinde önemli başarılara imza atacak, Türk bilim ve teknolojisine, bilim hayatına önemli hizmetler yapacaktır; bu tasarı, bunun için gelmiştir.

Hepinize saygılar sunuyorum, desteklerinizi bekliyorum. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanuna geçici madde eklenmesi (s.s. 275)”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 12 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2003-11-12-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-kanuna (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
